(3194 S. K. m. 5)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, Gaziantep İli, Şehitkamil İlçesi, …….Mahallesi'ne ait 1/25000 ölçekli nazım imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planında yapılan revizyonun onaylanmasına ilişkin Büyükşehir Belediye Meclisinin 25/11/2015 gün ve 746 sayılı kararı ile bu karar doğrultusunda aynı yere ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planında yapılan revizyonunun onaylanmasına dair Büyükşehir Belediye Meclisinin 11/02/2016 gün ve 95 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; Gaziantep 2. İdare Mahkemesince verilen 12/05/2017 gün ve E:2016/374, K:2017/1032 sayılı "davanın reddine" ilişkin kararın, davacı tarafından; E:2016/455 sayılı dava dosyasına sunulan bilirkişi raporunda, imar planlarında yapılan tadilatın kamu yararı, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olmadığı, yoğunluk arttırılması bakımından planlama esaslarına uygun olmadığı, planlamanın arazi kullanım amaçlarına uygun olmadığının açıkça ifade edildiği, bilirkişi raporuna aykırı olarak verilen kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce, dosyadaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, Gaziantep İli, Şehitkamil İlçesi, …… Mahallesi'ne ait 1/25000 ölçekli nazım imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planında yapılan revizyonun onaylanmasına ilişkin Büyükşehir Belediye Meclisinin 25/11/2015 gün ve 746 sayılı kararı ile bu karar doğrultusunda aynı yere ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planında yapılan revizyonunun onaylanmasına dair Büyükşehir Belediye Meclisinin 11/02/2016 gün ve 95 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin 1. fıkrasında; Nazım İmar Planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, aynı maddenin 2. fıkrasında; Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
Ayrıca 14.06.2014 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin tanımlar başlıklı 4.maddesinin (h) bendinde mekansal planın; 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca hazırlanan, kapsadıkları alan ve amaçları açısından üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla; mekansal strateji planı, çevre düzeni planı ve imar planını ifade ettiği; (i) bendinde Nazım imar planının, mevcut ise çevre düzeni planının genel ilke, hedef ve kararlarına uygun olarak, arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, çeşitli kentsel ve kırsal yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere, varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/5.000 ölçekte, büyükşehir belediyelerinde 1/5000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte, onaylı halihazır haritalar üzerine, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan planı ifade ettiği, "Mekansal Planlama Kademeleri ve İlişkileri" başlıklı 6.maddesinde; "mekansal planların kapsadıkları alan ve amaçları açısından mekansal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları olarak hazırlandığı, buna göre planlama kademelerinin üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla mekansal strateji planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planından oluştuğu", belirtilmiş; ikinci fıkrasında ise; "mekansal planların plan kademelenmesine uygun olarak hazırlandığı, her planın, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorunda olduğu" hüküm altına alınmış, 8.maddesinde; "mekansal planların, plan değişikliklerinin, revizyon ve ilavelerin hazırlanması sürecinde, kamu kurum ve kuruluşları veya plan müelliflerince planın türüne ve kademesine göre bu Yönetmelikte genel başlıklar halinde belirtilen konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veri, görüş ve öneriler elde edilerek gerekli analiz, etüt, araştırma ve çalışmanın yapılacağı, kuruluşlarının, görüşlerini en geç otuz gün içinde bildirmek zorunda olduğu, görüş bildirilmesi için etüt ve analiz gibi uzun süreli çalışma yapılması gereken hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının talebi üzerine otuz günü geçmemek üzere ilave süre verileceği, bu süre içerisinde görüş bildirilmediği takdirde plan hakkında olumsuz bir görüşün bulunmadığının kabul edileceği", hüküm altına alınmış, Plan Raporu başlıklı 9.maddesinde ise; "mekansal planlara ilişkin, kendi kademesine göre ve yapılış amacının gerektirdiği açıklamaları içeren bir plan raporunun hazırlanacağı, plan raporunda, planın türü, ölçeği, kapsamı ve özelliğine göre; vizyon, amaç, hedefler ve stratejiler belirlenerek, koruma-kullanma esasları, alan kullanım kararları, yoğunluk