(2577 S. K. m. 31) (6100 S. K. m. 307, 312)
DAVA: Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesince; dava dosyasında bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
İSTEMİN ÖZETİ: Öğrenci-işçi servisi ve taşımacılık faaliyetiyle uğraşan davacı, UKOME tarafından hazırlanan Öğrenci ve Personel Servis Taşımacılığı Yönergesinin 5.maddesinin (ğ), (h), (l), (o) ve (ö) bentlerinin ve (b) maddesinin 7.bendi ve 7.maddesinin 1/c. bendi, geçici 2.maddesinin 5. ve 6.bentleri ile yönergede yer alan idari yaptırım cetveline ilişkin kısımlarının iptali istemiyle açılan davada; davanın reddi yönünde verilen İstanbul 9. İdare Mahkemesinin 13/10/2016 tarih ve E:2016/678, K:2016/1372 sayılı kararının; istinaf dilekçesinde yazılı nedenlerle bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf talebinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
KARAR: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31.maddesi ile atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 307.maddesinde yer verilen “Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.” hükmü ile davadan feragatin tanımı yapılmış; aynı Kanunun 311.maddesinde, “Feragat ve kabul kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.” hükmü öngörülmüş ve 312.maddesinde ise, “Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir.” hükmü yer almıştır.
Dava dosyasındaki belgelerin incelenmesinden, yetki verilen davacı vekili tarafından sunulan ve 22.02.2017 tarihinde Dairemiz kayıtlarına giren dilekçe ile davadan feragat edildiğinin bildirildiği görülmüştür.
Bu durumda davacı vekili tarafından davadan feragat edildiğinden 6100 sayılı Yasanın aktarılan hükümleri uyarınca dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; İstanbul 9. İdare Mahkemesinin 13/10/2016 tarih ve E:2016/678, K:2016/1372 sayılı kararının kaldırılmasına, feragat nedeniyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, aşağıda dökümü yapılan 300,77 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.510,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 492 sayılı Harçlar Kanununun 22.maddesi uyarınca peşin alınan maktu karar harcıdan 2/3 oranında hesaplanan 19,47 TL'nin mahsubu ile kalan 9,73 TL'nin istemi halinde, posta gideri avansından artan kısmın ise mahkemesince davacıya iadesine, kesin olarak, 16.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
İSTANBUL
9. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO: 2016/678
KARAR NO: 2016/1372
KARAR TARİHİ: 13.10.2016
DAVANIN ÖZETİ: Öğrenci/ İşçi servisi ve taşımacılık faaliyetiyle uğraşan davacı ulaşım koordinasyon Merkezi (UKOME) tarafından hazırlanan öğrenci ve personel servis taşımacılığı yönergesinin 5.maddesinin (ğ), (h), (l), (o), (ö) bentlerinin ve (b) maddesinin 7.bendi ve 7.maddesinin 1. C bendi, geçici 2.maddesinin 5. ve 6.bentleri ile yönergede yer alan idari yaptırım cetveline ilişkin kısımlarının esas yönünden ve yönergenin tümünün usul yönünden hukuka aykırı olduğunu öne sürerek iptalini istemektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı idarece, 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu'nun 7/f-p. maddesi ve Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği'nin 18.maddesi ile belediyeye yetki verildiği, bu düzenlemelere bağlı olarak hazırlanan UKOME kararında bir usulsüzlük, yetkisizlik ya da mevzuata aykırı bir durum bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiğini savunmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul 9. İdare Mahkemesi'nce duruşma için önceden belirlenen 05/10/2016 tarihinde davacı vekili ile davalı idareyi temsilen vekilinin geldikleri görülerek hazır bulunan taraflara usulünce söz verilip iddia ve savunmaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilip gereği görüşüldü:
