(2709 S. K. m. 125) (4458 S. K. m. 211) (6100 S. K. m. 333)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket tarafından, adına tescilli 08.04.2015 tarih ve IM333.. sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile ithal edilen eşyanın gözetim kıymet uygulamasına tabi olduğu, ancak gözetim belgesinin ibraz edilememesi nedeniyle eşyanın gözetim kıymetine yükseltilip fark tutarın yurt dışı giderlere eklenmesi suretiyle beyanı sonucu fazladan ödenen gümrük vergisi ile katma değer vergisinin 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211.maddesi uyarınca yasal faiziyle geri verilmesi talebinin zımnen reddine ilişkin işleme vaki itirazın reddine dair Ege Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü'nün 22.03.2016 tarih ve 14743288 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; davacı adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannamesiyle ithal edilen eşyanın 2007/8 sayılı Tebliğ kapsamında gözetim kıymet uygulamasına tabi olduğu, ancak emtiaya ilişkin olarak gözetim belgesinin bulunmadığı bu nedenle eşyanın gözetim kıymetine yükseltilip fark tutarın yurt dışı giderlere eklenerek beyanı sonucu fazladan katma değer vergisi ve gümrük vergisi ödemesinde bulunulduğu, bu aşamadan sonra ödenen vergilerin 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesi uyarınca iadesi istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun, kıymet araştırmasına gidildiğinin belirtilerek kıymet araştırmasının tamamlanmasını müteakip taleplerinin karşılanacağının belirtilerek reddi üzerine Bölge Müdürlüğü nezdinde itiraz yoluna gidildiği, ancak bu itirazın da değerlendirmeye alınmayarak reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığının anlaşıldığı, olayda, dava konusu eşyanın birim kıymetinin ihracatçıya ödenen gerçek kıymet olmadığı yönünde yapılmış bir saptama bulunmadığı, ihtilafın, gözetime tabi olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmayan eşyanın, salt bu nedenle, yurt dışı gider kalemi eklenmek suretiyle yüksek beyan edilen birim kıymete göre hesaplanan fazla verginin yasaya uyarlık arzedip etmediği noktasına ilişkin olduğu, beyan edilen eşya için Tebliğde belirtilen kıymetlerin, eşyanın, Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığı gibi, Tebliğde de, böyle bir durumda, belirtilen kıymetin esas alınması suretiyle ek tahakkuk yapılmasını öngören herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, dolayısıyla, tebliğ hükümleri çerçevesinde beyan edilen yurt dışı gider kalemiyle ilgili olarak ortada, kanunen ödenmesi gereken herhangi bir vergi bulunmadığı anlaşıldığından, gözetim önlemlerinin yanlış algılanması suretiyle, fazladan tahsil edildiği açıkça anlaşılan vergilerin iadesi istemini reddeden davalı idare işleminin vaki itirazın reddine dair işleminin iptali ile fazladan ödenen tutarın davacıya iadesinin gerektiği, yasal faiz istemine gelince, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi işlem ve eylemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükmüne bağlandığı, idareyi, eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü tutan Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrası, yargı yeri kararı uyarınca iadesi gereken bir miktar paranın, idarenin tasarrufunda kalan sürede ilgilisi tarafından tasarruf edilememesinden doğan zararın giderilmesini de kapsadığı, iadenin yargı kararıyla hüküm altına alınması nedeniyle iadesi gereken tutar yönünden vergi idaresi ile davacı arasındaki ilişkinin, yönetilen-idare ilişkisi olmaktan çıkarak, bir borç ilişkisine dönüştüğü, dolayısıyla bu ilişkinin borçlusu tarafından alacaklısına, paranın tasarrufundan yoksun kalınan süre için; Borçlar Kanunu ve Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hallerde hangi oranda faiz ödeneceğini düzenleyen, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümlerine göre faiz ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne dava konusu işlem iptal edilerek fazladan ödenen vergilerin yasal faiziyle davacı şirkete iadesine ilişkin olarak İzmir 1. Vergi Mahkemesi Hakimliğince verilen 23/06/2016 gün ve E:2016/767, K:2016/1038 sayılı kararın; Gümrük idaresince yükümlü talebinin reddedildiğine dair bir karar verilmediği, olayda zımni ret işleminin de oluşmadığı, kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem bulunmadığından davanın incelenmeksizin reddi gerektiği, davacı şirket beyanına istinaden tahakkuk yapıldığı, gözetim tebliği gerekçe gösterilerek bir tahakkuk yapılmadığı, davacı şirketin gerçeğe aykırı beyanda bulunmasını gerektirecek bir zorunluluktan söz edilemeyeceği, şirketin gözetim belgesi ibraz etme zorunluluğundan kurtulmak amacı ile fatura bedeline yurt dışı giderleri eklediği, davacı şirketin kendi beyanına istinaden yapılan tahakkukta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü.
