(5434 S. K. m. 39, 89) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Niğde Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde araştırmacı kadrosunda görev yapmakta iken 01.09.2016 tarihinde 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan bilahare 5434 sayılı Kanunun 39.maddesi uyarınca açıktan isteğiyle emekliye sevk edilen davacı tarafından emekli ikramiyesi ödenmesi talebiyle davalı idareye yaptığı başvurunun, reddine ilişkin ………….sayılı işlemin iptali ile ödenmeyen emekli ikramiyesinin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; davacıya, farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet süreleri birleştirilmek suretiyle aylık bağlanmış olmakla birlikte, davacının Emekli Sandığına tabi olarak geçen hizmet süresinin tek başına Sandıktan aylık bağlanmaya yeterli olması, başka bir anlatımla, hizmet süreleri birleştirmeye tabi tutulmamış olsa dahi, Sandıktan aylık bağlanabilecek konumda bulunması karşısında, Sandığa tabi hizmetinin ne şekilde sona ermiş olmasına bakılmaksızın, 5434 sayılı Kanunun 89/1.maddesi hükmü uyarınca, ikramiye ödemesinden yararlandırılması gerekirken, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile ödenmeyen emekli ikramiyesinin başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin olarak Ankara 2. İdare Mahkemesince verilen 31.05.2017 tarih ve E:2017/412, K:2017/1996 sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve talepleri doğrultusunda yeniden bir karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 11. İdari Dava Dairesince, dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Ankara 2. İdare Mahkemesi'nce verilen karar; usul ve yasa hükümleri ile hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE, yargılama giderlerinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından varsa artan miktarın istenilmesi halinde başvurana iadesine, 05/04/2018 tarihinde oybirliğiyle ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun değişik 45/6. maddesi uyarınca kesin olarak karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
ANKARA
2.İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/412
KARAR NO: 2017/1996
DAVANIN ÖZETİ: Davacı tarafından, talebi doğrultusunda kendisine emekli maaşı bağlandıktan sonra tarafına emekli ikramiyesi ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun, farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmetlerinin birleştirilmesi sebebiyle emekli ikramiyesi ödenmesine olanak bulunmadığından bahisle reddine ilişkin sayılı işlemin, hukuka aykırı olduğu, talebi bulunmaksızın hizmet birleştirilmesi yapıldığı ileri sürülerek iptali ve ödenmeyen emekli ikramiyesinin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı idare tarafından, davacının farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmetlerinin birleştirildiği, davacının 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile görevine son verildiği, kıdem tazminatını hak etmeyecek şekilde görevi son bulanlara emekli ikramiyesi ödenmesinin mümkün olmadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara 2. İdare Mahkemesi'nce gereği görüşüldü:
Dava, Sosyal Güvenlik Kurumu Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün ………… sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
5434 sayılı Kanun’un 26.01.2012 tarihli ve 28185 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6270 sayılı Kanunla değişik 89. maddesinin 1. fıkrasında, "Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir." kuralına, 2. fıkrasında ise "Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir." kuralına yer verilmiştir.
5434 sayılı Kanun'un 6270 sayılı Kanunla değişik 89.maddesinin 1.fıkrası hükmüne göre, hizmetlerinin tamamı Sandığa tabi olarak geçen iştirakçilere yapılacak ikramiye ödemesinin, Sandığa tabi hizmetlerinin ne şekilde sona ermiş olmasına bakılmaksızın, Sandıktan aylık bağlanmış olması veya toptan ödeme yapılmış olması koşuluna bağlandığı, farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmetleri birleştirilmek suretiyle aylık bağlananlara yapılacak ikramiye ödemesinin ise, aynı maddenin 2. fıkra hükmünde düzenlendiği ve Sandığa tabi hizmetin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olması koşuluna bağlandığı görülmektedir.
Diğer taraftan, 5510 sayılı Kanun'un geçici 2.maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca uygulanmasına devam olunan 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 1.maddesinde, bu Kanunun amacı; çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle ilgililerin sosyal güvenliklerinin sağlanması olarak belirtilmiş, aynı Kanunun, "Hizmet sürelerinin birleştirilmesi" başlıklı 4.maddesinde ise, farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet sürelerinin, bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirileceği, ancak hizmet sürelerinin toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.
Görüleceği üzere, 2829 sayılı Kanunun amacının; herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olarak geçen hizmet süreleri tek başına aylık bağlanmaya yeterli olmayan sigortalıların, bu hizmet sürelerinin, varsa diğer sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet süreleriyle birleştirilmek suretiyle sosyal güvenliklerine kavuşturmak olduğu, Kanunun belirtilen amacı gözetildiğinde, herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olarak geçen hizmet süresi, tek başına o kurumdan aylık bağlanmasına yeterli olması halinde, bu sürenin, diğer sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet süreleriyle birleştirilmesinin, ilgilinin iradesi ve talebine bağlı olması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının kamu görevinden çıkarıldığı 01.09.2016 tarihine kadar 5434 sayılı Kanun'a tabi olarak (askerlik borçlanması dahil) 35 yıl 6 ay 29 gün hizmeti bulunduğu, kamu görevinden çıkarılmasının akabinde emekli olma talebiyle yapılan başvurusunun kabul edilerek 15.09.2016 tarihinden itibaren kendisine diğer sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak gerçekleştirdiği 55 günlük hizmetinin eklenmesi sonucunda emekli aylığı bağlandığı, ayrıca emekli ikramiyesi ödenmesi istemiyle gerçekleştirdiği başvurunun farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçirdiği hizmet sürelerinin birleştirildiği ve kamu görevinden kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde çıkarıldığından bahisle reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, hizmetlerinin tamamı Sandığa tabi olarak geçen ve hizmeti, kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermemiş olan Sandık iştirakçilerine 5434 sayılı Kanunun 89/1.maddesine göre koşulsuz ikramiye ödenirken, Sandığa tabi hizmeti tek başına Sandıktan aylık bağlamaya yeterli olduğu halde, fazladan, diğer bir ifadeyle hiç ihtiyacı yokken hizmetleri birleştirilmek suretiyle Sandıktan aylık bağlanan iştirakçilerin, Sandığa tabi hizmetinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermediğinden bahisle ikramiyeden yoksun bırakılmasının, eşitliğe ve hakkaniyete aykırılık oluşturacağı açıktır.
Buna göre, davacıya, farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet süreleri birleştirilmek suretiyle aylık bağlanmış olmakla birlikte, davacının Emekli Sandığına tabi olarak geçen hizmet süresinin tek başına Sandıktan aylık bağlanmaya yeterli olması, başka bir anlatımla, hizmet süreleri birleştirmeye tabi tutulmamış olsa dahi, Sandıktan aylık bağlanabilecek konumda bulunması karşısında, Sandığa tabi hizmetinin ne şekilde sona ermiş olmasına bakılmaksızın, 5434 sayılı Kanunun 89/1.maddesi hükmü uyarınca, ikramiye ödemesinden yararlandırılması gerekirken, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Nitekim, benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Ankara Bölge İdare Mahkemesi 11. İdari Dava Dairesi'nin 08.03.2017 tarih ve E.2016/5387, K.2017/10468 sayılı kararı da bu yöndedir.
Öte yandan, davacıya emekli ikramiyesinin başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle ödenmesi gerektiği de açıktır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline, ödenmeyen emekli ikramiyesinin başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yapılan 123,15 TL yargılama gideri ile AAÜT uyarınca belirlenen 990,00 TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi 11. İdari Dava Dairesi'ne istinaf yolu açık olmak üzere 31/05/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)