KARAR: Dava, davalı idare ulaşım koordinasyon merkezinin 11.02.2016 tarih ve 2016/2-8 karar sayılı UKOME kararının ve eki Öğrenci ve Personel Servis Taşımacılığı Yönergesinin yetki, şekil ve görev yönünden iptali istenilmiş, ayrıca Yönergenin 5. maddesinin (ğ), (h), (l), (o), (ö) bentlerinin ve, 6 maddenin 7. bendi, 7. maddenin 1/c bendi, geçici 2. maddesinin 5 ve 6. bentleri ile Yönergede yer alan idari yaptırım cetveline ilişkin kısımların iptali istemiyle açılmıştır.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun Büyükşehir, İlçe Ve İlk Kademe Belediyelerinin Görev Ve Sorumlulukları başlıklı 7.maddesinin (f) fıkrasında “Büyükşehir ulaşım ana plânını yapmak veya yaptırmak ve uygulamak; ulaşım ve toplu taşıma hizmetlerini plânlamak ve koordinasyonu sağlamak; kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek.”, aynı maddenin (p) fıkrasında “Büyükşehir içindeki toplu taşıma hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek, büyükşehir sınırları içindeki kara ve denizde taksi ve servis araçları dahil toplu taşıma araçlarına ruhsat vermek.”, Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları arasında sayılmış olup, aynı Kanunun Ulaşım Hizmetleri başlıklı 9. maddesinde “Büyükşehir içindeki kara, deniz, su, göl ve demiryolu üzerindeki her türlü taşımacılık hizmetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesi amacıyla büyükşehir belediye başkanı ya da görevlendirdiği kişinin başkanlığında, yönetmelikle belirlenecek kamu kurum ve kuruluşları ile, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonunun görevlendireceği ilgili odanın temsilcisinin katılacağı Ulaşım Koordinasyon Merkezi kurulur. İlçe belediye başkanları kendi belediyesini ilgilendiren konuların görüşülmesinde koordinasyon merkezlerine üye olarak katılırlar. Ulaşım Koordinasyon Merkezi toplantılarına ayrıca gündemdeki konularla ilgili üye olarak belirlenmeyen ulaşım sektörü ile ilgili kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarından ihtisas meslek odalarının temsilcileri de davet edilerek görüşleri alınır. Bu Kanun ile büyükşehir belediyesine verilen trafik hizmetlerini plânlama, koordinasyon ve güzergâh belirlemesi ile taksi, dolmuş ve servis araçlarının durak ve araç park yerleri ile sayısının tespitine ilişkin yetkiler ile büyükşehir sınırları dahilinde il trafik komisyonunun yetkileri ulaşım koordinasyon merkezi tarafından kullanılır. Ulaşım koordinasyon merkezi kararları, büyükşehir belediye başkanının onayı ile yürürlüğe girer. Ulaşım koordinasyon merkezi tarafından toplu taşıma ile ilgili alınan kararlar, belediyeler ve bütün kamu kurum ve kuruluşlarıyla ilgililer için bağlayıcıdır. Koordinasyon merkezinin çalışma esas ve usulleri ile bu kurullara katılacak kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, İçişleri Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir” hükümlerine yer verilmiştir.
15/06/2006 tarih ve 26199 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliğinin 17. maddesinde Ulaşım Koordinasyon Merkezinin kurulacağı belirtilmiş, aynı yönetmeliğin 18. maddesinin (ç) fıkrasında; “Kara, deniz, göl, nehir, kanal ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek Ulaşım Koordinasyon Merkezinin Görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
Bakılan dava, İ.B.B Ulaşım Koordinasyon Merkezinin 11.02.2016 tarih ve 2016/2-8 sayılı UKOME kararı ile Öğrenci ve Personel Servis Taşımacılığı Yönergesi kabul edildiği ve bakılan davanın da bu yönergenin öncelikle usul yönünden bütünüyle, bilahare bazı maddelerinin de işin esasına girilerek iptali istemiyle açılmıştır.
