İSTEMİN ÖZETİ: Sermaye Piyasası Kurulunda uzman yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, mali ve sosyal haklarının davalı Kurulda 15.01.2012 tarihinden önce göreve başlayan uzman yardımcıları ile eşitlenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 01/03/2016 tarihli ve E.203 sayılı işlemin iptali ile göreve başladığı tarihten itibaren yoksun kalınan tüm mali, sosyal hak ve yardımların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; Anayasa Mahkemesi'nce alınan 03/12/2015 tarihli ve E:2015/101, K:2015/111 sayılı kararla; dayanağı 6223 sayılı Yetki Kanunu'na aykırı olarak mevcut veya yeni ihdas edilen ya da bir başka bakanlıkla birleştirilen bakanlıkların görev, yetki, teşkilat ve kadrolarının düzenlenmesiyle bağlantılı ve bunların zorunlu sonucu olmaksızın doğrudan mali haklara ilişkin bir düzenleme yapıldığı gerekçesiyle; 27.6.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye, 11.10.2011 tarihli ve 666 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. maddesiyle eklenen ek 11. maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ".uzman." ibarelerinin Anayasa'nın 91. maddesine aykırı olduğuna ve iptallerine ve bu iptal nedeniyle uygulanma olanağı kalmayan, aynı bentte yer alan, bu ibarelerden önce ve sonra gelen ".ile . unvanlı meslek personeline,." ve ".unvanlı meslek personeli için Başbakanlık uzmanlarına." ibarelerinin de 6216 sayılı Kanun'un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptallerine karar verildiğinden, “uzman” tanımı kapsamında bulunan “uzman yardımcısı” kadrosunda çalışan davacının parasal ve özlük haklarının hesaplanmasına dayanak alınan 27.6.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye, 11.10.2011 tarihli ve 666 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. maddesiyle eklenen ek 11. maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "uzman" ibareleri Anayasa Mahkemesi kararıyla Anayasaya aykırı bulunarak iptal edildiğinden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı; davanın, eksik ödenen tutarların davacının işe başladığı 16/05/2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tazmini istemine gelince; 16/05/2013 tarihinde Uzman Yardımcısı olarak göreve başlayan davacı 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin yürürlüğe girdiği 15/01/2012 tarihinden önce göreve başlayan uzman yardımcılarıyla bu tarihten sonra göreve başlayanlar arasında parasal hakları bakımından farklılık doğduğundan bahisle, aynı hukuki statüde bulunmaları ve aynı görevi yapmaları nedeniyle parasal ve özlük haklarının eşitlenmesi yolunda 02/02/2016 tarihli dilekçesiyle idareye başvurduğu, idarenin başvuruyu 01/03/2016 tarihli ve E.203 sayılı işlemle reddi üzerine 18/04/2016 tarihinde bu dava açıldığına göre kendisine dava tarihinden geriye doğru 120 günlük ve başvuru tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içinde kalan ilk uygulama tarihi olan 04/12/2015 tarihinden itibaren eksik ödenen tutarların başvuru tarihi olan 02/02/2016 gününden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerekmekte olup; bundan önceye ilişkin taleplerin ise süre aşımına uğradığından dolayı reddi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile davacıya 04/12/2015 tarihinden itibaren eksik ödenen aylık ve özlük haklarının idareye başvuru tarihi olan 02/02/2016 gününden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini, davanın 04/12/2015 tarihinden önceki aylık ve özlük haklarının tazminine yönelik kısmının ise süre aşımı yönünden reddi yolunda İstanbul 13. İdare Mahkemesi'nce verilen 21.04.2017 günlü, E:2016/602, K:2017/706 sayılı kararın; usule ve hukuka aykırı olduğu, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 11 inci maddesinin birinci fıkrasının Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilen (b) bendinin 6704 sayılı Kanun"un 30. maddesi ile aynen kabul edildiği ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının geriye yürümeyeceğinden bahisle istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdare Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava, Sermaye Piyasası Kurulunda uzman yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, mali ve sosyal haklarının davalı Kurulda 15.01.2012 tarihinden