(AİHS. EK 1 NOLU PROTOKOL) (2709 S. K. m. 90) (3194 S. K. m. 7, 8, 10) (4721 S. K. m. 683) (2577 S. K. m. 45, Geç. m. 8) (6745 S. K. Ek. m. 1)
İSTEMİN ÖZETİ: Ankara 10. İdare Mahkemesince davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilmiş 30.12.2015 tarih ve E:2015/515, K:2015/2885 sayılı karara davalı idarelerce yapılan itirazın kabulüyle, anılan kararın bozulmasına, 6745 sayılı Kanunun Ek-1 ve Geçici 6. maddeleri uyarınca davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin ise davalı idarelerden alınarak avacıya verilenmesine dair Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi'nin 12/12/2016 günlü, E:2016/258, K:2016/369 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YENİMAHALLE BELEDİYE BAŞKANLIĞI SAVUNMASININ ÖZETİ: Düzeltilmesi istenen kararda hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek talebin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DAVACI SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesince dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 103. maddesinin (b) bendi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanununun 54. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de; anılan Yasanın 27. maddesiyle 2577 sayılı Yasaya eklenen Geçici 8. maddenin 1. fıkrasındaki "Bu Kanunla İdari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3 üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır." kuralı uyarınca, kararın düzeltilmesi yolundaki istemin incelemesine geçildi.
Dava, Ankara İli, Yenimahalle İlçesi, İvedik Mahallesi, 43387 ada, 1 sayılı parselde yer alan taşınmazın imar planında "Spor Alanı" olarak ayrılmasına rağmen, davalı idareler tarafından kullanım amacı doğrultusunda kamulaştırma görevinin yerine getirilmeyerek mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlandığından bahisle taşınmazın değerine karşılık şimdilik 30.000,00 TL'nin faizi ile birlikte tazmini istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince; davacıya ait taşınmazın imar planında "Spor Alanı" olarak belirlenmesi nedeniyle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca imar planının yürürlüğe girmesinden itibaren en geç 3 ay içinde bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programının belediyece hazırlanmaması ve bunun sonucunda taşınmazının kamulaştırılmaması nedeniyle davacının mülkiyet hakkının belirsiz bir süre ile kısıtlandığı ve bu kısıtlamanın kaldırılmadığının sabit olması karşısında, taşınmaz malın değerinin belirlenerek ilgilisine ödenmesi gerektiği, her ne kadar uyuşmazlığa konu taşınmaz 09.11.2012 günlü, 870 sayılı Yenimahalle Belediye Meclisi kararı ile yapılan plan değişikliği ile "özel spor alanı"na dönüştürülmüş ise de, spor alanı olarak ayrılmış olan yerde yapılacak yatırım belediyenin görev ve sorumluluğunda olduğundan, imar planı değişikliği ile taşınmaz üzerindeki kısıtlamanın kaldırıldığından söz edebilme imkanı bulunmadığı, taşınmazın değerinin saptanması amacıyla aynı taşınmaz ile ilgili olarak Mahkemelerinin E:2014/1395 sayılı dosyasında mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporunda; taşınmazın m² fiyatının 1.050,00 TL, taşınmazın davacının hissesine isabet eden kısmının değerinin ise (20.63m²X1.050,00) 21.661,5 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle davacının tazminat isteminin kısmen kabulü ile 21.661,5 TL'nin Ankara 16.Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açma tarihi olan 20.07.2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelerce davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Anılan karara davalı idarelerce yapılan itiraz üzerine Dairemizin 12.12.2016 tarih ve E:2016/258, K:2016/369 sayılı kararıyla; 6745 sayılı Kanun'un Ek-1 ve Geçici 6. madde hükümlerinden hareketle itiraz kabul edilerek anılan kararın bozulmasına, kararın 6745 sayılı Yasa uyarınca bozulması nedeniyle yargılama giderlerinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Akabinde davacı ile davalılardan Yenimahalle Belediye Başkanlığı tarafından, itiraz aşamasında verilen kararın düzeltilmesi talebinde bulunulmuştur.
2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu'nun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre kararın düzeltilmesi istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi'nin 12.12.2016 günlü, E:2016/258, K:2016/369 sayılı kararı kaldırılarak itiraz incelemesine geçilmiştir.
Anayasanın 35. maddesinde; "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." kuralına yer verilmiş, temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasını düzenleyen 13. maddesinde ise, temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı belirtilmiştir.
Anayasanın 90. maddesi uyarınca uygun bulunan ve iç hukukun bir parçası halini alan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 1 nolu Ek Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde ise; "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir." hükmü yer almıştır.
3194 sayılı İmar Kanunuyla yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla anılan Kanunun 7. ve 8. maddeleriyle, belirli nüfus kriterini aşan belediye ve valiliklere imar planları hazırlama ve yürürlüğe koyma yükümlülüğü getirilmiştir.