Davacı, UKOME kararı alınırken ilçe belediye temsilcilerinin katılımının sağlanmadığı, UKOME tarafından düzenlenen Yönergenin yönetmelik niteliği taşıdığı, yönetmelik çıkarma yetkisinin 5393 sayılı Yasanın 18/m maddesine göre belediye meclisinin yetkisinde olduğunu dolayısıyla UKOME'nin böyle bir karar alamayacağını öne sürerek öncelikle usul yönünden Yönergenin tümüyle iptali gerekeceğini ileri sürmüştür. Öte yandan Yönergenin 5. maddesinin ğ bendinde "servis taşımacılık kartı verildiği günden itibaren 10 yıl süre ile geçerli olacağı" belirtildiği, bu sürenin sonunda ne olacağı hususunda bir düzenlemeye yer verilmediği, Yönergenin 5. Maddesinin h bendinde "Güzergah kullanım izin belgesi alacak gerçek ve tüzel kişiler talep ettikleri servis taşımacılığı kartına bağlı olacak özmal araçların tümü için 7 gün 24 saat sürekli yararlanabileceği otopark veya depolama alanı göstermek zorundadır. Söz konusu alan; servis taşımacılığı alacak kişinin kendisinin ise tapu fotokopisi ve araçların yerlerini gösterir 1/500 ölçekli kadastral sınırları belli olan halihazır harita, alan kiralık ise mülkiyet sahibi ile yapmış olduğu sözleşmeyi ve araçların yerleşimini gösterir 1/500 ölçekli kadastral sınırları belli olan hali hazır haritayı başvuru için getirmek zorundadır" şeklinde getirilen düzenlemede, halk otobüsleri, minibüsler ve ticari taksiler için otopark şartı aranmaz iken servisler için bu şartın getirilmesinin kötü niyetli olduğu, Yönergenin 5. Maddesinin l bendinde "Tüm gerçek kişilerden İstanbul Büyükşehir Belediye sınırları içerisinde başvuru tarihinden itibaren en az son 3 yıldır ikamet etmiş olma ve ilgili meslek odasına kayıtlı olma şartı aranacaktır" şeklinde getirilen düzenlemenin de sektöre geçişleri ve ticari değeri olumsuz etkileyeceği, Yönergenin 5. Maddesinin o bendinde "Servis taşımacılığı kartı sahibi kişi; servis taşımacılığı kartı kullanım hakkını kiralayamaz veya kullandıramaz. Söz konusu eylemlerin yapıldığının tespiti halinde ilgili gerçek veya tüzel kişinin servis taşımacılık kartı iptal edilir" şeklindeki düzenlemenin kurumsal faaliyetin önünü kapattığı, Yönergenin 5. Maddesinin ö bendinde "Servis taşımacılığı kartı sahibi kişi; servis aracını değiştirebilir yada üçüncü kişilere devredebilir. Devir yolu ile elde edilen servis aracı, yeni sahibine taşımacılık hakkı vermez" şeklindeki düzenleme ile servis araçlarının devrinin önüne geçildiği, oysa tüm ticari araçlarda devre izin verildiği, Yönergenin 6. Maddesinin 7. Bendinde "Ceza puan sınırını dolduran şoförlerin bağlı olduğu servis taşımacılık kartı sahibine şoförün aldığı ceza süresinin 1/4 ü oranında güzergah kullanım izin belgesi askıya alma yaptırımı uygulanacaktır" düzenlemesi ile suç ve cezada şahsilik ilkesinin ihlal edildiği, Yönergenin 6. Maddesinin 7. Bendinde yer alan oranlar belirlenirken idare tarafından bir araştırma ve analiz yapılmamış olduğu, oranların nasıl hesap edildiğinin meçhul olduğu, Yönergede yer alan ve kabahat olarak kabul edilen hususların tümü ve karşılığında öngörülen idari yaptırım oranları idare tarafından suç ve ceza tesis edilemeyeceği kuralına aykırı olduğu, Yönergenin Geçici Madde 2 nin 5. ve 6. Bentlerinde "geçmiş dönem taşımacı kapsamında alınan servis taşımacılığı kartları devredilemeyecek ve ayrıca araçlar için minibüs-otobüs sınıf değişikliği de yapılamayacaktır. Geçmiş dönem taşımacıların bu yönergenin yürürlüğünü müteakip başvuru süresi olan 6 ay (180 takvim günü) süre sonunda veya herhangi bir sebepten (mücbir sebepler hariç) dolayı 2. Defa yapacakları tüm başvurular yeni taşımaca kapsamında değerlendirilecektir" şeklindeki düzenlemenin de haklı bir dayanağının bulunmadığı gerekçelerine dayanılarak Yönergenin zikredilen maddelerinin işin esası yönünden de iptali gerektiğini ileri sürmüştür.
Yukarıda ayrıntılarına yer verilen Yasal mevzuatın değerlendirilmesinden, ulaşım ve toplu taşıma hizmetlerini plânlamak ve koordinasyonu sağlamak kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek, Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği ile kurulan Ulaşım Koordinasyon Merkezi aracılığıyla Belediyelerinin yetki ve sorumlulukları arasında sayılmıştır.
