(2577 S. K. m. 45, 46) (6306 S. K. m. 3)
İSTEMİN ÖZETİ: Dava, veraset yoluyla davacıya intikal eden ....... adresindeki taşınmaz ile ilgili verilen 25/04/2014 gün 1755.1554.3689 sayılı riskli yapı tespiti işlemi ile bu tespite dayalı olarak verilen 02/04/2015 günlü binanın yıkım ve tahliyesine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılan davada, ".......'un 22.04.2014 tarihinde vefat etmesine karşılık idareler tarafından ..... adına işlemlerin tesis edilmeye devam edildiği ve ..... adına tebligatların gönderildiği, bu durumda ..... mirasçılarının tespit edilip gerekli bildirimin mirasçılarına yapılması ve 6306 sayılı yasada öngörülen işlemlerin mirasçılar eliyle sürdürülmesi gerekirken buna uyulmadan tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemlerde hukuka uyarlılık bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin İstanbul 3. İdare Mahkemesi'nin 08/12/2016 tarih ve E:2015/694, K:2016/2300 sayılı kararının; dava konusu riskli yapının yıkılması nedeniyle davanın konusuz kaldığı, davacının ehliyetsiz olduğu, sonradan varis marifetiyle davaya devam etmesinin mümkün olmadığı, yapılan işlemlerde hukuka aykırı hiçbir hususun bulunmadığı iddialarıyla kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdare Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, veraset yoluyla davacıya intikal eden ….. adresindeki taşınmaz ile ilgili verilen 25/04/2014 gün 1755.1554.3689 sayılı riskli yapı tespiti işlemi ile bu tespite dayalı olarak verilen 02/04/2015 günlü binanın yıkım ve tahliyesine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılmıştır.
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında; "Riskli yapıların tespitinin, Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde masrafları kendilerine ait olmak üzere, öncelikle yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından, Bakanlıkça lisanslandırılan kurum ve kuruluşlara yaptırılacağı ve sonucun Bakanlığa veya İdareye bildirileceği, Bakanlığın, riskli yapıların tespitini süre vererek maliklerden veya kanuni temsilcilerinden isteyebileceği, verilen süre içinde yaptırılmadığı takdirde, tespitlerin Bakanlıkça veya İdarece yapılacağı veya yaptırılacağı, Bakanlığın, belirlediği alanlardaki riskli yapıların tespitini süre vererek idareden de isteyebileceği, Bakanlıkça veya İdarece yaptırılan riskli yapı tespitlerine karşı maliklerce veya kanuni temsilcilerince onbeş gün içinde itiraz edilebileceği, bu itirazların, Bakanlığın talebi üzerine üniversitelerce, ilgili meslek disiplini öğretim üyeleri arasından görevlendirilecek dört ve Bakanlıkça, Bakanlıkta görevli üç kişinin iştiraki ile teşkil edilen teknik heyetler tarafından incelenip karara bağlanacağı, Bakanlık veya İdare tarafından yapılan tespit işleminin masrafının ilgili tapu müdürlüğüne bildirileceği, Tapu Müdürlüğünün, binanın paydaşlarının müteselsil sorumlu olmalarını sağlamak üzere tapu kaydındaki arsa payları üzerine, masraf tutarında müşterek ipotek belirtmesinde bulunarak Bakanlığa veya İdareye ve binanın ayni ve şahsi hak sahiplerine bilgi vereceği" hükmüne, aynı maddenin 2. fıkrasında da; "Riskli yapıların, tapu kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilmek üzere, tespit tarihinden itibaren en geç on iş günü içinde Bakanlık veya İdare tarafından ilgili tapu müdürlüğüne bildirileceği ve Tapu kütüğüne işlenen belirtmeler hakkında, ilgili tapu müdürlüğünce ayni ve şahsi hak sahiplerine bilgi verileceği" hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacıya veraset yoluyla davacıya intikal eden ....... adresindeki taşınmaz ile ilgili verilen 25/04/2014 gün 1755.1554.3689 sayılı riskli yapı tespiti işlemi ile bu tespite dayalı olarak verilen 02/04/2015 günlü binanın yıkım ve tahliyesine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılan davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda '' davacının mirasbırakanının da konutunun bulunduğu taşınmaz hakkında 6306 sayılı Kanun'a dayalı riskli yapı tespiti, yıkım ve tahliyeye ilişkin işlemlerin mirasbırakanın 22.04.2014 tarihinde ölümü nedeniyle ..... mirasçılarının tespit edilip gerekli bildirimin mirasçılarına yapılması ve 6306 sayılı yasada öngörülen işlemlerin mirasçılar eliyle sürdürülmesi gerektiği''nden bahisle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesi üzerine anılan karara karşı istinaf talebiyle dairemize gelindiği anlaşılmaktadır.
