(2577 S. K. m. 2, 12)
İSTEMİN ÖZETİ: 2010 yılı işlemlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen vergi inceleme raporuyla, kayıt ve beyan dışı bırakıldığı tespit edilen kazancın ortaklara dağıtıldığı ileri sürülerek davacı adına 2010/12'nci dönem için re'sen salınan gelir (stopaj) vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davada; davacı şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda, davacı şirket tarafından alınarak yasal defterlerine kaydettiği faturaları düzenleyen ....... İletişim Ltd Şti ve ...... hakkında düzenledikleri faturaların sahte olduğu yolunda tespitler içeren vergi tekniği raporlarının düzenlendiği, davacı şirketin ....... Ltd Şti'den alınan faturalar karşılığında nakit ve çek yoluyla ödemede bulunduğu, ......'den alınan faturaların da havale ve çek yoluyla ödemelerinin yapıldığı, konu ile ilgili davacı şirketin temsilcisi .....'ın ifadesinin alındığı, alınan beyanında; ....... in ortağı .......'yi tanıdığını, faturalardaki cep telefonları akaryakıt satışlarında akaryakıt alanlara düzenlenen kampanyalarda verilmek için alındığı, verilen kişilere ve verildiğine dair herhangi bir belgenin düzenlenmediği, faturalardaki diğer mal ve hizmetlerin şirketlerine ait diğer istasyonlarda kullanıldığı, fatura bedellerinin kısmen çek kısmen de nakit olarak ödendiği, .... Ajans'dan promosyon ürünleri satın alındığı, ödemelerin de çek ve banka havalesiyle yapıldığını ifade ettiği, 2009 yılıyla ilgili olarak ....... Ltd. Şti'nin düzenlediği faturalar nedeniyle davacı şirket hakkında tanzim edilen katma değer vergisi inceleme raporunda, 2009 yılı faturalarında 1577 adet cep telefonu içerdiğinin görüldüğü, faturalardaki emtiaların gerçekte alınmadığının raporda ayrıntılı olarak izah edildiği, bu değerlendirmenin devamı olarak yine 2010 yılında ilgili şirketin davacı şirkete düzenlediği fatura içeriklerinin mahiyetine bakılarak gerçekte satın alınmadığı, yine ….. tarafından düzenlenen faturalarda cinsi belirtilen emtianın gerçek nitelikten uzak olduğu, ekonomik, ticari ve teknik şartlara uygun olmadığı, alınan mallardan; 47.200,00 TL ajanda, 19.470,00 TL anahtarlık, 43.660,00 TL koku, 68.440,00 TL toz bezi alımlarının olduğu, işletmenin esas gayesi olan "kar" güdüsüyle uyuşmayacağı,dolayısıyla her iki mükelleften alınan faturaların sahte olduğu, alınan sahte faturaların defter ve kayıtlara intikal ettirilerek kullanıldığı, bu faturalar içeriği eşyaların giderleştirilerek dönem kazancından düşüldüğü, mükellef kurumun Büyük Mükellefler Vergi dairesi Başkanlığı'nın mükellefi ....... A.Ş'nin adına düzenlediği faturalardaki akaryakıt ürünleri emtia alışları içerisine dahil edilmeyerek, yevmiye defterinde "760-01-009 Araç akaryakıt Giderleri" hesabına kaydedildiği, halbuki, kurum araçlarında dahili tüketilen akaryakıtlar için fatura düzenlendiği, bu tür giderler için "760-02-009 araç akaryakıt giderleri" hesabında toplanarak dönem kazancına intikal ettirildiği, bu anlamda ....... Petrol A.Ş'den yapılan alımların mal alış hesabına kaydedilmesi gerektiği, konu hakkında kurum temsilcisinin beyanının alındığı, verilen beyanda, kırk adet araçlarının olduğu, bu araçların akaryakıt alım satımında kullanıldıkları, bu firmadan alınan akaryakıtların taşıtların tüketiminde kullanıldığının beyan edildiği, gider hesabına kaydedilen ....... Petrol A.Ş'ye ait faturalar incelendiğinde, 207.447,63 LT kırsal motorin , 85.478,37 LT motorin, 29.188,34 LT miktarlı kurşunsuz benzin ile ilgili olduğu, akaryakıt emtiası üzerinde yapılan kaydi envanter çalışması neticesinde, parasal değer olarak 1.042.309,28 TL KDV hariç satış hasılatının kayıtlara ve dönem kazancına intikal ettirilmediğinin tespit edildiği, sahte belge kullanmak nedeniyle doğan gider reddi nedeniyle 594.959,70 TL, kaydi envanter değerleme farkından doğan 1.042.309,28 TL hasılat farkı nedeniyle oluşan toplam 1.637.268,98 TL kurum kazancının kayıt ve beyanlara intikal ettirilmeyerek bu tutarda eksik belirlenmesine sebep