(2577 S. K. m. 7, 10, 11) (3194 S. K. m. 8)
İSTEMİN ÖZETİ: Çanakkale İli, Gelibolu İlçesi, …… Mevkiinde bulunan tapunun G.17 pafta, 1746 parsel sayısında kayıtlı 8.200 m2'lik taşınmaza ilişkin olarak, 1/5000 ölçekli koruma amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının kabulüne ilişkin 19/12/2014 tarih ve 13047 sayılı Bakanlık Olurunun iptali istemiyle açılan davada; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen raporun dosyada bulunan bilgi ve belgelerle birlikte incelenmesi sonucunda, ''...dava konusu imar planlarının kapsadığı alanın 19/04/1992 tarihli ve 2412 sayılı Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararı ile 3. Derece Doğal Sit Alanı olarak onaylandığı, bu alanın 22/12/2010 tarihli ve 27793 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı ile Saroz Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edildiği, bu kararla birlikte koruma bölgesi içerisindeki mevcut onaylı tüm planların geçerliliğini yitirdiği, alanın yeni statüsünün gerektirdiği koruma politikaları çerçevesinde yeniden planlanmasına ihtiyaç duyulduğu ve Korunan Alanlarda Yapılacak Planlara Dair Yönetmelik hükümleri gereğince dava konusu planların yapıldığı, dava konusu planların aynı Yönetmelik hükümleri gereğince Çevre ve Şehircilik Bakanlığı- Tabiat Varlıklarını Koruma Müdürlüğü tarafından 19/12/2014 tarih ve 13047 sayılı kararla onaylandığı, dava konusu parsel üzerinde yapı bulunmadığı ve komşu parsellerde de yapılaşmış bir alanın bulunmadığı, dava konusu parselin 19/12/2014 tarih ve 13047 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü tarafından onaylı 1/5000 Ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planında “konut alanı, kamu hizmet alanı, park ve ibadet alanı” olarak planlandığı, aynı tarihte onaylanan 1/1000 Ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planında parselin “gelişme konut alanı, resmi kurum alanı, park, cami” olarak planlandığı, dava konusu 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı, Plan Hükümlerinin 1.1.6 maddesine göre dava konusu parselin bulunduğu alanda yapılaşmaya izin verilmeden önce 18. madde uygulaması yapılacağının anlaşıldığı(...)dava konusu planların III. Derece Doğal Sit alanı olan bu bölgede doğal yapının korunması ve sürdürülebilirliğinin sağlanmasını da amaçladığı, bu nedenle koruma ve kullanma dengesinin kurulabilmesi açısından konut alanlarında nüfus ve yapı yoğunluğunun (parsel boyutlarının büyütülmesi ve/veya emsal değerinin küçültülmesi) düşürülmesinin yerinde bir planlama yaklaşımı olarak görüldüğü, imar planları hazırlanırken özel ve kamu mülkiyeti önemli bir veri olarak kabul edilmekle birlikte, planlama ekibinin mülkiyetleri, mülk sınırlarını, mevcut parsel sınırlarını gözeterek planlama yapmasının beklenemeyeceği, diğer yandan dava konusu parselin dahil olduğu yapı adası ve çevresindeki yapı adaları büyüklük, süreklilik gibi kentsel tasarım ölçütleri ve arazi kullanımları açısından değerlendirildiğinde bir bütünlük arz ettiği, parsele özel bir yaklaşımın olmadığının açık bir biçimde görüldüğü (...) Çanakkale İli, Gelibolu İlçesi, ….. Köyü, 1746 parselde kayıtlı davacıya ait taşınmazın 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planınında" gelişme konut alanı, resmi kurum alanı, park, cami" olarak belirlenmesine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı işleminde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, imar mevzuatına, kamu yararına ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır...'' gerekçesiyle davanın reddine karar veren Çanakkale İdare Mahkemesinin 07/06/2017 günlü, E:2015/670, K:2017/749 sayılı kararının; bilirkişi raporunun aksine yan iki parsel dışında diğer parsellerde yapılaşmanın mevcut olduğu, imar uygulaması ile yapılan kesintilerin %40'ın üzerinde olduğu, imar uygulamasında çelişkiler bulunduğu ileri sürülerek kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf yoluna başvurulan kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı, usul ve kanuna uygun olan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdare Dava Dairesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, Çanakkale İli, Gelibolu İlçesi, …. Mevkiinde bulunan tapunun G.17 pafta, 1746 parsel sayısında kayıtlı 8.200 m2'lik taşınmaza ilişkin olarak, 1/5000 ölçekli koruma amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının kabulüne ilişkin 19/12/2014 tarih ve 13047 sayılı Bakanlık Olurunun iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanununun "Dava Açma Süresi" başlıklı 7. maddesinde; dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri; düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olmasının bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmayacağı belirtilmiş; yine aynı Yasanın "Üst Makamlara Başvurma" başlıklı 11. maddesinde ise, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçmiş sürenin de hesaba katılacağı hükme bağlanmıştır.
