(3091 S. K .m. 1, 2, 5, 7)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacılar tarafından, Elazığ İli, Merkez, ....... Köyü sınırları içinde kalan 903 sayılı mera parselinin 25.064,00 m2'lik kısmına mermer çıkarmak suretiyle tecavüzde bulunulduğundan bahisle tecavüzün menine ilişkin 08/09/2015 tarih ve 41 sayılı davalı idare işleminin iptali istemiyle açılan davada; Elazığ İdare Mahkemesi'nce verilen 17/05/2016 gün ve E:2015/881, K:2016/451 sayılı "davanın reddine "ilişkin kararın, davacılar vekili tarafından; ....... Köyünde bulunan 903 nolu parselin bulunduğu alanda, ....... Mermer ve Maden İşl. Tic. San. A.Ş.'ye işletme izni verildiği ve söz konusu şirketle imzalanan hizmet alımı sözleşmesi gereği mermer çıkarma faaliyetlerinin yürütüldüğü, bu nedenle söz konusu yerde mütecaviz olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı ileri sürülerek itirazen incelenerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 2.İdari Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava, Elazığ İli, Merkez, ....... Köyü sınırları içinde kalan 903 sayılı mera parselinin 25.064,00 m2'lik kısmına mermer çıkarmak suretiyle tecavüzde bulunulduğundan bahisle tecavüzün menine ilişkin 08/09/2015 tarih ve 41 sayılı davalı idare işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun’un 1. maddesinde “ Bu kanun, gerçek veya tüzel kişilerin zilyed bulunduğu taşınmaz mallarla kamu kurumları ve kuruluşları veya bunlar tarafından idare olunan veya Devlete ait veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan sahipsiz yerlere veya menfaati umuma ait olan taşınmaz mallara yapılan tecavüz veya müdahalelerin, idari makamlar tarafından önlenmesi suretiyle tasarrufa ilişkin güvenliği ve kamu düzenini sağlar” hükmü ile 2. maddesinde “Taşınmaz mallara tecavüz veya müdahale edilmesi halinde; taşınmaz mal merkez ilçe sınırları içinde ise, il valisi veya görevlendireceği vali yardımcısı, diğer ilçelerde ise kaymakamlar tarafından bu tecavüz veya müdahalenin önlenmesine karar verilir ve taşınmaz mal yerinde zilyedine teslim edilir” hükmü, 5. maddesinde ise, “Başvuru üzerine, karar vermeye yetkili kişiler veya bunların görevlendireceği bir veya birkaç memur tarafından yerinde soruşturma yapılır. Soruşturmayı yapan kişilere gerektiğinde teknik eleman ve yardımcı verilir.” hükmü yer almıştır.
Bu yasanın idari amirlere tanıdığı yetki, sadece zilyetliğin korunmasına ilişkin olup bu konuda verilecek olan kararlar uyuşmazlığın adli yargı yerlerine intikalinden önce alınmış bir idari önlem niteliğindedir. Nitekim, istem üzerine idari mercilerce tecavüz ve müdahalenin def’i ve taşınmazın zilyedine teslimi halinde, üstün hakkı olduğunu iddia eden kişilerin yargı yoluna başvurabilecekleri 3091 sayılı Yasanın 7. maddesinde belirtilmektedir.