önce göreve başlayan uzman yardımcıları ile eşitlenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 01/03/2016 tarihli ve E.203 sayılı işlemin iptali ile göreve başladığı tarihten itibaren yoksun kalınan tüm mali, sosyal hak ve yardımların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun "Kurul personelinin statüsü" başlıklı 26. maddesinde, Kurul hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin Kurulca devamlı görev yapmak üzere atanan memurlar eliyle yürütüleceği; "ücret ve mali hükümler" başlıklı 28. maddesinin birinci fıkrasında, Kurul Başkan ve üyelerinin aylık ücretleri, en yüksek Devlet memurunun her türlü ödemeler dahil ücretlerini geçmemek üzere, ilgili Bakanın, önerisi üzerine Bakanlar Kurulunca belirleneceği; ikinci fıkrasında, Kurul personelinin ücret ve diğer malî haklarının Kurul üyeleri için tespit edilen miktarı geçmemek üzere belirleneceği; üçüncü fıkrasında, Kurul memurları ve sözleşme ile çalıştırılacak personelin kadroları ve ücretlerine ilişkin esasların, Kurulun önerisi ve ilgili Bakanın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca tespit olunacağı kuralına yer verilmiş iken, 30.12.2012 tarih ve 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun "Kurul personeli" başlıklı 127. maddesinde, bu Kanun ve ilgili mevzuat ile Kurula verilen görevlerin gerektirdiği sürekli görev ve hizmetlerin, meslek personeli, Kurul başkanlık danışmanları ile ekli (1) sayılı listede yer alan diğer kadrolarda görev yapan personelden oluşan Kurul personeli eliyle yürütüleceği, Kurul personelinin bu Kanun'la düzenlenen hususlar dışında 657 sayılı Kanun'a tabi olduğu; "ücretler, mali ve sosyal haklar" başlıklı 131. maddesinde, Kurul Başkan ve üyeleri ile Kurul personeline 27.06.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin ek 11. maddesi uyarınca belirlenmiş emsali personele mali ve sosyal haklar kapsamında yapılan ödemelerin aynı usul ve esaslar çerçevesinde ödeneceği, Kurul Başkan ve üyeleri ile Kurul personelinin emeklilik hakları bakımından da emsali olarak belirlenen personel ile denk kabul edileceği; "Kurul Başkan ve üyeleri ile Kurul personeline ilişkin geçiş hükümleri" başlıklı geçici 7. maddesinin ikinci fıkrasında, 15.01.2012 tarihinde Kurul kadrolarında bulunan personel hakkında, anılan tarihten önce yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 10. maddesi hükümleri de dikkate alınmak suretiyle uygulanmasına devam olunacağı düzenlemelerine yer verilmiştir.
02.11.2011 tarih ve 28103 Mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Ek 11. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde, 5018 sayılı Kanun'a ekli (III) sayılı Cetvelde sayılan düzenleyici ve denetleyici kurumların kadro ve pozisyonlarına ilk defa veya yeniden atanan kurul başkanı, kurul üyesi ve başkan yardımcısı ile murakıp ve uzman unvanlı meslek personeline, ilgili mevzuatı uyarınca ödenen her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla çalışma ücreti, kâr payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer ödemeler ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdi ödemelerin bir aylık toplam net tutarının; kurul başkanı için bakanlık müsteşarı, kurul üyesi için bakanlık müsteşar yardımcısı, başkan yardımcısı için bakanlık genel müdürü, murakıp ve uzman unvanlı meslek personeli için Başbakanlık uzmanlarına mevzuatında kadrosuna bağlı olarak mali haklar ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılması öngörülen ödemelerin bir aylık toplam net tutarını geçemeyeceği ve bunların, emeklilik hakları bakımından da emsali olarak belirlenen personel ile denk kabul edileceği kurala bağlanmıştır.
Yukarıda yer verilen yasal düzenlemelerden, Sermaye Piyasası Kurulunda 15.01.2012 tarihinden önce göreve başlayan Kurul personelinin ücret ile diğer mali haklarının 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname yürürlüğe girmeden önce mülga Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca Kurul üyeleri için tespit edilen miktarı geçmemek üzere belirlendiği, bu tarihten sonra göreve başlayan personelin ise mali haklarının 30.12.2012 tarih ve 28513 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun göndermede bulunduğu 375 sayılı KHK uyarınca ödendiği anlaşılmaktadır.
