(2918 S. K. m. 110) (2577 S. K. m. 14, 15) (2560 S. K. m. 2)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket tarafından, nezdinde sigortalı aracın davalı idarenin bakım ve sorumluluğunda bulunan rögar kapağının çarpması sonucu hasar gördüğünden bahisle, 4.469,50 TL zararın yasal faiziyle birlikte davalı idarece ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; 2918 sayılı Yasanın 110. maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanması ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev ve sorumlulukları ile, çalışma usullerini kapsadığı dolayısıyla meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan davanın görüm ve çözümünde adli yargı mercileri görevli bulunduğu gerekçesiyle davanın, 2577 sayılı Yasa’nın 14/3-a ve 15/1-a maddeleri uyarınca görev yönünden reddine ilişkin olarak Ankara 8. İdare Mahkemesi'nce verilen 17/08/2016 gün ve E: 2016/3272, K: 2016/2326 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10.İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava; davacı şirket tarafından, nezdinde sigortalı aracın davalı idarenin bakım ve sorumluluğunda bulunan rögar kapağının çarpması sonucu hasar gördüğünden bahisle, 4.469,50 TL zararın yasal faiziyle birlikte davalı idarece ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun "Görev ve Yetkiler" başlıklı 2/1-a maddesinde, "İçme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının her türlü yeraltı ve yer üstü kaynaklarından sağlanması ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için; kaynaklardan abonelere ulaşıncaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak, bu projelere göre tesisleri kurmak veya kurdurmak, kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek" hükmüne, Ek 5. maddesinde ise, "Bu Kanun diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 11.01.2011 tarihli ve 6099 sayılı Kanunun 14. maddesi ile değişik "Görevli ve Yetkili Mahkeme" başlıklı 110. maddesinde "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." kuralı yer almaktadır.
Anılan Kanun hükmünde, "bu Kanundan doğan sorumluluk davaları" ifadesiyle 2918 sayılı Kanunda yer alan hukuki sorumluluğa ilişkin kuralların uygulanacağı davalarla sınırlı biçimde görevli yargı yerinin belirlendiği vurgulanmaktadır. Dolayısıyla, görevli yargı yeri belirlenirken, söz konusu Kanunda motorlu taşıt araçlarının verdiği zararlarla sınırlı biçimde düzenlenen sorumluluk kurallarının, dava konusu uyuşmazlığa uygulanıp uygulanmayacağının saptanması gerekir.
Karayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafik güvenliğini sağlamak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm önlemleri belirlemek amacını taşıyan 2918 sayılı Kanun, Emniyet Genel Müdürlüğü, Milli Eğitim Bakanlığı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğünün yanında Belediyelerin de trafik güvenliği yönünden görev ve yetkilerini sayma yoluyla belirlemiştir. Ancak Kanunda, diğer kamu idarelerinin ve bu arada Belediyelerin trafik düzeni ve trafik güvenliği ile ilgili olarak üstlendikleri kamu hizmetlerinden dolayı hukuki sorumlulukları düzenlenmiş değildir.
2918 sayılı Kanunun "Hukuki Sorumluluk ve Sigorta" başlıklı sekizinci kısmında; araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu; bir başka deyişle motorlu araçların karıştığı trafik kazaları sonucu ortaya çıkan zarar nedeniyle araç sahiplerinin, işletmelerin hukuki sorumluluğu düzenlenmiştir.
2918 sayılı Kanunun hukuki sorumluğa ilişkin sekizinci kısmında yer alan hükümler birlikte değerlendirildiğinde; Devlet ve diğer kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların karıştığı kazalar nedeniyle araç işleticisi sıfatıyla kamu idareleri ve kuruluşlarına karşı açılacaklar da dahil bütün araç sahibi ve işleticilerine karşı açılan davaların görüm ve çözümünün adli yargı yerinde görülmesi amaçlanmıştır. Nitekim 2918 sayılı Kanunun 110. maddesinde değişiklik yapan 11.01.2011 tarih ve 6099 sayılı Kanunun gerekçesi incelendiğinde, bu Kanun hükmüyle, kamuya ait araçların karayolu üzerindeki seyri sırasında meydana gelen kazalarda, sebebiyet verdikleri zararların tazmini istemiyle açılan davaların adli yargı yerinde görülmesinin amaçlandığı görülecektir. Dolayısıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda 6099 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, kamu idarelerinin yol yapım, bakım ve trafik düzeni ve güvenliğini sağlama hizmetlerinin yürütülmesiyle ilgili hukuki sorumluluklarına yönelik olarak yeni bir düzenleme getirilmemiştir. Fakat kamu idareleri ve kuruluşlarının, trafik güvenliği ve düzenini sağlamak amacıyla gerek kendi kuruluş yasaları, gerek 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre yürüttükleri hizmetlerin, kamu hizmeti niteliğini taşımaları ve 2918 sayılı Kanunda görevlendirilen kamu idare ve kuruluşlarının sorumluluklarının ayrıca düzenlenmemiş olması karşısında; trafik düzeni ve güvenliği hizmetlerinden kaynaklandığı öne sürülen zararların tazmini istemiyle, ilgili idarelere karşı açılan davaların görüm ve çözümü idari yargının görev alanına girmektedir.
Bu itibarla, belediyeler dahil olmak üzere 2918 sayılı Kanunda sayılan kamu kurumu ve kuruluşlarına 2918 sayılı Kanunda sayılan görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme trafik güvenliğini sağlama şeklinde yürüttükleri kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukuki sorumluluklarının idare hukuku ilke ve kurallarına göre belirlenmesi; bu sebeple açılacak tam yargı davalarının da idari yargı yerinde çözümlenmesi gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı şirket nezdinde sigortalı olan aracın Ankara İli, Yenimahalle ilçesi, ... Cadde ile … sokak kavşağında bulunan ve davalı idarenin sorumluluğunda olduğu iddia edilen rögar kapağına çarpması sonucu hasar görmesi nedeniyle anılan zararın tazmini istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu haliyle bakılan uyuşmazlık, özel hukuktaki araç işletenin hukuki sorumluluğundan değil, 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunla davalı idareye bırakılan görevlerin yerine getirilmesi amacıyla yol üzerine yerleştirilen mazgal demirinin (yağmursuyu ızgarası, rögar kapağı) trafik güvenliği için herhangi bir tehlike oluşturmayacak şekilde bulundurulmadığı, bir başka deyişle bakım ve onarımının tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmediği, dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurlu işletildiği, meydana gelen zararda idareden hizmet kusuru bulunduğu iddiasından kaynaklanmakta olup, buna göre davanın görüm ve çözümü idare mahkemelerine ait bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davacı istinaf isteminin KABULÜNE, istinafa konu Ankara 8. İdare Mahkemesi'nce verilen 17/08/2016 gün ve E: 2016/3272, K: 2016/2326 sayılı kararın KALDIRILMASINA, 2577 sayılı Yasa'nın 45/5.maddesi uyarınca esastan karar verilmek üzere DAVA DOSYASININ MAHKEMESİNE İADESİNE, istinaf giderleri nihai hüküm verilirken Mahkemesince dikkate alınacağından, bu konuda ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, 07/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)