(2577 S. K. m. 7, 11, 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket tarafından şikayet edilen Edirne Barosu'na kayıtlı Avukat ……..hakkında soruşturma izni verilmemesine ilişkin 17/12/2014 tarih ve 74941 sayılı işlem ile bildirilen 01/12/2014 tarihli Adalet Bakanlığı Olur işleminin iptali istemiyle açılan davada; dosyadaki bilgi ve belgeler ile Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen fezlekenin birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlığın, 03/02/2002 tarihli sözleşme ve buna dayalı olarak verilen vekaletname kapsamında yapılmış icra takiplerindeki tahsilatların şikayetli avukat tarafından uhdesinde tutulduğu ve birtakım dosyaların takipsiz bırakılarak düşmesine ve yenilen bazı dosyalarda masrafların davacı şirkete ödettirilmesine neden olunduğu, yine borçlu kaydının yapıldığı sisteme giriş yapılmayarak haricen tahsilat yapıldığı iddiasından kaynaklandığı, isnad edilen fiillerin birçoğuna ilişkin 765 sayılı TCK'ya göre dava zamanaşımı süresinin dolduğu, avukatın uhdesinde tuttuğu alacağa ilişkin olarak İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde 2014/201 esasına kayden açılmış bir alacak davası olduğu, bu yargılama sonunda davacı şirketin şikayetli avukattan bir alacağı olup olmadığının tespit edileceği gözönüne alındığında, isnad edilen bazı eylemlerin zamanaşımına uğradığı, davacı şirkete ait alacağın avukat tarafından uhdesinde tutulduğu iddiası bakımından ise ihtilafın hukuki nitelik arz ettiği ve bu sebeple şikayetli avukat hakkında iddia edilen eylemlerin muahezeyi gerektirmediği sonucuna varıldığından, Edirne Barosuna kayıtlı Avukat ……. hakkında soruşturma izni verilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak Ankara 13. İdare Mahkemesi'nce verilen 13/06/2017 gün ve E: 2016/3333, K: 2017/1678 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Kaldırılması istenilen mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesi'nce 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesi uyarınca dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, davacı şirket tarafından şikayet edilen Edirne Barosu'na kayıtlı Avukat …… hakkında yapılan inceleme neticesinde ileri sürülen eylemlerin muahezeyi gerektirmediğinden bahsile soruşturma izni verilmemesine ilişkin 17/12/2014 tarih ve 74941 sayılı işlem ile bildirilen 01/12/2014 olur tarihli Adalet Bakanlığı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde; dava açma süresinin özel Kanun'larında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, bu sürelerin idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde ise dava süresinin, ilan tarihi izleyen günden başlayacağı, aynı Kanun'un 11. Maddesinde de; ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan idari dava süresi içinde istenebileceği, bu başvurmanın işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçmiş sürenin de hesaba katılacağı hükme bağlanmıştır.
Olayda, Av. …. hakkında soruşturma izni verilmesine ilişkin dava konusu 17.12.2014 tarih ve 74941 sayılı işlemin davacı şirkete 30.12.2014 tarihinde tebliğ edildiğinin davalı idarece dosyaya sunulan tebliğ alındısından anlaşıldığı, bu tarihten itibaren altmış günlük dava açma süresi içinde davanın açılması veya 2577 sayılı yasanın yukarda açıklanan 11. Maddesinde belirtildiği şekilde idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa İşlemi yapmış olan makamdan idari dava açma süresi içinde istenebileceğine ilişkin hükümde belirtilen dava açma süresine uyularak dava açılması gerekir iken davacı şirket tarafından kendisine 30.12.2014 tarihinde tebliğ edilen dava konusu işleme karşı 12.08.2016 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğundan, idare mahkemesince işin esasına girilerek karar verilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Bu nedenle, davanın süre aşımı nedenleriyle reddine karar verilmesi gerekmekte olup Ankara 13. İdare Mahkemesince verilen 13.06.2017 gün ve E:2016-3333 K:2017-1678 sayılı davanın reddine ilişkin kararı sonucu itibariyle yerinde görülmüştür.
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle, gerekçesi yukarıda anılan Ankara 13. İdare Mahkemesi'nce verilen 13/06/2017 gün ve E: 2016/3333, K: 2017/1678 sayılı karına karşı yapılan istinaf istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar, sözü geçen kararın kaldırılmasını sağlayacak durumda bulunmadığından yukarıda açıklanan gerekçeye istinaden istinaf isteminin reddine, aşağıda dökümü yapılan 135,70-TL yargılama giderinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde başvuruda bulunana iadesine, 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olmak üzere, 09/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)