(657 S. K. m. 76)
İSTEMİN ÖZETİ: Ege Linyitleri İşletmesi Müessesesi, Çan Linyitleri İşletme Müdürlüğü'nde Personel ve İdari İşler Şube Müdürü olarak görev yapan davacının, bu görevinden alınarak Garp Linyitleri İşletmesi Müessesesi emrine Genel İdari Hizmetler sınıfında 1. derece 2200 ek göstergeli başuzman olarak atanmasına ilişkin 24.02.2016 tarih ve 4395 sayılı işlem ile bildirimi yapılan 22.2.2016 tarihli, 4/42 sayılı Yönetim Kurulu Kararının iptali istemiyle açılan davada; davacı hakkında isnat edilen fiillerin müfettiş incelemesi marifetiyle soruşturulduğu, bu bağlamda; alınan ifadeler ile derlenen bilgilere binaen hazırlanan inceleme raporunda davacının isnat olunan fiilleri işlediğine dair iddiayı karşılayacak bir veriye rastlanılmadığının görüldüğü, bu sebeple de hakkında her hangi bir cezai işlem teklifinin getirilmediği, bununla birlikte; "Amirleri nezdinde olumlu izlenimler bırakmadığı, uyumlu bir çalışma sergilemediği" kanısı ile davacı hakkında görev yeri değişikliği teklifinde bulunulduğu açıksa da, soruşturma konusu iddialar arasında bu hususun yer almadığı, ifadesi alınan kişilere yöneltilen sorular arasında bu tespiti sağlayacak herhangi bir sorunun da yöneltilmediği, ayrıca; "Yüklenici Firma Elemanı Olarak Çalışan Bayan Personele Yönelik Olumsuz Tutum ve Davranışlarda Bulunduğu" iddiasının soruşturulduğu rapor kısmı ile teklife dayanak iddia arasındaki ilişkinin açıkça ortaya konulamadığı, bu durumda; davacı hakkında isnat edilen fiillerin soruşturulması sırasında alınan ifadeler, derlenen bilgiler ile soruşturma dizini bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının incelemeye konu fiilleri işlediğinin sübuta ermediği, bu sebeple de hakkında her hangi bir cezai teklif getirilmediği gibi amirleri ile ilişkilerinin çalışma uyumunu bozduğu ya da bozacağına ilişkin tespitin dayanağının inceleme raporunda açıkça gösterilmediği dikkate alındığında, uyuşmazlığa konu naklen atama işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar veren Çanakkale İdare Mahkemesi'nin 26/07/2017 gün ve E: 2016/290, K:2017/949 sayılı kararının; davacının Güney Ege Linyitleri Müessese Müdürlüğü'nde görev yaptığı dönemde benzer bir şikayet ile soruşturma geçirdiği ve hakkında disiplin cezası uygulanarak atamasının yapıldığı, açılan davanın davacı aleyhine sonuçlandığı, olayda, her ne kadar taciz iddiaları ve diğer iddialar bakımından kesin ve somut delil bulunmadığından davacıya disiplin cezası verilmemiş olsa da, soruşturma dosyası kapsamından açık bir huzursuzluk olduğunun, çalışanlar arasında ciddi problemler bulunduğu ve çalışma barışının bozulduğunun açık olduğu, anlatılan sorunlara karşı pasif davranılarak müdahalede bulunulmamasının, Kurum işleyişini daha fazla aksatacağı ve çalışma barışını tamamen bozacağı, davacının atandığı başuzman kadrosunun önceki kadrosu ile eşdeğer olduğu, davacının görev yerinin değiştirilmesinin müessif olayların meydana gelmesinin önlenmesi bakımından yararlı olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Atama işleminin davacı hakkında yürütülen bir soruşturmaya dayandırıldığı, ancak soruşturmaya konu iddiaların hiçbirinin sübuta erdirilmediği, dolayısıyla dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı hale gelip dayanaksız kaldığı, hukuka, hakkaniyete ve İdari Yargı içtihatlarına uygun olarak verilmiş Mahkeme kararının bozulmasını gerektirecek hiçbir neden olmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava; Ege Linyitleri İşletmesi Müessesesi, Çan Linyitleri İşletme Müdürlüğü'nde Personel ve İdari İşler Şube Müdürü olarak görev yapan davacının, bu görevinden alınarak Garp Linyitleri İşletmesi Müessesesi emrine Genel İdari Hizmetler sınıfında 1. derece 2200 ek göstergeli başuzman olarak atanmasına ilişkin 24.02.2016 tarih ve 4395 sayılı işlem ile bildirimi yapılan 22.2.2016 tarihli, 4/42 sayılı Yönetim Kurulu Kararının iptali istemiyle açılmıştır.