İzmir 1. Vergi Mahkemesince verilen 23/06/2016 gün ve E:2016/767, K:2016/1038 sayılı karar usul ve yasaya uygun olup, kararın bozulmasını gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, itirazın reddine, anılan kararın onanmasına, aşağıda gösterilen 44,00-TL yargılama giderinin itiraz eden üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın mahkemesince HMKnun 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, bu kararın tebliğ edildiği tarihi izleyen günden itibaren 15 gün içinde Dairemizden karar düzeltme isteme yolu açık olmak üzere 10/02/2017 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
AZLIK OYU:
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı şirket adına tescilli 08.04.2015 tarih ve IM33368 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile ithal edilen eşyanın gözetim kıymet uygulamasına tabi olduğu, ancak gözetim belgesinin ibraz edilememesi nedeniyle eşyanın gözetim kıymetine yükseltilip fark tutarın yurt dışı giderlere eklenmesi suretiyle beyanı sonucu fazladan ödenen gümrük vergisi ile katma değer vergisinin 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211.maddesi uyarınca yasal faiziyle geri verilmesi istemi ile 22.02.2016 tarihinde İzmir Gümrük Müdürlüğü'ne başvurulduğu, Gümrük Müdürlüğü'nün 01.03.2016 tarihli işlemi ile, geri verme talebi ile ilgili kıymet araştırmasına gidildiği, kıymet araştırmasının bitmesini müteakip talebin 30 gün içinde karara bağlanacağının bildirildiği, bu cevap davacı şirket tarafından zımni ret sayılarak 09.03.2016 tarihinde Ege Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü'ne itiraz edildiği, Bölge Müdürlüğü tarafından ''zımni reddin hukuken gerçekleşmediği gibi ilgili Gümrük idaresince yükümlü talebi ile ilgili alınmış herhangi bir karar olmadığından yapılacak bir işlem bulunmadığı, dolayısı ile söz konusu itirazın değerlendirmeye alınmamasına'' 22.03.2016 tarih ve 147432.. sayılı işlemle karar verilmesi üzerine söz konusu Gümrük Müdürlüğünün ret işlemlerinin iptali ile fazladan ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle iadesi istemi ile iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
4458 sayılı Gümrük Kanununun 6.maddesinin 2.fıkrasında; Karar alınması talebinin yazılı olarak yapılması gerektiği, Gümrük idarelerinin, söz konusu talebe ilişkin başvurunun kendilerine ulaştığı tarihten itibaren otuz gün içinde karar alacakları, verilen kararların başvuru sahibine yazılı olarak tebliğ edileceği, ancak, gümrük idareleri tarafından bu süreye uyulması mümkün değilse belirtilen sürenin aşılabileceği, bu durumda, söz konusu idarelerin, yukarıda belirlenen sürenin dolmasından önce başvuru sahibine süre aşımını haklı kılan gerekçeler ile talep hakkında karar vermek için gerekli gördükleri ek süreyi de belirterek bilgi verecekleri kurala bağlanmıştır.
Öte yandan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 'İdari makamların sükutu' başlıklı 10.maddesinde; İlgililerin, haklarında İdari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için İdari makamlara başvurabilecekleri, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, İlgililerin altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilecekleri, altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgilinin bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebileceği, bu takdirde dava açma süresinin işlemeyeceği, ancak, bekleme süresinin başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemeyeceği, dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde altmış günlük sürenin bitmesinde sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabileceği, belirtilerek zımnen reddin dilekçe tarihinden itibaren 60 gün içerisinde cevap verilmezse gerçekleşeceği açıklanmıştır.
Dava konusu olayda ise, davacı şirket tarafından 22.02.2016 tarihli dilekçe ile geri verme talebinde bulunulduğu, İzmir Gümrük Müdürlüğünce 01.03.2016 tarihli yazı ile taleple ilgili kıymet araştırmasına gidildiği, kıymet araştırmasının bitmesini müteakip talebin 30 gün içinde karara bağlanacağının bildirildiği, davacı şirket tarafından bu cevabın zımni ret sayılması suretiyle 09.03.2016 tarihinde Ege Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü'ne itiraz edildiği görülmektedir. Olayda, 2577 Sayılı Kanununda zımni ret işleminin oluşması için belirtilen 60 günlük süre geçmediği gibi 4458 sayılı Gümrük Kanununun 6.maddesinin 2.fıkrasında belirtilen (İzmir Gümrük Müdürlüğünün cevap vermesi için) 30 günlük sürenin de geçmediği görülmektedir.
Bu durumda, olayda zımni ret işlemi oluşmadığından ve İzmir gümrük idaresince davacı şirket talebi ile ilgili olarak alınmış açık ret kararı da bulunmadığından, Ege Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğünce itirazın değerlendirmeye alınmaması yönünde verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığı, dolayısı ile Mahkeme kararının bozularak davanın reddi yönünde karar verilmesi gerektiği görüş ve düşüncesi ile çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)