(2577 S. K. m. 7, 10, 11, 15) (4688 S. K. m. 32, Geç. m. 14) (375 S. KHK Ek m. 15)
İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü görevlilerinin, İstanbul İl Özel İdaresi ile Bem-Bir-Sen Sendikası arasında imzalanan Sosyal Denge Sözleşmeleri'nden yararlanamayacağı yönündeki davalı idarenin 07/12/2012 tarih, 508 sayılı kararının, İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin 22/05/2014 tarihli, 2013/437 esas, 2014/1036 sayılı kararıyla iptal edildiğinden bahisle, İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünde görevli olan davacının, 2011 yılında imzalanan sözleşme uyarınca 01/06/2011-31/12/2011 tarihleri arasındaki dönem için ödenmeyen sosyal denge tazminatlarının tarafına ödenmesi talebiyle idareye yaptığı 11/03/2016 tarihli başvurunun zımnen reddine yönelik işlemin iptali ile ödenmeyen sosyal denge tazminatlarının yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılan davada; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15/1-b maddesi uyarınca davanın süreaşımı nedeniyle reddine ilişkin İstanbul 2. İdare Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 08/06/2016 tarih ve E:2016/993, K:2016/1239 sayılı karara, davacı tarafından; konuyla ilgili emsal kararların olduğu, mahkemenin ödenmeyen sosyal denge tazminatları yönünden davanın kabulü yönünde karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu iddialarıyla itiraz edilerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Üçüncü İdare Dava Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanuna 6545 sayılı Kanunun 27. maddesiyle eklenen geçici 8. maddenin 1. fıkrası uyarınca işin gereği görüşüldü:
Dava; İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü görevlilerinin, İstanbul İl Özel İdaresi ile Bem-Bir-Sen Sendikası arasında imzalanan Sosyal Denge Sözleşmeleri'nden yararlanamayacağı yönündeki davalı idarenin 07/12/2012 tarih, 508 sayılı kararının, İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin 22/05/2014 tarihli, 2013/437 esas, 2014/1036 sayılı kararıyla iptal edildiğinden bahisle, İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünde görevli olan davacının, 2011 yılında imzalanan sözleşme uyarınca 01/06/2011-31/12/2011 tarihleri arasındaki dönem için ödenmeyen sosyal denge tazminatlarının tarafına ödenmesi talebiyle idareye yaptığı 11/03/2016 tarihli başvurunun zımnen reddine yönelik işlemin iptali ile ödenmeyen sosyal denge tazminatlarının yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince, ".... 01/06/2011-31/12/2011 tarihleri arasındaki döneme ilişkin sosyal denge yardımı ödemelerinin ilgili her ayın 15'inde maaşlarla birlikte yapılması nedeniyle (süregelen etkiler doğurmayan bir işlemin icrası sebebiyle doğan zarar) 2011 haziran ayı ve devamındaki ayların 15'inde gerçekleşen eksik ödeme uygulamalarının gerçekleştiği tarihleri izleyen günden itibaren 2577 sayılı Yasanın 7. maddesi uyarınca altmış günlük dava açma süresi içinde doğrudan ya da aynı Yasanın 11. maddesine göre aynı süre içinde idareye başvurulması ve başvuru sonucuna göre 11. maddede belirtilen süreye ilişkin esaslar göz önünde bulundurularak dava açılması gerekirken, son uygulama (son istem) tarihinden (31/12/2011) itibaren 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca idari dava açma süresi geçirildikten sonra yapılan ve tüm ödememeden (icradan) doğan zararlar yönünden sona ermiş bulunan dava açma süresini yeniden başlatmayacağı da açık olan 11/03/2016 tarihli başvurunun zımnen reddi üzerine 25/05/2016 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı..." gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15/1-b maddesi uyarınca davanın süreaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
2577 sayılı Kanunun 10. maddesinde, ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabileceği belirtilerek; altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılması esası benimsenmiş ve ilgiliye altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde dava açma olanağı tanınmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü'nde görevli olan davacı tarafından, İstanbul İl Afet Acil Durum Müdürlüğü görevlilerinin İstanbul İl Özel İdaresi ile Bem-Bir-Sen Sendikası arasında imzalanan Sosyal Denge Sözleşmelerinden yararlanamayacağı yönünde tesis olunan 07.08.2012 tarih ve 508 İstanbul İl Genel Meclisi sayılı kararının İstanbul 4. İdare Mahkemesi