olduğu tespitiyle dava konusu tarhiyatların yapıldığının anlaşıldığı, uyuşmazlığın çözümü için davacı şirketin, fatura aldığı ...... hakkında sahte fatura düzenlemekten dolayı tutulan vergi tekniği raporunun incelenmesi gerektiği, ...... adlı şahıs hakkında tanzim edilen 14.02.2013 tarih ve 2013/A-688/3 sayılı vergi tekniği raporunun incelenmesinden; 25.03.2010 tarihinde, reklam tanıtım promosyon ve matbaa baskı hizmetleri faaliyetlerinde bulunmak üzere kurulduğu, 20.07.2011 tarhinden itibaren Karabağlar, İzmir adresinde şube işyeri açtığı, 15.05.2012 günlü dilekçesi ile de faaliyette bulunduğu reklam tanıtım işini 31.12.2011 tarihi itibariyle terk ettiğini bildirdiği, defter ve belgelerini ibraz etmediği, 2010, 2011 yılı gelir, gelir geçici ve katma değer, muhtasar beyannamelerini verdiği, 2010 yılına ait işletme defterinin tasdik ettirdiği, 2010 yılı 10 adet, 2011 yılı 10 adet sevk irsaliyesi bastırdığı, vadesi geçmiş ve bugün ödemesi gereken toplam borcunun 18.861,57 TL olduğu, ödenen toplam verginin 0 olduğu, yoklamalarda ise, 25.03.2010 tarihli işe başlama yoklamasında, işyerinin kira, kiranın 75,00 TL olduğu, işyerinde 2 adet masa, 2 adet koltuk, 1 adet dosya dolabı, bir bilgisayar olduğu, muhasebecisinin ….. olduğu, muhasebeciye asgari tarifeden ücret ödeneceğinin belirtildiği, 09.08.2011 tarihinde vergi dairesine verilen dilekçede Karabağlar, İzmir adresinde reklam işine ek olarak mangal kömürü işine başlanacağının bildirildiği, ve 18.08.2011 tarihli yoklama tutanağı ile bunun tespit edildiği, 31.12.2011 tarihinde işini terk ettiğine ilişkin dilekçesi üzerine de 06.06.2012 tarihli yoklama fişiyle bu durumun tespit edildiği, ......'in ifadesinde, makinalarının olmadığı, işleri fason olarak yaptırdıkları, yasal olmayan ….. adında ortağı olduğu, yasal defter, alış ve satış faturalarının hepsinin bu kişide olduğu, bu yüzden ibraz edemediği, özel sorunları nedeni ile işlerle ilgilenemediği, faturalarla ilgili bu kişinin ilgilendiği, kendisinin bilgisinin olmadığının belirttiği, mal alışının gözükmediği hayali bir ortaktan söz edilerek sorumluluğun bu kişiye atıldığı, basiretli bir tüccar gibi davranılmadığı, muhasebeci ifadesinde ….'ü tanımadığı, Ba formlarında alış belgelerinin tutarı 5.000,00 TL'lik haddin altında kaldığı için beyan edilmediği, KDV matrahları ile Ba- Bs analizlerinde yer alan satış rakamları arasında bariz uyumsuzluk olduğu, hiçbir şekilde örtüşmediği tespitlerinin yapıldığı, bu durumda; yüksek tutarda fatura düzenleyen bir mükellefin işyerinde cüz'i miktarda demirbaşı olması ve matbaa ya da reklam faaliyetine ilişkin bir makina ve teçhizatının bulunmaması, karşıt inceleme yapılan mükelleflerin hepsinin de nakit ödeme yapmaları, yüksek ciroya rağmen, vergilerin ödenmemesi, alıcıların ...... adlı şahsı tanımadıkları ya da bir kez gördüklerini ifade etmeleri, mükellefiyet ile ilgili ödevlerini yerine getirmemesi, bildirimlerini ve beyannamelerini düzenli vermemesi, vergi borçlarını ödememesi, çok kısa bir süre içinde çok yüksek tutarlarda hasılat elde etmesine karşın işyerinin durumu, ticari mallarının bulunmaması ve işçi çalıştırdığına dair herhangi bir beyanının olmaması, yoklamalarda mükellefe ulaşılamaması, şirket sahibi görünen kişinin ifadesi, yapılan işin niteliklerinin tutarlı olmaması birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu kişinin düzenlediği dava konusu fatura içeriği mal ve hizmet teslimini sağlayacak sermaye yapısı, emtia gücü, iş gücüne sahip olmadığı, sahte fatura düzenleme fiilini gerçekleştirdiği sonuç ve kanaatine varıldığı, ....... iletişim Sistemleri Elektrik Tic. Ltd Şti hakkında düzenlenen 04.03.2015 tarih ve 2015-A-3795/8 sayılı vergi tekniği raporunun incelenmesinden; davacı işyerinde 03/02/2009 tarihinde yapılan yoklamada, işyerinin büro niteliğinde olduğu, aylık 600,00 TL kira ödendiği, iki işçinin çalıştığı, muhasebecisinin ….. olduğu, 12/07/2010 tarihinde yapılan yoklamada, 25/06/2010 tarihinde adreslerini naklettikleri, işyerinin 