(AİHS. m. 10, 11) (2709 S. K. m. 26, 90) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Eskişehir Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Sosyoloji Bölümü öğrencisi olan davacının, 27.11.2015 tarihinde Yunus Emre Kampüsünde izinsiz toplantı düzenlemek fiilini işlediğinden bahisle Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin 6/f maddesi uyarınca "yükseköğretim kurumundan bir ay süreyle uzaklaştırma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin davalı idare işleminin iptali istemiyle açılan davada; Yönetmelik'te belirtilen disiplin soruşturmasına başlama süresi geçirilerek soruşturmaya başlanılması sebebiyle idarenin disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı kanaati ile davacıya disiplin cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline Eskişehir 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 26.10.2016 gün ve E:2016/376, K:2016/1235 sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı savunularak itiraz isteminin reddine karar verilmesi talep edilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, Eskişehir Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Sosyoloji Bölümü öğrencisi olan davacının, 27.11.2015 tarihinde Yunus Emre Kampüsünde izinsiz toplantı düzenlemek fiilini işlediğinden bahisle Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin 6/f maddesi uyarınca "yükseköğretim kurumundan bir ay süreyle uzaklaştırma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin davalı idare işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Uyuşmazlıkta Mahkemece, davacıya izafe edilen eylemin işlendiği 27/11/2015 tarihinden itibaren 1 aylık süre içinde soruşturmacı atanarak disiplin soruşturmasına başlanılması gerektiği halde, bu süre geçtikten sonra 14/01/2016 tarihinde başlatılan disiplin soruşturmasında, disiplin cezası verme yetkisinin zaman aşımına uğradığı ileri sürülerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmişse de, burada madde metninde geçen 1 aylık süreye ilişkin ibarenin, disiplin cezasına konu eylemin ne olduğu ve bu eylemin failinin kim olduğunun soruşturma emrini vermeye yetkili makamca öğrenilmesinden itibaren işlemeye başlayacağı, bunun da en erken Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü'nce davalı idareye disiplin cezasına konu edilen eylemlere ilişkin yazının yazıldığı 18/12/2014 tarihli yazısı üzerine başladığı ve buna göre de 1 aylık süre içinde disiplin soruşturmasına başlanılmış olması nedeniyle Mahkeme'nin bu gerekçesi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
2547 sayılı Yasanın ilgili hükmü dayanak alınarak 18/08/2012 tarihli 28388 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliğinin 6/f. maddesinde,) Yükseköğretim kurumuna ait kapalı ve açık mahallerde yetkililerden izin almadan toplantılar düzenlemek fiili, yükseköğretim kurumundan bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezası gerektiren eylemler arasında sayılmıştır.
2709 sayılı 1982 Anayasasının 26.maddesinde, Herkesin, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahip olduğu, bu hürriyetin resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsadığı belirtilmiş, 90.maddesinde, Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmünde olup, bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamayacağı, Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümlerinin esas alınacağı hükmü getirilmiştir.
1982 Anayasasının 90. maddesi uyarınca onaylanarak yürürlüğe giren Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetlerini Koruma Sözleşmesi) "İfade özgürlüğü” başlıklı 10.maddesinde, Herkesin görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahip olduğu, bu hakkın, kanaat özgürlüğü ile kamu otoritelerinin müdahalesi ve ülke sınırları söz konusu olmaksızın haber veya fikir almak ve vermek özgürlüğünü de içerdiği, bu maddenin, devletlerin radyo, televizyon ve sinema işletmelerini bir izin rejimine bağlı tutmalarına engel olmadığı, kullanılması görev ve sorumluluk yükleyen bu özgürlüklerin, demokratik bir toplumda zorunlu tedbirler niteliğinde olarak, ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu emniyetinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması veya yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması için yasayla öngörülen bazı biçim koşullarına, sınırlamalara ve yaptırımlara bağlanabileceği, "Dernek kurma ve toplantı özgürlüğü" başlıklı 11.maddesinde, Herkesin asayişi bozmayan toplantılar yapmak, dernek kurmak, ayrıca çıkarlarını korumak için başkalarıyla birlikte sendikalar kurmak ve sendikalara katılmak haklarına sahip olduğu, bu hakların kullanılmasının, demokratik bir toplumda, zorunlu tedbirler niteliğinde olarak, ulusal güvenliğin, kamu emniyetinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amaçlarıyla ve ancak yasayla sınırlanabileceği, bu maddenin, bu hakların kullanılmasında silahlı kuvvetler, kolluk mensupları veya devletin idare mekanizmasında görevli olanlar hakkında meşru sınırlamalar konmasına engel olmadığı düzenlemelerine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacıya izafe edilen ve dava konusu disiplin cezasının sebep unsurunu oluşturan eylemin, "Eskişehir'de Geleceğin Sektörleri ve Türkiye Almanya İşbirliği Havacılık ve Raylı Sistemler" konulu toplantının gerçekleştirileceği 27/11/2015 tarihinde davalı üniversitenin Yunus Emre Kampüsü'nde vuku bulması üzerine 14/01/2016 tarih ve E.3744 sayılı rektörlük işlemi ile soruşturmacı atanarak disiplin soruşturmasına başlanıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda anılan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) uygulanmasını denetlemek üzere sözleşmeye eklenen ve ülkemizin de imzaladığı 11 inci protokol ile kurulan ve doğrudan yargı yetkisini kabul ettiğimiz "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi"nin; Sözleşme hükümlerinin koruduğu özgürlüklerin niteliği, unsurları ve sınırlanmasına yönelik taraf ülkelerle ilgili alınan pek çok kararında, gerek Anayasa hükümleri gerekse sözleşme hükümlerinin koşut düzenlemelerinin temel amacının, demokratik toplumun "çoğulculuk, katılımcılık ve açıklık” ilkelerinin hayata geçirilmesinin sağlanması olduğu vurgulanmaktadır.