Kararı ile iptal edildiğinden bahisle 2013 ve 2014 yılında imzalanan sözleşmelerin başlangıç tarihinden, 6525 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 27.02.2014 tarihine kadarki dönem için ödenmeyen sözleşme tazminatlarının tarafına ödenmesi istemiyle 30/12/2014 tarihinde idareye yaptığı başvurunun reddi üzerine açılan davada, İstanbul 10. İdare Mahkemesi'nin 30.11.2015 tarih ve E:2015/688, K:2015/2236 sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline ve davacıya ödenmeyen sözleşme tazminatlarının idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verildiği, davacı tarafından bu defa yetkili Sendika ile 14.06.2011 tarihinde yapılan Sosyal Denge Sözleşmesi uyarınca 2011 dönemi (01/06/2014-31/12/2011 tarihleri arasındaki dönem) için ödeme yapılması istemiyle 11.03.2016 tarihinde başvuruda bulunulduğu, bu başvurunun zımnen reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun, 11.4.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6289 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 32. maddesinde, "sosyal denge tazminatı"nın ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi durumunda, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılmasına olanak tanınmış; yine 6289 sayılı Kanunla 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen ek 15. maddede, belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebileceği belirtilerek, sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarının, 4688 sayılı Kanuna göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere, ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında yapılacak sözleşmeyle belirlenmesi esası benimsenmiş; böylece yerel idarelerde çalışanlara "sosyal denge tazminatı" adı altında ek ödeme yapılmasının hukuksal dayanağı sağlanmış ve bu parasal hakkın tutarının belirlenmesinin yöntemi açıklanmıştır.
Öte yandan yine 6289 sayılı Kanunla 4688 sayılı Kanuna eklenen geçici 14. maddede, "15.3.2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15. maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzeri adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir. Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32. madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31.12.2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32. madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32. madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32. madde hükümleri esas alınarak 31.12.2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz. Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, 15.3.2012 tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15. maddesi kapsamındaki idarelerde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali takibat ve yargılama yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır." kuralına yer verilmiştir.
Sözü edilen düzenlemeler dikkate alındığında, davacının 11/03/2016 tarihli başvurusunun, üyesi olduğu Sendika ile davalı idare arasında 14/06/2011 tarihinde imzalanıp, yürürlüğe konulan "Sosyal Denge Sözleşmesi"nin yürürlüğünü sürdürdüğü ve bu Sözleşme uyarınca 2011 yıllına ait sosyal denge tazminatının ödenmemesinin geçerli hukuki sebebinin kalmadığı, başka bir ifadeyle, 4688 sayılı Kanuna eklenen geçici 14. maddesiyle davalı idarenin bu ödemeleri yapmasına da dayanak sağlandığı iddialarıyla yapıldığının kabulü gerektiğinden sözü edilen başvurunun, daha sonra ilgili düzenlemelerde değişiklik sonunda ortaya çıkan hukuksal durumdan yararlanmak amacıyla 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında yapılmış bir başvuru olduğundan, bu başvurunun zımnen reddi üzerine açılan davanın süresi içinde açıldığı sonucuna ulaşılmakta olup, İdare Mahkemesi Hakimliğince davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacı itirazının kabulüne, İstanbul 2. İdare Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 08/06/2016 tarih ve E:2016/993, K:2016/1239 sayılı kararın bozulmasına, yukarıda belirtilen gerekçe dikkate alınarak yeniden bir karar verilmek üzere 2577 sayılı Yasa'nın 45/4. maddesi uyarınca dosyanın mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri mahkemesince yeniden verilecek kararla hüküm altına alınacağından bu konuda ayrıca hüküm kurulmasına gerek olmadığına, kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’ne karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)