(2330 S. K. m. 1, 4) (2577 S. K. m. 14, 15, 45, 50) (5510 S. K. m. 47) (5434 S. K. m. 44)
İSTEMİN ÖZETİ: Davalı idare tarafından, Ankara 14. İdare Mahkemesince verilen 24.03.2017 tarih ve E:2016/1120; K:2017/1001 Sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 11. İdari Dava Dairesince dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR: Dava; Gaziantep Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nde polis memuru olarak görev yapmakta iken, 01.03.2013 tarihinde hizmet içi eğitim programı dahilinde toplumsal olaylara müdahale eğitimi esnasında kullanılan gaz el bombasının parçalanması sonucu yaralanarak vazife malulü olarak emekliye ayrılan davacının, vazife malullüğünün 2330 Sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi isteğiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 06.11.2015 tarihli işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; polis memurluğu görevini yürütürken asayişi ve güvenliği sağlamak amacıyla verilen toplumsal olaylara müdahale eğitimi esnasında yaralandığı anlaşılan davacının görevinin, 2330 Sayılı Kanunda ifade edilen anlamda iç güvenlik ve asayişle ilgili olduğunun kabulü gerektiği, davacıya 2330 Sayılı Kanun hükümleri dikkate alınarak aylık bağlanması gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından, İdare Mahkemesince verilen kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürerek, bozulmasına karar verilmesi istenilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Gaziantep Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmakta iken, 01.03.2013 tarihinde hizmet içi eğitim programı dahilinde toplumsal olaylara müdahale eğitimi esnasında, eğitimde kullanılan gaz el bombasının parçalanması sonucu yaralanarak vazife malulü olarak emekliye ayrılan davacının, vazife malullüğünün 2330 Sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi isteğiyle yaptığı başvurunun reddedildiği anlaşılmıştır.
2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun "Amaç" başlıklı 1.maddesinde;
"Bu kanunun amacı; barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men, takip ve tahkikle, trafik ve yol güvenliğini veya tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakillerini sağlamakla görevli olanların; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Teşkilatında bulunan patlayıcı maddelerin incelenmesi, muhafazası, nakli, imha edilmesi ve zararsız hâle getirilmesi işlemlerinde görevlendirilenlerin bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri veya engelli hâle gelmeleri halinde ödenecek nakdi tazminat ile birlikte bağlanacak aylığın ve bu yüzden yaralanmaları halinde ödenecek nakdi tazminatın esas ve yöntemlerinin düzenlenmesidir." hükmüne ,
"Aylık bağlanması " başlıklı 4.maddesinde;
"Madde 4 – Bu Kanun kapsamına girenlerden;
a-) Engelli hâle gelerek bağlı oldukları sosyal güvenlik mevzuatına göre emekliye sevk edilenlere görev malullüğü aylığı bağlanır.
b-) Emekli aylığı almakta iken engelli hâle gelenlerin almakta oldukları aylıkları görev malullüğü aylığına dönüştürülür.
c-) Ölenlerin kendilerine bağlanması gereken görev malullüğü aylığı, dul ve yetimlerine intikal ettirilir.
Bu madde gereğince ilgili sosyal güvenlik kurumlarınca kendi mevzuatlarına göre bağlanan aylıklar % 25 artırılarak ödenir.
d-)..." hükmüne yer verilmiştir.
2330 Sayılı Yasa, vazife malüllüğü bakımından 5434 Sayılı Kanun'un 44. ve 5510 Sayılı Kanun'un 47. maddesinde düzenlenen vazife malüllüklerine göre daha geniş haklar sağlayan özel bir kanundur.
Söz konusu Yasa kapsamında vazife malüllüğü hükümlerinden yararlanabilmek için, öncelikle 2330 Sayılı Kanun'un 1inci maddesinde belirtilen görevlerden biri ile görevlendirilmiş olmak ve malülliyetin bu görevden kaynaklanmış olması gereklidir.
Emniyet teşkilatı personelinin kendilerine tevdi edilecek emniyet ve asayişin, trafik ve yol güvenliğinin sağlanmasına yönelik görevleri başarı ile icra edebilmeleri için silahla atış konusunda eğitimli olmaları şart olup, bu asli ve olağan vazifeleri arasındadır. Bu nedenle, emniyet teşkilatı mensuplarının olağan görevlerinden kaynaklı malüllüklerinin 2330 Sayılı Kanun kapsamında değerlendirilerek, bu kanundaki vazife malüllüğüne ilişkin hükümlerinin uygulanması mümkün değildir.
Aksini kabul, emniyet teşkilatında görevli personelin bütün malüllüklerinin, hangi vazifeden kaynaklandığına ve nasıl meydana geldiğine bakılmaksızın, 2330 Sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi sonucunu doğurur ki, bu durum kanunun düzenleniş amacına aykırılık teşkil eder. Böyle bir kabulün, mülga 5434 Sayılı Kanun ile 5510 Sayılı Kanun'un vazife malüllüğüne ilişkin hükümlerini uygulanamaz hale getireceği açıktır.
Olayda, davacının Gaziantep Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmakta iken, 01.03.2013 tarihinde hizmet içi eğitim programı dahilinde toplumsal olaylara müdahale eğitimi esnasında eğitimde kullanılan gaz el bombasının parçalanması sonucu gözünden yaralandığı, toplumsal olaylara müdahale eğitiminin olağan bir vazife olduğu, 2330 Sayılı Kanun'un 1. maddesi kapsamında somut bir görevle görevlendirilmediği, dolayısyla emniyet teşkilatı mensuplarının olağan görevlerinden kaynaklanan malülliyetlerinin, 2330 Sayılı Kanun kapsamında değerlendirilerek, vazife malüliyetinin nitelik ve kapsamının genişletilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davacının toplumsal olaylara müdahale eğtimi kapsamında meydana gelen gaz el bombasının parçalanması sonucunda yaralanması olayının, 2330 Sayılı Kanunda belirtilen nedenlerden kaynaklanmadığı anlaşıldığından, bu Kanun kapsamında vazife malülü kabul edilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; davalı idarenin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Ankara 14. İdare Mahkemesince verilen 24.03.2017 gün ve E:2016/1120, K:2017/1001 Sayılı kararın KALDIRILMASINA, DAVANIN REDDİNE, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idarece istinaf aşamasında yapılan 39,00.-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.090,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, posta gideri avansından varsa artan miktarın istenilmesi halinde ilgili taraflara iadesine, 09.05.2018 tarihinde oybirliğiyle ve 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun değişik 45/6. maddesi uyarınca kesin olarak karar verildi. (¤¤)