70 metrekare, büro niteliğinde olduğu, aylık 200,00 TL kira ödendiği, işyerinde toptan cep telefonu, kontör ve hat satışı, şube işyerinin olmadığı, işçi çalıştırılmadığı, muhasebecinin …. olduğu, şirket ortaklarının ....... ve …. olduğu, 25/08/2011 ve 13/09/2013 tarihli yoklamaların davacı şirketin muhasebecisinin vekilinin beyanı doğrultusunda düzenlendiği, bu yoklamalara göre , şirketin işyeri merkezinin sürekli kapalı olduğu, 2010/9 dönemin itibariyle faaliyetini durdurduğu hususlarının tespit edildiği, mükellef kurum temsilcisi ....... teftişe verdiği beyanda, 2008 yılı sonunda …. bayiliğini bıraktıklarını, daha doğrusu battıklarını, alacaklarını tahsil edemediklerini, bankaların pos cihazlarına ve hesaplarına el koyduğunu, 2009 yılından itibaren spot olarak kontör, cep telefonu ve ne denk gelirse alıp sattığını, 2010 yılının ortalarından itibaren gayrifaal olduğunu, ödemeleri nakit olarak yaptığını beyan ettiği, mükellef kurumun cep telefonu alımlarının çok cüzi bir kısmı, hakkında tespit yapılamayan mükelleflerden yapılmış olup, geri kalan miktarı binleri bulan cep telefonuna ilişkin faturaların sahte belge düzenlemeyi meslek edinen şahıs ve firmalardan alındığının tespit edildiği, mükellef kurum tarafından davacı şirkete Ocak/2009 döneminde çok sayıda cep telefonu faturası, Ocak/Mart/Eylül 2010 döneminde ise çok sayıda cep telefonu, klima, yangın dedektörü gibi firmanın akaryakıt faaliyeti ile ilgili olmayan faturalar düzenlediği, davacı şirket temsilcisinin verdiği ifade de, belli bir tutarı aşan akaryakıt satışlarında hediye cep telefonu verdiklerini beyan ettiği, mükellefin … Temizlik Ltd. Şti'nin temizlik faturalarına karşılık verilen çeklerden 200.000,00 TL tutarındaki çekin …. Temizlik firmasının muhasebecisinde çalışan tarafından tahsil edildiği, .. Elektronik ve İletişim Hizmetleri Tic. A.Ş'ye düzenlenen hizmet faturalarına karşılık düzenlenen 120.950,00 TL tutarındaki 1000349 numaralı çekin iptal edildiği bilgisine ulaşıldığı,mükellef kurumun faaliyet konusu haricinde düzenlenen fatura muhteviyatındaki mal ve hizmetlerin tamamı hakkında vergi tekniği raporu düzenlenen şahıs ve firmalardan alınan sahte belgeler ile belgelendirdiği,bu faturalar karşılığında yapılan ödeme kaydına rastlanmadığı tespitleri yapıldığı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; mükellefiyet ile ilgili ödevlerini yerine getirmemesi, bildirimlerini ve beyannamelerini düzenli vermemesi, vergi borçlarını ödememesi, çok kısa bir süre içinde çok yüksek tutarlarda hasılat elde etmesine karşın işyerinin durumu, ticari mallarının bulunmaması, yoklamalarda mükellefe ulaşılamaması, şirket temsilcisinin ifadesi, yapılan işin niteliklerinin tutarlı olmaması birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu kişinin düzenlediği dava konusu fatura içeriği mal ve hizmet teslimini sağlayacak sermaye yapısı, emtia gücü, iş gücüne sahip olmadığı, sahte fatura düzenleme fiilini gerçekleştirdiği sonuç ve kanaatine varıldığı, Mahkemelerince verilen 02/06/2016 günlü ara kararıyla, ....... İletişim Sistemleri Elektronik Ltd. Şti'den 2010/3. ayında alınan emtia yada hizmetin demirbaşlar hesabına kaydedildiği, kaydedilen kıymetler nedeniyle ayrılan amortismanlar içerisinde yer aldıkları ancak 2010 yılı 9. ayda alınan, 47 adet hp laptop, 38 adet yazıcı, 25 adet mini compaq, 23 adet dizüstü bilgisayar, 22 adet smartphone, 10 adet iphone, 25 adet cep telefonu ile 75 adet hp toner adlı demirbaşlar hesabında yer almadığı, kaydedilen kıymetler nedeniyle ayrılan amortismanlar içerisinde yer almadıkları, ....... İletişim Sistemleri Elektronik Ltd Şti temsilcisi ......., 2010 yılının ortalarından itibaren faaliyetini bıraktığını ifade ettiği, bu şirketten alınan emtianın şirketin iştigal alanı ile ilgili olmadığı da görüldüğünden; Davacı şirketin faaliyetlerinin sahte olduğu hakkında vergi tekniği raporu bulunan şirketten 2010 yılında alındığı iddia edilen emtia ile hizmetin gerçekten alınıp alınmadığı, bu