Uyuşmazlık konusu olayda, davaya konu karar ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Öğrenci ve Personel Servis Taşımacılığı Yönergesinin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise öğrenci servis araçları ile personel (kamu-özel) servis araçlarının mevcut ve planlanan toplu taşıma sistemi ile bütünleşmesi, sürdürülebilmesi ve denetlenmesi amaçları ile düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Davacı yana ait 05.10.2016 tarihli dilekçede Yönergenin 5. Maddesinin (h) ve (ö) bentleri, 6. Maddenin (7.) Bendi, 7. Maddenin (1c) bendi iptal edildiği belirtildiğinden, bu maddeler yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
Büyükşehir Belediye yeri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği'nin 17. Maddesinin 1. Fırkasının (j) bendi "Kendi belediyelerini ilgilendiren ve belediyelerinin yetki alanı içerisinde oluşan ve o belediyenin sınırları içerisinde başlayıp biten ulaşım konularında ilçe belediye başkanları veya görevlendireceği bir üyenin katılımından oluşur" denilerek ilçe belediyelerinin UKOME'ye hangi durumlarda üye vereceklerini düzenlemiştir. Bu maddeden de anlaşılacağı üzere belediyelerin temsilci bulundurabilmesinin ilk şartı alınacak kararların doğrudan ilçe belediyesini/belediyelerini ilgilendirmesi, ikinci şart olarak ta bir ilçe belediyesi sınırları içinde başlayıp, yine aynı belediye sınırları içerisinde bitecek bir düzenlemenin yapılması gerekmektedir. Oysa alınan kararın, güzergah gibi, hat ilavesi ya da kaldırılması gibi, ya da araç sayısı ya da durakların tespiti gibi doğrudan ilçe belediyesini ilgilendiren konularda olmayıp araç sahiplerini ve kullanılacak araçların özellikleriyle ilgili kararlar niteliğinde olması nedeniyle belediyelerin katılımına gerek bulunmadığından aksi yöndeki iddialara itibar edilmemiştir.
15/06/2006 tarih ve 26199 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliğinin 17. maddesinde Ulaşım Koordinasyon Merkezinin kurulacağı belirtilmiş, aynı yönetmeliğin 18. Maddesi ise UKOME görev ve yetkilerini düzenlemiştir. Buna göre; UKOME, büyükşehir içindeki kara, deniz, göl, nehir, kanal ve demiryolu üzerinde her türlü taşımacılık hizmetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesini sağlamak üzere; ulaşım, trafik ve toplu taşıma konularında üst düzeyde yönlendirici karar alma, uygulama, uygulatma ve ilgili mevzuattaki usulüne göre gereken tesisleri kurma, kurdurma ve işletme hak ve yetkilerini haizdir. Bu amaçla;
a) Büyükşehir belediyesinin sınırları içinde, mevzuatla yetkili kılındığı durumlarda mahalli ihtiyaç ve şartlara göre trafik düzeni ve güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri almakla,
b) Büyükşehir belediye ve mücavir alan sınırları içinde nazım plan çerçevesinde, arazi kullanım ve ulaşım planlama çalışmalarıyla büyükşehir ulaşım planını yapmak, yaptırmak, uygulamak ve uygulatmak için gereken karar ve tedbirleri almakla,
c) Trafiğin düzenli bir şekilde akımını sağlamak bakımından alt yapı hizmetleri ile ilgili tedbirleri almak, trafikle ilgili sorunları çözümlemek, trafikle ilgili olarak ülkeyi ilgilendiren veya mevzuat değişikliği gerektiren hususları İçişleri Bakanlığına iletmekle,
ç) Kara, deniz, göl, nehir, kanal ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; otobüs, taksi, dolmuş ve servis durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek, gerçek ve tüzel kişiler ile resmi ve özel kurum ve kuruluşlara ait otopark olmaya müsait boş alan, arazi ve arsaları geçici otopark yeri olarak ilan etmek ve bunların sahiplerine veya üçüncü şahıslara işletilmesi için izin vermek, izin verilen otoparklar ile karayolu üzerindeki diğer park yerlerinde özürlüler için işaretlerle belirlenmiş bölümler ayrılmasını sağlamakla,
d) Karayolu taşımacılığına ait mevzuat hükümleri saklı kalmak üzere, trafik düzeni ve güvenliği yönünden belediye sınırları içinde ticari amaçla çalıştırılacak yolcu ve yük taşıtları ile motorsuz taşıtların çalışma şekil ve şartları ile bu taşıtların teknik özelliklerini tespit etmek, çalıştırılabileceği yerler ile güzergâhlarını tespit etmek ve sayılarını belirlemek, bunlara izin ve çalışma ruhsatı vermekle,
e) Büyükşehir belediyesinin sınırları içinde, ulaşım, toplu taşıma ve trafik mevzuatının büyükşehir belediyesine verdiği yetki doğrultusunda uygulamaya yönelik yönlendirici karar almak ve görüş oluşturmakla,
f) İlçe ve ilk kademe belediyelerce düzenlenen yol ve kavşaklar ile büyükşehir belediyesince yapılan sinyalizasyon sistemlerinde aksaklık tespit edildiği takdirde uyarıda bulunmak ve düzeltilmesini sağlamakla,
g) Büyükşehir belediyesinin sınırları içinde kalan karayollarının bir kısmının veya tamamının yoldan faydalananların bir kısmına veya tamamına kapatılmasına, park edilecek yerler ile zaman ve süresinin ve araçların geliş ve gidiş yollarının ve yollara konulacak trafik işaretlerinin yerlerinin belirlenmesine karar vermekle,
ğ) Büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun belirlediği sınırlar içinde araçların kullanacağı şeritleri ve yol kullanım esaslarını tespit etmek ve gerekli yasakları koymak, gerekli hal ve yerlerde en çok ve en az hız limitlerini belirlemekle, görevli ve yetkilidir." hükümlerine yer verilmiştir.