Aynı Kanunun 10. maddesinde; "Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. Beş yıllık imar programlarının görüşülmesi sırasında ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarının temsilcileri görüşleri esas alınmak üzere Meclis toplantısına katılır. Bu programlar, belediye meclisince kabul edildikten sonra kesinleşir. Bu program içinde bulunan kamu kuruluşlarına tahsis edilen alanlar, ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir. Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek kamu kuruluşlarının bütçelerine konulur. İmar programlarında, umumi hizmetlere ayrılan yerler ile özel kanunları gereğince kısıtlama konulan gayrimenkuller kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler gerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen haklar devam eder." hükmüne yer verilmek suretiyle, belediyelere, imar planlarını uygulamak üzere belirtilen süre içerisinde imar programını hazırlama; programı uygulamaya koyma, ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarına ise imar programlarında kendi görev alanlarındaki kamu hizmeti için ayrılan özel mülkiyete ait arsaları program süresi içinde kamulaştırma zorunluluğu yüklenmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere, malikin taşınmaz üzerindeki egemenliği hukuk düzeninin sınırları içinde üçüncü kişilere karşı korunmuş ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 683. maddesinde malike, hukuka aykırı olarak müdahalenin önlenmesini isteme hakkı tanınmıştır. Bir kişinin taşınmazına eylemli olarak el atıp tamamen veya kısmen kullanılmasına engel olunması ile imar uygulaması sonucu o kişinin mülkiyetinde olan taşınmaza hukuken kullanmaya engel sınırlamalar getirilmesi arasında sonucu itibari ile bir fark bulunmamakta her ikisi de kişinin mülkiyet hakkının sınırlandırılması anlamında aynı sonucu doğurmakta, uzun yıllar programa alınmayan imar planının fiilen hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen idarelerce, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiğinden, bu haliyle idarenin eylemi, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadan kaldıran bir niteliğe sahip bulunan kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığı için yeterli bulunmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden, Ankara İli, Yenimahalle İlçesi, İvedik Mahallesi 43387 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın Yenimahalle Belediye Meclisi'nin 09.11.2012 gün ve 870 sayılı kararı ile kabul edilip, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 09.01.2013 tarih ve 52 sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği sonucu "özel spor alanı" olarak belirlendiği, iş bu davanın ise 20.07.2012 tarihinde ilk kez adli yargı merciinde açıldığı, dolayısıyla da özel spor alanı kullanımına yönelik plan değişikliğinin dava açıldıktan sonra yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının hissedarı olduğu taşınmazın imar planında “özel spor alanı" olarak ayrıldığı dikkate alındığında, 3194 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca, imar planının yürürlüğe girmesinden itibaren planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programının belediyece hazırlanması ve bunun sonucunda taşınmazının kamulaştırılması gibi bir zorunluğun ortadan kalktığı, imar planıyla belirlenen koşullar dahilinde mülk sahipleri veya devir suretiyle 3. kişiler tarafından yapılaşma hakkının kullanılabileceği, dolayısıyla davacının hak mahrumiyetine yol açacak biçimde mülkiyet hakkının belirsiz bir süre kısıtlandığından söz edilemeyeceğinden imar planında taşınmazın kamusal hizmete ayrılmakla mülkiyet hakkının belirsiz süre kısıtlandığı iddiasına dayalı tazminat isteminin reddi, yargılama giderlerinin ise davanın açılmasına sebebiyet verildiği gözetilerek davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiğinden, idare mahkemesi kararının; tazminatın kısmen kabulüne ilişkin kısmında esas yönünden, kısmen reddine ilişkin kısmında ise gerekçe yönünden hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Ankara 10. İdare Mahkemesince verilen 30.12.2015 günlü, E:2015/515, K:2015/2885 sayılı kararın BOZULMASINA, davanın yukarıda belirtilen gerekçeyle tümden REDDİNE, davanın açılmasına davalı idarelerce sebebiyet verildiği gözetilerek aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinden; davacı tarafından karşılanmış dava ve karar düzeltme aşamasına ait (200,80+44,00=) 244,80 TL yargılama gideri ile 1.000,00 TL avukatlık ücretinin davalı idarelerden 1/2 oranında alınarak davacıya verilmesine itiraz aşamasına ait 112,70 TL yargılama giderinin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı üzerinde, itiraz ve karar düzeltme aşamasına ait (160,80+22,00=) 182,20 TL yargılama giderlerinin Yenimahalle Belediye Başkanlığı üzerinde bırakılmasına, itiraz aşamasında fazla yatırılan 124,60 TL harcın Yenimahalle Belediye Başkanlığı'na, 29,20 TL itiraz karar harcının ise Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na, karar düzeltme aşamasında fazla yatırılan 65,40 TL'nin davacıya ayrı ayrı iadesine,14.04.2017 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY: Karar düzeltme isteminin reddi gerektiği oyla karara katılmıyorum. (¤¤)