ve yapılaşmaya ilişkin konularda planlama esasları ve uygulama ilkeleri, eylem planları, açık ve yeşil alan sistemi, ulaşım erişilebilirlik ve mekanın etkin kullanılması, gerektiğinde koruma, sağlıklaştırma ve yenileme program, alan ve projelerin etaplama esasları, alan kullanım dağılımı tablosu gibi hususlarda açıklamalara yer verileceği, plan değişikliklerinde, değişiklik gerekçesi ve yapılan gereklilik analizlerini ayrıntılı açıklayan plan raporu hazırlanmasının zorunlu olduğu" hüküm altına alınmış, Uygulama İmar Planlarında plan değişiklikleri başlıklı26.maddesindeise; "imar planı değişiklikleri plan ana kararlarını, sürekliliği, bütünlüğünü, sosyal ve teknik alt yapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılacağı, imar planlarında bulunan sosyal ve teknik alt yapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişikliklerinin zorunluluk olmadıkça yapılmayacağı, zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için ise; a) imar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik alt yapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık veya Kuruluşların görüşünün alınacağı, b) imar planında yer alan yol hariç sosyal ve teknik alt yapı alanlarının ve kamuya ait sosyal ve kültürel tesis alanlarının kaldırılabilmesi veya küçültülmesi ancak bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabileceği, eşdeğer alanın ayrılmasında yüzölçümü ve konum özelliklerinin korunacağı, bu alanların yerinin değiştirilmesinde, mevcut plandaki hizmet etki alanına göre aynı uygulama etabı veya bölge içinde kalması, yaya erişim mesafelerinin dikkate alması ve yeni tespit edilen alanın tesisin yapılmasına müsait olmasının zorunlu olduğu" 26. maddenin 5. Fıkrasında ise "(5) İmar planında verilmiş olan inşaat emsalinin, kat adedinin, ifraz şartlarının değiştirilmesi sonucu nüfus yoğunluğunun artırılmasına dair imar planı değişikliklerinde:
a) Artan nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı alanları standartlara uygun olarak plan değişikliğine konu alana hizmet vermek üzere ayrılır." şeklinde hüküm altına alınmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Gaziantep İli, Şehitkamil İlçesi, ……. Mahallesinde, Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 25.11.2015 günlü, 746 sayılı kararıyla onaylanan 1/25000 ölçekli nazım imar planı revizyonu ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonu ile bu plan revizyonları doğrultusunda Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 11.02.2016 günlü, 95 sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonuna ilişkin değişikliklerin kabul edilmesi üzerine, imar revizyonu ile yapılaşmaya açılan alanda, alana önerilen nüfus için, ayrılması zorunlu (sosyal, kültürel, eğitim, sağlık vb.) alanların ayrılmadığı, bireylerin ve toplumun sağlıklı yaşam için elzem olan yeşil alanların yok edildiği iddialarıyla, anılan plan kararlarının iptali istemiyle istinafa konu bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 16.09.2011 tarih ve 359 sayılı kararıyla onaylandığı; bu planda dava konusu alanın, kısmen "Kentsel Yerleşim Alanı" kısmen ise "Büyük Kentsel Yeşil Alan" kullanımları ile tanımlı alan içerisinde kaldığı; dava konusu, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı revizyonu öncesindeki nazım imar planının Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 16.12.2011 tarih ve 538 sayılı kararıyla onandığı; bu planda dava konusu alanın, "Büyük Kentsel Yeşil Alanlar" kullanımı ile tanımlı alan içerisinde kaldığı; 1/25.000 ölçekli nazım imar planında yapılan revizyonla birlikte, "Büyük Kentsel Yeşil Alanlar" kullanımı ile tanımlı alanın, "Sık Yoğunlukta Kentsel Gelişme Konut Alanları", "Ticaret-Konut Alanları", "Eğitim Alanları", "İbadet Alanı" ve "Yeşil Alanlar" kullanımları ile tanımlı alanlara dönüştürüldüğü; dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonunda ise bu alanın "Çok Yüksek Yoğunluklu Gelişme Konut Alanları", "Ticaret-Konut Alanları", "Eğitim Alanları", "İbadet Alanı" ve "Rekreasyon Alanları" olarak belirlendiği; 1/1000 ölçekli revizyon öncesinde geçerli olan uygulama imar planında "Yeşil Alan" ve "Sosyokültürel Tesis Alanı" kullanımı ile tanımlı iken, Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 11.02.2016 günlü, 95 sayılı kararıyla onanan dava konusu 1/1000 ölçekli nazım imar planı revizyonuyla "Konut Alanları", "Ticaret-Konut Alanları", "Özel Eğitim Alanı", "İlkokul Alanı", "Anaokulu Alanı", "Cami" ve "Rekreasyon Alanları" kullanımları ile tanımlı alanlara dönüştürüldüğü görülmektedir.
