(2577 S. K. m. 45) (4982 S. K. m. 5, 7, 21, 25, 27) (4688 S. K. m. 25) (Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik m. 12)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı sendika tarafından, Milli Eğitim Bakanlığı’na bilgi edinme kanunu kapsamında yapılan başvurunun kısmen reddine ilişkin 06/11/2015 tarih ve 11346088 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; davacı sendikanın yaptığı başvurunun 4 ve 5. sorularında istenilen verilerin, ayrı bir çalışma ve araştırmayı gerektirmesi, 1 inci sorununda mütalaa talepli olması karşısında, başvurunun bu kısımlarının reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak Ankara 4. İdare Mahkemesince verilen 30/05/2017 gün ve E:2016/1143, K:2017/1595 sayılı kararının kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenmek suretiyle kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesince 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, davacı sendika tarafından, Milli Eğitim Bakanlığı’na bilgi edinme kanunu kapsamında yapılan başvurunun kısmen reddine ilişkin 06/11/2015 tarih ve 11346088 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemek amacıyla yürürlüğe konulan 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu"nun “Bilgi Verme Yükümlülüğü” başlıklı 5. maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idari ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler. Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun “İstenecek Bilgi veya Belgenin Niteliği” başlıklı 7. maddesinde; "Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler. İstenen bilgi veya belge, başvurulan kurum ve kuruluştan başka bir yerde bulunuyorsa, başvuru dilekçesi bu kurum ve kuruluşa gönderilir ve durum ilgiliye yazılı olarak bildirilir." hükmüne, "Özel hayatın gizliliği" başlıklı 21. maddesinde; "Kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır. Kamu yararının gerektirdiği hâllerde, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir." hükmüne, “Kurum İçi Düzenlemeler” başlıklı 25. maddesinde; “Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır.” 27. maddesinde ise "Tavsiye ve mütalaa talepleri bu Kanun kapsamında değildir." hükmüne yer verilmiştir.
Diğer taraftan, anılan Kanuna dayanılarak çıkarılan ve 27.04.2014 tarih ve 25445 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esaslar ve Usuller Hakkında Yönetmeliğin "istenecek bilgi veya belgelerin niteliği" başlıklı 12. maddesinde; "Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar; ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurular ile tekemmül etmemiş bir işleme ilişkin bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler. Belli bir tarihte açıklanacağı, duyurulacağı önceden belirtilmiş olup, zamanından önce açıklanması halinde kamu yararını zedeleyecek veya kişisel menfaat temin etmek için kullanılabilecek bilgi veya belgeler, belirtilen tarihten önce açıklanamaz, erişimi sağlanamaz." hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Aralık 2014 ve sonrasında her ay periyodik olarak sözlü sınav yapıldığı ve sınava giren personelin sözlü sınav sonuçları yönetmelik gereği bir ay içerisinde açıklanması gerekirken neden dokuz ay sonrasında açıklandığı, yargı kararı sonucuna göre Bakanlık nezdinde kaç personelin sözlü sınava katıldığı ve kaç personelin başarılı olduğu, başarılı olan tüm personelin sendikalara göre sayısal olarak dağılımları konusunda bilgi talep edildiği, davalı idarece; yargı kararı sonucu 27/10/2015 tarihi itibarıyla 192 personelin sözlü sınava çağrıldığı, yargı karaları ile sözlü sınava katılıp başarılı olan personel sayısının 59 kişi olduğu şeklinde sendikanın sorduğu 2-3 nolu soruları cevaplandırdığı, diğer soruları ise Bilgi Edinme Kanununun 7 ve 27. maddeleri uyarınca reddedildiği, Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna yapılan itirazın da reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
10-28/02/2014 tarihleri arasında yapılan Şube Müdürlüğü Sınavına katılan aday öğretmenlerden başarısız olan adayların sendikalara göre dağılımı bilgisinin verilmemesinin bir gerekçesinin istenilen bilginin 4982 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca ayrı ve özel bir çalışma, araştırma, inceleme yada analiz gerektirecek türden bilgi olduğu ileri sürüldüğünden, öncelikle istenilen bilginin ayrı ve özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz gerektirecek türden bir bilgi olup olmadığının ortaya konulması gerekmektedir.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununun "üyelik ödentisi" başlıklı 25. maddesinde; "...Kamu işvereni, sendikaya üye olan ve üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerinin listesini her ayın son haftasında, işyerinde herkesin görebileceği yerde ve kurumsal düzeyde duyurulabilecek diğer araçlarla ilan eder..." düzenlemesine yer verilmiş olup, söz konusu hüküm gereği personelinin hangi sendikalara üye olduğunun idarenin bilgisi dahilinde olduğu ve her ay iş yerlerinde ilan edildiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, her ne kadar işlemin bir diğer gerekçesi olarak 4982 sayılı Kanun'un 21. maddesi ileri sürülebilir ise de; talep edilen bilginin "başarılı sayılan adayların sendikalara göre dağılımı" olduğu dolayısıyla bu bilginin kişilerin üyesi oldukları sendikaları ortaya koymayacağı bir başka deyişle kimin hangi sendikaya üye olduğu bilgisinin istenmediği, kaldı ki yukarıda da belirtildiği üzere sendikaya üye olan ve üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerinin listesinin her ay iş yerlerinde duyurularak ilan edildiği, bu durumda sendika üyelik bilgilerinin herkes tarafından bilinebilecek aleni nitelikte bilgiler olduğu anlaşıldığından, söz konusu bilgilerin özel hayatın gizliliği kapsamında değerlendirilemeyeceği açıktır.
Bu itibarla, söz konusu bilginin kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalara ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgiler kapsamında olmadığı, temin edilmesinin ayrı ve özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz gerektirmediği ve özel hayatın gizliliğine müdahale edilmesini gerektirecek türden olmadığı sonucuna varıldığından, 10-28/02/2014 tarihleri arasında gerçekleştirilmiş olan Şube Müdürlüğü sınavına katılanların sendikalara göre dağılımı hususunda istenen bilginin 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 7, ve 27. maddeleri uyarınca uygun bulunmamasına ilişkin 06/11/2015 tarih ve 11346088 sayılı işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf isteminin KABULÜ ile Ankara 4. İdare Mahkemesince verilen 30/05/2017 gün ve E:2016/1143, K:2017/1595 sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen dava konusu işlemin İPTALİNE, aşağıda dökümü yapılan Mahkeme aşamasına ait 104,70-TL, istinaf aşamasına ait 121,70-TL yargılama gideri ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 990,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın istinaf isteminde bulunana iadesine, dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak 31/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)