İSTEMİN ÖZETİ: Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, sınır dışı işlemleri için İstanbul İli'ne götürülen yabancı uyruklu kişilerden bir kısmının kaçması olayında gerekli tedbiri almakta ihmal gösterdiğinden kusuru bulunduğu gerekçesiyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün "Görevinde takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü ve savsaklama"yı düzenleyen 13. maddesi hükmüne uygun hareket etmediğinden bahisle "kınama" cezasıyla cezalandırılması gerekirken geçmiş sicili ve çalışma durumu dikkate alınarak aynı Tüzüğün 15. maddesi uygulaması ile bir alt ceza olan "uyarma" cezasıyla cezalandırılması ilişkin 27/05/2015 tarih ve Esas No:2014/52, Karar No:2015/17 sayılı Çanakkale Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemyile açılan davada; dava dosyasındaki mevcut tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; geri gönderme merkezlerinde sınır dışı edilmek üzere tutulan şahısların Türk Kanunlarına göre şüpheli ya da sanık statüsünde değil 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 57. maddesi uyarınca idari gözetim altında bulundukları, idari gözetim kararının denetim ve gözetiminin kollukça yapıldığı, dava konusu olayda (9) Afganistan ve (1) Türkmenistan uyruklu olmak üzere toplam (10) yabancı şahsın yeterli sayıda olmayan davacının da içinde bulunduğu (5) polis memurunun gözetimine bırakıldığı, görevli polis memurlarınca Afganistan Başkonsolosluğu'nda sınır dışı işlemlerini hızlandırmak maksadıyla Afgan uyruklu şahısların iki gruba ayrıldığı ve işlemler bittikçe sırası gelenlerin içeriye alındığı, Afganistan Başkonsolosluğunun talebi doğrultusunda idari gözetim altında tutulan şahıslara kaçmalarını önleyici kelepçe takılmadığı anlaşılmakla birlikte davacının, yabancı uyruklu şahısların kaçmasını önleyecek hangi emniyet tedbirini alması gerekirken almadığı veyahut emniyet tedbirlerinden hangisinin uygulanması aşamasında ihmal gösterdiği hususlarının davalı idarece açık bir şekilde ortaya konulamadığı, bu durumda, davacının yabancı uyruklu şahısların kaçmasını önleyecek tedbirleri almadığı yönünde dava dosyasında herhangi bir bilgi, belge ve tanık ifadesi yer almadığından bu iddianın subuta ermediği, dolasıyla davacının üzerine atılı fiili işlediğinin kuşkuya yer bırakılmayacak derecede doğru, kesin ve hukuken kabul edilebilir delillerle ortaya konulamadığı anlaşıldığından, davacının "uyarma" cezasıyla cezalandırılması ilişkin 27/05/2015 tarih ve Esas No:2014/52, Karar No:2015/17 sayılı Çanakkale Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar veren Çanakkale İdare Mahkemesi'nin 26/11/2015 gün ve E:2015/645, K:2015/932 sayılı kararının; şahısların kaçmasını önleyici her türlü emniyet tedbirinin görevlilerce alınması gerektiği, gerekli emniyet tedbirinin eksik alındığı, ihmalen şahısların kaçmasına uygun ortam oluşturulduğu, olayda kast bulunmasa bile görevli memurların ihmallerinin olduğu, davanın haksız ve yersiz açıldığı, idari işlemin usul ve yasalara uygun oduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2.İdare Dava Dairesi'nce, 2577 sayılı Yasa'nın Geçici 8.maddesinin 1.fıkrası uyarınca, işin gereği görüşüldü:
Dava, davacının uyarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İtiraza konu mahkeme kararı ile; davacının yabancı uyruklu şahısların kaçmasını önleyecek tedbirleri almadığı yönünde dava dosyasında herhangi bir bilgi, belge ve tanık ifadesi yer almadığından bu iddianın sübuta ermediği, dolayısıyla davacının üzerine atılı fiili işlediğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak derecede kesin ve hukuken kabul edilebilir delillerle ortaya konmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün "Görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklama" başlıklı 13. maddesinde; " Bu Tüzükte disiplin suçu olarak saptanan eylem, işlem, tutum, ve davranışlar dışında herhangi bir biçimde görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklaması görülen memura kınama cezası verilir. Bu hoşgörü veya savsaklama Devleti veya kişileri zarar uğratmış veya hizmetin gecikmesine, durmasına ya da aksamasına neden olmuşsa, durumun ağırlığına ve zararın derecesine göre, daha ağır bir ceza verilebilir." kuralına, aynı Tüzüğün "Bir Alt Ceza Verilmesi" başlıklı 15. maddesinde ise; "Kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara bu tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısı uygulanabilir." düzenlemesine yer verilmektedir.
Dava konusu olayda, Çanakkale İl Emniyet Müdürülüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, diğer 4 polis memuru ile birlikte (10) yabancı uyruklu şahsın sınırdışı işlemlerini yapmak üzere refakatçi olarak görevlendirildiği, 28/10/2014 günü sabah saatlerinde İstanbul'da Afganistan Başkonsolosluğuna geldikleri, (9) Afgan uyruklu şahıs ile Konsolosluk binasına girerek bunları iki gruba ayırdıkları, davacı ve komiserin 4-5 şahsı alarak görüşme odasına götürdükleri, diğerlerinin iki polis ile birlikte bekleme salonunda kaldığı, işlemleri biten şahısların bekleme salonunuda bulunan polis memurlarının yanına, bekleme salonunda bulunanlarında görüşme odasına gönderildiği, değişim sırasında (3) Afgan uyruklu şahsın kaçtığı, ancak bu değiş-tokuş sırasında yabancı uyruklu şahısların polis memuru nezaretinde değil, kendi başlarına gidip-geldiği, nitekim bu hususun davacı ve diğer polis memurlarının ifadelerinde de belirtildiği görülmektedir.
Bu durumda, idari gözetim altındaki (3) yabancı uyruklu şahsın Afganistan Başkonsoluğunda yapılan sınırdışı işlemleri sırasında kaçmalarında, davacının ve diğer görevli polis memurlarının, kaçmayı önleyici her türlü tedbiri almayarak ihmallerinin bulunduğunun yapılan soruşturma ile sübut bulduğu anlaşılmakla, eylemlerine uyan (bir alt ceza uygulanmak suretiyle) dava konusu ceza ile cezalandırılmalarında hukuka aykırılık, aksi yönde verilen mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; itirazın kabulüne, itiraza konu Çanakkale İdare Mahkemesinin 26/11/2015 gün ve E:2015/645, K:2015/932 sayılı kararının bozulmasına, davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan 109,50-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, itiraz aşamasında davalı idarece yapılan 47,08-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, itiraz aşamasında Harçlar Kanununun 13 (j) bendi uyarınca davalı idarenin muaf olması nedeniyle itiraz safhasında alınmayan 79,70TL itiraz harcının davacıdan alınmasına, artan posta ücretinin HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine, bu kararın tebliği izleyen15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)