Uyuşmazlığın niteliği gereği teknik yönden bilirkişi incelemesi gerektirmesi nedeniyle Mahkemece E:2016/455 sayılı dosyada taşınmaz mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen, taraflara tebliğ edilerek bir örneği dosya içine alınan ve bakılan davada için de karara esas alınabilecek nitelikte görülen 07.02.2017 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "Gaziantep İli, Şehitkamil İlçesi, …. Mahallesinde, Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 25.11.2015 tarih / 746 sayılı kararıyla onaylanan 1/25000 ölçekli nazım imar planı revizyonu (N38-C4 pafta) ile 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonunun (20J, 20K, 21J ve 21K paftalar) ve bu plan revizyonları doğrultusunda Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin 11.02.2016 tarih / 95 sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonunun (20-J-2-B, 20-K-1-A, 21-J-3-C ve 21-K-4-D paftalar) birbirinden bağımsız olarak "Plan Kademelenmesi ve Planlar Arası Hiyerarşik Uyum", "İlgili Yasal Mevzuatlar ve Üst Ölçekli Plan Kararları" ile "İşlev Değişikliği ve Plan Bütünlüğü" olmak üzere 3 farklı bölüm altında incelenmesi sonucunda;
1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı ile getirilen kısmen "Kentsel Yerleşim Alanı" kısmen ise "Büyük Kentsel Yeşil Alan" kullanımlarının, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı revizyonunda "Sık Yoğunlukta Kentsel Gelişme Konut Alanları", "Ticaret-Konut Alanları", "Eğitim Alanları", "İbadet Alanı" ve "Yeşil Alanlar" kullanımları ile uyumlu olduğu ve ayrıca 1/25.000 ölçekli plan revizyonuyla getirilen "Sık Yoğunlukta Kentsel Gelişme Konut Alanları" kullanımının, bu planın diğer kısımlarında da olduğu gibi ve bunlara benzer biçimde üretildiği;
1/25.000 ölçekli nazım imar planı revizyonu ile getirilen "Sık Yoğunlukta Kentsel Gelişme Konut Alanları", "Ticaret-Konut Alanları", "Eğitim Alanları", "İbadet Alanı" ve "Yeşil Alanlar" kullanımlarının, 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonunda tanımlanan "Çok Yüksek Yoğunluklu Gelişme Konut Alanları", "Ticaret-Konut Alanları", "Eğitim Alanları", "İbadet Alanı" ve "Rekreasyon Alanları" kullanımları ile uyumlu olduğu ve hâkim kullanım-yoğunluk kararlarının alt ölçeğe aktarıldığı;
1/5.000 ölçekli nazım imar planı revizyonu ile getirilen "Çok Yüksek Yoğunluklu Gelişme Konut Alanları”, "Ticaret-Konut Alanları", "Eğitim Alanları", "İbadet Alanı" ve "Rekreasyon Alanları" kullanımları ile tanımlı alanların, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonu sınırları içerisinde getirilen "Konut Alanları", "Ticaret-Konut Alanları", "Özel Eğitim Alanı", "İlkokul Alanı", "Anaokulu Alanı", "Cami" ve "Rekreasyon Alanları" kullanımları ile uyumlu olduğu ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonunda belirlenen (400 k/ha üstü) hakim nüfus yoğunluğu kararının, 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planında 395 - 593 arasında değişen bir kişi aralığına rastlaması nedeniyle 1/1000 alt ölçeğe aktarıldığı anlaşıldığından 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/25000 ölçekli nazım imar planı revizyonu ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonu arasındaki hakim kullanım kararları ve hakim yoğunluk kararlarına yönelik hiyerarşik ilişkilerin tutarlı olması nedeniyle plan kademelenmesi ilkesinin sağlandığı, bu kapsamda plan revizyonlarının "Plan Kademelenmesi ve Planlar Arası Hiyerarşik Uyum" bakımından planlama esaslarına uygun olduğu, Ancak;