399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 3. maddesinin (b) bendinde; "Teşebbüs ve bağlı ortaklıklarda, devlet tarafından tahsis edilen kamu sermayesinin karlı, verimli ve ekonominin kurallarına uygun bir şekilde kullanılmasında bulunduğu teşkilat, hiyerarşik kademe ve görev unvanı itibariyle kuruluşunun karlılık ve verimliliğini doğrudan doğruya etkileyebilecek karar alma, alınan kararları uygulatma ve uygulamayı denetleme yetkisi verilmiş asli ve sürekli görevler genel idare esaslarına göre yürütülür. Teşebbüs ve bağlı ortaklıkların genel idare esaslarına göre yürütülmesi gereken asli ve sürekli görevleri; genel müdür, genel müdür yardımcısı, teftiş kurulu başkanı, kurul ve daire başkanları, müessese, bölge, fabrika, işletme ve şube müdürleri, müfettiş ve müfettiş yardımcıları ile ekli 1 sayılı cetvelde kadro ünvanları gösterilen diğer personel eliyle gördürülür. Bunlar hakkında bu Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen hükümler dışında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri uygulanır."kuralı yer almaktadır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesinde; “Kurumlar görev ve ünvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68.maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan mevzuat hükümleri ile idarenin, kamu personelinin hangi yerde veya bölgede hizmet göreceğini belirlemek hususunda, atanacak kişi ile hizmetin en etkin ve verimli şekilde yürütülmesini temin etmek amacıyla, yapılacak atamlar konusunda takdir yetkisinin bulunduğu açıktır. Bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin sebep ve maksat yönlerinden, hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Ege Linyitleri İşletmesi Müessesesi, Çan Linyitleri İşletme Müdürlüğü'nde Personel ve İdari İşler Şube Müdürü olarak görev yapan davacı hakkında; "yüklenici firma elemanı olarak çalışan bayan personele yönelik olumsuz tutum ve davranışlarda bulunduğu, … adlı personele fazla mesai yapmış gibi para ödenmesini bizzat sağlayarak devletin parasını ve kendisine verilen yetkiyi kendi menfaatleri için kullandığı ve güvenlik elemanı …. ile işletme binasında hafta sonları sık sık buluştuğu, bunun da personel arasında çeşitli söylentilere sebep olduğu" iddiaların araştırılması amacıyla başlatılan soruşturma neticesinde düzenlenen 04/01/2016 tarih ve 1 sayılı İnceleme Raporunda; davacı hakkında ortaya atılan iddiaların kesin olarak doğru olduğunu kabul etmenin mümkün olmadığı, sözü edilen davranışlarda bulunduğu konusunda şüpheden uzak, kesin bir vicdani kanaate ulaşılamadığı, bu nedenle de bu iddialar için davacı hakkında herhangi bir disiplin cezası uygulanmasının hakkaniyete uygun düşmeyeceği, ancak alınan ifadelerden davacının bağlı bulunduğu amirleri nezdinde olumlu izlenimler bırakmamış olduğunun ve uyumlu çalışma ortamı içinde olmadığının anlaşıldığı, kanıtlanamamakla birlikte hakkında ileri sürülerek iddialar da dikkate alındığında, bundan sonraki dönemde ÇLİ Müdürlüğü'nde uyumlu ve huzurlu bir çalışma ortamı içinde olamayacağının ortaya çıktığı gerekçeleriyle ceza mahiyetinde olmamak üzere görev yerinin değiştirilmesinde yarar bulunduğu kanaatine varıldığının belirtildiği, 24.02.2016 tarih ve 4395 sayılı işlem ile bildirimi yapılan 22.2.2016 tarihli, 4/42 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile de davacının, Garp Linyitleri İşletmesi