(2576 S. K. m. 3/C) (2547 S. K. m. 1, 2, 51, 52) (2914 S. K. m. 1, 2)
…. vekili Av. …… tarafından, Türk Silahlı Kuvvetlerinde uzman çavuş olarak görev yapmakta iken kendi isteğiyle bu görevinden ayrıldıktan sonra, Ortadoğu Teknik Üniversitesi Rektörlüğüne atanma istemiyle başvuran ve atanma talebi kabul edilen müvekkilinin, adı geçen Üniversite Rektörlüğü'nce atama izni verilmesi için gerekli bilgi ve belgelerin Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığına sunulması üzerine, davacının da içinde yer aldığı ilgili kişilerin istihdamının uygun görülmemesine ilişkin davalı idarenin 16.09.2010 tarih ve 17373 sayılı işleminin Ankara 15. İdare Mahkemesinin 05.05.2011 tarihli ve E:2011/166, K:2011/799 sayılı kararı ile iptali üzerine açıkta kaldığı sürede alamadığı parasal hakların karşılığı olarak 8.700,00 TL maddi, 2.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle Devlet Personel Başkanlığı'na karşı açılan davada; Ankara 18. İdare Mahkemesi'nce verilen 25/03/2016 gün ve E:2014/740, K:2016/762 sayılı karara yönelik olarak davalı tarafından yapılan itiraz başvurusu incelenerek gereği görüşüldü:
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 3/C maddesinin 4/a fıkrası uyarınca, Ankara Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulu'nca verilen 25.07.2016 gün ve 2016/1 sayılı kararla; Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari ve Vergi Dava Daireleri arasındaki iş bölümü belirlenmiş olup, anılan kararın "İş Bölümünün Genel Esas ve İlkeleri" başlıklı 1. bölümünde; 1. İdari Dava Dairesinin "kamu görevlilerinin her türlü atama işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklara"; 4. İdari Dava Dairesinin ise "her kademedeki eğitim ve öğretim işleri ile yüksek öğretim personeliyle ilgili işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklara" bakmakla görevli kılındığı; anılan kararın, "İdari Dava Daireleri" başlıklı A bölümünde de, "Atama/Açıktan atama" kodu ile gösterilen davaların 1. İdari Dava Dairesince; "Yükseköğretim personeli/Atama İşleri" kodu ve "Yükseköğretim personeli/Kadro İşleri" kodu ile gösterilen davaların ise 4. İdari Dava Dairesince çözümleneceği kurala bağlanmıştır. Yine aynı Kararın "II. Ortak Hükümler" başlıklı kısmının 2. maddesinde de, iptal üzerine açılan tam yargı davalarında verilen kararlara karşı yapılan başvuruların, iptal davasında verilen kararları incelemekle görevli Dairede sonuçlandırılacağı öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen Başkanlar Kurulu kararında, dava daireleri arasındaki iş bölümünün temel amacının; "istinaf kanun yolu incelemesinin sonuçlandırılmasında zaman kayıplarını önlemek ve uzmanlaşmayı sağlamak" olduğu açıkça belirtildiğinden, "özel görev" olarak belirli bir daireye verilmiş olan her hangi bir uyuşmazlık konusunun, benzer konuda genel yetkiye haiz kılınmış başka bir daire tarafından çözümlenmesinin bu ilkeye aykırı olacağı açıktır. Dolayısıyla 1. İdari Dava Dairesinin, genel yetkili olarak "kamu görevlilerinin her türlü atama işlemlerinden kaynaklanan" uyuşmazlıklara bakacağı, ancak bu uyuşmazlıklardan "yükseköğretim personeli/Atama İşleri" koduna giren işlerin, Başkanlar Kurulunca bu uyuşmazlıklar için özel olarak görevlendirilen 4. İdari Dava Dairesince incelenip sonuçlandırılacağı anlaşılmaktadır ki; bu durum zaten anılan Dairenin "her kademedeki eğitim ve öğretim işleri ile, yüksek öğretim personeliyle ilgili işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklara" bakmasını öngören uzmanlaşma amacının da doğal bir sonucudur. Anılan Başkanlar Kurulu kararında 4. İdari Dava Dairesine bırakılan atama işlerinin yükseköğretim kurumlarında görevli "öğretim elemanları" ile sınırlı tutulmayıp, bu kurumlarda görevli tüm "yükseköğretim personeli" ile ilgili olduğuna özellikle vurgu yapıldığı da açıktır.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 1. maddesinde, "Bu kanunun amacı; yükseköğretimle ilgili amaç ve ilkeleri belirlemek ve bütün yükseköğretim kurumlarının ve üst kuruluşlarının teşkilatlanma, işleyiş, görev, yetki ve sorumlulukları ile eğitim - öğretim, araştırma, yayım, öğretim elemanları, öğrenciler ve diğer personel ile ilgili esasları bir bütünlük içinde düzenlemektir." kuralına; 2. maddesinde de, "Bu kanun; yükseköğretim üst kuruluşlarını, bütün yükseköğretim kurumlarını, bağlı birimlerini ve bunlarla ilgili faaliyet ve esasları kapsar." düzenlemesine yer verilmiş olup; belirtilen amaç ve kapsamı gözetildiğinde anılan Yasanın yüksek öğretim kurumlarında görev yapmakta olan tüm personelle ilgili düzenlemeleri içerdiği tartışmasızdır.