emtia ve hizmetin şirket faaliyetleri kapsamında kullanılıp kullanılmadığı, faturalarda belirtilen cep telefonları yada bilgisayarların düzenlenen kampanyalar kapsamında müşterilere verildiğine dair düzenlenen belgeler ile kampanyaların yapıldığına dair yazılı ve görsel basında yapılan duyuru reklam ile ilgili belgeler ile bu mallar alınmadan şirketin faaliyetinin yürütülemeyeceğine dair izahı ile varsa delillerinin, belgelerinin Mahkemelerine sunulmasının, ......'den 2010 yılında alınan emtianın şirketin faaliyet alanı ile ilgili olmadığı, 2010 yılında 47.200,00 TL ajanda, 19.470,00 TL anahtarlık, 43.660,00 TL koku, 68.440,00 TL toz bezi alımında bulunduğu, bu malların şirketin faaliyeti ile ilgili olmadığı, davacı şirketin 2010 yılı ticari kazancının 43.040,00 TL olduğu görüldüğünden; promosyon olarak alınan malların meblağının çok yüksek olduğu, bu malların gerçekten alındığına düzenlenen kampanyalar kapsamında müşterilere verildiğine dair düzenlenen belgeler ile kampanyaların yapıldığına dair yazılı ve görsel basında yapılan duyuru reklam ile ilgili belgelerin mahkememize gönderilmesinin, davacı şirketin 2010 yılında iki ayrı hesapta araç yakıt giderlerini gösterdiği, iki ayrı hesapta araç yakıt giderlerini göstermesinin izahının sorulmasının, gösterilen araç yakıt giderlerini gerçekten şirket faaliyetleri kapsamında sarf ettiğine dair varsa belge bilgilerinin sunulmasının, bu kapsamda şirket adına kayıtlı olan araç sayısı ile kiralama kapsamında kullandığı araçlar için sarf ettiği yakıtın miktarı ile, araçların hangi mesafeler arasında çalıştırıldığı ile ilişkin tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenildiği, davacının 30/06/2016 tarihinde kayda giren dilekçesi ile, akaryakıt alana telefon ve bilgisayar hediye edildiğine dair bir adet bilgisayar çıktısı ile şirketin akaryakıt taşıma işinde kullanılan araçlara ait araç ruhsatlarının ibraz edildiği, davacı şirketin verdiği cevap ve ekindeki belgelerin yetersiz olduğu, ara karar ile istenen hususları izah etmekten uzak olduğunun görüldüğü, dava konusu olayda, vergi inceleme elemanınca yapılan incelemeler neticesinde, davacı kurumun 2010 yılında bir kısım mal ve hizmet satışını belgesiz olarak yaptığı, elde ettiği hasılatını yasal defterlere kayıt ve verilen beyannamelere dahil etmemek suretiyle bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığının somut ve hukuken geçerli olarak tespit edilmesi karşısında bu kazancın işletmeden çekildiği ve fiili kar dağıtımı yapılarak ortaklara dağıtıldığının kabulü ile yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle %50 oranında arttırılmasına gelince dosyaya sunulan belgelerden davacıya 2009/7 dönemi için kesilen vergi ziyaı cezasının 08.04.2011 tarihinde tebliğ edilerek kesinleşmesi üzerine 2010 yılı kurum kazancından kaynaklanan gelir (stopaj) vergisi için tekerrür hükümlerinin uygulandığı görülmekte olup, davacı hakkında cezanın kesinleştiği 2011 yılını takip eden yıl olan 2012 yılından itibaren tekerrür hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu, dava konusu tarhiyatın ise 2010 yılı gelir (stopaj) vergisine ilişkin olması nedeniyle vergi ziyaı cezasına tekerrür hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisine karşı açılan davanın reddine, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılan kısmının ise kaldırılmasına karar veren İzmir 2. Vergi Mahkemesi'nin 19/12/2016 tarih ve E:2015/1103, K:2016/1768 sayılı kararının; davacı tarafından, alışları gerçek olduğundan noksan incelemeye dayalı yapılan tarhiyatın usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek, redde ilişkin kısmının kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi, davalı İdare tarafından ise, vergi ziyaı cezasının Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesinde yer alan düzenleme gereği artırılmasının yasaya uygun olduğu ileri sürülerek kabule ilişkin kısmının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacı yasal dayanaktan yoksun bulunan istemin reddi gerektiğini savunmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1.Vergi Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü;
