(2330 S. K. m. 6)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, İnkumu Jandarma Komutanlığı'nda Asayiş Tim Komutanı olarak görev yaptığı dönemde görev alanlarında bulunan …. Otel önünde 30.07.2014 tarihinde yaşanan kavga olayına müdahale esnasında kavga edenlerden …. isimli kişinin hakaret ve sol ayak kaval kemiğine tekme atması sonucu yaralanması ve bunun neticesinde %5 özürlü hale geldiği, çalışma gücünü kaybettiği ve maaşında azalma olduğundan bahisle kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince efor kaybı olarak 1.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 21.000,00-TL tazminatın tarafına ödenmesi istemiyle açılan davada; davacının yaralanma olayı sonrası aktif uzman jandarma görevini sürdürdüğü, atamasının aynı belediye sınırları içerisinde bulunan merkez ilçe jandarma komutanlığı cezaevi jandarma komutanlık emrine yapıldığı, maaşından herhangi bir kesinti olmadığı da dikkate alındığında davacıya meslekte kazanma gücü kaybı oranına göre efor tazminatı ödenmesine olanak bulunmadığı, davacının görevi esnasında maruz kaldığı saldırı neticesinde yaralandığı sol dizinde hasar oluştuğu ve %5 özürlü olarak belirlendiği, bu bakımdan olayın meydana geliş şekli, olay nedeniyle davacının efor gerektiren işlerde çalıştırılamayacağı dikkate alındığında duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa gidermek için takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın davacıya ödenmesinin yerinde olacağı gerekçesiyle davacının maddi tazminat talebinin reddine, davacının 20.000,00.-TL manevi tazminat talebinin 10.000,00-TL'lik kısmının kabulüne, bu miktarı aşan kısmın reddine, 10.000,00-TL tazminatın davalı idarece davacıya ödenmesine ilişkin olarak Zonguldak İdare Mahkemesi'nce verilen 09/06/2017 gün ve E: 2017/809, K: 2017/1206 sayılı kararın, davalı vekili tarafından, idarenin kusuru olmadığı, olayda üçüncü kişinin asli kusurunun bulunduğu, bu durumun illiyet bağını kestiği, davacının da kusurlu olduğu, davacının rahatsızlığın olaydan öncede bulunduğu, davacı vekili tarafından, manevi tazminatın düşük miktar takdir edildiği, davacının vazife malulü olma durumunun olduğu, bu nedenle maaşının düşeceği, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacı vekili savunmasında; davacının 3 yıl önce aynı dizinden operasyon geçirdiği ancak tamamen iyileştiği, olay sonrası aldığı darbeyle sakat kaldığı, davacının olayda kusurunun bulunmadığı savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10.İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava; uzman jandarma olan davacının, 30.07.2014 tarihinde görevli olduğu sırada bir kavga olayına müdahale ederken sol ayak kaval kemiğine tekme alması üzerine yaralandığı, bu yaralanma sonunda %5 işgücü kaybının oluştuğundan bahisle 1.000 TL maddi ve 20.0000 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare mahkemesince maddi tazminat yönünden, davacının yaralanma olayı sonrasında aktif olarak görevini sürdürdüğü, maaşından bir kesinti olmadığı, meslekte kazanma gücü kayıp oranına göre işgücü tazminatı ödenmesine olanak bulunmadığı, manevi tazminat açısından ise, davacının sol dizinde hasar oluştuğu, %5 özürlü olduğunun belirlendiği, olay nedeniyle efor gerektiren işlerde çalıştırılamayacağı dikkate alınarak takdiren 10.000 TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; maddi tazminat yönünden, davacının olaydan sonra başka bir göreve atandığı, sakatlığı nedeniyle vazife malülü olma durumunun bulunduğu, o takdirde maaşının düşeceği, olaydan sonra davacının subaylık sınavlarına da giremediği, hükmedilen 10.000 TL manevi tazminatın ise düşük olduğu belirtilerek mahkeme kararının istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.
Davalı idare istinaf dilekçesinde; davacının yaralanması olayında 3ncü kişinin kusurunun olduğu, 3ncü kişinin eyleminin illiyet bağını kestiği, davacının da olayda kusurunun olduğu, davacıya bu olay ve yaralanma nedeniyle 3.767.13 TL nakdi tazminat ödendiği, davacının olaydan önce de dizinde rahatsızlık olduğu, davacının halihazırda çalıştığı görev yaptığı belirtilerek, istinaf yoluyla idare mahkemesi kararının kaldırılması istenilmektedir.
Davacıya Jandarma Genel Komutanlığı Nakdi Tazminat Komisyonunun 05.06.2015 tarih, 2015/70 karar sayılı kararı ile 30.07.2014 tarihinde meydana gelen olay nedeniyle, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ölçüde yaralanması nazara alınarak 3.767,13 TL nakdi tazminatın ödenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun "nakdi tazminat ve aylığın etkisi" başlıklı 6'ncı maddesi incelendiğinde, 2330 sayılı yasa hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminatın uğranılan maddi ve manevi zararların karşılığı olduğu, yargı mercilerince maddi ve manevi zararlar karşılığı olarak kurumların ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında 2330 sayılı yasa hükümlerine göre ödenen nakdi tazminatın gözönünde bulundurulacağı belirtilmektedir.
Manevi tazminata hükmedilmesi için kişinin fizik yapısını zedeleyen, yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucunu doğuran olayların meydana gelmesi veya idarenin hukuka aykırı bir işlem ve eylemi sonucunda ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması veya şeref ve haysiyetinin rencide edilmiş bulunması gerekir.
Manevi tazminat mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tatmin aracı olmayıp, manevi tatmin aracıdır. Manevi tazminata hükmedilirken ilgililerin sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabın kısmen giderilmesini ifade edecek, idarenin hukuka aykırılığını ortaya koyacak ve hukuka aykırılığı özendirmeyecek bir miktarın belirlenmesi gerekmektedir.
Bu durumda, İdare Mahkemesince yukarıdaki açıklamalara uygun olmayan bir manevi tazminat miktarına hükmedilmesinde isabet görülmeyip takdiren davacıya 5.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine hükmedilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf isteminin REDDİNE, davalı İSTİNAF İSTEMİNİN KISMEN REDDİNE, KISMEN KABULÜNE, Ankara 6. İdare Mahkemesi'nce verilen 28/04/2017 gün ve E: 2016/154, K: 2017/1493 sayılı kararın, davacının 20.000,00 TL manevi tazminat talebinin 10.000,00 TL'lik kısmının kabulüne ilişkin kısmının KALDIRILMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun değişik 45/4.maddesi uyarınca manevi tazminat istemi yönünden yeniden incelenen DAVANIN KISMEN KABULÜ ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemi yönünden davanın reddine, sonuç olarak yargılama giderleri ile ilgili yükümlülük de değişmiş olup; hükmedilen 5.000,00 TL miktara göre 341,55 TL nispi karar harcı alınması gerektiğinden dava açılırken peşin olarak alınan 71,72 TL harcın mahsubu ile 269,83 harcın davacıya tamamlattırılmasına, davadaki haklılık oranına göre aşağıda dökümü yapılan mahkeme safhasında davacı tarafından karşılanan 762,95 TL yargılama giderinden 572,21 TL'lik kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, 190,74 TL yargılama gideri ile kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 990,00 TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, istinaf safhasında davalı idarece karşılanan 25,00 TL yargılama gideri ile 990,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, fazla yatırıldığı anlaşılan 31,40 TL karar harcının davacıya iadesine, posta gideri avansından artan miktarın taraflara iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 45.maddesinin 6.fıkrası uyarınca kesin olarak 13/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)