(2709 S. K. m. 125) (2577 S. K. m. 2, 3, 5, 14, 17, 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Dava; Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nde genel müdür yardımcısı olarak görev yapan davacının aylıktan kesme cezası ile bu cezaya dayalı olarak anılan görevden alınarak başuzmanlığa atanmasına ilişkin işlemlere karşı açtığı davalarda verilen iptal kararları sonrası yeniden genel müdür yardımcısı olarak atanması üzerine genel müdür yardımcılığı görevinden alındığı 14.01.2004 tarihinden yaş haddinden başuzman unvanıyla emekliye ayrıldığı 05.07.2011 tarihine kadarki süreye ilişkin her iki kadro unvanı arasındaki parasal hakların tazmini amacıyla 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi olmak üzere 10.000,00 TL tazminatın davanın açıldığı 14.01.2004 tarihinden itibaren, başuzmanlığa atanması konusundaki yerel mahkemenin ilk ret kararı sonrasında tarafından icra yoluyla tahsil edilen avukatlık ücreti ile 457 TL icra masrafının ise 15.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Trabzon İdare Mahkemesi'nin 06.10.2016 gün ve E:2015/1496, K:2016/1214 sayılı kararıyla; davacının tazminat talebinin dayanağı olan yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulüne yönelik Trabzon İdare Mahkemesi'nin 21.05.2015 tarih ve E:2015/346, K:2015/794 sayılı kararının Danıştay 2. Dairesi'nin 17.08.2015 tarih ve E:2015/4977 sayılı kararıyla yürütmesinin durdurulduğu, davacının genel müdür yardımcılığından başuzmanlığa atanması sonrasında açılan davada davanın reddine yönelik olarak verilen Mahkeme kararında gerekçe olarak davacının 1/30 oranında aylıktan kesme cezası almasıyla birlikte soruşturma raporu ile getirilen teklif ve kurum içinde yapılan yeniden yapılandırma çalışmalarının da gerekçe gösterildiği göz önüne alındığında, atama işlemi yerinde olan davacıya davalı idarece ödenmesi gereken maddi veya manevi tazminat tutarı bulunmadığı, ayrıca; davacı süreç içerisinde ödediği 457,00 TL icra masrafı ve avukatlık vekalet ücretinin ödenmesini talep etmekte ise de, idare mahkemelerince bu yönde bir karar verilmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından; mahkemenin istinaf başvurusuna konu kararını henüz kesinleşmemiş bir karara dayandırdığı, tazminat talebinin dayanağının sadece başuzmanlığa atanmasına ilişkin dava olmadığı, adli yargıdaki ceza ve tazminat davası ile disiplin cezasına ilişkin davanın da bakılan davanın dayanaklarını ve sebebini oluşturduğu ileri sürülerek kararın istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı istinaf başvurusunun reddi ile istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi'nce dava dosyası 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi hükümleri doğrultusunda incelenerek ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17/2 maddesi uyarınca davacının duruşma talebi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 5. maddesinin 1. fıkrasında; her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı, ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık yada sebep sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği hüküm altına alınmış olup, aynı yasanın 14/3-g maddesinde, dilekçelerin ilk incelemesinin, "3 ve 5. maddelere uygun olup olmadığı" yönünden de yapılacağı düzenlenmiş, 15/1-d maddesinde ise, yasanın 14/3-g maddesinde yazılı halde otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçenin reddedileceği hükmüne yer verilmiştir.
Bakılan davada, davacının 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminat istemine dayanak oluşturan hususların genel müdür yardımcısı iken aylıktan kesme cezası nedeniyle atandığı başuzmanlık kadrosu ile yargı kararı gereği iade edildiği genel müdür yardımcılığı kadrosu arasındaki parasal haklar ile hakkında anılan disiplin cezasına dayanak oluşturan disiplin soruşturması ve adli yargıda açılan hukuk ve ceza davalarının haksız olduğu, bu davalar ve soruşturmalarda tarafına iftira atıldığı, şeref, haysiyet, saygınlık, itibar ve kişilik haklarının zarar gördüğü iddiasına dayandığı, icra yoluyla tahsil edilen avukatlık ücreti ve icra masrafı toplamı 457 TL'nin ise davacının başuzmanlık kadrosuna atanmasına ilişkin işleme karşı açtığı davada Trabzon İdare Mahkemesi'nce verilen davanın reddine ilişkin karar sonrası davalı idare lehine hükmedilen avukatlık ücretinin davacı tarafından ödenmemesi üzerine icra yoluyla tahsili için yapılan giderlere ilişkin olduğu görülmektedir.
Bu durumda, toplam 10.000,00 TL maddi ve manevi tazminat istemi ile yargı kararı ile hükmedilen ve icra yoluyla davacının maaşından kesinti yapmak suretiyle tahsil edilen avukatlık ücreti ve icra masrafı toplamı 457 TL arasında maddi ya da hukuki yönden bağlılık bulunmadığı gibi aralarında sebep-sonuç ilişkisi bulunmadığından anılan davaların ayrı ayrı dilekçelerle açılmak üzere 2577 sayılı Yasa’nın 5. maddesi uyarınca dilekçe ret kararı verilmesi gerekirken davanın esasına girilmek suretiyle verilen idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Diğer yandan, Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmış olup, dolayısıyla idari yargıda ancak idari bir eylem veya işlemden kaynaklanan zararların tazminine hükmedilebileceğinden, idarenin eylemi ya da işlemi sonucu ortaya çıkmayan icra takipleri sonucu oluşan masrafların bu kapsamda bulunmadığı da açıktır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Trabzon İdare Mahkemesi'nin 06.10.2016 günlü, E:2015/1496, K:2016/1214 sayılı kararın kaldırılmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Trabzon İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, mahkemesince yeniden verilecek kararda yargılama giderleri hüküm altına alınacağından bu haliyle yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca 13.02.2018 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)