(213 S. K. m. 30)
Davacı adına, vergi inceleme raporuna istinaden kesilen 2012/1 dönem özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılan davada; faaliyetini vergi idaresinin bilgisi dışında bıraktığı saptanarak, sonraki yıllarda mükellefiyet tesis edilen vergi yükümlülerinin ortada bir mükellefiyet kaydı bulunmadığı ve o dönemde yürütülen faaliyete dair ödevlerin yerine getirilmesi vergi yükümlülerinin bilgisinde olmadığı gibi sorumluluğu da bulunmadığından bu gibi durumlarda eylem tarihinde özel usulsüzlük eyleminin yasal unsuru olan şekle ve usule aykırılığın oluştuğundan söz edilemeyeceği, davaya konu yapılan cezanın kesilmesine neden olan ticari faaliyetin gerçekleştirildiği dönemde ticari kazanç sebebiyle ikrazatçılık faaliyetinden dolayı mükellefiyet kaydının bulunmadığı, vergi uyuşmazlığına konu dönemde mükellef olmaması nedeniyle, fatura vb. belge bastırmayan mükellefin bu belgeleri kullanması da mümkün olmadığı, fatura düzenlemesi gereken mükellefin, mükellefiyet kaydının olması, defter ve belge düzenleme ödevinin gereği olarak kendisine verilmiş izin uyarınca bastırılmış fatura bulunmasına karşın fatura düzenlenmemesine bağlı olduğu, eylem tarihinde tüm bu koşullar bulunmadığına göre, elde edilen hasılat için fatura düzenlemediği sonucuna ulaşılarak davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 2011/1. dönem özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına dair olarak İzmir 4. Vergi Mahkemesi Hakimliğince verilen 08/02/2017 gün ve E: 2016/15, K:2017/162 Sayılı kararın; mükellefin 2012 yılı banka ve sigorta muameleleri vergisi yönünden incelendiği, 16/10/2015 tarih ve 2015-A-490/19 Sayılı Vergi İnceleme Raporu düzenlendiği, mükellefin 2012/1 ila 8 dönemlerine dair olarak tefecilik yaptığı ve bundan faiz geliri elde eden adi ortaklığın faaliyetinden elde ettiği faiz gelirinden dolayı vermesi gereken gider vergisi beyannamelerini vermediği, mükellefin bu fiilleri 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 30. Maddesinin 2. Fıkrası 1. bendinin 'vergi beyannamesi kanuni süresi geçtiği halde verilmemişse' hükmü ve 3. bendinin 'bu Kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsi veya bir kısmı tutulmamış veya tasdik ettirilmemiş olursa' hükümleri uyarınca dönem matrahının re'sen takdiri gerektiği, bunun üzerine 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 353/1. maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezası kesildiği, yapılan işlemlerde yasal isabetsizlik olmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Karar: İzmir 4. Vergi Mahkemesi Hakimliğince verilen 08/02/2017 gün ve E: 2016/15, K:2017/162 Sayılı karar usul ve yasaya uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
Sonuç: Açıklanan nedenle; istinaf başvurusunun reddine, aşağıda gösterilen 33,00-TL yargılama giderinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın mahkemesince HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırana iadesine, kesin olarak, 20.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)