(2709 S. K. m. 2, 8) (657 S. K. m. 3) (2577 S. K. m. 2)
İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul İli, Bağcılar İlçe Sosyal Güvenlik Merkezi'nde merkez müdür yardımcısı olarak görev yapan davacının, 21.03.2017 tarihinde yapılan Sosyal Güvenlik Kurumu Merkez Müdürlüğü sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin iptali yolunda İstanbul 10. İdare Mahkemesince verilen 10/11/2017 tarih ve E:2017/1174, K:2017/2352 sayılı kararın; görevde yükselme sınavı mülakatında davacıya sorulan sorular ve davacı tarafından verilen yanıtların tutanak altına alındığı, sınava ilişkin tüm işlemlerin ilgili yönetmelik hükümleri çerçevesinde yapıldığı, sınav esnasında ses veya görüntü kaydı alınmasını zorunlu kılan bir mevzuat hükmünün bulunmadığı ileri sürülerek kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdare Dava Dairesince gereği görüşüldü:
Dava; İstanbul İli, Bağcılar İlçe Sosyal Güvenlik Merkezi'nde merkez müdür yardımcısı olarak görev yapan davacının, 21.03.2017 tarihinde yapılan Sosyal Güvenlik Kurumu Merkez Müdürlüğü sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince "Dava konusu sınava ilişkin olarak tutulan tutanakların incelenmesinden, tutanaklarda davacıya sorulan soruların belirtildiği, sorulara davacının verdiği cevapların ya tek kelime veya kısa bir cümle ile kayıt altına alındığı, tutanaklarda komisyon üyeleri tarafından davacıya verilen puanlar ve not ortalamasının belirtilmesine rağmen verilen puanların gerekçelerinin komisyon üyelerince ayrı ayrı belirtilmediğinin görüldüğü, ayrıca, tutanaklarda komisyon üyelerinin imzalarının da bulunmadığı, dolayısıyla, verilen cevaplarla ilgili hiçbir açıklama yapılmadan ve davacı hakkında verilen notlara ilişkin hiç bir değerlendirmede bulunulmadan davacının sözlü sınav puanının takdir edildiği, bu durumda, yerleşik hale gelen yargı kararları da dikkate alınarak, tüm unsurları itibariyle yargısal denetimin yapılabilmesi açısından; sözlü sınav komisyon üyelerinin her biri tarafından her adaya ilişkin olarak değerlendirme yapılarak tutanağa bağlanmış soruların ve yanıtlarının neler olduğunun ayrıntılı olarak belirlenmesi, bu yanıtlara komisyon üyelerince takdir edilen notun gerekçeleriyle ortaya konması gerekirken bu hususlara uyulmadan yapılan sözlü sınav sonucuna göre, yazılı ve sözlü sınav puanının aritmetik ortalaması dikkate alınarak davacının başarısız sayılmasına ilişkin işlemde, hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Anayasanın 2. maddesinde belirtilen Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temel niteliklerinden olan "hukuk devleti" ilkesi, vatandaşlarına hukuk güvenliğini sağlayan, idarenin hukuka bağlılığını amaç edinen, buna karşılık kamu gücünün sınırsız, ölçüsüz ve keyfi kullanılmasını önleyen en önemli unsurlardan biridir. Nitekim hukuk devleti ilkesinin yaşama geçirilmesini sağlayacak araçlar arasında, Anayasanın 8. maddesinde, yürütme yetkisi ve görevinin, Anayasa ve kanunlara uygun olarak kullanılacağı ve yerine getirileceği; Anayasanın 125. maddesinde de, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu kuralına yer verilmiştir.
Bahsi geçen hukuk devleti ilkesi karşısında idarenin, yargısal denetim yapılmasını ortadan kaldıracak ya da bu denetimin yapılmasını imkansız kılacak işlem ve eylemlerde bulunması mümkün değildir.