Müessesesi emrine Genel İdari Hizmetler sınıfında 1. derece 2200 ek göstergeli başuzman olarak atanması üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Gördüğü hizmet ve çalıştırdığı personel hakkında ayrıntılı bilgiye ve değerlendirme yapma olanağına sahip olan idarenin, boş bulunan ve eşdeğer olan bir göreve naklen atama konusunda kendisine tanınan takdir yetkisini, bir hukuk kuralına aykırı olmamak ve maksat yönünden hukuka aykırılık taşımamak koşuluyla kullanabileceği, ayrıca, disiplin hukukunun dayandığı koşullar ve esas alınan ilkeler ile görev yeri değişikliğine dair idari bir işlemin tesisinde idarece kullanılan takdir yetkisinin yargısal denetimine esas alınan ilke ve unsurların farklı olması sebebiyle disiplin cezasına konu edilmeyen hususların da, oluş biçimi itibariyle ilgilinin görev yeri değişikliği konusunda dikkate alınacak unsurlar bakımından ayrıca değerlendirilmesinin mümkün olduğu açıktır.
Bakılan davada; Ege Linyitleri İşletmesi Müessesesi, Çan Linyitleri İşletme Müdürlüğü'nde Personel ve İdari İşler Şube Müdürü olarak görev yapan davacı hakkında isnat edilen eylemlerden; ''…… adlı personele fazla mesai yapmış gibi para ödenmesini bizzat sağlayarak devletin parasını ve kendisine verilen yetkiyi kendi menfaatleri için kullandığı'' ve ''güvenlik elemanı ….. ile işletme binasında hafta sonları sık sık buluştuğu, bunun da personel arasında çeşitli söylentilere sebep olduğu" iddialarını kanıtlayacak herhangi bir veriye rastlanılmadığının tespit edildiği, "yüklenici firma elemanı olarak çalışan bayan personele yönelik olumsuz tutum ve davranışlarda bulunduğu'' iddiasına yönelik olarak ise; davacı lehine ifade verenlerin yanı sıra, bu iddiaların doğru olduğu yolunda beyanların da bulunduğu öte yandan; davacının amiri konumunda bulunan Çan Linyitleri eski müdürü ile işletme müdürünün ifadelerinde; davacının olumsuz bazı tutum ve davranışlarının bulunduğunun ve işletme müdürlüğü bünyesinde uyumsuz ve sorunlu bir yapıya sahip olduğunun ifade edildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda; davacı hakkında açılan soruşturma neticesinde düzenlenen inceleme raporunun, dosyadaki diğer bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesinden, davacının bulunduğu yerde görevini sağlıklı, verimli ve huzurlu yürütme olanağı kalmadığı anlaşıldığından, kamu hizmetinin aksamasının önlenmesi, iş barışının sürdürülebilmesi, hizmetin daha iyi ve verimli yürütülmesinin sağlanması amacıyla takdir yetkisi içinde tesis edildiği sonucuna varılan dava konusu işlemde, kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuka ve mevzuata aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulüne, Çanakkale İdare Mahkemesi'nin 26/07/2017 gün ve E:2016/290, K:2017/949sayılı istinaf başvurusuna konu kararının kaldırılmasına, davanın reddine, davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü gösterilen dava yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf başvuru aşamasında davalı idarece yapılan 274,90-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 990,00-TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye verilmesine, istinaf başvuru aşamasında davalıdan alınmayan 51,70 TL yürütmeyi durdurma harcının davacıdan tahsiline, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın mahkemesince yatırana iadesine, 26/12/2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)