2010 yılı işlemlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen vergi inceleme raporuyla, kayıt ve beyan dışı bırakıldığı tespit edilen kazancın ortaklara dağıtıldığı ileri sürülerek davacı adına 2010/12'nci dönem için re'sen salınan gelir (stopaj) vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davada, vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisine karşı açılan davayı reddeden, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılan kısmının ise kaldırılmasına karar veren Mahkeme kararının taraflarca istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
Davalı İdarenin, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılan kısmının kaldırılmasına ilişkin olarak istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar ile davacının kaydi envanter incelemesi sonucu bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığının tespiti üzerine bulunan matrah farkına ilişkin olarak istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar yerinde ve kararın bu kısımlarının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacının bir kısım alışlarını sahte faturayla belgelendirdiğinin tespiti üzerine bu faturalarda yer alan giderlerin reddi suretiyle bulunan matrah farkına ilişkin olarak ileri sürdüğü iddialar ise yerinde görüldüğünden, Mahkeme kararının bu kısmı kaldırılarak, işin esası yeniden incelendi;
Dava konusu 2010/12'nci dönem için salınan gelir (stopaj) vergisinin dayanağı olan 2010 yılı işlemlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, bir kısım alışlarını sahte faturayla belgelendirdiğinin tespiti üzerine bu faturalarda yer alan giderlerin reddi suretiyle davacı adına re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile 2010/1-3, 4-6 ve 10-12'nci dönem üç kat vergi ziyaı cezalı geçici vergi ve yapılan kaydi envanter incelemesi sonucu bir kısım hasılatın kayıt ve beyan dışı bırakıldığının tespit edildiğinden söz edilerek re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile 2010/1-3 ve 7-9'uncu dönem bir kat vergi ziyaı cezalı geçici vergi ve salınan tüm vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılan kısımlarının kaldırılması istemiyle açılan davanın; kurumlar vergisi ve geçici vergiler ile bu vergiler üzerinden bir kat ve üç kat olarak kesilen vergi ziyaı cezalarına karşı açılan kısmını reddeden, vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılan kısımlarının ise kaldırılmasına karar veren İzmir 2. Vergi Mahkemesi'nin 19/12/2016 tarih ve E:2015/1110, K:2016/1766 sayılı kararının, taraflarca istinaf yoluyla incelenerek kaldırılmasının istenilmesi üzerine Dairemizce verilen 30.11.2017 günlü E:2017/1090, K:2017/2457 sayılı kararla; davalı İdarenin, vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılan kısımlarının kaldırılmasına ilişkin olarak istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar ile davacının kaydi envanter incelemesi sonucu bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığının tespiti üzerine bulunan matrah farkı üzerinden re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve 2010/1-3 ve 7-9'uncu dönem bir kat vergi ziyaı cezalı geçici vergiye ilişkin olarak istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü iddilar yerinde ve kararın bu kısımlarının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmeyerek, istinaf başvuruları reddedilmiş, davacının, bir kısım alışların sahte faturayla belgelendirildiğinin tespiti üzerine bu faturalarda yer alan giderlerin reddi suretiyle adına re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile 2010/1-3, 4-6 ve 10-12'nci dönem için salınan üç kat vergi ziyaı cezalı geçici vergiye ilişkin olarak ileri sürdüğü iddialar ise yerinde görüldüğünden, Mahkeme kararının bu kısmının kaldırılmasına karar verilerek, davanın, davacı adına re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile 2010/1-3, 4-6 ve 10-12'nci dönem için salınan üç kat vergi ziyaı cezalı geçici vergilere ilişkin kısmı da kabul edilerek, bu vergi ve cezaların kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bu durumda, bu dosyada dava konusu edilen gelir (stopaj) vergisinin dayanağı olan, davacının bir kısım alışlarını sahte faturayla belgelendirdiğinin tespiti üzerine bu faturalarda yer alan giderlerin reddi suretiyle 594.959,70 TL matrah üzerinden adına salınan vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin kaldırılmasına karar verildiğinden, dava konusu edilen gelir (stopaj) vergisinin; sahte fatura kullanmak suretiyle kayıt ve beyan dışı bırakılan kazancın ortaklara dağıtıldığı ileri sürülerek bulunan matraha isabet eden kısmında da aynı gerekçelerle hukuka uygunluk görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı İdarenin istinaf başvurusu ile davacının kaydi envanter incelemesi sonucu kayıt ve beyan dışı bırakıldığı tespit edilen kazancın ortaklara dağıtıldığı ileri sürülerek adına salınan vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisine ilişkin olarak yaptığı istinaf başvurusunun reddine, davacı tarafından sahte fatura kullanmak suretiyle kayıt ve beyan dışı bırakılan kazancın ortaklara dağıtıldığı ileri sürülerek bulunan matrah üzerinden re'sen salınan gelir (stopaj) vergisine ilişkin olarak yaptığı istinaf başvurusunun ise kabulüyle İzmir 2. Vergi Mahkemesi'nin 19/12/2016 gün ve E:2015/1103, K:2016/1768 sayılı kararının; bu matrah farkına ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüyle, davacı adına bu matrah üzerinden re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisinin kaldırılmasına, davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 264,30 TL yargılama giderinden takdiren 88,10 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan 176,20 TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davalı idare tarafından yapılan 23,50 TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, davacı ve davalı vekili lehine ilk derece mahkemesi kararında vekalet ücretine hükmedildiğinden yeniden hükmedilmesine gerek olmadığına, yatırılan posta gideri avansından artan tutarın Mahkemesi'nce H.M.K'nun 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, davacıdan 31,40 TL maktu karar harcı alınmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren otuz(30) gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 30/11/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
AZLIK OYU:
Dava konusu olayda, akaryakıt ürünleri ile ilgili olarak ticari faaliyette bulunan ve bu faaliyetinden dolayı şubeleri bulunan davacı şirket tarafından 2010 yılında gider olarak kayıtlarına intikal ettirilen faturaları düzenleyen ....... iletişim Sistemleri Elektrik Tic. Limited Şirketi ve ...... (.... Ajans) hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarıyla yapılan tespitlere dayanılarak bu faturaların gerçek mal ve hizmet teslimine dayanmayan sahte faturalar olduğundan söz edilerek sözkonusu faturalar gider kayıtlarından çıkarılmak ve kaydi envanter sonucu kayıt dışı hasılat bulunmak suretiyle re'sen tarhiyat yapılmıştır. Davacı şirkete fatura düzenleyen ....... iletişim Sistemleri Elektrik Tic. Limited Şirketi hakkında yapılan tespitlerden gerçek bir faaliyetinin bulunmadığı, ...... (.... Ajans) hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarıyla yapılan tespitlerden ise bu mükellefin düzenlediği faturaların önemli bir kısmının sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı olduğu anlaşılmaktadır. Davacı şirket hakkında 2010 ve 2011 yılları için düzenlenen inceleme raporları ile kaydi envanterden kaynaklanan ve şirket ortağı adına gönderilen paralar esas alınarak hesaplanan kayıt dışı hasılat, sahte fatura kullanımı nedeniyle gerçekte yapılmayan giderler nedeniyle eksik beyanda bulunulduğu gerekçesiyle cezalı tarhiyatlar yapılması davacı şirketin defter ve belgelerinin ihticaca salih olmadığını göstermektedir.