Öte yandan anılan Yasanın 51/a maddesinde, "Yükseköğretim üst kuruluşlarında başkana, üniversitelerde rektöre bağlı, merkez yönetim örgütünün başında bir genel sekreter ve hizmetlerin gerekli kıldığı daire başkanları, müdürler, danışmanlar, hukuk müşavirleri, uzmanlar ile büro ve iç hizmet görevlerini yapmak üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlar ve diğer görevliler bulunur." kuralı yer almakta olup; bu düzenlemenin de, söz konusu memur ve görevlilerin yüksek öğretim personeli dışında değerlendirilmelerinden ziyade, bu kanunda düzenlenmemiş hususlarda 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olduklarını gösteren sınırlı bir ayrıma işaret ettiği açıktır.
Bunun yanında, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu'nun 1. maddesinde de, söz konusu Yasanın amacının, "2547 sayılı Yükseköğretim Kanununda yer alan öğretim elemanları tanımına giren personeli sınıflandırmak, aylıklarını ve ek göstergelerini düzenlemek, derece yükseltilmesi ve kademe ilerlemesinin şekil ve şartları ile, sosyal haklardan yararlanma, ek ders ücreti, üniversite, idari görev ve geliştirme ödeneklerinin miktarını tespit etmek, emekli ve yabancı öğretim elemanlarının sözleşmeli olarak çalıştırılma usul ve esaslarını belirlemek" olduğu ifade edilmiş; 2. maddesinde ise, anılan Yasanın kapsamının "2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa tabi üniversite öğretim elamanlarının aylık, ödenek ve sair özlük hakları" olduğu belirtilmiş olup, anılan yasada yüksek öğretim personelinin kimlerden oluştuğu yönünde her hangi bir tanımlamaya yer verilmiş değildir. 2914 sayılı Yasada sadece "aylık, ödenek ve sair özlük hakları" düzenlenmiş olan öğretim elemanlarının hangi personeli kapsadığı, bunların akademik unvanları alma ve yükselme usulleri, açıktan yada yer değişikliği suretiyle atanmalarının hangi usul ve esaslar dahilinde yapılacağı 2914 sayılı Yasada değil, tıpkı 657 sayılı Yasaya tabi olarak görev yapmakta olan diğer personelde olduğu gibi 2547 sayılı Yasanın ilgili maddelerinde düzenlenmiş bulunmaktadır. Anılan yasa hükümlerinde yüksek öğretim personelinin sadece fiilen eğitim öğretim görevini yürüten personel ile sınırlı olduğu yönünde bir tanımlama olmadığı gibi, hem öğretim elemanlarının ve hem de diğer yüksek öğretim personelinin 2547 sayılı Yasa kapsamına alınması suretiyle, yürütülen hizmetin niteliği itibariyle kurumsal bütünlük sağlanmasının hedeflendiği görülmektedir.
