(2709 S. K. m. 125) (2577 S. K. m. 3, 5, 14)
İSTEMİN ÖZETİ: Manisa ili, Salihli ilçesi, Sart Belediyesinde zabıta memuru olarak görev yapan ve 6360 sayılı Yasa uyarınca Salihli Belediye Başkanlığı emrine atanan davacının, norm ve ihtiyaç fazlası olduğu gerekçesiyle Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Kurumu'na atandığı, atanma işlemi ile norm ve ihtiyaç fazlası olduğuna dair işlemin Manisa 1. İdare Mahkemesinin E:2015/117, K:2016/492 sayılı kararı ile iptal edildiği, Manisa Kamu Hastaneleri Birliği'nde çalıştığı süre boyunca oluşan maddi zararlarının kendisine ödenmesi istemiyle yaptığı 17/10/2016 tarihli başvurusunun reddine ilişkin Salihli Belediye Başkanlığı İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün 18/10/2016 tarih ve 11139 sayılı işleminin iptali ile uğradığı maddi kayıpların yasal faizi ile birlikte tahsili istemiyle açılan davada; idari işlemin yargısal bir kararla iptali halinde, bu iptal kararlarının işlemin yapılması sırasında unsurlarında bulunan sakatlıkları saptadığı, işlemi yapıldığı andan başlayarak ortadan kaldırdığı, bu özelliği nedeniyle geriye yürüyen sonuçlar doğurduğu, başka bir anlatımla, işlemin tesis edildiği tarihten önceki hukuki durumun geçerliliğini sağladığının İdare Hukuku'nun bilinen ilkelerinden olduğu, zira, anılan ilkeden dolayı idarenin, iptal kararının amaç ve kapsamına göre yeni bir işlem ya da işlemler yapmak, iptal edilen işlemden doğan sonuçları ortadan kaldırmak, işlemin hiç yapılmamış sayılmasının bir gereği olarak önceki hukuki durumun geçerliliğini sağlamakla yükümlü bulunduğu, buna göre, norm ve ihtiyaç fazlası personel olarak tespit edilmeyip Salihli Belediyesi'nde göreve başlayacağı tarih ile iptal kararının uygulanması sonucu göreve tekrar başlatıldığı tarih arasındaki fiilen çalışmayı gerektirmeyen (fazla mesai vb. gibi) her ay düzenli olarak tüm personele ödenen (sosyal denge tazminatı vb.) parasal haklarının Anayasanın 125. maddesinin amir hükmü gereğince davalı idarece davacıya ödenmesinin gerektiği, norm ve ihtiyaç fazlası personel olarak belirlenmesi üzerine Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Kurumu emrine atanan davacının atanma işlemi ile norm ve ihtiyaç fazlası olduğuna dair işlemin hukuka aykırılığının yargı kararı ile saptanması karşısında davacının yoksun kaldığı parasal haklarının davalı idare tarafından davacıya ödenmesi gerekirken talebinin reddine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal hakların 25/11/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte hesaplanarak davalı idarece davacıya ödenmesine karar veren Manisa 1. İdare Mahkemesinin 15/06/2017 gün ve E: 2016/1676, K: 2017/1013 sayılı kararının; davalı idare tarafından; Belediyeleri ile Sendika arasında imzalanan sosyal denge sözleşmesi hükümlerinden Belediyede çalışan memurların yararlanma imkanının bulunduğu, davacının Salihli Belediyesinde çalışmadığı, Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Kurumu bünyesinde çalıştığı döneme ilişkin sosyal denge tazminatından ibaret maddi kayıplarının ödenmesi isteminin reddine dair idari işlemin iptaline ilişkin mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu, davacı tarafından faiz başlangıcının mahkeme tarafından yanlış hesaplandığı ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava, Manisa ili, Salihli ilçesi, Sart Belediyesinde zabıta memuru olarak görev yapan ve 6360 sayılı Yasa uyarınca Salihli Belediye Başkanlığı emrine atanan davacının, norm ve ihtiyaç fazlası olduğu gerekçesiyle Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Kurumu'na atandığı, atanma işlemi ile norm ve ihtiyaç fazlası olduğuna dair işlemin Manisa 1. İdare Mahkemesinin E:2015/117, K:2016/492 sayılı kararı ile iptal edildiği, Manisa Kamu Hastaneleri Birliği'nde çalıştığı süre boyunca oluşan maddi zararlarının kendisine ödenmesi istemiyle yaptığı 17/10/2016 tarihli başvurusunun reddine ilişkin Salihli Belediye Başkanlığı İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün 18/10/2016 tarih ve 11139 sayılı işleminin iptali ile uğradığı maddi kayıpların yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinin 2. bendinde, dilekçelerde; tarafların ve varsa vekillerinin ad ve soyadları veya ünvanları ve adresleri, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı deliller, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi, tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın gösterileceği, dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli örneklerin, karşı taraf sayısından bir fazla olacağı kurala bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 14. maddesinin 3/g bendinde, dilekçeler üzerinde bu Kanunun 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadığı yönünden inceleme yapılacağı kuralına yer verilmiş; 15. maddesinin 1/d bendinde, bu yönlerden Kanuna aykırılık görülür ise, otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği belirtildikten sonra, anılan maddenin5. Bendinde de, bu yönlerden dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, anılan Kanunun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı,49. maddesinin 2. fıkrasının, (c) bendinde; usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması halinde, incelenen kararın Danıştay’ca bozulacağı, ''İstinaf'' başlıklı 45. maddesinin 2. Fıkrasında ise; istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; davacının Manisa İli, Salihli İlçesi, Sart Belediyesinde memur olarak görev yapmakta iken 6360 sayılı Yasa uyarınca Salihli Belediye Başkanlığı'na devredildiği, Salihli Belediye Başkanlığı'nda görev yapmakta iken, 6360 sayılı Kanun'un Geçici 1/9. maddesine istinaden norm ve ihtiyaç fazlası personel olarak belirlenerek Manisa Kamu Hastaneleri Birliğine atandığı, söz konusu atama işleminin Manisa 1. İdare Mahkemesi'nin 01.06.2016 tarihli, E:2015/117, K:2016/492 sayılı kararı ile iptal edildiği, mahkeme kararı gereğince davacının 05.08.2016 tarihinde tekrar Salihli Belediye Başkanlığı'na atandığı, davacının, 17.10.2016 tarihli dilekçesi ile Manisa 1. İdare Mahkemesinin E:2015/117 kaydında açtığı ve iptal ile sonuçlanan dava açma tarihi olan 06.02.2015 tarihi ile göreve dönüş tarihi olan 05.08.2016 tarihleri arasında kalan ve alamadığı bütün sosyal ve özlük haklarının yasal faizi ile birlikte kendisine ödenmesini talep ettiği, Salihli Belediye Başkanlığı İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün 18.10.2016 tarih ve 11139 sayılı işlemi ile, 4688 sayılı Kanun ve diğer mevzuatlar kapsamında Belediyeden hiç bir alacağının olmadığı gerekçesiyle talebinin reddedildiği, 18.11.2016 tarihinde Mahkeme kaydına giren dava dilekçesi ile, 18.10.2016 tarih ve 11139 sayılı işlemin iptali ile mahrum kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Olayda; davacının, davalı idarenin hukuka aykırılığı yargı kararı ile tespit edilmiş işlemleri nedeniyle 26.12.2014-05.08.2016 tarihleri arasında Salihli Belediyesi bünyesinde görev yapamadığı, bu nedenle maddi kayıplarının olduğunu iddia ettiği ve bu maddi kayıplarının ödenmesini sağlamak amacıyla görülmekte olan davanın açıldığı açıktır.
Bununla birlikte; davacının 17.10.2016 tarihli idari başvuru dilekçesinde, Salihli Belediyesinde çalışamadığı döneme ilişkin olarak ve Manisa 1. İdare Mahkemesinin E:2015/117, K:2016/492 sayılı kararının uygulanarak 06.02.2015 - 05.08.2016 tarihleri arasında kalan ve alamadığı bütün sosyal ve özlük haklarının ödenmesini talep ettiği, iptali istenilen dava konusu işlemde, davacının 4688 sayılı Kanun ve diğer mevzuatlar kapsamında Belediyeden hiç bir alacağının olmadığı belirtilerek talebinin reddedildiği, dava dilekçesinin ''Açıklamalar'' bölümünde ise; davalı idarenin yargı kararı üzerine sadece göreve başlatılması ile yetinilerek yargı kararının şeklen uygulandığı,fakat sosyal denge sözleşmesinden kaynaklanan parasal hakları başta olmak üzere tam sosyal ve özlük haklarından yoksun bırakıldığı belirtilerek işlemin iptali ile başta sosyal sosyal denge sözleşmesinden kaynaklanan maddi kaybı olmak üzere 06.02.2015-05.08.2016 tarihleri arasında mahrum kaldığı parasal, sosyal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesinin istenildiği, bu itibarla; davalı idarenin hukuka aykırılığı yargı kararı ile tespit edilmiş işlemi nedeniyle ödenmesi talep edilen sosyal, özlük ve maddi kayıpların içeriğinin hiçbir tereddüte yer vermeyecek şekilde somut olarak ortaya konulmadığı, diğer bir ifade ile tazmini talep edilen maddi tazminat kalemlerinin somut ve hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açık ve net olarak belirtilmediği anlaşıldığından, dava dilekçesinin yukarıda aktarılan usul hükümlerine uygun olarak düzenlenmediği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi suretiyle verilen kararda usul hükümlerine uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan; tazmini talep edilen maddi tazminat kalemlerinin somut ve net olarak belirtilmesi suretiyle yenilenecek dava dilekçesinde talep edilecek tazminat kalemlerinin her birinin davacıya ödenip ödenmeyeceğinin Mahkemece ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği de tartışmasızdır.
Açıklanan nedenlerle; davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, Manisa 1. İdare Mahkemesinin 15/06/2017 gün ve E: 2016/1676, K: 2017/1013 sayılı istinaf başvurusuna konu kararının kaldırılmasına, dava dilekçesi hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine, davalı idarenin istinaf başvurusu kabul edilerek dava dilekçesi hakkında yeniden bir karar verilmek üzere adı geçen mahkemeye iadesine karar verildiğinden, davacının faiz başlangıç tarihi yönünden yapmış olduğu istinaf başvurusunun dayanağı kalmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, kaldırma kararı üzerine mahkemece yeniden verilecek kararla birlikte tüm yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu aşamada yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 26/12/2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)