Özel Kanun olan 3194 sayılı İmar Kanununun, işlem tarihinde yürürlükteki şekliyle, "Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması" başlıklı 8. maddesinin (b) bendinde ise, "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar." kuralı yer almaktadır.
Anılan maddelerin birlikte değerlendirilmesinden; imar planlarına karşı, 2577 sayılı yasanın 11. maddesi kapsamında başvuru için, özel bir kanun olan 3194 sayılı Yasanın 8/b maddesi ile özel bir itiraz süresi getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, imar planlarına karşı, bir aylık ilan süresi içinde 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini takip eden günden itibaren 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihini izleyen günden itibaren, ilan süresi içinde başvuruda bulunulmaması halinde de son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği sonucuna varılmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Çanakkale İli, Gelibolu İlçesi, ….. Köyü'nde bulunan ve Saros Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi ve III. Derece Doğal Sit Alanı sınırları içinde yer alan davacıya ait 1746 parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda 19/12/2014 tarih ve 13047 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Oluru ile 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının kabul edildiği, söz konusu planlar uyarınca davacının parselinin "konut alanı, kamu hizmet alanı, park ve ibadet alanı" içerisinde kaldığı, ilan süresi içinde mezkur planlara davacı tarafından yapılan itirazın reddedildiği, davacı tarafından taşınmazını kapsayacak şekilde kabul edilen 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planına ilişkin kararın iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır
Olayda, bu davada iptali istenilen imar planlarının 22/01/2015-23/02/2015 tarihleri arasında ilan edildiği ve bu imar planlarına karşı davacı tarafından 16/02/2015 tarihinde itirazda bulunulduğu, bu itirazın cevap verilmeyerek zımnen reddolunduğu, planlara karşı 2577 sayılı Yasa'nın 10. maddesi kapsamında yapılmış herhangi bir başvuru dilekçesinin de dosyaya sunulmadığı görülmüştür.
Belirtilen bu durum karşısında; 22/01/2015-23/02/2015 tarihleri arasında ilan edilen imar planlarına yapılan 16/02/2015 tarihli itirazın son ilan tarihi olan 23/02/2015 tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde cevap verilmeyerek zımnen reddi üzerine bu tarihten itibaren 60 günlük yasal idari dava açma süresi içerisinde ve en geç 23/06/2015 tarihinde dava açılması gerekirken, bu tarihin geçirilmesinden çok sonra 17/08/2015 tarihinde açılmış olan iş bu davanın süreaşımı sebebiyle esasının incelenme olanağı bulunmadığından, davayı esastan reddeden Çanakkale İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Çanakkale İdare Mahkemesi'nin 07/06/2017 günlü, E:2015/670, K:2017/749 sayılı kararına karşı istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin başvuranın üzerinde bırakılmasına, fazladan yatırılan 31,40-TL harç ile posta gideri avansından artan miktarın hükmün kesinleşmesinden sonra mahkemesince resen başvurana iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası kapsamında bulunmayan karara karşı tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere 27/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)