Ayrıca, 31.7.1985 gün ve 18828 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun Uygulama Şekli ile Esaslarına Dair Yönetmeliğin “Fuzuli işgal” başlıklı 15. maddesinde “ Fuzuli işgal; bir taşınmazı, sahibinin izin ve rızası olmayarak işgal etme, başka bir deyişle bir taşınmazın maliki veya onun yerine bu konuda işlem yapmaya yetkili vekil veya mümessil gibi kimselerle hukuki bir bağlantı kurmadan rıza dışı, henüz boşaltılmamış veya herhangi bir suretle boşalan damlı bir yapıya, eylemli bir durum yaratarak kendiliğinden girme durumudur.” hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, Elazığ İli, Merkez, ....... Köyü sınırları içinde kalan 903 sayılı mera parselinin 25.064,00 m2'lik kısmına davacılar tarafından mermer çıkarmak suretiyle tecavüzde bulunulduğundan bahisle, 21/08/2015 tarihinde ....... Köyü muhtarı tarafından verilen dilekçeyle, meraya yönelik yapılan bu tecavüzün önlenmesi talebinde bulunulması üzerine yapılan tahkikat sonucu düzenlenen 03/09/2015 tarihli fezlekede, Elazığ İli, Merkez, ....... Köyü sınırları içerisinde kalan 903 nolu mera parselinin 25.064,00 m2'lik kısmına davacılar tarafından mermer çıkarmak suretiyle tecavüzde bulunulduğunun tespit edildiği ve bu tespite dayalı olarak 3091 sayılı Yasa uyarınca davacı şirketin niza konusu 903 sayılı mera parseline yaptığı tecavüzün önlenmesine yönelik olarak tesis edilen Elazığ Valiliği İl idare Kurulunun 08/09/2015 tarih ve 41 sayılı işleminin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
3091 sayılı Yasa’nın amacı, gerçek veya tüzel kişilerin zilyedinde bulundurduğu taşınmaz mallarla Kamu İdareleri, Kamu Kurumları ve kuruluşları veya bunlar tarafından idare olunan veya Devlete ait veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan sahipsiz yerlere veya menfaatleri umuma ait olan taşınmaz mallara yapılan tecavüz veya müdahalelerin, idari makamlar tarafından önlenmesi suretiyle tasarrufa ilişkin güvenliği ve kamu düzenini sağlamaktadır. Davaya konu taşınmazın fuzulen işgal edilip edilmediği hususunun öncelikle irdelenmesi gerekmektedir. Yönetmeliğin 15. maddesinde yapılan "fuzuli işgal" tanımından da anlaşılacağı üzere taşınmazın maliki ile hukuki bir bağlantı kurmadan malikin rızası dışında yapılan işgal, fuzuli işgal olarak ifade edilmektedir.
İtiraza konu Mahkeme kararında; "uyuşmazlığa konu Elazığ İli, Merkez, ....... Köyü sınırları içerisinde kalan 903 nolu parsele ilişkin tapu kaydının incelenmesinden, söz konusu taşınmazın tamamının mera alanı olduğu konusunda tartışma olmayıp, her ne kadar davacı şirketin işgal ettiği belirtilen bu mera alanı içerisindeki 25.064,00 m2'lik kısmına ilişkin olarak işletme ruhsatının bulunduğu görülmekte ise de, tamamı mera alanı olan bu parsel üzerinde madencilik faaliyetinde bulunulması için işletme ruhsatı alınması yeterli olmayıp mera tahsis amacı değişikliği de yapılması gerektiği, ancak dava dosyasında söz konusu mera alanının maden alanı olarak tahsis amacı değişikliği yapıldığı yönünde herhangi bir bilgi ve belgenin yer almaması karşısında, söz konusu mera alanının 25.064,00 m2'sine tekabül eden kısmına, mera tahsis amacı değişikliği yapılmaksızın, mermer çıkarmak suretiyle tecavüz ettiği anlaşılan davacıların, mera alanına yönelik söz konusu müdahalesinin menine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmektedir.
Uyuşmazlık konusu olayda, Dairemizin 21.12.2016 tarihli ara kararı ile davacı şirketin kira sözleşmesi ile işletme hakkına sahip olduğu işletme izin alanı sahası ile yapılan tahkikat sonucu fen bilirkişisi tarafından hazırlanan kroki uyarınca davacı şirketin mera alanı üzerinde kullandığı 25.064,00 m2'lik alanın birbirine çakıştırmak suretiyle ve renkli kalemle işaretlenmiş şekliyle hazırlanarak gönderilmesinin istendiği, idarece gönderilen bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; davacı şirketin kira sözleşmesi ile işletme hakkına sahip olduğu işletme izin alanı sahası ile tecavüz edildiği iddia edilen alanın birbiri ile çakıştığı, başka bir deyişle davacı şirketin söz konusu taşınmazda izin almak suretiyle mermer çıkardığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, tecavüzün menine karar verilen alanın, davacı şirket tarafından işletme izni kapsamında kullanıldığı, bu nedenle de tecavüz ve müdahale kapsamında değerlendirilmeyeceği açık olup, tecavüzün menine ilişkin olarak tesis edilen dava konusu 08/09/2015 tarih ve 41 sayılı işlemde hukuka uyarlık, itiraza konu mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacılar tarafından yapılan itirazın kabulüne, Elazığ 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 17/05/2016 tarih ve E:2015/881, K:2016/451 sayılı kararın bozulmasına, dava konusu işlemin iptaline, dava ve itiraz aşamasına ilişkin olmak üzere aşağıda dökümü yapılan toplam 355,80 -TL (205,70+150,10) yargılama gideri ile kararın verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 990,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta gideri avansından artanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca mahkemesince davacıya re'sen iadesine, kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içerisinde Dairemize karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)