Bu durumda, gelirin gerçekliği ve vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin esas olması ilkeleri ile normal ve mutad olmayan veya iktisadi ve teknik icaplara uymayan halin iddia edilmesi halinde bunu iddia eden tarfın ispatlaması kuralı karşısında eleştiri konusu yapılan fatura içeriği emtiların gerçekte alınıp alınmadığı konusunda ispat külfetinin kime ait olduğunun belirlenmesi uyuşmazlığın esasını oluşturmaktadır. Davacı şirket yüksek hasılat elde ettiği halde hasılat miktarına göre düşük oranda kar ettiği dönemlerde toplamda önemli sayılacak promosyon dağıtmaktadır. Bu promosyonlar sayesinde hasılatın artırıldığı ve muhtemel zararın önlendiğine ilişkin teknik bir açıklama ve somut bir veri dosyada bulunmamaktadır. Ayrıca giderlerin niteliğine bakıldığında bu giderler yapılmadan faaliyetin sürdürülemeyeceği gibi bir durumun mevcut olmadığı açıktır. Ticari faaliyette mutlaka kar elde edileceğinden söz edilemez ise de, defter ve belgelerin ihticaca salih olmadığı hallerde vergi idaresince emsal mükelleflerin beyanı ile ortalama sektör karlılığının dikkate alınması gerekir. Kayıt dışı hasılat ve kabul edilmeyen giderler dikkate alınarak bulunan safi karın, ortalama sektör karlılığından yüksek olduğu veya eleştiri konusu yapılan giderlerin gerçekten yapıldığı hususlarının somut delillerle davacı şirket tarafından ispatlaması gerekir.
Vergi mahkemesince ve istinaf aşamasında Dairemizce verilen ara kararıyla, ....... iletişim Sistemleri Elektrik Tic. Limited Şirketi tarafından düzenlenen faturalarda yer alan cep telefonları ya da bilgisayarların düzenlenen kampanyalar kapsamında müşterilere verildiğine dair düzenlenen belgeler ile kampanyaların yapıldığına dair yazılı ve görsel basında yapılan duyuru reklam ile ilgili belgeler ile bu mallar alınmadan şirketin faaliyetinin yürütülemeyeceğine dair davacı şirketin izahı ile varsa delillerinin ve ......'den promosyon olarak alınan malların meblağının çok yüksek olduğu, bu malların gerçekten alındığına ilişkin düzenlenen kampanyalar kapsamında müşterilere verildiğine dair düzenlenen belgeler ile kampanyaların yapıldığına dair yazılı ve görsel basında yapılan duyuru reklam ile ilgili belgeler istenmiş ve davacı şirket tarafından yapılan izahatın soyut olması, gönderilen belgelerin ise sonradan düzenlenmesi, sadece beyan ve duyumlara yönelik bilgi mahiyetinde olması nedeniyle giderlerin gerçekten yapıldığının ispatı açısından yeterli olmadığından davacı istinaf başvurusunun sahte faturalar nedeniyle gider indiriminin kabul edilmemesinden kaynaklanan cezalı tarhiyata yönelik kısmının da reddedilmesi gerektiği oyuyla karara katılmıyorum. (¤¤)