(AİHS. m. 6) (2709 S. K. m. 11, 36) (6100 S. K. m. 334)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı ..... tarafından, Mersin İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yapan davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucu düzenlenen soruşturma raporuna istinaden, ……'nın sabit hattına organize suçlardan dolayı uygulanan tedbir kararı ile ilgili olarak birinci kez uzatma, ikinci kez uzatma ve üçüncü kez uzatma taleplerine dair evraklarda imzası bulunduğundan bahisle, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 8/7. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun 30.12.2015 tarih ve 2015/294 sayılı kararının ve bu kararın dayanağı olan Soruşturma Raporunun iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle açılan davada; davanın açılması sırasında peşin olarak ödenmesi gereken 58,40 TL (Başvuru Harcı:29,20 +Karar Harcı:29,20) harcın ve 120,00 TL posta ücretinin yatırılmadığı, eksikliğin giderilmesi amacıyla Mersin 1. İdare Mahkemesi'nce 01/09/2016 tarihli noksan posta ücreti tamamlatma yazısının yazıldığı, bu yazının 23/09/2016 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen ilgili eksikliğin otuz gün içinde giderilmediği, bunun üzerine söz konusu bildirimin 28/12/2016 tarihli sayılı yazı ile tekrar yapıldığı, ikinci bildirimin de aynı adreste 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21/2. maddesi uyarınca 01/02/2017 tarihinde tebliğ edilmesine karşın, bahse konu eksik posta ücreti ile harcın yasal süresi içerisinde Mersin 1. İdare Mahkemesi veznesine yatırılmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı Yasanın 6/4 üncü maddesinde öngörülen yöntem çerçevesinde harç ve posta ücreti hususundaki noksanlığı yasal süre içerisinde giderilmeyen davanın anılan madde uyarınca açılmamış sayılması yönünde verilen Mersin 1. İdare Mahkemesi'nin 28/03/2017 (kararda sehven 29.03.2017 yazılmıştır) gün ve E: 2016/796, K: 2017/557 sayılı kararının, davacı tarafından halen tutuklu olduğu, yargılama giderlerini karşılayacak bir geliri bulunmadığı adli yardım talebinin kabul edilmesi gerektiği ileri sürülerek mahkeme kararının kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma sunulmamıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü;
Her ne kadar Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 83. maddesinin 1.cümlesi, Anayasa Mahkemesi'nin 29/01/2016 tarih ve 29608 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 13/01/2016 tarih ve E: 2015/85, K: 2016/3 sayılı kararı ile iptali edilmiş ise de, 23/01/2017 tarih ve 29957 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçiş Hükümleri başlığı altındaki Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre re'sen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezalarının bu kanun Hükmünde Kararname Hükümlerine göre verilmiş addolunacağının hükme bağlandığı ve dava konusu disiplin cezasının, 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede de yer aldığı dikkate alındığında, dava konusu işlemin yasal dayanağı bulunduğu anlaşılmakla uyuşmazlığın esasına geçildi:
Dava; Davacı ..... tarafından, Mersin İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yapan davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucu düzenlenen soruşturma raporuna istinaden, .......'nın sabit hattına organize suçlardan dolayı uygulanan tedbir kararı ile ilgili olarak birinci kez uzatma, ikinci kez uzatma ve üçüncü kez uzatma taleplerine dair evraklarda imzası bulunduğundan bahisle, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 8/7. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun 30.12.2015 tarih ve 2015/294 sayılı kararının ve bu kararın dayanağı olan Soruşturma Raporunun iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Kişinin Hakları ve Ödevleri" başlıklı II. Bölümünün, "Hak Arama Hürriyeti" kenar başlıklı 36 ncı maddesinde; herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma haklarına sahip olduğu hükmüne yer verilmiştir. Adil Yargılanma Hakkı; İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Sözleşme'nin "Haklar ve Özgürlükler" başlıklı bölümünün 6 ncı maddesinde; "herkes, davasının yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir." şeklinde ifade edilmiştir.
İdari davanın açılması aşamasında, davanın görülebilmesi için istenilen harç ile posta ücretinin davacı tarafından karşılanması gerekmekte olup, yargılama giderlerini karşılayamayacak durumda olanlara ilişkin olarak geliştirilen adli yardım kurumu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 2577 sayılı Kanunu'nun 31 inci maddesinin 1 inci fıkrasında ise, adli yardım hallerinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ''Adli Yardımdan Yararlanacaklar'' başlıklı 334. maddesinin 1. fıkrasında; kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimselerin, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilecekleri, ''Adli yardım talebinin incelenmesi'' başlıklı 337. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesinde ise; adli yardım talebi reddedilirse, ödeme gücünde sonradan gerçekleşen ciddi bir azalmaya dayanılarak tekrar talepte bulunulabileceği hüküm altına alınmıştır.
