İSTEMİN ÖZETİ: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacının .... isimli mükellefin ve diğer sahte belge düzenleyicisi mükelleflerin de defterlerini tutarak bunlarla birlikte sahte belge düzenleme fiili organizasyonu içinde bulunduğuna dair saptamaları içeren sorumluluk raporuna dayanılarak, işlemlerini takip ettiği ....'nın 2010, 2011, 2012, 2013 yıllarına ait hesaplarının incelenmesi sonucu tarh edilen vergi ve cezalardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutularak adına düzenlenen 14.04.2016 tarih ve 2016...2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28 takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davanın; " yapılan incelemeler ve düzenlenen raporlar sonucunda elde edilen söz konusu bulguların, davacının sahte fatura ticareti organizasyonu içerisinde yer aldığını somut ve şüpheden uzak bir şekilde ortaya koyamadığı, sorumluluk raporlarında beyannamelerde yer alan bilgiler ile defter kayıtlarının ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelerin karşılaştırması yapılarak beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmadığının açık ve net olarak tespit edilmesi gerektiği halde davacı hakkında düzenlenen raporda bu yönde yapılmış herhangi bir değerlendirme ve tespit bulunmadığı, asıl borçlu mükellefin beyanı ve davacının sırf haklarında olumsuz tespitler bulunan her üç mükellefin de muhasebecisi olmasının söz konusu organizasyon içerisinde yer aldığını ispata yeterli olmadığı, idarece bunu destekleyen herhangi bir inceleme ve somut bilgi ve belgenin ortaya koyulamadığı, ayrıca davacının ilgili mükellefe ait faturaları üzerinde yazılı tutarlardan farklı tutarlarla kayıt ve beyanlara yansıtması, tutulan kayıtlarla uyumsuz şekilde beyanname düzenlenmiş olması gibi muhasebecilik faaliyetleri ile ilgili sorumluluğunu doğuracak bir eylemi bulunmadığı, kaldı ki asıl borçlunun ceza mahkemesi huzurunda verdiği ifadesinde de faturalarının gerçek olduğu yönünde beyanda bulunması karşısında; davalı idarece davacının muhasebeciliğini yaptığı mükellefin sahte fatura düzenlediğini bildiğine veya bilebilmesi gerektiğine ve sahte fatura düzenleme organizasyonu içinde yer aldığına dair somut tespitler ortaya koyulamadığı görülmekle; meslek mensubunun müteselsilen sorumlu tutulması için aranan yasal şartlar oluşmadığından davacı adına "müteselsilen sorumlu" sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle kabulüne ilişkin Gaziantep 1.Vergi Mahkemesi'nin 24/02/2017 gün ve E:2016/430, K:2017/144 sayılı kararının; Davacının muhasebesini tuttuğu ve hakkında sahte fatura tanzimi ve kullanımından dolayı vergi inceleme raporu bulunan ....'nın muhasebecisi sıfatıyla beyannamelerini verdiğinden ve sahte fatura ticaretinde aktif rol aldığından bahisle Vergi Usul Kanunu'nun 227'nci maddesi uyarınca mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, ödeme emrinde yasal isabetsizlik bulunmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı idarenin istinaf yolu başvurusunun reddi ile usul ve yasaya uygun olan yerel mahkeme ilamının onanmasına karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Birinci Vergi Dava Dairesi'nce, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227 nci maddesinin birinci fıkrasında, Maliye Bakanlığı'nın; vergi beyannamelerinin 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirler tarafından da imzalanması mecburiyetini getirmeye, bu mecburiyeti beyanname çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibariyle ayrı ayrı uygulatmaya, bu uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiş olup; maddenin ikinci fıkrasında ise "Yukarıdaki fıkra hükümlerine göre beyannameyi imzalayan veya tasdik raporunu düzenleyen meslek mensupları, imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulurlar" denilmiş ve bu maddenin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan 4 Sıra Nolu Vergi Beyannamelerinin Serbest Muhasebeci ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerce İmzalanması Hakkında Genel Tebliğ'de, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine ait yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannameleri ile muhtasar beyannameler ve katma değer vergisi beyannamelerinin 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış meslek mensuplarına imzalatılmasının zorunlu olduğu, meslek mensuplarının, mükellef tarafından kendilerine ibraz edilen belgelerin, muhasebe sistemi uygulama genel tebliğleri ile genel muhasebe kurallarına uygun ve doğru olarak yasal süresi içinde kanuni defterlere kaydedilmesinden sorumlu olacakları gibi, mali tablolara aktarılmasından, bilerek kullandıkları veya harici araştırmayı gerektirmeden veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı olduğu anlaşılabilen belgelerden de sorumlu olacakları, miktar veya tutar itibariyle işletmenin faaliyet konusu veya iş hacmiyle mütenasip olmayan belgeler ile ticari örf veya teamüle uygun olmayan belgelerin meslek mensuplarının sorumluluğu kapsamında olduğu belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının muhasebesini tuttuğu ....'nın 2010, 2011, 2012 ve 2013 takvim yıllarına ait hesap ve işlemleri sahte fatura düzenleme yönünden incelenmesi sonucu 09.04.2015 tarih 2015-A-3446/18 sayılı vergi tekniği raporunda mükellefin 21.09.2010 tarihinden itibaren gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına yönelik ticari faaliyetinin olmadığı, komisyon karşılığı sahte belge düzenlemek amacıyla faaliyet yürüttüğü, 21.09.2010 tarihinden itibaren düzenlediği tüm belgelerinin sahte belge niteliğinde olduğunun tespit edildiği, davacının mükellefin bu faaliyetinde aktif rol aldığına dair hakkında SMMM Sorumluluk Raporu düzenlenerek Vergi Usul Kanunu'nun 227'nci maddesi uyarınca mükellef adına tarh edilen vergiler, kesilecek cezalar ve gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan bahisle dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
