(2577 S. K. Geç. m. 8) (2946 S. K. m. 3, 4) (Kamu Konutları Yönetmeliği m. 20)
İSTEMİN ÖZETİ: İzmir İli, Aliağa İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yapan davacının, Adana İl Emniyet Müdürlüğü kadrosuna atanması nedeniyle oturduğu lojmanın tahliyesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; davacının lojmandan tahliye edilmesine sebep olan atama işleminin iptali istemiyle İzmir 3. İdare Mahkemesinin 2015/1409 Esas sayısına kayden açılan davada, Mahkemece verilen yürütmenin durdurulması isteminin reddine dair karara karşı yapılan itirazın İzmir Bölge İdare Mahkemesinin 22.12.2015 tarih ve E:2015/2492 sayılı kararı ile kabul edilerek dava konusu atama işleminin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiğinden davacının oturduğu lojmandan tahliyesine dayanak teşkil eden atama işleminin yargı kararı ile yürütmesinin durdurulması nedeniyle, dayanağı ortadan kalkmış bulunan tahliye işleminde de hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar veren İzmir 6. İdare Mahkemesi'nin 17/05/2016 gün ve E:2015/36, K:2016/492 sayılı kararının; dava konusu edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2.İdare Dava Dairesi'nce, 2577 sayılı Yasa'nın Geçici 8.maddesinin 1.fıkrası uyarınca, işin gereği görüşüldü:
Dava; İzmir İli, Aliağa İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yapan davacının, Adana İl Emniyet Müdürlüğü kadrosuna atanması nedeniyle oturduğu lojmanın tahliyesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu'nun "kamu konut türleri ve konut tahsisi" başlıklı 3. maddesinde, Kamu konutları, tahsis esasına göre dört gruba ayrılmış, “Görev tahsisli konutlar:” yönetmelikte belirlenecek makam ve rütbe sahiplerine, görevlerinin önemi ve özelliği, yetki ve sorumlulukları gereğince tahsis edilen konutlar, sıra tanımlanmış, 4. maddesinde; özel, görev ve hizmet tahsisli konutlarda tahsise esas olan görev veya hizmetin devamı süresince oturulabileceği hükme bağlanmıştır.
Kamu Konutları Yönetmeliği'nin 20. maddesinin (c) bendinde, “Görevi gereği hizmet veya görev tahsisli konut tahsis edilenler, bu görevlerinden ayrıldıkları takdirde, kendilerine yapılacak tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde konut boşaltılır. Bunlara Yönetmelik hükümleri çerçevesinde sıra tahsisli konut tahsis edilir.” hükmü yer almaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; İzmir İli, Aliağa İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde emniyet amiri olarak görev yapmakta iken Lojman Tahsis Komisyonunun 08.11.2012 tarih ve 2012/04 sayılı kararı ile İzmir İli, Aliağa İlçesi, Kültür Mahallesi, No:15/1, D:1 adresinde bulunan lojman dairesinin tahsisine karar verilen davacının daha sonra Adana İl Emniyet Müdürlüğü emrine atanması ve 15.09.2015 tarihi itibariyle kadrosu ile ilişiğinin kesilmesi nedeniyle oturduğu lojmanın 2 ay içinde tahliye edilmesine karar verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davacının lojmandan tahliye edilmesine sebep olan atama işleminin iptali istemiyle İzmir 3. İdare Mahkemesinin 2015/1409 Esas sayısına kayden açılan davada verilen yürütmenin durdurulması isteminin reddine dair karara karşı yapılan itirazın İzmir Bölge İdare Mahkemesinin 22.12.2015 tarih ve E:2015/2492 sayılı kararı ile kabul edilerek dava konusu atama işleminin yürütmesinin durdurulmasına karar verimiş ise de, uyuşmazlığın esasının incelenmesi sonucunda İzmir 3. İdare Mahkemesinin 27.05.2016 gün ve E:2015/1409, K:2016/760 sayılı kararıyla; idarenin kamu hizmetinin gerekleri doğrultusunda personelin görev yerini değiştirme konusunda kanunen sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanıldığının ortaya konulduğu, kaldı ki; bu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif (öznel) nedenlerle kullanıldığına dair herhangi bir bilgi belge de bulunmadığı anlaşıldığından davacının kadro derecesi değişmeden yine 1. Bölge birimlerden Adana Emniyet Müdürlüğü'ne eşdeğer bir göreve atandığı dikkate alındığında dava konusu işlemde kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Bu durumda, davacının oturduğu lojmandan tahliyesine dayanak teşkil eden atama işleminin halen yürürlükte olması nedeniyle sözkonusu atama nedeniyle yukarıda anılan mevzuat hükümleri uyarınca oturduğu lojmandan tahliye edilmesine yönelik dava konusu edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davalı itirazının kabulü ile İzmir 6. İdare Mahkemesi'nin 17/05/2016 gün ve E:2015/36, K:2016/492 sayılı kararının bozulmasına, işin esasına geçilerek davanın reddine, aşağıda dökümü gösterilen ve davacı tarafından karşılanan 205,10- TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 492 sayılı Harçlar Kanununun 13 (j) bendi uyarınca davalı idarenin muaf olması nedeniyle itiraz safhasında alınmayan toplam 79,70.- TL itiraz harcının davacıdan alınmasına, davalı idarece itiraz safhasında karşılanan 55,00 TL itiraz tebligat giderinin ve A.A.Ü.T. göre duruşmalı dosyalar için takdir edilen 1500- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, artan posta ücretlerinin HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine, bu kararın tebliği izleyen 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)