(2577 S. K. m. 45) (2886 S. K. m. 75) (6100 S. K. m. 266)
İSTEMİN ÖZETİ: İzmir İli, Çeşme İlçesi, …… Köyünde bulunan, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazı fuzulen işgal ettikleri gerekçesiyle davacılar adına 25.789,61-TL ecrimisil tahakkuk ettirilmesine ilişkin 16.12.2013 tarih ve 3991 sayılı ecrimisil ihbarnamesi ile bu ihbarnameye yapılan itirazın reddine ilişkin 09.01.2014 tarih ve 150 sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davada; dava konusu taşınmazın 53.005,28 metrekaresinin 01.01.2009-31.12.2013 tarihleri arasında zeytin dikmek ve yetiştirmek suretiyle işgal edildiğinin 13.12.2013 tarihinde mahallinde yapılan inceleme sonucu tespit edilmesi nedeniyle 16.12.2013 tarih ve 3991 sayılı ecrimisil ihbarnamesi ile davacılar adına 25.789,61-TL ecrimisil tahakkuk ettirildiği, bu ihbarnameye davacılar tarafından 06.01.2014 tarihinde yapılan itirazın 09.01.2014 tarih ve 150 sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesi ile reddi üzerine, bakılan davanın açıldığı, uyuşmazlık konusu olayda, işgal edildiği belirtilen alanın ve ecrimisile esas birim değerinin, taşınmazın kullanım şekli, bu kullanım nedeniyle elde edilen gelir veya sağlanan menfaat ve emsal taşınmazların değerleri göz önünde bulundurulmak suretiyle tespiti için Mahkeme Hakimliğinin 13.05.2016 tarihli ara kararı gereğince 04.11.2016 tarihinde mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 14.12.2016 tarihli bilirkişi raporunda özetle; uyuşmazlığa konu yerin davacılar tarafından kullanılmadan önce cebel arazi vasfında olduğu, üzerinde doğal bitki örtüsünü oluşturan delice cinsi zeytin/ot/çalı tarzında muhteviyatın kendiliğinden yetişmiş olduğu, davacıların işgalinden sonra 53.005,28 m²'lik taşınmazın zeytinlik ve bağ yapılmak suretiyle ekonomik anlamda tarımsal üretimin yapıldığı ve davacıların söz konusu taşınmaz ile bünyesine artı bir katkı sağladığı, emsal taşınmazın davanın ecrimisil başlangıç tarihi olan 01/01/2009 tarihindeki birim bedeli 0,05TL/m²/yıl olup emsal taşınmaz ile dava konusu taşınmazın …. Köyünde yer aldığı, her ikisinde de tarımsal üretimin yapılmakta olduğu, birbirine göre üstün ve eksik yönleri ile birlikte değerlendirildiğinde somut emsal niteliği taşıdığı kanaatine varıldığı, idarenin ecrimisil bedelini 01/01/2009-13/12/2013 tarihleri arasında 4 yıl, 11 ay, 13 gün olarak belirlemiş olup, buna göre yapılan hesaplamada; 01/01/2009-31/12/2009 tarihleri arasındaki dönemde 2.650,26-TL; 01/01/2010-31/12/2010 tarihleri arasındaki dönemde2.809,27-TL; 01/01/2011-31/12/2011 tarihleri arasındaki dönemde 3.074,31-TL; 01/01/2012-31/12/2012 tarihleri arasındaki dönemde 3.392,34-TLve 01/01/2013-13/12/2013 tarihleri arasındaki dönemde 3.265,99-TLolmak üzere 01.01.2009-31.12.2013 arasındaki dönem için uyuşmazlık konusu kısımda oluşabilecek ecrimisil bedelinin toplam 15.192,17-TL olması gerektiği yönünde görüş ve kanaat belirtildiği, taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna taraflarca yapılan itirazların, rapordaki ayrıntılı açıklama ve tespitler karşısında yerinde görülmeyerek, raporun Mahkemece hükme esas alınabilecek yeterlik ve nitelikte bulunduğu, diğer yandan, davacılar tarafından uyuşmazlık konusu taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle mülkiyetinin devri için babaları …… adına Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldığı belirtilerek, ecrimisil istenilemeyeceği ileri sürülmüşse de, ecrimisile konu taşınmaz halihazırda Devletin hüküm ve tasarrufu altında bir taşınmaz olup, davacılar adına tescil edilinceye kadar uyuşmazlık konusu taşınmazda tasarrufta bulunma hak ve yetkisi Devlete ait olduğundan, davalı idarece ecrimisil istenebileceğinin açık olduğu, bu durumda; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile mahallinde yapılan keşif sonucu bilirkişilerce hazırlanan raporunun birlikte değerlendirilmesinden, davacılardan, uyuşmazlık konusu taşınmazı zeytin ve bağ yetiştirmek suretiyle işgalinden dolayı istenebilecek ecrimisil tutarının 15.192,17-TL olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu ihbarnamelerin 15.192,17-TL’lik kısmında hukuka aykırılık, bu tutarı aşan 10.597,44-TL’lik kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemlerin 10.597,44-TL’lik kısmının iptali, 15.192,17-TL’lik kısmı yönünden davanın reddi yolunda İzmir 4. İdare Mahkemesi Hakimliğince verilen 31/01/2017 tarih, E:2014/261, K:2017/166 sayılı