İSTEMİN ÖZETİ: Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü emrinde Komiser Yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, sınır dışı işlemleri için İstanbul İli'ne götürülen yabancı uyruklu kişilerden bir kısmının kaçması olayında gerekli tedbiri almakta ihmal gösterdiğinden kusuru bulunduğu gerekçesiyle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün "Görevinde takdir ve yerine getirilmesinde hoş görü ve savsaklama"yı düzenleyen 13. maddesi hükmüne uygun hareket etmediğinden bahisle kınama cezasıyla cezalandırılması gerekirken geçmiş sicili ve çalışma durumu dikkate alınarak aynı Tüzüğün 15. maddesi uygulaması ile bir alt ceza olan uyarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Çanakkale İl Polis Amirliği Kurulu'nun 27/05/2015 tarih ve 2015/17 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin dayanağı 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 83. maddesinin; Emniyet Teşkilatı mensupları yönünden disiplin cezalarını gerektiren fiil ve hareketler ile cezaların derece ve miktarının, polislik mesleğinin haiz olduğu önem ve özellik gözetilerek düzenlenecek tüzükle belirleneceğini hükme bağlayan birinci cümlesinin 13/01/2016 tarih ve E:2015/85, K:2016/3 sayılı Anayasa Mahkemesi kararıyla iptaline karar verildiği, yerine herhangi bir yeni düzenlemenin getirilmediğinin görüldüğü, her ne kadar; anılan Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal hükmünün, kararın Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak 1 yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de, Anayasa Mahkemesince bir kanunun tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki davaların Anayasaya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasanın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği, bu durumda; dava konusu işlemin hukuki dayanağının Anayasa Mahkemesi'nin 13/01/2016 tarih ve E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile ortadan kalktığı ve işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı hale geldiği anlaşıldığından, davacının "Kınama" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar veren Çanakkale İdare Mahkemesi'nce verilen 18/05/2016gün ve E: 2015/658, K: 2016/364sayılı kararının; dava konusu işlemin usul ve hukuka uygun olduğu, bu nedenle davanın reddi gerektiği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2.İdare Dava Dairesi'nce, 2577 sayılı Yasa'nın Geçici 8.maddesinin 1.fıkrası uyarınca, işin gereği görüşüldü:
Dava, Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü emrinde Komiser Yardımcısı olarak görev yapan davacının uyarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin 27/05/2015 günlü ve Esas No:2014/52, Karar No:2015/17 sayılı işlemin iptali istemilye açılmıştır.
İtiraza konu mahkeme kararı ile; 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 83. maddesinin; Emniyet Teşkilatı mensupları yönünden disiplin cezalarını gerektiren fiil ve hareketler ile cezaların derece ve miktarının, polislik mesleğinin haiz olduğu önem ve özellik gözetilerek düzenlenecek tüzükle belirleneceğini hükme bağlayan birinci cümlesinin 13/01/2016 tarih ve E:2015/85, K:2016/3 sayılı Anayasa Mahkemesi kararıyla iptaline karar verildiği, dava konusu işlemin hukuki dayanağının Anayasa Mahkemesi'nin anılan kararı ile ortadan kalktığı ve işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı hale geldiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 29/01/2016 tarih ve 29608 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/01/2016 tarih ve E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararıyla 3201 sayılı Kanunun disiplin cezalarının gerektiren fiil ve hareketlerin, düzenlenecek tüzükle belirlenmesini öngören 83. maddesinin iptaline karar verilmiş ise de, söz konusu kararın Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak 1 yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, uyuşmazlık tarihi itibarıyla 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunun 83. Maddesinin ve Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün yürürlükte bulunması karşısında, itiraz konusu kararın3201 sayılı Kanunun disiplin cezalarının gerektiren fiil ve hareketlerin, düzenlenecek tüzükle belirlenmesini öngören 83. maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği gerekçesiyle dava konusu disiplin cezasının iptaline ilişkin gerekçesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün "Görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklama" başlıklı 13. maddesinde; " Bu Tüzükte disiplin suçu olarak saptanan eylem, işlem, tutum, ve davranışlar dışında herhangi bir biçimde görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklaması görülen memura kınama cezası verilir. Bu hoşgörü veya savsaklama Devleti veya kişileri zarar uğratmış veya hizmetin gecikmesine, durmasına ya da aksamasına neden olmuşsa, durumun ağırlığına ve zararın derecesine göre, daha ağır bir ceza verilebilir." kuralına, aynı Tüzüğün "Bir Alt Ceza Verilmesi" başlıklı 15. maddesinde ise; "Kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara bu tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısı uygulanabilir." düzenlemesine yer verilmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğünde komiser yardımcısı olarak görev yapan davacının, 4 polis memuru ile birlikte (10) yabancı uyruklu şahsın sınırdışı işlemlerini yapmak üzere refakatçi olarak görevlendirildiği, 28/10/2014 günü sabah saatlerinde İstanbul'da Afganistan Başkonsolosluğu'na geldikleri, (9) Afgan uyruklu şahıs ile Konsolosluk binasına girerek bunları iki gruba ayırdıkları, davacı ve bir polis memurunun 4-5 şahsı alarak görüşme odasına götürdükleri, diğerlerinin iki polis ile birlikte bekleme salonunda kaldığı, işlemleri biten şahısların bekleme salonunuda bulunan polis memurlarının yanına, bekleme salonunda bulunanlarında görüşme odasına gönderildiği, değişim sırasında (3) Afgan uyruklu şahsın kaçtığı, ancak bu değiş-tokuş sırasında yabancı uyruklu şahısların polis memuru nezaretinde değil, kendi başlarına gidip-geldiği, nitekim bu hususun davacı ve diğer polis memurlarının ifadelerinde de belirtildiği görülmektedir.
Bu durumda, idari gözetim altındaki (3) yabancı uyruklu şahsın Afganistan Başkonsoluğunda yapılan sınırdışı işlemleri sırasında kaçmalarında, davacının ve diğer görevli polis memurlarının, kaçmayı önleyici her türlü tedbiri almayarak ihmallerinin bulunduğunun yapılan soruşturma ile sübut bulduğu anlaşılmakla, eylemlerine uyan (bir alt ceza uygulanmak suretiyle) dava konusu ceza ile cezalandırılmalarında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; itirazın kabulüne, itiraza konu Çanakkale İdare Mahkemesinin 18/05/2016 gün ve E:2015/658, K:2016/364 sayılı kararının bozulmasına, davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan 102,10-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, itiraz aşamasında davalı idarece yapılan 51,98-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, Harçlar Kanununun 13 (j) bendi uyarınca davalı idarenin muaf olması nedeniyle itiraz safhasında alınmayan 79,70TL itiraz harcının davacıdan alınmasına, artan posta ücretinin HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine, bu kararın tebliği izleyen 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)