657 sayılı Yasanın 3. maddesinde, "sınıflandırma", "kariyer" ve "liyakat" ilkeleri bu Kanunun temel ilkeleri olarak belirlenmiş; kariyer ilkesi, Devlet memurlarına yaptıkları hizmetler için lüzumlu bilgilere ve yetişme şartlarına uygun şekilde, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkanı sağlamak; liyakat ilkesi ise, Devlet kamu hizmetleri görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini yeterlilik sistemine dayandırmak ve sistemin eşit imkanlarla uygulanmasında Devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmak olarak tanımlanmıştır.
Görüldüğü üzere Yasa, devlet memurluğunu bir meslek olarak kabul etmekte ve bunlara sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkanı sağlanmasını, sınıflar içinde ilerleme ve yükselme istemlerinin liyakat sistemine dayandırılmasını öngörmektedir.
Bu iki ilkenin temelinde, objektif kurallar çerçevesinde işin ehline verilmesi ve hak etme kavramı yatmakta olup, kamu hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde gerçekleştirilmesinin tek güvencesinin de, hizmetin yetişmiş, ehil kamu görevlilerince yerine getirilmesinden geçeceği de tabiidir.
Kamu hizmetlerinin ehil ve yetişmiş kamu görevlileri eliyle yürütülmesi için yapılan sözlü sınavların, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun, objektif ve aynı zamanda yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden yargısal denetime imkan tanıyacak şekilde yapılması esas olmalıdır. İdari işlemin yetki ve şekil gibi salt usule ilişkin unsurları ile sınırlı olmak üzere yapılan bir yargısal denetimin, hukuk devleti ilkesinin sağladığı güvenceyi temin etmeyeceği açıktır. Nitekim, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin (1/a) bendi gereğince iptal davalarında, idari işlemlerin yetki ve şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden yargısal denetime tabi tutulması zorunlu bulunmaktadır. Dolayısıyla sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin yargısal denetimini sağlayacak alt yapının tüm unsurlarıyla oluşturulmasını sağlamak hukuka bağlı idarenin görevidir.
22.08.2015 tarih ve 29453 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal Güvenlik Kurumu Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği'nin "Görevde yükselme sözlü sınavı şekli ve konuları" başlıklı 13.maddesinde, sosyal güvenlik merkezi müdürü ve şube müdürü görevlerine atanacaklardan yazılı sınavda en yüksek puan alan adaydan başlamak üzere ilan edilen kadro sayısının beş katına kadar adayın sözlü sınava alınacağı, son adayla aynı puana sahip olan personelin tamamının sözlü sınava alınacağı, sözlü sınavın, yazılı sınavın sonuçlarının açıklandığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde yapılacağı, sözlü sınava giren personelin, sınav kurulunun her bir üyesi tarafından;
a) Sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi,
b) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü,
c) Liyakati, temsil kabiliyeti, tutum ve davranışlarının göreve uygunluğu,
ç) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı,
d) Genel kültürü ve genel yeteneği,
e) Bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı, esas alınarak yüz tam puan üzerinden değerlendirileceği, her üyenin vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak personelin sözlü sınav puanının tespit edileceği, sözlü sınavda yüz üzerinden en az yetmiş puan alanların başarılı sayılacağı hükme bağlanmış, aynı Yönetmeliğin "sonuçların açıklanması, itiraz ve kesinleşme" başlıklı 16.maddesinde de, "Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının sonuçları ile başarı listesi, sınavların bittiği tarihten itibaren en geç otuz gün içinde Kurumun intranet sitesinde ilan edilir ve aynı tarih itibariyle adaylara tebliğ edilmiş sayılır.
İlgililer, ilan tarihinden itibaren beş iş günü içerisinde sınav sonuçları ile başarı listesine gerekçeli ve yazılı olarak itiraz edebilir. İnsan Kaynakları Daire Başkanlığı aracılığıyla Sınav Kuruluna yapılacak itirazlar, ilgisine göre Sınav Kurulunca incelenir veya sınavı yapan kuruma incelettirilir. İnceleme sonuçları en geç on iş günü içerisinde yazılı olarak ilgililere bildirilir. Bu sürenin bitimiyle sınav sonuçları ile başarı listesi kesinleşmiş olur. İtiraz neticesinde sınav sonuçlarında veya başarı listesinde değişiklik yapılması gerekirse yeni sınav sonuçları ve başarı listesi aynı şekilde yayınlanır ve tebliğ edilmiş sayılır.
