(2577 S. K. m. 15, 45) (2942 S. K. m. 15, Ek. m. 1, Geç. m. 6, 11)
İSTEMİN ÖZETİ: ..... Mahallesi, 3536 ada 1 parselde kayıtlı 14.501,80 metrekarelik arsa vasıflı taşınmazın 806/24000 oranındaki 487,02 metrekarelik kısmına davalı idareler tarafından gerçekleştirilen kamulaştırmasız el atma sebebiyle oluşan zararın yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılan davada; davacılara ait taşınmazın, 2008 yılında "Belediye Hizmet Alanı" olarak planlandığı ve anılan tarihten bu yana taşınmaz kullanım amacına uygun olarak kullanılmak üzere kamulaştırılmayarak hukuken el atıldığı ve mülkiyet hakkının kısıtlandığı, 1/1000 ölçekli planın ilçe belediyesince yapıldığı, büyükşehir belediyesince onaylandığı göz önünde bulundurulduğunda, hasım mevkiinde olan tüm idarelerin davacının zararından müteselsilen sorumlu olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, 28.000,00 TL'nin dava tarihinden (13.11.2013), 232.555,70 TL'nın ıslah tarihinden (27.01.2016) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce müştereken ve müteselsilen davacıya ödenmesine karar veren Bursa 3. İdare Mahkemesi'nin 21/09/2016 günlü ve E:2013/1271, K:2016/928 sayılı kararının; davalı Nilüfer Belediye Başkanlığı'nca, kendilerine husumet yöneltilmenin yerinde olmadığı, davanın süresinde açılmadığı, eksik inceleme ile karar verildiği, davalı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nca, güncel imar durumu araştırılmadan karar verildiği, idari başvuru yolu tüketilmeden doğrudan dava açıldığı, 2942 sayılı Kanunda yapılan değişikliklerin değerlendirilmediği iddialarıyla, davacılar tarafından da, hükme esas alınan bilirkişi raporuna ve ek rapora yapılan esaslı itirazlar dikkate alınmadan karar verildiği, yeni yasal düzenlemenin Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla incelenerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Nilüfer Belediye Başkanlığı'nca savunma verilmemiş olup, diğer taraflarca verilen savunma dilekçelerinde İstinaf başvurularının karşılıklı reddi gerektiği savunulmaktadır.
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dokuzuncu İdare Dava Dairesince, davacıların Anayasaya aykırılık iddiası yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
Dava; ..... Mahallesi 3536 ada 1 parselde kayıtlı 14.501,80 metrekarelik arsa vasıflı taşınmazın 806/24000 oranındaki 487,02 metrekarelik kısmına davalı idareler tarafından gerçekleştirilen kamulaştırmasız el atma sebebiyle oluşan zararın; taşınmazın halen yürürlükte olan 23.11.2000 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında Belediye Hizmet Alanı (Rekreasyon Alanı) olarak belirlendiği, taşınmazın boş olduğu ve uzun zamandan beri kamulaştırma işleminin yapılmadığı ileri sürülerek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa 07/09/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6745 sayılı Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 33. maddesi ile eklenen Ek Madde 1'de; "Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır. Bu süre içerisinde belirtilen işlemlerin yapılmaması hâlinde taşınmazların malikleri tarafından, bu Kanunun geçici 6 ncı maddesindeki uzlaşma sürecini ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemleri tamamlandıktan sonra taşınmazın kamulaştırmasından sorumlu idare aleyhine idari yargıda dava açılabilir.
Birinci fıkra uyarınca dava açılması hâlinde taşınmazın ya da üzerinde tesis edilen irtifak hakkının dava tarihindeki değeri, mahkemece; bu Kanunun 15 inci maddesine göre bilirkişi incelemesi yapılarak, taşınmazın hukuken tasarrufunun kısıtlandığı veya fiilen el konulduğu tarihteki nitelikleri esas alınmak suretiyle tespit edilir ve taşınmazın veya hakkın idare adına tesciline veya terkinine hükmedilir.