Bu bağlamda, ifade özgürlüğü, demokratik toplumun zorunlu temellerinden ve toplumun ilerlemesi ile bireyin özgüveni için gerekli temel koşullardan birini oluşturmaktadır. İfade özgürlüğü bağımsız bir özgürlük alanı olmakla birlikte, aynı zamanda "toplantı özgürlüğünün” de bir unsurudur. Buna göre, özellikle ifade özgürlüğüne ve toplantı özgürlüğüne müdahalelerin; bu özgürlüklerin sınırlanmasının sınırının belirlendiği anayasal hükümlere ve AİHS’nin 10'uncu ve 11 'inci maddelerinin 2'nci fıkralarına aykırı olmaması gerekecektir. Nihayet, müdahalenin; çoğulculuk, hoşgörü ve katılımcılığı amaçlayan demokratik bir toplumda gerekli olup olmadığı öncelikle irdelenmeli ve yapılacak müdahale de, ifade özgürlüğünün ve toplantı özgürlüğünün kendisine yönelik değil, ancak bunların kullanılma biçimlerine yönelik olmalıdır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, pek çok kararında, bildirim yapılmamasının ilgili makamlara müdahale yetkisi vermediğini, toplantı ve gösteri özgürlüğünün ancak şiddete başvurulması durumunda sınırlanabileceğini, bildirim yapılmamış olsa bile, güvenlik güçlerinin barışçı bir gösteriyi zor kullanarak dağıtmasının toplantı ve gösteri özgürlüğünün ihlali olacağını kabul etmekte, "Ezelin/Fransa" kararında da, eylemcilerin bazılarının şiddete başvurmalarının, şiddete karışmayan eylemcilerin toplantı ve gösteri özgürlüğünün engellenmesi için bir gerekçe oluşturmayacağını ifade etmektedir.
Olayda ise, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden; dava konusu kararın alınmasına sebep olan olayların, bir grup öğrencinin 27/11/2015 tarihinde üniversitenin öğrenci merkezi salon 2009 'da yapılacak olan bir toplantı nedeniyle güvenlik gerekçesiyle bulundukları binadan çıkartılmalarını protesto etmek amacıyla toplanmaları nedeniyle başladığı, ancak, yukarıda belirtilen toplantı ve ifade özgürlüğü sınırlarını aşmayan protesto olayının, izinsiz toplantı kapsamında değerlendirilerek ceza verilmesine konu olamayacağı gibi, sunulan CD görüntüleri, fotoğraflar ve ifadelerden davacının, kurum personeline ve öğrenci arkadaşlarına fiili tecavüzde bulunduğunun veya davacının eylemi nedeniyle eğitim ve öğretimin aksadığı ve öğrenim hakkının engellendiğinin şüpheden uzak delillerle açıklığa kavuşturulamadığı görüldüğünden, davacıya disiplin cezası verilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusuna konu edilen karar, usul ve esas yönünden hukuka uygun olup bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, 2577 sayılı Yasanın 45/3. maddesi uyarınca başvurunun yukarıda açıklanan gerekçe ile reddine, yargılama giderlerinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına ve posta gideri avansından artan miktarın iadesine, anılan Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası gereğince diğer kanun yolları kapalı ve kesin olmak üzere, 28.12.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)