(4458 S. K. m. 211)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı adına tescilli 6.3.2015 gün ve 40979 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı "taze muz" cinsi eşya kıymetinin referans kıymetine yükseltilmesi suretiyle tahakkuk ettirilerek ödenen gümrük ve katma değer vergilerinin eşyaya ait faturada gösterilen kıymete göre hesaplanan tutardan fazlasına isabet eden kısmının, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 211'inci maddesi uyarınca iadesi isteminin reddi yolundaki gümrük müdürlüğü kararına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davayı; Gümrük Kanununun 24 ve devamı maddeleri uyarıca, idarece belirlenen referans kıymetinin altında bir bedelle ithalat yapılmak istenilmesi halinde, ithalatçı tarafından referans fiyatın altında bir gümrük kıymeti beyan edilmesine hiç bir engel bulunmadığı, eşyanın kıymetinin referans kıymetin altında beyan edilmesi halinde gümrük idaresince kıymet araştırmasına gidilebileceği, kıymet araştırması sonucu gerçek gümrük kıymetinin daha yüksek olduğunun tespiti halinde ek tahakkuk ve para cezası kararları alınabileceği, beyan edilen kıymetin gerçek kıymet olduğunun tespiti halinde ise idarece hiçbir işlem yapılmayacağı, ilerde ek tahakkuk ve para cezalarıyla karşılaşmamak için ithalatçıların bu gibi durumlarla referans kıymet kadar gümrük kıymeti beyan etmelerinin tamamen kişisel ve ticari bir tercih olduğu ve bu durumda beyan edilen bedele itiraz edilmesi veya geri verme-kaldırma başvurusunda bulunulmasının mümkün bulunmadığı, yurtdışı gider olarak beyan edilen ve 4458 sayılı Kanun'un 27. maddesinde belirtilen bir kısım giderlerin gümrük idaresinin bilgisi dışında yapılan giderler olduğundan söz konusu giderin beyanından sonra ithalatçı tarafından kural olarak yurt dışı giderin yapılmadığından söz edilerek fark verginin iadesinin istenemeyeceği, yurtdışı giderlerin yapıldığının idarece ispatlanmasının imkansız olduğu gibi, idarenin böyle bir yükümlülüğünün de bulunmadığı, davacı tarafından yurtdışı giderin tamamının değil, sadece belli bir kısmının referans fiyat nedeniyle artırıldığını iddia edilmesine karşın, yurtdışı giderin diğer kısmının (referans fiyat nedeniyle artırıldığı iddia edilen kısım dışındaki kısmının) gerçekten yapıldığına dair, bir başka deyişle yurtdışı giderinin daha az olduğuna dair bir belge sunulamadığı, referans fiyatın altında beyanda bulunmaları halinde yüklü teminatlar yatırmak ve cezai işlemlere muhatap olabilecekleri belirtilmiş ise de, bu duruma ilişkin olarak ara kararı ile sorulmasına rağmen her hangi bir örnek sunulamadığı, dolayısıyla geri verme talebinin reddinde ve söz konusu ret işlemine karşı yapılan itirazın reddine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddeden İstanbul Onikinci Vergi Mahkemesi Hakimliğinin 10.3.2016 gün ve E:2015/28; K:2016/633 sayılı kararının; eşyanın kıymetinin noksan beyan edildiği yolunda yapılan bir tespitin bulunmadığı, idari düzenlemeler esas alınarak tahakkuk ve tahsil edilen vergilerin iadesi gerektiği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Beşinci Vergi Dava Dairesince dosyadaki belgeler incelenip davacı tarafından yapılan itiraz hakkında gereği görüşüldü:
Dosyanın incelenmesinden; davacı adına tescilli beyanname kapsamında ithal edilen eşyanın kıymetinin, Gümrükler Genel Müdürlüğünün 4.5.2009 gün ve 9645 sayılı yazısında belirtilen referans fiyatların esas alınması suretiyle beyan edildiğinden bahisle, ödenen gümrük ve katma değer vergilerinin eşyaya ait faturada gösterilen kıymete göre hesaplanan tutardan fazlasının geri verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddedildiği anlaşılmış olup; söz konusu işlemin iptali istemiyle açılan işbu davada uyuşmazlığın çözümü, Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından söz konusu yazıyla belirlenen birim kıymetle, eşyanın faturasında yazılı kıymeti arasındaki fark nedeniyle ödenen vergilerin 4458 sayılı Gümrük Kanununun 211'inci maddesi uyarınca iade edilip edilemeyeceğinin belirlenmesine bağlıdır.
