(2577 S. K. m. 45) (5015 S. K. m. 19)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirketin Üretim Yetkinlik Puanı en az %50 olan Kapasite Raporunu Kuruma ibraz etmediğinden bahisle 67.962,00.-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına dair 16/05/2016 gün ve 6291-31 Sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davanın reddine yönelik olarak Ankara 16. İdare Mahkemesi'nce verilen 19/01/2017 gün ve E:2016/2836, K:2017/137 Sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve davaya konu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesince, 2577 Sayılı Kanun'un değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR : Dava, davacı şirketin Üretim Yetkinlik Puanı en az %50 olan Kapasite Raporunu Kuruma ibraz etmediğinden bahisle 67.962,00.-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına dair 16/05/2016 gün ve 6291-31 Sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 1. maddesinin birinci fıkrasında; bu Kanunun amacının; yurt içi ve yurt dışı kaynaklardan temin olunan petrolün doğrudan veya işlenerek güvenli ve ekonomik olarak rekabet ortamı içerisinde kullanıcılara sunumuna dair piyasa faaliyetlerinin şeffaf, eşitlikçi ve istikrarlı biçimde sürdürülmesi için yönlendirme, gözetim ve denetim faaliyetlerinin düzenlenmesini sağlamak olduğu belirtilmiş, 4. maddesinin birinci fıkrasında, lisansın, sahibine lisansta yer alan faaliyetin yapılması ile bu konularda taahhütlere girişilmesi hakkını verdiği; ikinci fıkrasında, lisans ile tanınan hakların, bu Kanun'un, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan kayıtlı hususların yerine getirilmesi koşulu ile kullanılacağı kurala bağlanmıştır.
5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun fiil tarihinde yürürlükte olan 19. maddesinin üçüncü fıkrasında ise; maddede belirtilenlerin dışında kalan, ancak Kanunun getirdiği yükümlülüklere uymayanlara bin beş yüz Türk Lirasından ellibin Türk Lirasına kadar idari para cezası verileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
03/12/2011 gün ve 28151 Sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Petrol Piyasası Kanununun 19. maddesi uyarınca 2012 Yılında Uygulanacak Para Cezaları Hakkında Tebliğde de; 5015 Sayılı Kanun'un 19. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 2012 yılında uygulanacak para cezalarının 1.358,00 - 67.962,00 TL arasında olduğu belirtilmiştir.
Öte yandan, 17/06/2004 tarihli ve 25495 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 6 fıkrasının (b) bendinde, madeni yağ lisansı başvurularında, lisansa konu tesise ait Üretim Yeterlilik Puanı en az %50 olan Kapasite Raporunun Kuruma ibraz edilmesinin lisans başvurularında sağlanması gereken şart ve nitelikleri arasında sayılmış olup, aynı Yönetmeliğin geçici 11. maddesinde de Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte Madeni Yağ Lisansı sahibi olan kişilerin, Yönetmeliğin 7. maddesinin altıncı fıkrasının (b) bendine uygun olarak düzenlenmiş kapasite raporlarını 1/8/2012 tarihine kadar Kuruma ibraz yükümlüğü getirilmiş, 18.maddesinde, lisans; sahibine, lisansta yer alan faaliyetin yapılması ile bu konularda taahhütlere girişilmesi haklarını verir, lisans ile tanınan haklar, ilgili ve diğer mevzuatta kayıtlı hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılabilir, lisans sahipleri; piyasa faaliyetinin yürütüldüğü tesislerin tasarımını, yapım ve işletimini ilgili ve diğer mevzuatta belirlenen usul ve esaslara göre yapmakla yükümlüdür kuralına yer verilmiştir.
5326 Sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin; Kanun'un, karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği belirtilmiş; 3. maddesinde, bu Kanun'un; idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna dair hükümlerinin, diğer Kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde; diğer genel hükümlerinin, idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı düzenlenmiş; anılan Kanun'un genel hükümleri arasında yer alan "İdari Para Cezaları" başlıklı 17. maddesinin ikinci fıkrasında, idari para cezasının, kanunda alt ve üst sınırı gösterilmek suretiyle de belirlenebileceği, bu durumda, idari para cezasının miktarı belirlenirken işlenen kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumunun birlikte göz önünde bulundurulacağı kurala bağlanmıştır.
Belirtilen hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, idarî para cezalarının Kanun'da alt ve üst sınır belirtilmek suretiyle belirlendiği durumlarda, idarî para cezası vermeye yetkili makamın, 5015 Sayılı Kanun'un 19. maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen idarî para cezası yaptırımı konusundaki takdir yetkisini kullanırken, Kabahatler Kanunu'nun 17. maddesinde yer alan kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusur ve ekonomik durumunu göz önünde bulundurması ve hangi sebeple idarî para cezasını üst sınırdan verdiğinin yargısal denetime imkân verecek şekilde somut olarak ortaya koyması gerekmektedir. Ancak bu durumda idarî para cezasına konu işlemin yargısal denetiminin yapılması mümkün olacaktır.