İncelenen olay ile söz konusu sorumluluğa ilişkin hükümler birlikte ele alındığında; davacının üzerine düşen sorumluluğu yerine getirip getirmediğinin dosya kapsamında yer alan raporlar ile eki tutanaklar göz önüne alınarak tespit edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, davacı hakkında tanzim edilen 2015-A-3446/37 sayılı Sorumluluk Raporu'nda yer alan tespitlere bakıldığında; asıl borçlu ....'nın 21.09.2010 tarihinden itibaren gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına yönelik ticari faaliyeti olmadığı, komisyon karşılığı sahte belge düzenlemek amacıyla faaliyet yürüttüğü, 21.09.2010 tarihinden itibaren düzenlediği tüm belgelerin sahte belge niteliğinde olduğunun 09.04.2015 tarihli 2015-A-3446/18 sayılı vergi tekniği raporu ile tespit edildiği, mükellef .... adına 2010, 2011, 2012, 2013 ve 2014 yıllarında beyannameleri düzenleyen ve gönderen mali müşavirin davacı .... olduğu, mükellefin yüklü miktarda alış yaptığını bildirdiği .... ve .... hakkında da sahte belge düzenleme ve pos tefecilik fiili nedeniyle vergi tekniği raporları düzenlendiği, diğer yandan asıl borçlunun vergi incelemesi sırasında alınan beyanında "2011, 2012 ve 2013 yıllarında toplamda tüm alışlarının 200.000,00-TL ve satışlarının ise 300.000,00-TL civarında olduğunu" ifade etmesine rağmen mükellef adına davacı tarafından ilgili vergi dairesine verilen gelir vergisi beyannamelerinde söz konusu yıllarda toplam 16.193.255,47-TL tutarında hasılat beyan edildiği, davacı ....'ın .... ile birlikte, bu mükellefin tüm alışlarını yaptığı .... ve ....'ın da mali müşavirliğini yaptığı, mükellef ....'dan 2011, 2012, 2013 yıllarında toplam 1.650.972,00 TL alış yaptığını bildiren .... Hurda Metal İnşaat Teks. Taşm. Ltd. Şti. ve 2011, 2012, 2013 yıllarında toplam 3.547.160,00 TL alış yaptığını bildiren .... Plastik Hurda Metal İnş. Teks. Taşıma Ltd. Şti. adına ilgili yıllarda beyannameleri düzenleyen ve gönderen kişinin de .... olduğu, dolayısıyla serbest muhasebeci mali müşavir olan davacının, sahte fatura ticareti organizasyonu içerisinde yer aldığı tespitlerine yer verildiği görülmektedir.
213 sayılı Kanunun mükerrer 227. maddesi gereğince şirket beyannamelerini imzalayan, imzaladıkları beyannamede yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmamasından sorumlulukları bulunan serbest muhasebeci mali müşavirlerin, adına hareket ettikleri, yükümlüler tarafından kendilerine ibraz edilen belgelerin, yasa kurallarına uygun olarak yasal defterlere kaydedilmesinden ve mali tablolara yansıtılmasından ve ayrıca sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olduğu harici araştırmayı gerektirmeden açıkça anlaşılabilen belgelerden de sorumluluğu bulunmaktadır.
Bakılmakta olan davada, mükellef .... hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ve davacı hakkında düzenlenen sorumluluk raporunun incelenmesinden, davacının mesleki sorumluluğuna ilişkin yasal düzenlemelerle kendisine yüklenilen sorumluluğunun gereğini yerine getirmediği, asıl borçlunun, faaliyet konusu veya iş hacmiyle uyumlu olmadığı açıkça anlaşılabilen belgelerden sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belgelerle olan bağlantısını sorumluluğu gereği bilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Bu husus bir yana olmak üzere davacının yasal kayıtlarını düzenlediği ve beyannamelerini verdiği mükelleflerinin POS tefecilik yaptığı, anılan faaliyette mükelleflerin komisyon yüzdesiyle çalışmaları nedeniyle çok yüksek tutarlı belge düzenleme durumları olmakta olup; bu durumda yüksek tutarlı matrah beyanıyla karşılaşılmaması için maliyet ve giderlere yönelik sahte belge temini ve bilançonun dengelenmesi yoluna gidilmesi elzem haline gelmektedir. Bu dengelemenin de yapılması için bu konuda mali müşavir desteği şart olamaktadır. Olayda da üç mükellefi de POS tefecilik yaptığı anlaşılan davacının, mesleğini yaparken gerekli özen ve sorumluluğu göstermediği gibi vergi kaybının oluşmasında teknik mali müşavirlik desteği de sağladığı görüldüğünden, ziyaa uğratılan vergi ve kesilen cezalar nedeniyle müşterek ve müteselsil sorumlu sıfatıyla bu borçlardan dolayı ödeme emri ile takip edilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulüne, Gaziantep 1. Vergi Mahkemesi'nin 24/02/2017 gün ve E:2016/430, K:2017/144 sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden yapılan yargılama neticesinde, davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan 161,50 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından yapılıp aşağıda dökümü gösterilen 33,00 TL istinaf yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.100,00 TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalıya ödenmesine, 31,40 TL'den az olmamak üzere reddedilen tutar üzerinden binde 4,55 oranında hesaplanacak karar harcıyla istinaf aşamasında davalının muaf olması nedeniyle alınmayan 90,80 TL istinaf başvuru harcının davalı idare tarafından davacıdan tahsiline, 2577 sayılı Yasa'nın 45.maddesi gereğince kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içerisinde Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 06/07/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
AZLIK OYU
Mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan istinaf isteminin reddi gerektiği görüşü ile çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)