kararın; davacılar tarafından, redde ilişkin kısmının, dava konusu yere ilişkin zilyetlik ve kazandırıcı zaman aşımı ve imar ihya nedenine dayalı olarak murislerince dava açıldığı ve murislerinin ölümü üzerine kendilerinin davaya dahil oldukları, bu davanın sonucu beklenmeksizin ecrimisil tahakkuk ettirilmesinin mağduriyetlerine yol açacağı ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması, davalı idare tarafından ise, idarelerince tahakkuk ettirilen ecrimisil bedelinde hukuka aykırı bir durum bulunmadığı, davacı tarafın istinaf isteminin reddi ve davanın 15.192,17-TL'lik ecrimisile yönelik davanın reddi kısmının onanması, 10.597,44-TL'lik ecrimisilin iptaline yönelik kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
DAVALI İDARENİN SAVUNMASININ ÖZETİ: İdarelerince tahakkuk ettirilen ecrimisil bedelinde hukuka aykırı bir durum bulunmadığı, davanın 15.192,17-TL'lik ecrimisile yönelik davanın reddi kısmının onanması gerektiği ileri sürülerek, davacıların istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesince; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "2. İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir.
...
4. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir.
...
6. Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." kurallarına yer verilmiş; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde Bölge İdare Mahkemelerinin kararlarının tebliğini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay’da temyiz edilebileceği öngörüldükten sonra temyize tabi kararlarının hangileri olduğu sayma yoluyla sınırlanarak belirlenmiş, "temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinde,"1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;
a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar.
b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar.
2. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;
a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması, sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozar.
3. Kararların kısmen onanması ve kısmen bozulması hâllerinde kesinleşen kısım Danıştay kararında belirtilir...." kuralına yer verilmiştir.
Dava, İzmir İli, Çeşme İlçesi, ….. Köyünde bulunan, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazı fuzulen işgal ettikleri gerekçesiyle davacılar adına 25.789,61-TL ecrimisil tahakkuk ettirilmesine ilişkin 16.12.2013 tarih ve 3991 sayılı ecrimisil ihbarnamesi ile bu ihbarnameye yapılan itirazın reddine ilişkin 09.01.2014 tarih ve 150 sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açılmış, Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınabilecek nitelikte bulunarak rapordaki saptamalara göre ecrimisilin 10.597,44-TL'lik kısmının iptaline, 15.192,17-TL'lik kısmı yönünden davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesinin 1. fıkrasında; Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların, gerçek veya tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanun'un 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, 13 üncü maddesinde gösterilen komisyonca takdir ve tespit edilecek ecrimisilin isteneceği, ecrimisilin talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olmasının gerekmediği ve fuzuli şagilin kusurunun aranmayacağı hükmü yer almaktadır.
19.06.2007 günlü, 26557 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01.07.2007 günü yürürlüğe giren Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in "tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, "Ecrimisil: Hazine taşınmazının, İdarenin izni dışında gerçek veya tüzel kişilerce işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle, İdarenin bir zarara uğrayıp uğramadığına veya işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın idarece talep edilen tazminattır.", (e) bendinde, "Fuzuli şagil (İşgalci): Kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, Hazine taşınmazının zilyetliğini, yetkili İdarenin izni dışında eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişileri" ifade edeceği belirtilmiş, yönetmeliğin "Tespit" başlıklı 84. maddesinde, "(1) Hazine taşınmazlarından kiraya verilen, irtifak hakkı kurulan veya kullanma izni verilenlerin dışında kalanların fiilî durumları, İdarece hazırlanan program dâhilinde mahallinde tespit edilir... Tespitten önceki sürelere ait işgal ve tasarruflar sebebiyle ecrimisil takip ve tahsilatı yapılarak bu taşınmazlar denetim ve idare altına alınır.
