(213 S. K. m. 30, 113, 114)
DAVA: Takdir komisyonu kararı doğrultusunda yapılan 2010 yılı cezalı Gelir Vergisi tarhiyatı ile 2010/10-12 dönemine dair aslı aranmayan gelir geçici vergisi üzerinden vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı; "dosyanın incelenmesinden; davacının 2010 yılı KDV matrahının tespiti için 03/07/2015 tarihinde takdir komisyonuna sevk edildiği, İzmir Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı tarafından 2010 yılı hesaplarının incelenmesinin istenmesi üzerine 28/01/2016 tarih ve 2016-A-4328/5 Vergi Tekniği Raporu hazırlandığı, vergi tekniği raporu dikkate alınarak 15/03/2016 tarihli takdir komisyonu kararları ile davaya konu dönemlerin matrahının belirlendiği, bu doğrultuda tarh edilen vergilerin davacıya tebliği üzerine bakılan davanın açıldığı, ihtilaf konusu döneme dair resen salınacak vergi için 5 yıllık tarh zamanaşımı süresi 31/12/2015 tarihinde sona erdiği, davalı idarece bu süre içerisinde, yani 03/07/2015 tarihinde takdire sevk edildiği, ancak sevk tarihi itibarıyla ortada mükellef hakkında düzenlenmiş bir vergi inceleme/tekniği raporu bulunmadığı, halbuki, 213 Sayılı Kanun'un 30/1. maddesi hükmüne istinaden, her türlü inceleme yetkisine haiz takdir komisyonunca somut dayanakları ve izahı ortaya konulmak suretiyle matrah takdirinde bulunulması gerektiği, davacı hakkındaki takdire sevk işleminin salt işlemekte olan zamanaşımı süresinin kesilmesinin temini maksadıyla yapıldığı sonuç ve kanaatine varıldığı, bir diğer ifade ile, tarh zamanaşımı süresinin dolmasına çok az bir süre kala, matrah takdiri için mükellef dosyasının takdir komisyonuna sevk edilmesi, zamanaşımı süresi dolduktan sonra, 114. maddenin 2. fıkrasında, takdir komisyonu nezdinde geçen ve bu suretle duran, ancak en fazla bir yıl olan bu süre tarh zamanaşımına eklenmek suretiyle, ve bu süre içinde düzenlenen (takdir komisyonu kararına done olmak üzere düzenlendiği belirtilen) vergi tekniği raporundaki tespitlerden hareket edilerek takdir komisyonunca matrah takdir edilmesi halinde, 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 113 ve 114. maddelerinin hiçbir anlamı kalmayıp, bu maddelerin işlemesi söz konusu olmayacağı..." gerekçesiyle kabulüne karar veren İzmir 3. Vergi Mahkemesi'nin 11/01/2017 tarih ve E:2016/890, K:2017/39 Sayılı kararının, yasal dayanaktan yoksun olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1.Vergi Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava dosyası kapsamında yer alan bilgi ve belgeler dahilinde yapılan inceleme neticesinde, istinaf başvurusuna konu edilen, İzmir 3. Vergi Mahkemesi'nce verilen 11/01/2017 gün ve E:2016/890, K:2017/39 Sayılı kararın, usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
SONUÇ: Açıklanan nedenle, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 Sayılı Kanunla değişik 45/3. maddesine istinaden istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan 33,00-TL yargılama giderinin istinaf başvurusunu yapan taraf üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan tutarın Mahkemesi'nce H.M.K'nun 333. maddesi uyarınca yatırana iadesine, 25.05.2017 tarihinde oybirliği ile kesin olmak üzere karar verildi. (¤¤)