(2577 S. K. m. 14, 15, 45) (2576 S. K. m. 5, 6)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacının Diğer Taşınmaz Mallar İdare Gelirlerinden oluşan 19.205,51 TL tutarlı borcunun mahsuben tahsili sonucu, tahsil edilen tutarın iadesi istemiyle yapmış olduğu başvurusunun reddine dair 09.07.2014 tarih ve 24601 sayılı işlemin iptali ve ödenen tutarın kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle açılan davanın "...dava konusu amme alacağının kaynağının davalı idare savunmasında ortaya konulamadığı, davalı idare savunmasında davacı şirketin bilgisayar kayıtlarına göre borcu bulunduğunun belirtildiği ancak buna ilişkin her hangi belge ortaya konulamadığı, dava dosyasındaki 30.04.2014 tarih ve 16024 sayılı davalı idare işleminde bu hususun 'dönemin çok eski olması nedeniyle dairemiz tahakkuk kayıtlarında gözükmesine rağmen kaynak belgeye ulaşılamamıştır.' denilmek suretiyle dava konusu işleminin dayanağı davalı idarece ortaya konulmadığından, dayanağı ortaya konulamayan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı..." gerekçesiyle kabulüne karar veren İstanbul 1. Vergi Mahkemesi'nin 27/11/2015 tarih ve E:2014/1973, K:2015/2378 sayılı kararının, davacı vekili tarafından, kararda faiz başlangıç tarihinin belirtilmediği; davalı idare vekili tarafından da, yapılan işlemin hukuka aykırı olmadığı iddialarıyla, itirazen incelenerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci Vergi Dava Dairesi'nce; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununa 6545 sayılı Yasa ile eklenen geçici 8. maddenin 1. fıkrasının istinaf mahkemelerinin faaliyete başladığı tarihten önce verilen kararlar yönünden saklı tuttuğu kanun yolu hakkı sebebiyle 20/07/2016 tarihinden önce verildiği görülen başvuruya konu kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler çerçevesinde yapılan itiraz başvurusu hakkında 2577 sayılı Yasanın (6545 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki haliyle) 45.maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:
İtiraz, davacı tarafından 28.05.2014 tarihinde ödenen 19.205,51 TL iadesi istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine dair 09.07.2014 tarih ve 24601 sayılı işlemin iptaline karar veren ilk derece mahkemesi kararının bozulması istemine ilişkindir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3 numaralı fıkrasında, itirazın, temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu; 4 numaralı fıkrasında ise, Bölge idare mahkemesinin evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda, maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeter görürse veya itiraz sadece hukuki noktalara ilişkin ise veya itiraz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar vereceği; aksi halde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar vereceği; ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan itirazı haklı bulduğu veya davaya görevsiz hakim tarafından bakılmış olması hallerinde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri göndereceği, bölge idare mahkemesinin bu kararlarının kesin olduğu hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanunun 14. maddesinin 3. fıkrasında; dilekçelerin, Danıştay’da daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından; a) Görev ve yetki, b) İdari merci tecavüzü, c) Ehliyet, d) İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) Süre aşımı, f) Husumet, g) 3 ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları, yönlerinden sırasıyla inceleneceği, aynı Kanunun 15. maddesinin 1. fıkrasında ise, Danıştay veya İdare ve Vergi Mahkemelerince yukarıdaki maddenin 3. fıkrasında yazılı hususlarda kanuna aykırılık görülürse, (a) bendinde; 14. maddenin 3/a bendine göre adli ve askeri yargının görevli olduğu konularda açılan davanın reddine; idari yargının görevli olduğu konularda ise görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek, dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemesine gönderilmesine karar verileceği belirtilmiştir.
Yine 2576 sayılı Kanunun 5. maddesinde, İdare Mahkemelerinin, Vergi Mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecede Danıştay'da çözümlenecek olanlar dışındaki; a) İptal davalarını, b) Tam yargı davalarını, c) Genel hizmetlerden birinin yürütülmesi için yapılan idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davaları, d) Diğer kanunlarla verilen işleri çözümleyeceği, aynı Kanunun 6.maddesinde de, vergi mahkemelerinin, a) Genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaları, b) (a) bendindeki konularda 6183 sayılı Kanunun uygulanmasına ilişkin davaları, c) diğer kanunlarla verilen işleri çözümleyeceği kurala bağlanmıştır.
İtiraza konu Mahkeme kararı, dava dilekçesi ve dosyada mevcut diğer belgeler birlikte incelendiğinde; davacı adına tahakkuk ettirilmiş Diğer Taşınmaz Mallar İdare Gelirlerinden oluşan 19.205,51 TL tutarlı borcun, davalı kurumca davacının yargı harcından oluşan alacağından mahsuben tahsili sonrasında tahsil edilen tutarın iadesi istemiyle yapılan davacı başvurusunun reddine dair 09.07.2014 tarih ve 24601 sayılı işlemin iptali ve ödenen tutarın kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle davanın açıldığı; ancak, diğer taşınmaz mallar idare gelirlerinin vergi, resim ve harç ile benzeri mali yüküm kapsamında olmadığından, uyuşmazlığın çözümünde Vergi Mahkemelerinin görevli olmayıp İdare Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, vergi mahkemelerinin görev alanına girmeyen işlemin iptali istemiyle açılan davanın görev yönünden reddi gerekirken, dosyanın tekemmülü suretiyle işin esası yönünden inceleme yapılarak hükme varılmasında usul hukukuna uyarlık bulunmadığından, itiraza konu kararda usul hükümlerine uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, itiraz istemlerinin KABULÜNE, İstanbul 1. Vergi Mahkemesi'nce verilen 27/11/2015 tarih ve E:2014/1973, K:2015/2378 sayılı kararın bozulmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun geçici 8. maddesi uyarınca halen uygulanabilir olan mülga 6352 sayılı Yasa ile değişik 45.maddesinin 4. fıkrası uyarınca yukarıdaki gerekçeler dikkate alınarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, esas hakkında verilecek kararla birlikte itiraz yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu hususta ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içinde Dairemizde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)