"Yapılan nüfus projeksiyonlarında Gaziantep'in 2035 yılında nüfusunun yaklaşık 3.000.000 olacağının öngörüldüğü, artan nüfusun gereksinimlerini karşılamanın planlı gelişme ile mümkün olduğu, bu doğrultuda, hızla artan nüfus için yeni yerleşim alanı ihtiyacı doğduğu" revizyon gerekçelerinden biri olarak belirtilmiştir. Bu gerekçe yukarıda da açıkça belirtildiği üzere gerek 1/100.000 ölçekli ÇDP’nin gerekse 1/25.000 ölçekli nazım imar planının ana öngörülerinden biridir. Üst ölçekli planlama çalışmaları bu kapsamda gerçekleştirilmiş ve arazi kullanımları, nüfus dağılımları, yoğunluk hesapları vb. ilkeler bu bağlamda ele alınmıştır. Yani 2030 yılı nüfus öngörüsü için konut kullanımı alanları bu planlarda zaten belirlenmiştir. Plan revizyonunun gerçekleştirildiği alan 1/25.000 ölçekli nazım imar planında "Büyük Kentsel Yeşil Alanlar" kullanımıyla tanımlanmıştır. Bu kapsamda hızla artan nüfus için yeni yerleşim alanı ihtiyacı doğduğu gerekçesiyle zaten bu öngörüler dikkate alınarak hazırlanmış 1/25.000 ölçekli nazım imar planında "Büyük Kentsel Yeşil Alanlar" olarak tanımlanmış alanın revizyon yapılarak, "Sık Yoğunlukta Kentsel Gelişme Konut Alanları", "Ticaret-Konut Alanları", "Eğitim Alanları", "İbadet Alanı" ve "Yeşil Alanlar" kullanımlarına dönüştürülmesinin şehircilik ilkeleriyle bağdaşmayacağı,
"Büyük Kentsel Yeşil Alanlar" kullanımı ile tanımlı Alleben Deresi’nin iki yanında bütünlüklü olarak düzenlenmiş olan yeşil aksın bir parçası olan dava konusu alanın plan revizyonu ile kullanımının değiştirilmesinin, "Alleben Deresi’nin iki yanında bu planda bütünlüklü olarak düzenlenmiş olan yeşil aksın, mevcut alt ölçekli imar planlarında düzenlenmiş olan bölümlerinde yeşil alanda daraltmaya gidilmeyeceği" şeklindeki arazi kullanım kararlarına uygun olmadığı,
Üst ölçekli planların temel ilkelerinden olan parçacı gelişmenin önlenmesi ilkesinin göz ardı edildiği, anlaşıldığından, plan revizyonlarının üst ölçekli plan kararları ile bağdaşmadığı,
1/25.000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonları ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonları ile kaldırılan ve "sosyal altyapı alanları" olarak tanımlanan "park alanları" kullanımlarının yerine, bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılmadığı anlaşıldığından, gerçekleştirilen plan revizyonlarının Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26. maddesinin 2. ve 3.b maddelerinde belirtilen hükümleri sağlamadığı bu bağlamda planlama esaslarına uygun olmadığı,
Plan revizyonlarının nüfus yoğunluğunu arttırıcı bir değişiklik olduğu, artan nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı alanlarının standartlara uygun olarak plan değişikliğine konu alana hizmet vermek üzere ayrılması gerektiği, ancak yapılan değerlendirme sonucunda bu alanların asgari standartlara göre yapılmadığı ve bu nedenle hazırlanan plan revizyonlarının Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26. maddesinin 5.a maddesinde belirtilen hükümleri sağlamadığı, bu bağlamda plan revizyonlarının ilgili yasal mevzuatlar çerçevesinde hazırlanmadığı anlaşıldığından planlama esaslarına uygun olmadığı,
"Büyük Kentsel Yeşil Alanlar" / "Yeşil Alanlar" kullanımları ile tanımlı; kent ölçeğinde en önemli kentsel yeşil alan olan Alleben Deresi çevresindeki 100. Yıl Atatürk Kültür Parkı’nın bir parçası konumunda olan dava konusu alanın, Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı ilan edilerek yüksek bir yoğunluk getirilerek yapılaşmaya açılması yönündeki işlev değişikliğinin, şehircilik ilkeleri ile bağdaşmadığı,
1/25.000 ölçekli nazım imar planında öngörülen TİCK işlevinin, bu kullanımların doğusunda bulunan "Ticaret Alanı" kullanımlarıyla; "Sık Yoğunlukta Kentsel Gelişme Konut Alanları" kullanımlarının ise çevresindeki "Orta Yoğunlukta Kentsel Yerleşik Konut Alanları", "Orta Yoğunlukta Kentsel Gelişme Konut Alanları" ve "Seyrek Yoğunlukta Kentsel Gelişme Konut Alanları" kullanımlarıyla işlevsel açıdan uyumlu olsa bile, dava konusu revizyon planları, çevresindeki kullanımlara göre daha yoğun bir kullanım öngördüğünden, yoğunluk açısından uyumlu olmadığı,
