(2942 S. K. Geç m. 11, Ek. m. 1)
İSTEMİN ÖZETİ: Ankara 8.İdare Mahkemesince davanın kabulü yönünde verilmiş 28.10.2015 tarih ve E:2013/1289, K:2015/1592 sayılı karara yapılan itirazın reddiyle anılan kararın onanması yönünde verilen Ankara (Kapatılan) Bölge İdare Mahkemesi 4. Kurulunun 18.05.2016 günlü, E:2016/751, K:2016/3141 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesince dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Karar düzeltme dilekçesinde ileri sürülen hususlar karar düzeltme isteminin kabulünü gerektirecek nitelikte görüldüğünden karar düzeltme istemi kabul edilip Ankara (Kapatılan) Bölge İdare Mahkemesi 4. Kurulu'nun düzeltilmesi istenilen 18/05/2016 günlü ve E:2016/751, K:2016/3141 sayılı kararı kaldırılarak itiraz incelemesine geçildi.
Dava, ..... parselde kayıtlı taşınmazın hissedarı olan davacılar tarafından, anılan taşınmazın imar planında okul yeri (ilköğretim) olarak belirlenmesi ve aradan çok uzun bir süre geçmesine rağmen halen kamulaştırılmaması sebebiyle, mülkiyet haklarının kısıtlandığından bahisle 8.000,00 TL tazminatın (ıslah suretiyle belirlenen 14.863,50 TL'nin) adli yargıda açılan ve görev ret ile sonuçlanan dava tarihi olan 21/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
6745 sayılı Yasanın 34. maddesiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 11. maddede; "Bu Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında aynı fıkrada belirtilen süre, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlar.
Bu Kanunun ek 1 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü, bu madde kapsamında kalan taşınmazlara ilişkin dava ve takipler hakkında da uygulanır." kuralı yer almaktadır.
2942 sayılı Yasaya 6745 sayılı Yasanın 33. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesinde ise "Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkanları dahilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her halde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır. Bu süre içerisinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından, bu Kanunun geçici 6 ncı maddesindeki uzlaşma sürecini ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemleri tamamlandıktan sonra taşınmazın kamulaştırmasından sorumlu idare aleyhine idari yargıda dava açılabilir.
Birinci fıkra uyarınca dava açılması halinde taşınmazın ya da üzerinde tesis edilen irtifak hakkının dava tarihindeki değeri, mahkemece; bu Kanunun 15 inci maddesine göre bilirkişi incelemesi yapılarak, taşınmazın hukuken tasarrufunun kısıtlandığı veya fiilen el konulduğu tarihteki nitelikleri esas alınmak suretiyle tespit edilir ve taşınmazın veya hakkın idare adına tesciline veya terkinine hükmedilir.
Bu madde kapsamında kalan taşınmazlar hakkında açılacak dava ve takiplerde, bu Kanunun geçici 6 ncı maddesinin üçüncü, yedinci, sekizinci ve on birinci fıkra hükümleri, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılan ancak henüz karara bağlanmayan veya kararı kesinleşmeyen davalara bu madde hükümleri, kesinleşen ancak henüz ödemesi yapılmayan kararlar hakkında ise geçici 6 ncı maddenin üçüncü, sekizinci ve on birinci fıkra hükümleri uygulanır." kuralı yer almıştır.
Uyuşmazlıkta, uygulama imar planında (okul yeri ilköğretim) alanına ayrılan taşınmaza, davacı parselasyon işlemiyle kamu tesisleri arsalarına tahsis yapılması kapsamında hissedar edilmiş ve mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmaz bedelinin tazmini istemiyle dava açılmıştır.
2942 sayılı Yasanın Ek 1. maddesinin öngördüğü uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkanları dahilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her halde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır yolundaki yükümlülük, 6745 sayılı Yasanın Geçici 11. maddesi uyarınca bu maddenin yayımlanarak yürürlüğe girdiği 07.09.2016 tarihinden itibaren başlayacak olup; aynı zamanda Ek 1. madde kapsamında kalan taşınmazlar hakkında açılacak dava ve takiplerde, bu Kanunun Geçici 6. maddesinin 3, 7, 8. ve 11. fıkra hükümlerinin, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılan ancak henüz karara bağlanmayan veya kararı kesinleşmeyen davalara da bu madde hükümlerinin uygulanacağı yolundaki düzenleme karşısında, görülmekte olan davanın esası hakkında bu aşamada karar verilmesine olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idare karar düzeltme talebinin kabulü ile Ankara 8. İdare Mahkemesi'nce verilen 28/10/2015 günlü, E:2013/1289, K:2015/1592 sayılı kararın BOZULMASINA, işin esası hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına, 6745 sayılı Yasa uyarınca kararın bozulması nedeniyle aşağıda dökümü yapılan mahkeme safhatına ait 1.599,55 TL yargılama gideri ile davacı vekili lehine karar tarihinde geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, adli yargı yerinde görevsizlik kararı üzerine dava açılması nedeni ile alınmaması gereken 24,30 TL başvurma harcının davacıya iadesine, itiraz ve karar düzeltme safhasında davalı idarece yapılan 83,00 TL yargılama giderinin ise davalı idare üzerinde bırakılmasına, artan tebligat avansının ise davalı idareye iadesine, 12/12/2016 tarihinde esasta oybirliğiyle usulde oyçokluğuyla karar verildi.