Yine uygulamada davacıların adli yardım istemlerinin kabul edilmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine dair Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına da yansıyan bir durum olup; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında bu husus aşağıdaki gibi ifade edilmiştir.
"Devlet tarafından düzenleme gerektiğini, “Medeni hak ve yükümlülükleri” ile ilgili nizalar konusunda karar verilmesi için davacılara mahkemeye erişim hakkını garanti eden AİHS’nin 6/1. maddesinin, Devlet’e bu amaca yönelik olarak başvurulacak yollara ilişkin seçme özgürlüğü verdiğini; ancak, Sözleşme’ye taraf olan Devletler bu açıdan belli ölçüde bir takdir hakkına sahip olsalar da AİHS şartlarıyla uyuma ilişkin son kararın AİHM tarafından verileceğini ifade etmiştir. Buna göre, mahkemeye erişime ilişkin getirilen bir kısıtlama meşru bir amaç gütmediği ve ulaşılması istenen meşru amaçla başvurulan yollar arasında makul bir orantı ilişkisi olmadığı sürece, 6/1. madde ile uyumlu olmayacaktır. AİHM içtihadına göre, adaletin adil bir şekilde işlemesi davacı menfaatine mali sınırlama getirilebilir. AİHM, geçmişte, hakkında karar vermeleri istenen iddialar ile bağlantılı olarak hukuk mahkemelerine ücret ödeme şartının, AİHS’nin 6/1. maddesine aykırı olarak mahkemeye erişim hakkına kısıtlama olarak değerlendirilemeyeceği kararını vermiştir. Örnek bir davanın özel şartları (başvuranın ödeyebilme kapasitesi de dahil) ışığında değerlendirilen ücret miktarı ve kısıtlamanın getirildiği dava aşaması, bir kişinin erişim hakkına sahip olup olmadığını ve “bir mahkeme tarafından davasının” görülüp görülmediğini değerlendirmede önemli faktörlerdir. Bu davada, AİHM, başvuranlara koşulan mahkeme masraflarını ödeme şartının mahkemeye erişim haklarına aykırı bir kısıtlama oluşturup oluşturmadığı konusunda karar vermelidir (Mehmet ve Suna Yiğit/Türkiye Davası, Başvuru No: 52658/99; Serin/Türkiye Davası, Başvuru No: 18404/04; Eyüp Akdeniz/Türkiye Davası, Başvuru No: 11011/05) şeklindedir.
Mersin 1. İdare Mahkemesince; davacının adli yardımdan yararlanma isteminin 23/08/2016 tarihli kararı ile reddi üzerine posta ücreti ile harç noksanlığının otuz gün içinde tamamlanması gerektiği hususunun davacıya 23/09/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, 2 kez posta ücreti ile harç noksanlığının otuz gün içinde tamamlanması gerektiği, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği yolundaki yazının davacıya 01/02/2017 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, harç ve posta ücretinin süresi içerisinde tamamlanmaması nedeniyle 2577 sayılı Yasanın 6/4. madde hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Bakılan davada, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden davacının meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesine karar verildiği ve halen Osmaniye 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza evinde tutuklu olduğu, davacının eşinin de ücretsiz izinli olduğu ve çalışmadığı, bu haliyle davacının yargılama harçlarını ve giderlerini karşılayacak geliri olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, davacının Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 8/7. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılması kanaati bildirilmişse de disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığından bahisle dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına ilişkin isteminin idare mahkemesince incelenip irdelenmesi gereken nitelikte bulunması ve adli yardım talebinin kabulü için gerekli olan fakirlik şartının gerçekleştiğinin de dava dilekçesi ve eklerinden anlaşılması karşısında, davacının adli yardım talebinin kabulü ile işin esası yönünden karar verilmesi gerekirken, adli yardım isteminin reddi ile sonrasında davanın açılmamış sayılmasına ilişkin mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne itiraza konu Mersin 1. İdare Mahkemesi'nin 28/03/2017 (kararda sehven 29.03.2017 yazılmıştır) gün ve E: 2016/796, K: 2017/557 sayılı kararının kaldırılmasına, davacı adli yardım talebinin kabul edilerek işin esası hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine, yargılama giderlerinin yeniden verilecek karar sonucuna ve haklılık durumuna göre mahkemesince gözetilmesine, 02/06/2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)