1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonunda da, 1/25.000 ölçekli nazım imar planında olduğu gibi, planda öngörülen TİCK işlevinin, bu kullanımların doğusunda bulunan "Ticaret Alanı" kullanımlarıyla, "Çok Yüksek Yoğunluklu Gelişme Konut Alanları", kullanımlarının ise çevresindeki "Yüksek Yoğunlukta Gelişme Konut Alanları" kullanımlarıyla işlevsel açıdan uyumlu olsa bile, dava konusu revizyon planları, çevresindeki kullanımlara göre daha yoğun bir kullanım öngördüğünden, yoğunluk açısından uyumlu olmadığı, bu doğrultularda, plan revizyonlarının çevresindeki mevcut planlama kararları gözetilmeden hazırlandığı anlaşıldığından, planlama esaslarına uygun olmadığı, sonuçlarına ulaşılmıştır.
Buna göre dava konusu işlemin şehircilik esaslarına ve planlama ilkelerine uygun olmadığı kanaatine varılmıştır." şeklinde değerlendirmelerde bulunulmuştur.
İmar planlarının, planlanan yörenin bugünkü durumunun, olanaklarının ve ilerideki gelişmesinin gerçeğe en yakın şekilde saptanabilmesi için coğrafi veriler, beldenin kullanılışı, donatımı ve mali bilgiler gibi konularda yapılacak araştırma ve anket çalışmaları sonucu elde edilecek bilgiler ışığında, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular gözönüne alınarak hazırlanması gerekmektedir.
Anılan ölçütlere göre hazırlanan imar planları zamanla planlanan alandaki koşulların zorunlu kıldığı biçimde ve yasalarda öngörülen yöntemlere uygun olarak değiştirilir. Sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması yönünde yapılan plan değişikliklerinin amaç yönünden yargısal denetimi bu değişikliği zorunlu kılan nedenlerin irdelenmesi yoluyla yapılacaktır. Bu irdelemeden sonra sadece plan değişikliği yapılan alanın değil plan bütünlüğü gözönünde bulundurularak planlanan yörenin tümünün çevre, ulaşım, trafik gibi ilişkilerinin kapsamlı bir biçimde ele alınarak, kamu yararına uyarlık bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin anılan bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirilmesinden; 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/25000 ölçekli nazım imar planı revizyonu ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonu arasındaki hakim kullanım kararları ve hakim yoğunluk kararlarına yönelik hiyerarşik ilişkilerin tutarlı olması nedeniyle plan kademelenmesi ilkesinin sağlandığı, bu kapsamda plan revizyonlarının "Plan Kademelenmesi ve Planlar Arası Hiyerarşik Uyum" bakımından planlama esaslarına uygun ise de, Plan revizyonunun gerçekleştirildiği alan 1/25.000 ölçekli nazım imar planında "Büyük Kentsel Yeşil Alanlar" kullanımıyla tanımlandığından, bu alanda revizyon yapılarak, "Sık Yoğunlukta Kentsel Gelişme Konut Alanları", "Ticaret-Konut Alanları", "Eğitim Alanları", "İbadet Alanı" ve "Yeşil Alanlar" kullanımlarına dönüştürülmesinin şehircilik ilkeleriyle bağdaşmayacağı; "Büyük Kentsel Yeşil Alanlar" kullanımı ile tanımlı Alleben Deresi’nin iki yanında bütünlüklü olarak düzenlenmiş olan yeşil aksın bir parçası olan dava konusu alanın plan revizyonu ile kullanımının değiştirilmesinin, "Alleben Deresi’nin iki yanında bu planda bütünlüklü olarak düzenlenmiş olan yeşil aksın, mevcut alt ölçekli imar planlarında düzenlenmiş olan bölümlerinde yeşil alanda daraltmaya gidilmeyeceği" şeklindeki arazi kullanım kararlarına uygun olmadığı; Üst ölçekli planların temel ilkelerinden olan parçacı gelişmenin önlenmesi ilkesinin