Dosyanın incelenmesinden, madeni yağ üretim lisansı bulunan ve bu alanda faaliyet gösteren davacı şirketin, 01/08/2012 tarihine kadar Kuruma ibraz etmesi gereken "Üretim Yeterlilik Puanı en az %50 olan Kapasite Raporunu" süresi içinde sunmadığından bahisle 03/04/2013 tarih ve 4351-82 Sayılı Kurul kararı ile savunması ve söz konusu raporun Kuruma ibrazının talep edildiği, davacının yazılı savunmasında sehven verilmesinin geciktiği belirtilerek anılan raporun Kuruma sunulduğu, ancak Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun 30/10/2013 tarih ve 4673-70 Sayılı kararı ile raporun yasal süresi içerisinde sunulmadığı gerekçesiyle 5015 Sayılı Kanun'un 19. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 67.962,00.-TL para cezası ile tecziye edildiği, anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada Ankara 15.İdare Mahkemesi'nin 15/05/2014 tarih ve E:2013/1765, K:2014/637 Sayılı davanın reddine dair kararının Danıştay 13. Dairesi'nin 02/12/2015 gün ve E:2014/3742, K:2015/4298 Sayılı kararı ile bozulması üzerine Mahkemece bozma kararına uyularak 21/03/2016 tarih ve E:2016/1321, K:2016/950 Sayılı kararıyla "ön araştırma ve soruşturma prosedürü uygulanmadan idari para cezası verilmesine dair davaya konu Kurul kararında hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle iptaline hükmedildiği, anılan Mahkeme kararı üzerine 10.03.2016 tarih ve 6151-1 Sayılı Kurul kararı kapsamında doğrudan soruşturma başlatıldığı, yapılan soruşturma sonrasında 29.03.2016 tarih ve 506 Sayılı Soruşturma Raporunun düzenlendiği ve davacıya gönderilerek yazılı savunmasının istenildiği, davacının yazılı savunmasında öne sürdüğü hususların ilgili mevzuata aykırı faaliyet göstermesini haklı kılacak gerekçeler olarak kabul edilmemesi nedeniyle, davacı şirket hakkında 5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanununun 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliğinin 18. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile aynı Yönetmeliğin geçici 11.maddesine aykırı olduğu nedeniyle, 19. maddesinin üçüncü fıkrası ile 5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca 2012 Yılında Uygulanacak Para Cezaları Hakkında Tebliğ uyarınca 67.962,00 TL idari para cezası uygulanmasına dair 16.05.2016 tarih ve 6291-31 Sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının tebliği üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İdare Mahkemesi'nce; davacı şirketin sahip olduğu lisansa göre madeni yağ üretimi alanında faaliyet gösterdiği ve bu hakkını yukarda yer alan 5015 Sayılı Kanun'un ve ilgili diğer mevzuatlarda yer alan koşulların (Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği gibi) yerine getirilmesi halinde kullanılabildiği hususu gözönüne alındığında, "Üretim Yeterlilik Puanı en az %50 olan Kapasite Raporunu" 01/08/2012 tarihine kadar kuruma ibraz etme yükümlülüğünü yerine getirmediği sabit olan davacı şirkete bu fiili sebebiyle uygulanan idari para cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, her ne kadar davacı tarafından, 5015 Sayılı Kanun'un 19. maddesinin tatbikinin mümkün olmadığı ancak şartların oluşması halinde aynı Kanunun 20. maddesinde yer alan idari yaptırımların uygulanabileceği iddia edilmiş ise de davacının bu iddiasına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mevzuat hükümleri ve olayın birlikte değerlendirilmesinden; davacının idari para cezasına konu fiili sabit ise de; davalı idare tarafından idarî para cezasının hangi sebeple üst sınırdan verildiğinin somut bilgi ve belgelerle ortaya konulamadığı, ayrıca bu konuda herhangi bir açıklama da getirilmediği göz önününde bulundurulduğunda, herhangi bir kriter gözetmeksizin salt takdir yetkisinden hareketle Kanun'da öngörülen üst sınırdan idarî para cezası verilmesine dair davaya konu kararda hukuka ve hakkaniyete uygunluk görülmemiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, davacı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜ ile Ankara 16. İdare Mahkemesi'nce verilen 19/01/2017 gün ve E:2016/2836, K:2017/137 Sayılı kararın KALDIRILMASINA; 2577 Sayılı Kanun'un değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, davaya konu işlemin İPTALİNE; aşağıda dökümü yapılan, mahkeme ve istinaf safhasına ait toplam 358,95-TL yargılama giderinin ve yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 990,00- TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacı tarafa verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde istinaf başvurusunda bulunan tarafa iadesine, 2577 Sayılı Kanun'un değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca KESİN olarak, 21.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)