4458 sayılı Gümrük Kanununun 211'inci maddesinde, kanunen ödenmemeleri gerektiği halde ödenmiş olduğu belirlenen gümrük vergilerinin geri verileceği, kanunen tahakkuk ettirilmemeleri gerektiği halde tahakkuk ettirilen gümrük vergilerinin kaldırılacağı hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan; yürürlükten kaldırılan 1615 sayılı Gümrük Kanununun 87'nci maddesi ile ilgili olarak, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 2.7.1966 gün ve E:1965/13; K:1966/6 sayılı kararında, aykırı içtihatlar, tahsil olunan gümrük vergilerinin anılan madde uyarınca geri verilebilmesinin, yanlışlıkla veya fuzulen tahsil olunduklarının açıkça anlaşılması koşuluyla olanaklı bulunduğu yolunda birleştirilmiştir. Bu bakımdan; 4458 sayılı Kanunun benzer hükümler taşıyan 211'inci maddesinin uygulanmasında da, iadesi istenen gümrük vergilerinin kanunen ödenmelerinin veya tahakkuk ettirilmelerinin gerekmediğinin, açıkça; yani, herhangi bir inceleme, araştırma ve yoruma gerek olmaksızın anlaşılabilir olması koşulu aranmalıdır.
Anılan Kanunun 24'üncü maddesinde, ithal eşyasının kıymetinin, eşyanın satış bedeli olduğu; satış bedelinin, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28'inci maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu; 25'inci maddesinin 1'inci fıkrasında, 24'üncü madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymetinin, bu maddenin 2'nci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bendlerinin sıra halinde uygulanmasıyla belirleneceği; eşyanın gümrük kıymetinin bir üst bent hükümlerine göre belirlenebildiği sürece bir alt bent hükümlerinin uygulanmayacağı hükümlerine yer verilmiş; anılan Kanunun 26'ncı maddesinde ise, 24 ve 25'inci madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII'nci Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşmanın, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) VII'nci Maddesinin ve bu bölüm hükümlerinin prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye'de mevcut veriler esas alınarak belirleneceği öngörülmüş; GATT'ın VII'nci Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın 17'nci maddesinde de, bu Anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, gümrük idaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı hükme bağlanmıştır.
Yukarıda yer alan hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, ithal edilen eşyanın gümrük kıymeti, eşyanın satış bedeli olduğundan, gümrük vergilerinin hesaplanmasında satış bedelinin esas alınması; satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde de sırasıyla diğer yöntemlere başvurulması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. Öte yandan; davalı İdarece belirlenen referans fiyatların eşyanın gümrük kıymetinin tespitinde esas alınamayacağı, Danıştayın öteden beri istikrarlı biçimde uygulana gelen içtihadıdır.
Olayda, iade istemine konu gümrük ve katma değer vergilerinin Gümrükler Genel Müdürlüğünün yazısında belirtilen referans fiyatlara göre tahsil edildiği tartışmasız olup, anılan yazıya dayanılarak eşyanın gümrük vergisine esas kıymetinin belirlenmesinde, dolayısıyla vergi tahakkuk ve tahsilinde hukuka uyarlık bulunmadığından; ortada, kanunen ödenmemesi gereken bir verginin varlığı açıktır. Bu bakımdan; davacıdan tahsil edilen vergilerin, eşyaya ait faturada gösterilen kıymete göre hesaplanan tutardan fazlasının iade edilmemesi, yukarıda açıklanan hukuki duruma aykırı olduğundan, dava konusu işlemin iptali gerekirken, istemin özeti bölümünde yazılı gerekçeyle davanın reddi yolunda verilen mahkeme kararında isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı itirazının kabulüne, İstanbul Onikinci Vergi Mahkemesi Hakimliğinin 10.3.2016 gün ve E:2015/28; K:2016/633 sayılı kararının bozulmasına, davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline; fazladan ödenen vergilerin davacıya iadesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323.maddesi uyarınca aşağıda dökümü gösterilen dava ve itiraz aşamasında davacı tarafından karşılanan 212,30 TL yargılama giderleri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 990,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacı tarafa verilmesine, gider avansının artan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci Vergi Dava Dairesi’ne karar düzeltme yolu açık olmak üzere 11/01/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)