göz ardı edilmesi nedeniyle de plan revizyonlarının üst ölçekli plan kararları ile bağdaşmadığı; 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonları ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonları ile kaldırılan ve "sosyal altyapı alanları" olarak tanımlanan "park alanları" kullanımlarının yerine, bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılmadığı anlaşıldığından, hazırlanan plan revizyonlarının Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26. maddesinin yukarıda alıntısına yer verilen belirtilen hükümlerine aykırı olması nedeniyle bu yönüyle de planlama esaslarına uygun olmadığı; Plan revizyonlarının nüfus yoğunluğunu arttırıcı bir değişiklik olduğu, artan nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı alanlarının standartlara uygun olarak plan değişikliğine konu alana hizmet vermek üzere ayrılması gerektiği, ancak yapılan değerlendirme sonucunda bu alanların asgari standartlara göre yapılmadığı ve bu nedenle hazırlanan plan revizyonlarının Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin anılan 26. maddesinin 5.a maddesindeki şekle uyumlu olmadığı, yani mevzuata uygun hazırlanmadığı bu nedenle planlama esaslarına uygun olmadığı, dava konusu alanın, Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı ilan edilerek yüksek bir yoğunluk getirilerek yapılaşmaya açılması yönündeki işlev değişikliğinin, şehircilik ilkeleri ile bağdaşmadığı; 1/25.000 ölçekli nazım imar planında öngörülen Ticaret Konut (TCİK) işlevinin, dava konusu revizyon planlarının çevresindeki kullanımlara göre daha yoğun bir kullanım öngördüğünden, yoğunluk açısından uyumlu olmadığı; 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonunda da, 1/25.000 ölçekli nazım imar planında olduğu gibi, planda öngörülen TİCK işlevinin, bu kullanımların doğusunda bulunan "Ticaret Alanı" kullanımlarıyla, "Çok Yüksek Yoğunluklu Gelişme Konut Alanları", kullanımlarının ise çevresindeki "Yüksek Yoğunlukta Gelişme Konut Alanları" kullanımlarıyla işlevsel açıdan uyumlu olsa bile, dava konusu revizyon planları, çevresindeki kullanımlara göre daha yoğun bir kullanım öngördüğünden, yoğunluk açısından uyumlu olmadığı, bu doğrultularda, plan revizyonlarının çevresindeki mevcut planlama kararları gözetilmeden hazırlandığı anlaşıldığından, şehircilik esaslarına ve planlama ilkelerine uygun olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bu durumda, Gaziantep İli, Şehitkamil İlçesi, …… Mahallesi'ne ait 1/25000 ölçekli nazım imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planında yapılan revizyonun onaylanmasına ilişkin Büyükşehir Belediye Meclisinin 25/11/2015 gün ve 746 sayılı kararı ile bu karar doğrultusunda aynı yere ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planında yapılan revizyonunun onaylanmasına dair Büyükşehir Belediye Meclisinin 11/02/2016 gün ve 95 sayılı işleminde hukuka uyarlık, davayı reddeden İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne, Gaziantep 2. İdare Mahkemesince verilen 12/05/2017 gün ve E:2016/374, K:2017/1032 sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 226,50-TL ilk derece yargılama gideri ve 142,20-TL istinaf yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 51,70-TL yürütmeyi durdurma harcının harcı tahsil eden ilgili idarece istemi halinde davacıya iadesine, posta gideri avansından artanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra mahkemesince ilgili tarafa re'sen iadesine, kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içinde Dairemize gönderilecek dilekçe ile Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere 07.06.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)