AZLIK OYU
Mahkemece, dava tarihinde kamulaştırma yetkisinin Ankara İl Özel İdaresinde olduğu gerekçesiyle davalı konumunda Ankara Valiliği'ne yer verilmek suretiyle esas hakkında karar verildiği görülmektedir.
22/02/2005 kabul tarihli 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 6. maddesinin (a) fıkrasında; ilk ve ortaöğretim kurumlarının arsa temini, İl Özel İdaresi'nin görevleri arasında sayılmıştır.
12/11/2012 kabul tarihli 6360 sayılı Ondört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmiyedi İlçe Kurulması ile ilgili Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında "Mevzuatla il özel idarelerine yapılan atıflar bu Kanun kapsamında tüzel kişiliği kaldırılan il özel idareleri için ilgisine göre bakanlıklara, bakanlıkların bağlı veya ilgili kuruluşları ile bunların taşra teşkilatına, Hazineye, valiliklere, büyükşehir belediyelerine ve bağlı kuruluşlarına veya ilçe belediyelerine yapılmış sayılır. Tüzel kişiliği kaldırılan il özel idarelerine 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu ve diğer mevzuatla verilmiş olan yetki, görev ve sorumluluklar ilgisine göre bu kurum ve kuruluşlar tarafından kullanılır ve yerine getirilir. Söz konusu il özel idarelerinin mahkemelerde süren davaları ile il özel idaresi olarak faaliyet gösterdikleri dönem ve yapılan işlemlere ilişkin olarak açılacak davalarda muhatap, devir işleminin yapıldığı ilgili kurum ve kuruluştur." hükmüne yer verilmiş ve bahis konusu Kanunun anılan hükmünün yürürlüğe girmesiyle 2014 yılında Ankara İl Özel İdaresinin tüzel kişiliği sona ermiş, akabinde de il özel idarelerinin yetki, görev ve sorumlulukları ilgili kurumlara devredilmiş, devam eden davalarda da muhatabın ilgili kurum olacağı anılan Kanun maddesinde açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır.
Diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinde, ilk inceleme konuları sayılmış, bunlar arasında "Husumet" konusuna da yer verilmiş, aynı maddenin (6) numaralı fıkrasında ise ilk inceleme konularının davanın her safhasında dikkate alınacağı belirtilmiş bulunmaktadır.
Olayda, adli yargı görev ret kararı sonrasında davanın İdare Mahkemesinde yenilendiği 29/08/2013 tarihi itibariyle faaliyetine devam eden Ankara İl Özel İdaresi'nin dava devam ederken 6360 sayılı Kanun uyarınca tüzel kişiliğinin 2014 yılında sona erdiği, anılan Kanun gereği il özel idaresinin görev ve sorumluluklarının ilgili bakanlıklara devredildiği, devir kapsamına devam eden davalarla ilgili işlemlerin de dahil edildiği, nitekim iş bu dava dosyasında yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonrasında düzenlenen raporda belirlenen kıymete göre davacıların verdiği ıslah dilekçesine cevabın da Milli Eğitim Bakanlığı'nca verildiği dosya içeriğiyle sabit olduğundan, Mahkemece en geç ıslah dilekçesine cevabın verildiği tarihi takip eden süreçte hasım düzeltme kararı alınarak davalı mevkiine Ankara İl Özel İdaresi yerine Milli Eğitim Bakanlığı alınarak esas hakkında karar oluşturulması gerekirken Ankara Valiliği husumetiyle karar verilmiş olmasının usule uygun olmadığı, kanun gereği sıfat değişikliği kapsamına giren bu durumun davanın her safhasında dikkate alınabileceği, nitekim Danıştay uygulamasının da bu yönde olduğu gözetilerek, hasım düzeltme işleminin Dairemizce bu safhada yapılmak suretiyle usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra itirazın esası hakkında karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle karara usul yönünden katılmıyorum. (¤¤)