Bu nedenle, yükseköğretim personelini sadece 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununun 2. maddesinde sayılan öğretim elemanlarıyla sınırlı saymanın, hem bu Yasanın 2547 sayılı Yasadan iki yıl sonra yürürlüğe girmiş olması nedeniyle, daha önce yükseköğretim personeli oldukları konusunda duraksama olmayan öğretim elemanlarının statülerini belirsiz hale getireceği; hem de, anılan Yasanın kapsamının sadece 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa tabi üniversite öğretim elamanlarının aylık, ödenek ve sair özlük haklarıyla ilgili olması nedeniyle, 2914 sayılı Yasanın kapsamını aşan, 2547 sayılı Yasanın kapsamını ise daraltan hatalı bir niteleme olacağı izahtan varestedir. Bunun yanında, sadece yüksek öğretim kurumlarında görevli öğretim elemanlarının "yüksek öğretim personeli" sayılması halinde, kaçınılmaz olarak, bu kurumlarda 2547 sayılı Yasa ile verilen yetkiye istinaden istihdam edilen ancak 657 sayılı yasaya tabi olan diğer personelin, "hangi kurumun personeli" olduğu hususunun da tartışmalı hale geleceği ortadadır.
Bu durum göstermektedir ki; 2547 sayılı Yasanın 51/a maddesi uyarınca, yüksek öğretim kurumlarında 657 sayılı Yasaya tabi olarak görev yapmakta olan personelin "aylık, ödenek ve sair özlük hakları" dışında yüksek öğretim personelinden ayrı tutulması mümkün değildir. Kadrosu, ödeneği, yürüttüğü hizmet, atanma ve yer değiştirme usulü ile mensubu olduğu yüksek öğretim kurumunun ayrılmaz bir parçası olan bu personel, tıpkı burada görevli öğretim elemanları gibi "yüksek öğretim personeli" niteliği taşımakta olup; bu görevlere açıktan atanma talebinde bulunan kişilere ilişkin işlemlerin de yüksek öğretim personelinin tabi olduğu usul ve esaslar çerçevesinde yürütülmesi gerekmektedir.
Öte yandan, 2547 sayılı Yasanın 52. maddesinde yükseköğretim kurumlarında görevli genel sekreter, daire başkanı, müdür, hukuk müşaviri, uzman, memur ve yardımcı hizmetler sınıfına mensup tüm personelin atanma usulleri detaylı olarak düzenlenmiş olup, anılan maddenin (c) fıkrasında ise memurların atanmaları, fakültelerde ve bağlı kuruluşlarda dekanların, rektörlüğe bağlı kuruluşlarda ilgili müdürlerin, yükseköğretim üst kuruluşlarında ve üniversite merkez örgütünde genel sekreterin önerisi üzerine kadro esas alınmak üzere başkan veya rektör tarafından yapılacağı kurala bağlanmıştır.
Uyuşmazlık; Ortadoğu Teknik Üniversitesi Rektörlüğüne açıktan atanmak için yapılan mülakat sınavında başarılı olan davacının anılan Üniversitenin Devlet Personel Başkanlığından istemiş olduğu atama izninin verilmemesine ilişkin işlemin yargı yerince iptal edilmesine dayalı maddi ve manevi tazminatın ödenmesine ilişkin bulunmaktadır.
Bu durumda, incelenen tam yargı davasının dayalı olduğu iptal davasının konusunun, açıktan atanması ilgili Üniversite tarafından uygun görülen davacının, sözkonusu atamasının yapılabilmesi için Devlet Personel Başkanlığından talep edilen kadronun onaylanmamasına, yani yükseköğretim kurumuna açıktan atanma ve bu Kuruma ilişkin kadro işine ilişkin olduğu; dolayısıyla da bu tip uyuşmazlıklara bakmakla görevli 4. İdari Dava Dairesinin görev alanına girdiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen durum karşısında, yüksek öğretim personeli olmak üzere ODTÜ'ye yaptığı başvurunun kabulü sonrasında atanma sürecinin tamamlanmasına engel teşkil eden Devlet Personel Başkanlığı işleminin iptaline ilişkin davanın, yukarıda anılan Başkanlar Kurulu Kararı uyarınca "Yükseköğretim Personelinin Atama İşleri" ve "Yükseköğretim Personelinin Kadro İşleri" kapsamında 4. İdari Dava Dairesinin bakacağı işlerden olduğu açık olduğundan; bu iptal davasına dayalı tam yargı davasına ilişkin uyuşmazlığın görümü ve çözümü de, 4. İdari Dava Dairesine ait bulunmaktadır.
Açıklanan nedenle, DOSYA ESAS KAYDININ KAPATILMASINA; dava dosyasının uyuşmazlığı çözümlemekle görevli Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 07.12.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)