(2577 S. K. m. 49, 54) (657 S. K. m. 125)
İSTEMİN ÖZETİ: Mardin Defterdarlığı Vergi Dairesi Müdürlüğünde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapan davacının, belirlenen kılık ve kıyafet hükümlerine aykırı davrandığından bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/A-g maddesi uyarınca uyarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 05.05.2015 tarih ve 2803 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; sendika üyesi çalışanların, sendikalarının yetkili organlarınca alınan karar doğrultusunda yapacakları eylemler sebebiyle ceza verilemeyeceği, ancak bu ceza muafiyetinin sözkonusu olabilmesi için, sendika organlarınca alınan eylem kararının, sendikanın varoluş sebebi olan "üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek" çerçevesinde bir karar olması gerektiği, davacının eylemine dayanak sendika kararında ise, 17/10/2014 tarihinden itibaren sivil kıyafetle iş yerlerine gidilmesine gerekçe olarak, kılık kıyafet üzerinden kamudaki ayrımcılığın, eşitsizliğin ötekileştirilmenin karşısında olmaya, her türlü gericiliğe, toplumsal yaşamın ve eğitim alanının muhafazakarlaştırılmasına ve tek tipleştirilmesine karşı mücadele olarak belirtildiği, anılan kararın sendika üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini koruma ve geliştirme gayesini taşıyan bir karar olmadığı, sendikal eylemin süresiz nitelikte olduğu, anılan sendika eylemine katılan davacının işyerine kravatsız gelmesi nedeniyle sözlü olarak ikaz edildiği, eylemine devam etmesi üzerine bu kez 09.03.2015 tarihinde yazılı olarak ikaz edildiği ancak buna rağmen eylemini devam ettirdiği anlaşılmakta olup, sendikal faaliyet kapsamında yapılacak eylemlerin niteliği itibarıyla birtakım hususları protesto etmek olup, bu kapsamda yapılan eylemlerin belirli bir süreyle sınırlı olması gerektiği, aksi takdirde yasa hükümleri ile getirilen kuralların sendikal faaliyet adı altında sınırsız olarak uygulanmamasının kanun hükümlerini hükümsüz haline getireceği açık olup, olayda da davacının eyleminin uzun süre ile devam ettirdiği, sözlü ve yazılı ikazlara rağmen eylemini devam ettirmekte ısrar ettiği, etkili bir yaptırım uygulanmaması durumunda eylemini devam ettireceği, dava konusu cezanın sübuta eren fiilin karşılığı olduğu ve hukuka aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda Mardin İdare Mahkemesi'nce verilen 26.05.2016 günlü, E:2015/2633, K:2016/1891 sayılı kararın itirazen incelenmesi sonucunda; davacının üyesi bulunduğu sendikanın aldığı karar uyarınca gerçekleşen kılık ve kıyafet hükümlerine aykırı davranma eyleminin sendikal faaliyet kapsamında bir fiil olarak kabulü gerekeceğinden, adı geçene kılık ve kıyafet hükümlerine aykırı davrandığından bahisle disiplin cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık ve bu işleme karşı açılan davanın reddine ilişkin idare mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle bozulması ve dava konusu işlemin iptaline dair Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesi'nin 27/12/2016 günlü ve E:2016/795, K:2016/582 sayılı kararının; yazılı ve sözlü olarak ikaz edilmesine rağmen davacının eyleme devam etmesi, eylemin süresiz olması ve belirli bir süre ile sınırlandırılmamış olması nedeniyle sendikal faaliyet olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı ileri sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesi'nce, işin gereği görüşüldü;
6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 103. maddesinin b) bendi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de; anılan Yasanın 27. maddesiyle 2577 sayılı Yasaya eklenen Geçici 8. maddenin 1. fıkrasındaki "Bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3 üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır." kuralı uyarınca kararın düzeltilmesi yolundaki istemin incelemesine geçildi.
Davalı idarenin kararın düzeltilmesi istemine ilişkin dilekçesinde ileri sürülen hususlar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 54’üncü maddesinin 1'inci fıkrasının (c) bendi hükmüne uygun bulunduğundan, kararın düzeltilmesi isteminin kabulüne ve Dairemiz tarafından verilen 27/12/2016 günlü ve E:2016/795, K:2016/582 sayılı kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra uyuşmazlığın esası yeniden incelendi:
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların itiraz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Mardin İdare Mahkemesi'nce verilen 26.05.2016 günlü, E:2015/2633, K:2016/1891 sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuka ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir neden de bulunmadığından, itiraz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına, aşağıda dökümü yapılan 142,90 TL itiraz yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, posta giderinden ibaret 64,80 TL karar düzeltme giderinin ise davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, karar düzeltme gideri için tahsil edilen paranın kullanılmayan kısmının ilgilisine iade edilmesine, 28/12/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Davacının üyesi olduğu sendikanın aldığı karara uyarak kılık-kıyafete ilişkin mevzuata aykırı bir şekilde işe gelmesinin, Anayasa hükümleri ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi içtihatları çerçevesinde sendikal bir eylem olduğu, kılık-kıyafete ilişkin mevzuatın ve hükümet politikasının değiştirilmesini hedefleyen, kamuoyu önünde alenen icra edilen, şiddete dayanmayan ve şiddeti teşvik etmeyen söz konusu eylemin, şekli itibariyle kamu hizmetinin aksaması ve bu şekilde kamu düzeninin bozulması sonucunu doğurmayacağı da gözetildiğinde, belirli bir süre ile sınırlandırılmamasının eylemin sendikal eylem niteliğini değiştirmeyeceği, kılık-kıyafete yönelik olarak ülkede yaşanan tartışmalar, bu tartışmalar üzerine bir sendikanın aldığı karar ve bu kararın hükümet üzerindeki etkisi sonucu yapılan mevzuat değişikliklerini kamuda ayrımcılık ve ötekileştirme olarak nitelendiren davacı sendikanın, yaşanan sürecin kendi üyeleri üzerindeki olumsuz etkilerini hafifletmek ve neticede ortadan kaldırmak amacıyla aldığı sendikal eylem kararına uyan davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasının, demokratik toplum düzeninde gereklilik ve ölçülülük ilkelerine uymaması nedeniyle örgütlenme özgürlüğünün ihlali sonucu doğuracağı, bu nedenle, taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi içtihatları ve hukuka uygun olan dava konusu işlemin iptali yolundaki Dairemiz kararının düzeltilmesi yolundaki davalı idare isteminin reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)