(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Ankara 16. İdare Mahkemesince verilen 14/10/2016 günlü, E:2015/320, K:2016/2487 Sayılı kararın; 5216 Sayılı Kanun'un 7/m maddesiyle 27. maddesi kapsamında parçacı parkların ve kullanılmayan yolların birleştirilerek bölge parkı ilan edildiği, işlemin hukuka uygun olduğu, iptal edilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesince dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR: Dava, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 14.10.2014 günlü, 1868 Sayılı kararıyla onaylanan, Ankara İli, Yenimahalle İlçesi, ... Mahallesi, 42129 ada, 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan Yenimahalle Devlet Hastanesi civarındaki bölgenin dinlenme, rekreasyon, spor eğlence, sosyo-kültürel faaliyetler gibi ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla parselin kuzeyinde parselasyon planında görülen üç adet Park Alanı birleştirilerek 30.841,00 m², aynı şekilde güneyindeki üç adet Park Alanı birleştirilerek 46.664,00 m² büyüklüğünde iki adet "Büyükşehir Belediyesi Bölge Parkı" oluşturulmak suretiyle yapılan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen rapor ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, "Park Alanları"nın 2007 onaylı üst kademe Ankara Nazım İmar Planından önce onaylanmış alt kademe 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarında ayrılmış "Park" kullanımlı alanlar olduğu ve düzenlenen parselasyon planlarıyla bedelsiz alınan düzenleme ortaklık payları (DOP) ile gerçekleştirilmek suretiyle kamuya kazandırıldığı, böylece planlama ve uygulamanın nihai amacına ulaşmış olduğu halde davaya konu işlemle bu park alanları birleştirilerek iki ayrı "Bölge Parkı" olarak tanımlanan alanların daha önce onaylanmış 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlarla komşuluk ünitesi olarak ayrıldığı ve başlangıç aşamasındaki "Bölge Parkı" kullanımına ayrılan "yeşil alan" olmadığı, üst kademe 1/25000 ölçekli Başkent Nazım İmar Planında büyük açık ve yeşil alanlar kapsamında büyük alan kullanımı gerektiren "Kentsel ve Bölgesel Parklar"ın yerlerinin belirtildiği, ayrıca alt kademe imar planlarında "kentsel ve bölgesel park" yeri ayrılmasının öncelikli olmadığı, fakat konut vb. yerleşme dokuları içerisinde dengeli dağıtımlı komşuluk-mahalle-semt ölçeğinde yeşil alanların (park, çocuk bahçesi, yeşil saha, yeşil bant, oyun alanı vb.) en az kişi başına 10 m² standartında ayrılmasının mevzuat, planlama esasları ve üst kademe plan esasları gereği zorunlu olduğu, kentsel ve bölgesel parkların, zorunlu donatı anlamındaki kent içi yeşil alanlardan (parklar vb.) nitelik olarak farklı olduğu, çok fonksiyonlu ve yapılaşmaya açık olduğu, kentiçi parkların ise az fonksiyonlu ve düşük yapılaşmaya açık veya boş olduğu, üst kademe 1/25000 ölçekli Başkent Ankara Nazım İmar Planına ait "Uygulamaya Yönelik Çerçeve Plan Koşulları"nda tanımlanan sosyal-kültürel ve rekreasyon türü kullanımlı tesislerin veya davaya konu büyükşehir belediye meclisi kararında belirtilen "açık spor ve oyun alanları, gençlik merkezleri, piknik yerleri, kır gazinosu, çay bahçesi, büfe, gezinti alanı, tiyatro, sinema, hanımlar lokali, mini golf, yaşlılar bakımevi, Belmek kursları, vb. kullanımlar ile otopark, tuvalet vb. altyapı tesisleri"nin hepsi veya bunlardan bazıları yer alacak şekilde birleştirilerek "Bölge Parkı" olarak tanımlanmasının sözkonusu "park" parçalarının elde ediliş amacına ve kamu yararına ayrıca üst kademe plana aykırı olduğu, 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliğine ait plan notları ile çok sayıda fonksiyon ile birlikte Emsal=0.10 yapılaşma hakkı tanımlandığı, değer artışları karşılığında taşınmazlardan alınan düzenleme ortaklık paylarından (DOP) elde edilerek kamuya kazandırılmış olan uyuşmazlığa konu alanların mevzuattaki elde ediliş ve kullanım amacı dışında yapılan nazım imar planı değişikliği ile sosyal-kültürel fonksiyonlara da dönüştürülmesi ve fazla yapılaşma hakkı tanımlanmasının bilimsel, nesnel ve teknik bir gerekçeye dayanmadığı, planın ana kararlarını, sürekliliğini ve bütünlüğünü bozucu nitelik taşıdığı gibi şehircilik ilkeleri, planlama esasları, bölge şartlarına ve imar mevzuatına aykırılık taşıdığı, gerekçesiyle iptaline karar verilmiş; bu karara karşı davalı idare tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Sonuç: Dava konusu işlemin iptali yolunda Ankara 16. İdare Mahkemesince verilen 14/10/2016 günlü, E:2015/320, K:2016/2487 Sayılı karar usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf başvurusunun REDDİNE, istinaf yargılama giderlerinin başvuranın üzerinde bırakılmasına, fazladan yatırılan 29,20TL maktu istinaf karar harcı ile posta gideri avansından artan miktarın hükmün kesinleşmesinden sonra başvurana iadesine, 2577 Sayılı Kanun'un 45. maddesinin 6. fıkrası kapsamında bulunmayan karara karşı tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 15/06/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)