(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Aydın İli, Karacasu İlçesi, ..... Mevkii, 18-L-III/IV pafta, 3390 sayılı parselde bulunan taşınmaz üzerindeki akaryakıt istasyonu için verilen yapı ruhsatının ve dayanağı imar planının iptali istemiyle açılan davada;''...davacının parselinin Karacasu-Nazilli istikametinde yolun solunda, iptali istenilen Aydın İli, Karacasu İlçesi, ..... Mevkii, 18-L-III/IV pafta, 3390 sayılı parselde bulunan akaryakıt istasyonunun ise yolun sağında, dolayısıyla mevcut karayolunda karşılıklı olarak bulunduğu ve aynı güzergahta yer almadığı, uyuşmazlık konusu akaryakıt istasyonunun bulunduğu ilçe sınırları içerisinde davaya konu taşınmazın yakınında faaliyet gösteren diğer bir akaryakıt istasyonunun işleticisi olduğu ve bakılmakta olan davayı, "asgari mesafe koşulunun sağlanmadığı ve işlemlerin iptal edilmemesi durumunda ekonomik zararlara neden olacağı"nı ileri sürerek ve kar kaybı mahrumiyetine yol açacağı iddiasıyla açtığı anlaşıldığından; davacının dava konusu işlemlerin iptalini istemesinde imar mevzuatı çerçevesinde menfaatinin bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.(...) Bu durumda, davacının Aydın İli, Karacasu İlçesi, ..... Mevkii, 18-L-III/IV pafta, 3390 sayılı parselde bulunan taşınmaz üzerindeki akaryakıt istasyonu için verilen yapı ruhsatı ve dayanağı imar planına karşı dava açma ehliyeti olmadığından davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği sonuç ve yargısına varılmıştır...'' gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar veren Aydın 2.İdare Mahkemesinin 20/06/2017 günlü, E:2017/92, K:2017/956 sayılı kararının; belediyenin yapmış olduğu usulsüz ve yanlış imar planının davacının ve toplumun, sosyal ve maddi menfaatlerini riske etttiği, yeni imar planı ile iki akaryakıt istasyonunun aynı güzergah üzerinde kalacağı ileri sürülerek kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi istenilmektedir.
AYDIN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞININ SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf yoluna başvurulan kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı, usul ve kanuna uygun olan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
KARACASU BELEDİYE BAŞKANLIĞININ SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf yoluna başvurulan kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı, usul ve kanuna uygun olan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdare Dava Dairesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
İdare ve Vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların istinaf yolu ile incelenip kaldırılmaları, 2577 sayılı İdare Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 2. fıkrası ile göndermede bulunulan aynı Kanunun 49. maddesinin 2. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. Aydın 2. İdare Mahkemesi'nin 20/06/2017 günlü, E:2017/92, K:2017/956sayılı kararının dayandığı gerekçe ise usul ve hukuka uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin başvuranın üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın hükmün kesinleşmesinden sonra mahkemesince başvurana iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası kapsamında bulunmayan karara karşı tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere 30/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)