Bu madde kapsamında kalan taşınmazlar hakkında açılacak dava ve takiplerde, bu Kanunun geçici 6 ncı maddesinin üçüncü, yedinci, sekizinci ve on birinci fıkra hükümleri, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılan ancak henüz karara bağlanmayan veya kararı kesinleşmeyen davalara bu madde hükümleri, kesinleşen ancak henüz ödemesi yapılmayan kararlar hakkında ise geçici 6 ncı maddenin üçüncü, sekizinci ve on birinci fıkra hükümleri uygulanır.
Bu Kanunun geçici 6 ncı maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca ayrılması gereken yüzde iki oranındaki ödenekler, yüzde dört olarak ayrılır. İlave olarak ayrılan yüzde iki oranındaki ödenekler, münhasıran bu ek madde ile geçici 11 inci ve geçici 12 nci maddeler kapsamında yapılacak ödemelerde kullanılır. Yapılacak ödemelerin toplam tutarının ilave olarak ayrılan ödeneğin toplamını aşması hâlinde, ödemeler, en fazla on yılda ve geçici 6 ncı maddenin sekizinci fıkrası hükmüne göre yapılır." hükümlerine yer verilmiştir.
2942 sayılı Kanuna 6745 sayılı Kanunun 34. maddesi ile eklenen Geçici Madde 11'de ise; "Bu Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında aynı fıkrada belirtilen süre, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlar.
Bu Kanunun ek 1 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü, bu madde kapsamında kalan taşınmazlara ilişkin dava ve takipler hakkında da uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen düzenlemeye göre; uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılması ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazların ilgili idarelerce kamulaştırılması veya imar planı değişikliği yapılması/yaptırılması zorunluluğu getirilerek bu konuda vatandaşların karşılaştıkları mağduriyetlerin giderilmesi, bu kapsamda kalan taşınmazların bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç beş yıllık süre içerisinde bütçe imkanları dahilinde ilgili idarelerce kamulaştırılması veya taşınmazların mevcut imar planı bulunup bulunmadığı veya imar planı yapılabilecek yerlerden olup olmadığı durumuna göre imar planı/imar uygulaması/toplulaşma yapılmak/yaptırılmak suretiyle başka yerden mümkün ise müstakil, değilse hisseli parsel verilmesi veyahut taşınmazların tahliye edilerek kullanıma imkan verecek biçimde malikine iade edilmesi amaçlanmıştır.
Kanunda düzenlenen 5 yıllık sürenin ek 1. madde kapsamında kalan ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasarruf hakkı kısıtlanan taşınmazlar hakkında da bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlayacağı, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılan ancak henüz karara bağlanmayan veya kararı kesinleşmeyen davalara da bu madde hükümlerinin uygulanacağı sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu durumda; yeni yasal düzenleme uyarınca bu aşamada hukuken uyuşmazlığın esası hakkında karar verme olanağı bulunmadığından, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken istinaf başvurusuna konu mahkeme kararıyla 2577 sayılı Yasa'nın 15/1-b maddesi uyarınca davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesinde, öte yandan; sonradan yürürlüğe giren yasa maddeleri nedeniyle uyuşmazlıkta tarafların haklılık oranı belirlenemediğinden maktu olan vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılamayacağı da açık olmasına rağmen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; Bursa 3. İdare Mahkemesi'nin 21/09/2016 günlü ve E:2013/1271, K:2016/928 sayılı kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, aşağıda dökümü yapılan 3.013,87.-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 990,00-TL vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, istinaf başvurusu aşamasında davalı idarelerce ödenen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına ve fazladan yatırılan 124,60.-TL harcın Nilüfer Belediye Başkanlığı'na istemi halinde iadesine, peşin alınan tebligat avansından artan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra ilgililere iadesine, kararın taraflara tebliğine, kararın tebliğ tarihinden itibaren otuz gün (30) içerisinde Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 27/01/2017 tarihinde oybirliğiyle olarak karar verildi. (¤¤)