(2) Taşınmazın mahallinde düzenlenecek Taşınmaz Tespit Tutanağında (Ek-8); işgalin başlangıç tarihi, taşınmazın işgale veya kullanıma konu olan yüz ölçümü, işgalcileri, kullanım amacı, ecrimisil takdirinde yararlanılabilecek bilgiler ile bilinmesinde yarar görülen diğer bilgilere yer verilir."; "Ecrimisilin tespit ve takdir edilmesi" başlıklı 85. maddesinde, "(1) Hazine taşınmazlarının kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde, tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde "Taşınmaz Tespit Tutanağı"na (Ek-8) dayanılarak, tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere bedel tespit komisyonunca ecrimisil tespit ve takdir edilir. (2) Ecrimisilin tespit ve takdirinde; İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına ve işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu ile işgalden dolayı varsa elde ettiği gelir, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurlar göz önünde bulundurulur. İşgalin şekli, Hazine taşınmazının konumu ve taşınmazdan elde edilen gelir gibi unsurlar itibarıyla asgari ecrimisil tutarlarını belirlemeye Bakanlık yetkilidir..." hükmüne yer verilmiştir.
Diğer yandan; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde; hakimin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği; 279. maddesinin 4. Fıkrasında, bilirkişinin; raporunda ... hakim tarafından yapılması gereken hukuki niteleme ve değerlendirmelerde bulunulamayacağı; 282. maddesinde, hakimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği kurala bağlanmıştır.
Uyuşmazlıkta ise, Dairemizce de keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınabilecek nitelikte bulunmuş olmakla birlikte Yİ-ÜFE verileri esas alınarak yapılan güncellemelerin yeniden değerleme oranları esas alınarak yapılması gerektiğinden, bu doğrultuda yapılan hesaplamaya göre; 01.01.2009-31.12.2009 dönemi için 2.650,26-TL, 01.01.2010-31.12.2010 dönemi için 2.708,56-TL, 01.01.2011-31.12.2011 dönemi için 2.917,11-TL, 01.01.2012-31.12.2012 dönemi için 3.216,40-TL, 01.01.2013-13.12.2013 dönemi için (346 gün) 3.287,00-TL olmak üzere toplam 14.779,33-TL olarak hesaplanması gerektiğinden başvuruya konu kararın bu tutara ilişkin kısmında hukuka aykırılık, aşan kısmında ise hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, 25.789,61-TL'lik ecrimisil tahakkukunun 10.597,44-TL’lik kısmının iptali, 15.192,17-TL’lik kısmı yönünden davanın reddi yolunda İzmir 4. İdare Mahkemesi Hakimliğince verilen 31/01/2017 tarih, E:2014/261, K:2017/166 sayılı kararın iptale ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davanın redde ilişkin kısmına yönelik davacıların istinaf başvurusunun 14.779,33-TL'lik kısmının reddine, 412,84-TL'lik kısmının kabulüne, kararın redde ilişkin bölümünün 412,84-TL'lik kısmının kaldırılmasına, kaldırılan kısım yönünden dava konusu işlemlerin iptaline, davacı vekili için ilk aşamada verilen avukatlık ücreti yönünden mükerrerlik oluşturmamak üzere Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.090,00-TL avukatlık ücreti ile davacılar tarafından karşılanan ve aşağıda ayrıntısı gösterilen dava yargılama giderleri ile istinaf yargılama giderleri toplamı olan 2.011,00-TL yargılama giderinin haklılık durumu dikkate alınarak takdiren 573,00-TL'lik kısmının davalı idare tarafından davacılara ödenmesine, 1.438,00-TL'lik kısmının davacılar üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından karşılanan ve aşağıda ayrıntısı gösterilen 26,50-TL'lik istinaf yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, davacılardan fazladan alınan 31,40-TL karar harcının istemi halinde davacılara iadesine, yatırılan posta gideri avanslarından artan tutarların Mahkemesince yatıranlara iadesine, 01/03/2018 tarihinde, oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)