Anayasa Mahkemesinin 16.12.2015 tarihli ve 29564 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 03.12.2015 tarihli ve E:2015/101, K:2015/111 sayılı kararıyla, 11.10.2011 tarihli ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Ek 11. maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "...uzman..." ibarelerinin ve "...uzman..." ibarelerinin iptalleri nedeniyle uygulanma olanağı kalmayan, bu ibarelerden önce ve sonra gelen "...ile...unvanlı meslek personeline,..." ve "...unvanlı meslek personeli için Başbakanlık uzmanlarına..." ibareleri, 6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamında olmadığı gerekçesiyle iptal edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; mülga 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile Kurum personelinin mali ve sosyal hakları düzenlenmiş iken 15.01.2012 tarihinde yürürlüğe giren 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen ek 11. maddesi ve 30.12.2012 tarih ve 28513 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile mali ve sosyal haklara ilişkin olarak yeniden düzenleme yapıldığı, 15.01.2012 tarihinden sonra göreve başlayanların mali ve sosyal haklarının bu düzenlemelere göre belirlendiği, 15.01.2012 tarihinden sonra uzman yardımcısı olarak göreve başlayan davacının anılan tarihten önce uzman yardımcısı kadrosuna atananlarla, kadro, görev, unvan ve sorumluluklarının aynı olmasına karşın mali ve sosyal haklarının çok düşük olarak belirlendiğinden bahisle, mali ve sosyal haklarla ilgili eşitliğin sağlanması talebiyle davalı idareye yaptığı başvurunun reddi üzerine bakılan davanın açıldığı, mali ve sosyal haklarının belirlendiği 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin ek 11. maddesinin (b) bendinde yer alan uzman ibarelerinin de Anayasa Mahkemesinin kararıyla iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Olayda, davacının tabi olduğu maaş rejiminin dayanağı olan ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Ek 11. maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ibareler Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olmakla birlikte, 26.4.2016 tarihli ve 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı "65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik yapılması Hakkında Kanun"un 30. maddesi ile iptal edilen Ek 11. maddenin birinci fıkrasının (b) bendindeki düzenleme yeniden yasal hale getirilmiştir.
Bu durumda, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı nedeniyle dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibariyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 11. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi yürürlükte bulunmamakla birlikte, Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenlenmesinin zorunlu olması, iptal kararının, 15.01.2012 tarihinden sonra göreve başlayanların mali ve sosyal haklarının, 15.01.2012 tarihinde Kurum kadrolarında bulunan personel hakkında uygulanması öngörülen ve anılan tarihten önce yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre ödenmesi zorunluluğu getirdiğinden söz edilememesi ve iptal kararı nedeniyle oluşan kanun boşluğunun yasama organı tarafından giderilmiş olması karşısında, Sermaye Piyasası Kurulunda 15.1.2012 tarihinden sonra uzman yardımcısı olarak göreve başlayan davacının mali haklarının, bu tarihten önce işe başlayan aynı unvan ve görevdeki kişilerle eşitlenmesi hukuken olanaklı olmadığından, adı geçenin bu yöndeki başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Dolayısıyla, dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun tespit edilmesi nedeniyle davacının tazmini gereken bir zararının varlığından da söz edilememektedir.
Bu itibarla, davanın reddi gerekirken, işlemin iptali ve tazminat isteminin kısmen kabulü yolunda verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İstanbul 13. İdare Mahkemesi'nce verilen 21.04.2017 günlü, E:2016/602, K:2017/706 sayılı kararın iptal ve kabule ilişkin kısımlarının kaldırılmasına, bu kısımlar yönünden davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan 190,40.-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 162,40.-TL istinaf giderinin ve kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 990,00.-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, dava ve istinaf gideri için tahsil edilen paranın kullanılmayan kısmının ilgilisine iade edilmesine, 20/10/2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)