(2577 S. K. m. 54)
İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul 6. İdare Mahkemesince verilen 18/03/2016 gün ve E:2015/1270, K:2016/588 sayılı dava konusu işlemin iptaline ilişkin kararın bozulması istemiyle yapılan itiraz başvurusunu reddederek mahkeme kararını onayan İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. İdare Dava Dairesinin 13/10/2016 gün ve E:2016/68, K:2016/132 sayılı kararının; kamu yararı ve hizmet gereklerinin yerine getirilmesi amacıyla kurulan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek düzeltilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdare Dava Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununa 6545 sayılı Kanunun 27. maddesiyle eklenen geçici 8. maddenin 1. fıkrası uyarınca gereği görüşüldü:
KARAR VE SONUÇ: Bölge İdare Mahkemesi kararlarının düzeltme yolu ile incelenebilmesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesinde yazılı sebeplerden birinin varlığı ile mümkündür. Karar düzeltme dilekçesinde ileri sürülen sebepler bunlardan hiçbirine uymadığından yerinde bulunmayan istemin reddine, karar düzeltme aşamasında yapılan yargılama giderlerinin karar düzeltme isteyen üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin ilgililerine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ilgili Mahkemeye gönderilmesine, 28.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
İSTANBUL
6. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO: 2015/1270
KARAR NO: 2016/588
KARAR TARİHİ: 18.03.2016
DAVANIN ÖZETİ: Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu'na bağlı Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Radyoloji Uzmanı olarak görev yapan davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/A-a maddesi uyarınca "uyarma cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin davalı idarenin 20.02.2015 tarih ve 11308 sayılı işleminin; raporlarında, "klinik ile birlikte değerlendirilmesi" ibaresinin kullanılmadığı, tüm direkt grafilerin bilgi iletilmeden çekildiği, sorunun yapısal bir sorun olduğu, bu sistemin kendisi tarafından kurulmadığı, hastayı koruma amaçlı olarak klinik bilgileri istemek zorunda olduğu, suç işleme kastı ile hareket etmediği, kusur ve ihmalinin bulunmadığı ileri sürülerek iptali istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Usul yönünden, davanın yasal süresi içerisinde açılmadığı; esas yönünden, davacı hakkında soruşturma açıldığı, düzenlenen disiplin soruşturma raporunda davacı hakkında; "görevli olduğu radyoloji kliniğinde direkt grafi çekimi raporlarına şablon olarak yazılan 'klinik ile birlikte değerlendirilmesi' ibaresiyle haksız puan elde ettiği ve bu haksız puan karşılığı ek ödeme aldığı gerekçesi ile 657 sayılı Kanunun 125. maddesinin B/a bendi gereğince kınama cezası ile cezalandırılması teklifi getirildiği, davacının daha önce ceza almadığından, bir alt ceza olan aynı Kanunun 125/A-a bendi gereğince uyarma cezasıyla cezalandırıldığı, dava konusu işlemin usul ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
Karar veren İstanbul 6. İdare Mahkemesi'nce, dava dosyası incelendi, davalı idarenin usule yönelik itirazları yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
Dava; Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu'na bağlı Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Radyoloji Uzmanı olarak görev yapan davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/A-a maddesi uyarınca "uyarma cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin davalı idarenin 20.02.2015 tarih ve 11308 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinde; “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: A-Uyarma: Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak,..." B - Kınama : Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir. Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımından kusurlu davranmak,"..."Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir." hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu'na bağlı İstanbul Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Radyoloji Uzmanı olarak görev yaptığı, direkt radyografi raporlarıyla ilgili "klinikle birlikte değerlendirilmesi uygundur " ibareli şablon rapor hazırladığı ve haksız olarak ek puan ve kazanç sağladığından bahisle soruşturma yapıldığı, düzenlenen rapor sonucunda, davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/A-a maddesi uyarınca "uyarma cezası" ile cezalandırılmasına karar verildiği bu işlemin iptali istemiyle de bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda; davacı hakkında yapılan soruşturma sonucu düzenlenen raporda; direkt grafi filmlerine "klinikle birlikte değerlendirilmesi uygundur" şeklinde şablon olarak raporlama işlemi yapıldığının tespit edildiği, yapılan işlem neticesinde ise davacının, haksız puan ve ek ödeme aldığının belirlendiği, bu şekilde, davacının verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımından kusurlu davrandığından bahisle 657 sayılı Yasanın 125/B-a maddesi uyarınca kınama cezası ile cezalandırılması yönünde teklif getirildiği, bu teklifin, İl Disiplin Kurulu tarafından değerlendirildiği, davacının daha önce cezanın bulunmadığı dikkate alınarak bir alt ceza olan 657 sayılı Yasanın 125/A-a maddesi uyarınca kınama cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, davalı idarenin, bilgisayar sisteminde bulunan söz konusu şablonun, davacının, görevli olduğu klinikte, 2010 yılından itibaren o dönemde radyoloji kliniğine vekaleten atanan klinik şefinin isteği ile girildiği, sonraki dönemlerde bu uygulamanın gelenek haline geldiği ve rutin uygulamaya girdiği, bu ifadenin kullanılmasında ve karşılığında çalışanlara haksız puan ve ek ödeme yapılmasında davacının herhangi bir kusurun, ihmalinin, hata ve kastının bulunmadığı, ortaya çıkan durumun sistemin işleyişinden kaynaklandığı, davacının bu durumu değiştirme ve düzeltme yetkisi ve görevinin de bulunmadığı, dolayısıyla davacının üstüne atılı disiplin suçunu işlediğinin açık ve net bir şekilde ortaya konulmaksızın hazırlanan soruşturma raporu esas alınmak suretiyle tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 107,50 TL yargılama giderinin davalı idarece davacıya verilmesine, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.000,00 TL avukatlık ücretinin davalı idare tarafından davacıya verilmesine, artan posta ücretinin söz konusu karar kesinleştikten sonra davacıya iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi'ne itiraz yolu açık olmak üzere, 18.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)