Yazılı sınav sorularının Sınav Kurulunca hatalı olduğu sonucuna varılması veya yargı mercilerince iptal edilmesi durumunda bu sorular puanlamaya dahil edilmez ve bu sorulara tekabül eden puanlar eşit şekilde diğer sorulara dağıtılır." hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı İstanbul İli, Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezinde merkez müdür yardımcısı kadrosunda görev yapan davacının, 21/03/2017tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu görevde yükselme merkez müdürlüğü sözlü sınavına katıldığı, kurul üyeleri tarafından, davacıya (65-69-68-70-65) 67,40 puan verildiği, yazılı puan ile sözlü puanın aritmetik ortalaması alındığında davacının puanının 74,1411 olarak belirlendiği, sözlü sınav sonucunun 70 puanın altında değerlendirilmesi nedeniyle görevde yükselme sınavında başarısız sayılan davacı tarafından sınav sonucuna yapılan itirazın Sınav Kurulunun 12.05.2017 tarih ve 8 sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda, sınav kurulunca hazırlanan tutanakların incelenmesi neticesinde "sınav konularına ilişkin alan bilgisi; bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği, muhakeme gücü; liyakati, temsil kabiliyeti, tutum ve davranışlarının göreve uygunluğu; özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı; genel kültürü ve genel yeteneği; bilimsel teknolojik gelişmelere açıklığı" konularında her bir kurul üyesi tarafından verilen puanların ortalamasının 67,40 olduğu, davacı hakkında her bir üye tarafından yapılan değerlendirme sonucu verilen puanlar arasında bariz bir farklılık bulunmadığı ve sözlü sınav sırasında kurul üyeleri tarafından tüm adaylar için değerlendirme tutanaklarının her bir kriter yönünden ayrı ayrı düzenlendiği görülmektedir.
Bu durumda, davacının katıldığı görevde yükselme sözlü sınavı esnasında sınav kurulu üyeleri tarafından her bir kriter hakkında ayrıca değerlendirme yapılarak tutanak altına alındığı, yapılan bu değerlendirmeler sonucu verilen puanların birbirine yakın olduğu, bu tür sınavların yapısı gereği adayların bilgi düzeyini ölçmeye yönelik yapılan yazılı sınavlardan farklı olarak muhakeme gücü, temsil, ifade ve ikna yeteneği, özgüveni, inandırıcılığı gibi gözlem ve kanaate dayalı unsurlar yönünden adayların sınav sırasındaki genel durumlarının değerlendirilmesini amaçladığı, sınavın sesli veya görüntülü olarak kayıt altına alınması gerektiğine ilişkin olarak yukarıda yer verilen Yönetmelik hükümlerinde herhangi bir koşulun da yer almadığı dikkate alındığında, komisyon üyelerinin takdir yetkilerini ilgili mevzuat hükümleriyle düzenlenen usul kurallarına uygun olarak kullandıkları ve uyuşmazlık konusu sözlü sınavın mevzuat hükümlerine uygun şekilde gerçekleştirildiği sonucuna ulaşıldığından, İstanbul İli, Bağcılar İlçe Sosyal Güvenlik Merkezi'nde merkez müdür yardımcısı olarak görev yapan davacının, 21.03.2017 tarihinde yapılan Sosyal Güvenlik Kurumu Merkez Müdürlüğü sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davalı idare istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin iptali yolundaki İstanbul 10. İdare Mahkemesince verilen 10/11/2017 tarih ve E:2017/1174, K:2017/2352 sayılı kararın kaldırılmasına, davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan 202,00-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf safhasında davalı idarece yapılan 67,00-TL posta gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 1.090,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle istinaf aşamasında alınmayan 85,70-TL istinaf başvurma harcı ile 51,70- TL yd harcının davacıdan tahsili için Mahkemece ilgili vergi dairesine harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, posta gideri için alınan paranın kullanılmayan kısmının ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu Mahkemeye gönderilmesine, 29.06.2018 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)