Yönetmeliğin görev ve yetkilerini düzenleyen 18. Madde incelendiğinde, davaya konu Yönerge ile getirilen düzenlemelerin tümünün, zikredilen Yönetmelik maddesi ile UKOME ye görev ve yetki olarak verildiği anlaşılmaktadır. Dolayısı ile dava konusu Yönerge, Yönetmeliğe uygun olduğundan, işlemde yetki yönünden de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yönergenin 5 'nci maddesinin (ğ) bendinde "servis taşımacılık kartı verildiği günden itibaren (10) yıl süreyle geçerli olacağı" belirtilmiş olup, ileride ortaya çıkacak/çıkması muhtemel ihtiyaçlara göre yeniden karar alabilmek imkanı açısından böyle bir süre kuralı getirilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu sürenin sonunda idarenin kart sahipleri hakkında nasıl bir karar alacağını belirtmemiş olması bu madde hükmünü kusurlandıracak bir unsur olarak görülmemiştir.
Yönergenin 5 'inci maddesinin (ı) bendi hükmünün mevcut hak sahiplerine değil, daha sonra sisteme katılacaklara uygulanacağı belirtilmiş ise de, davacı vekili müvekkilinin bu hakkını devretmesi halinde mevcut düzenlemenin ticari değeri etkileyeceği gerekçesiyle bu düzenlemeye itiraz etmiştir. Ancak sürdürülen hizmetin niteliği gereği davalı idarenin böyle bir şartı getirmesi Mahkememizce makul görülmüştür. Kaldı ki bu şartın varlığı, taşımacılık hakkının devri sırasında talip olanların sayısını etkileyeceği bunun da aracın ve işletme hakkının ticari değerini etkileyeceği iddiası izafi bir yaklaşım olup hukuken muteber bir gerekçe olarak kabul edilemez.
Yönergenin 5 'inci maddesinin servis taşımacılığı hakkını haiz kişinin kart kullanım hakkını kiralayamayacağı ve kullanmayacağı yolundaki (o) bendi hükmüne gelince: Yönerge bir bütün olarak incelendiğinde, yürütülen hizmetin mahiyeti gereği davalı idarenin taşımacılıkta kullanılacak araçlardan, çalışacak/çalıştırılacak kişilere kadar aranılan şartları sıkı bir kurala bağladığı gözlemlenmektedir. Nitekim taşımacılık hakkı verdiği/vereceği kişileri de bu kurallar bakımından sıkı bir denetime tabi tuttuğu söylenebilir. İşbu nedenle taşımacılık faaliyetinde bulunmak üzere verilen bir hakkın kiralama ya da herhangi bir suretle başka kişilere devredilmesinin uygulanan denetimlerde zaafiyete neden olabileceği gibi başka aksaklıklara da neden olabileceğinden davalı idarenin bu kısıtlamasının hukuka aykırı olmadığı kanaatine varılmıştır.
Kurallara aykırılık nedeniyle uygulanacak yaptırımların bir kısmı esasen mevzuatta öteden ber mevcut olduğu için, idarenin yeni bir kural koymayıp, var olan yaptırımlara ilişkin karar aldığı, diğer bazı yaptırımların ise idarinin kendisine verilen yetki kapsamında kaldığı dikkate alındığında bu madde yönünden de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Bu durumda, kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile ilgili bilet ücret ve tarifelerini belirlemek Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği ile kurulan Ulaşım Koordinasyon Merkezi aracılığıyla Belediyelerinin yetki ve sorumlulukları arasında sayıldığı ve bu konuda Belediyelere resmi yada özel eğitim kurumlarına hizmet veren okul servisleri ile ilgili ayrıma gitmeksizin her türlü servis ile ilgili uygulamaya yönelik yönlendirici karar alma yetkisinin belediyelerde olduğu ve yönetmeliğe uygun olarak düzenleme yapabileceği de tabii olduğundan Yönergenin dava konusu edilen maddelerinde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, Davanın Reddine, aşağıda dökümü yapılan 197,80 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, posta giderlerinin artan kısmın istemi halinde davacıya iadesine, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Bölge İdare Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere, 13.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)