Olayın safahatı incelendiğinde, dava konusu taşınmaza dair Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca lisanslandırılan …… İnşaat Mühendislik Tic. Ltd. Şti. tarafından 11.03.2014 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığına sunulan riskli bina tespit raporunun 17.04.2014 tarihli yazı ile 6306 sayılı yasa kapsamında gerekli prosedürün tamamlanması için Güngören Belediyesine gönderildiği, Güngören Belediye Başkanlığınca da 25.04.2014 tarihli yazı ile Güngören Tapu Müdürlüğüne tapu kütüğünün beyanlar hanesine risklidir şerhi konulması ve maliklere 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebligat yapılması için gönderildiği, Güngören Tapu Müdürlüğünce de 28.04.2014 tarihinde riskli yapı tespitine dair bildirimi davacı …..'in 22.04.2014 tarihinde vefat eden annesi müteveffa ..... adına tebliğe çıkarıldığı, tebligat evrakının davacının adresinde 27.05.2014 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından 05.06.2014 tarihinde davalı belediyeye bu işlemin iptali istemli başvuruda bulunulduğu, davalı belediye tarafından bu başvurunun 06.06.2014 tarihli işlemle reddedildiği, akabinde davalı belediye tarafından 13.06.2014 tarihinde taşınmazın tahliyesinde yönelik işlemin tesis edildiği ve davacıya 17.06.2014 tarihinde tebliğ edildiği, daha sonra taşınmazın 29 gün içinde tahliyesinde dair 28.08.2014 tarihli işlemin davacı adına tanzim edildiği ve 15.09.2014 tarihinde davacının da adresinde tebliğe çalışıldığı ancak adreste bulunamadığından muhtara teslim edildiği, en son 30.03.2015 tarihinde yapının tahliyesinde dair karar alındığı ve 02.04.2015 tarihinde davacının oğluna tebliği üzerine 08.04.2015 tarihinde dava açıldığı görülmektedir.
Söz konusu uyuşmazlıkta, davacının mirasbırakanına ait taşınmazla ilgili riskli yapı tespitine dair işlemin davacının bilgisine 27.05.2014 tarihinde girdiği, davacı tarafından bu işleme karşı davalı belediyeye 05.06.2014 tarihinde yaptığı başvurusunun reddedildiği, akabinde davalı belediye tarafından tanzim edilen 60 gün içinde yıkıma ilişkin yazının da davacıya 17.06.2014 tarihinde tebliğ edildiği, diğer bir deyişle 6306 sayılı Yasa kapsamındaki riskli yapı tespitine dair işlemlerin davacının bilgisi dahilinde olduğu, hatta o kadarki bu işlemlere karşı yapılan itiraz başvurularının da davacı tarafından yapıldığı, böylece olayın safahatından haberdar olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, en son taşınmazın 60 gün içinde yıkımına dair yazının tebliğ edildiği 17.06.2014 tarihinde riskli yapı belirtmesine yaptığı itirazın reddedildiğinin bilgisine girdiği açık olan davacının, bu tarihten sonra 60 günlük dava açma süresi içerisinde dava açması gerekirken, bu tarihten yaklaşık bir yıl sonra 08.04.2015 tarihinde açılan davanın bu kısmının süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
Davanın taşınmazın tahliye ve yıkımına ilişkin kısmına gelince;
Dava konusu tahliye ve yıkım işlemi riskli yapı kararına dayandığından dayanağı işlemin iptaline dair ilk derece mahkemesi kararı daimiz kararı ile süre aşımı nedeniyle kaldırıldığından, riskli yapı kararına dayanak olarak tesis edilen tahliye ve yıkım işlemlerinde de yasal isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf talebinin kabulüne, İstanbul 3. İdare Mahkemesi'nin 08/12/2016 tarih ve E:2015/694, K:2016/2300 sayılı kararın kaldırılmasına, davanın; riskli yapı tespitinin iptaline dair kısmı yönünden süre aşımı nedeniyle reddine, yıkım ve tahliyeye ilişkin kısmı yönünden ise davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan 316,60 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf safhasında davalı idarece yapılan 135,70 TL yargılama gideri ile hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 990,00.- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, posta gideri avansından artan kısmın mahkemesince taraflara iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/6. ve 46.maddeleri uyarınca temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak 29/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)