(657 S. K. m. 137)
İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul Defterdarlığı Beylikdüzü Malmüdürlüğü'nde mal müdürü olarak görev yapan davacı tarafından sosyal medyada yaptığı iddia edilen siyasi ve ideolojik paylaşımlar nedeniyle hakkında açılan soruşturma kapsamında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 137. Maddesi uyarınca görevden uzaklaştırılmasına ilişkin 07.10.2015 tarih ve 23273 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; davanın reddi yolunda İstanbul 9. İdare Mahkemesi'nce verilen 15/04/2016 tarih ve E:2015/1986, K:2016/729 sayılı karara; dava konusu tedbirin kaldırılmış olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı ve ayrıca hakkında disiplin soruşturması başlatılmış olmasının tek başına görevden uzaklaştırma tedbirinin uygulanması için yeterli olmadığı, idarenin bu konudaki takdir hakkını kötüye kullandığı ileri sürülerek itiraz edilmekte ve bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Dava konusu işlemin yasaya aykırılık teşkil etmediği, mahkeme kararının onanarak itirazın reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdare Dava Dairesince gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde; “görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerine uyulmamış olması” bozma nedenleri olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden, itiraz konusu İdare Mahkemesi kararında Kanunda sayılan bozma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından ve itiraz dilekçesinde ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden itirazın reddine, kararın onanmasına, itiraz giderlerinin itiraz eden üzerinde bırakılmasına, itiraz safhasında tahsil edilen yargılama giderlerinden kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, bu karara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesine karar düzeltme talebinde bulunulabileceğine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu Mahkemeye gönderilmesine, 02.11.2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
AZLIK OYU
Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenleyen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Görevden Uzaklaştırma" başlıklı 137. maddesinde; görevden uzaklaştırmanın, kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülecek Devlet memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbir olduğu tanımlaması yapıldıktan sonra; 139. maddede, görevinden uzaklaştırılan Devlet memurları hakkında görevden uzaklaştırmayı izleyen 10 iş günü içinde soruşturmaya başlanmasının zorunlu olduğuna, memuru görevden uzaklaştırdıktan sonra memur hakkında derhal soruşturmaya başlamayan, keyfi olarak veya garaz veya kini dolayısiyle bu tasarrufu yaptığı, yaptırılan soruşturma sonunda anlaşılan amirlerin, hukuki, mali ve cezai sorumluluğa bulunduğuna; 145. maddede, görevden uzaklaştırmanın bir disiplin kovuşturması icabından olduğu takdirde en çok 3 ay devam edebileceğine, bu süre sonunda hakkında bir karar verilmediği takdirde memurun görevine başlatılacağına, bir ceza kovuşturması icabından olduğu takdirde görevinden uzaklaştırmaya yetkili amirin (Müfettişlerin görevinden uzaklaştırdıkları memurlar hakkında atamaya yetkili amir) ilgilinin durumunu her iki ayda bir inceleyerek görevine dönüp dönmemesi hakkında bir karar vereceğine hükmolunmuştur.
Yine 657 sayılı Kanunun, "Memurun Göreve Tekrar Başlatılması Zorunlu Olan Haller" başlıklı 143. maddesinde; "soruşturma veya yargılama sonunda yetkili mercilerce:
a) Haklarında memurluktan çıkarmadan başka bir disiplin cezası verilenler;
b) Yargılamanın men'ine veya bereatine karar verilenler;
c) Hükümden evvel haklarındaki kovuşturma genel af ile kaldırılanlar;
ç) Görevlerine ve memurluklarına ilişkin olsun veya olmasın memurluğa engel olmayacak bir ceza ile hükümlü olup cezası ertelenenler;
Bu kararların kesinleşmesi üzerine haklarındaki görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırılır." hükmüne, 144. maddesinde de; "140 ıncı ve 142 nci maddelerde 143 üncü maddenin a, b, c fıkralarında yazılı olanlar hakkındaki görevden uzaklaştırma tedbiri, Devlet memurunun soruşturmaya konu olan fiillerinin, hizmetlerini devama engel olmadığı hallerde her zaman kaldırılabilir." hükmüne yer verilmiştir.
Görevden uzaklaştırma müessesesinin düzenlendiği tüm bu yasal hükümler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, görevden uzaklaştırmanın, kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülecek Devlet memurları hakkında uygulanacak acil ve arizi nitelikli bir tedbir olduğu, mamafih, görev başındaki Devlet Memurunun evveliyetle görevinden uzaklaştırma sonucunu doğurduğu (bu işlemin/tedbirin muhatabına, savunma hakkı gibi herhangi bir savunma yol ve yöntemi tanımadan sonuç doğurucu nitelikte olduğu) cihetle, yukarıda ayrıntısına yer verilen yasal metin devamında, gerek; söz konusu tedbirin uygulanması ile birlikte en geç 10 gün içinde soruşturmaya başlanılmasının zorunlu olduğu, gerek; bu tedbirin disiplin soruşturmasına konu eylemler bakımından en çok 3 ay devam edebileceği, bir ceza kovuşturması icabından olduğu takdirde ise görevinden uzaklaştırmaya yetkili amirin ilgilinin durumunu her iki ayda bir inceleyerek görevine dönüp dönmemesi hakkında bir karar vereceği öngörülmüş olmakla, yasa koyucu tarafından, uygulanması olabildiğince özel şartlara bağlanan, bu tedbire özenle ve ancak istisnai durumlarda müracaat edilmesi gerektiği açıktır.
Bakılan davada; mal müdürü olarak görev yapan davacının facebook adlı sosyal paylaşım sitesindeki paylaşımlarından dolayı hakkında disiplin soruşturması açıldığından bahisle görevden uzaklaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, davacının üzerine atılı fiilin göreviyle ilgili olmaması nedeniyle Kanunun 137. maddesindeki "Görevi başında kalmasında sakınca görülecek" hal kapsamında değerlendirilemeyeceği gibi, idarenin elinde paylaşımlarının bir çıktısı bulunduğundan delilleri karartması gibi bir durumun da söz konusu olmadığı açık olup, bu haliyle davacının görevde kalması anılan Kanunun 144. maddesinde tanımlı olduğu üzere kamu hizmetinin devamına engel bir hal de teşkil etmeyecektir.
Bu durumda, görevden uzaklaştırma tedbirinin yasa koyucu tarafından uygulanması özel şartlara bağlanmış iken göreviyle ilgili olmayan bir eylem nedeniyle delilleri karartmasının da mümkün olmadığı halde davacının, herhangi bir terör örgütünü ve yasa dışı faaliyetleri öven ya da belli kişi veya kişilere hakaret veya küfür içermeyen facebook paylaşımları nedeniyle hakkında soruşturma açıldığından bahisle görevden uzaklaştırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı kanaatiyle, davacının itiraz isteminin kabulü ile davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozulması ve dava konusu işlemin iptal edilmesi gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum. (¤¤)