(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacılar tarafından eş ve anneleri olan ......'nin, Bartın Devlet Hastanesinde yaşanan tıbbi müdahalelerde hizmet kusuru nedeniyle yanlış tedavi uygulandığından bahisle, 21/08/2012 tarihinde vefat etmesi sonucu; eş ...... adına 50.000-TL, oğlu ...... adına 30.000-TL ve kızı ...... adına 30.000-TL olmak üzere toplam 110.000-TL manevi tazminatın, ihtarnamenin davalı kuruma tebliği tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davada; tazminata konu olayla ilgili olarak yapılan şikayet üzerine Bartın Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında İstanbul Adli Tıp Grup Başkanlığından; Müteveffa ......'nin yanlış tedavi sonucu önce komaya girmesi ve 21/08/2012 tarihinde de ölmesi olayında Bartın Devlet Hastanesi Acil Polikliniğinde görevli doktor ...... ve nöbetçi hemşire ......'un herhangi bir kusur veya ihmalinin bulunup bulunmadığı hususunda rapor düzenlenmesi talep olunmuş ve İstanbul Adli Tıp Grup Başkanlığı 1. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 10.10.2012 tarih ve 2012/3893 Karar sayılı raporda özetle; müteveffa ......'nin penisilin ve ağrı kesicilere yönelik alerjisinin doktor tarafından bilinmesi durumunda ilacın uygulanmasının tıp kurallarına uygun olmadığı, mevcut alerji öyküsünün doktor tarafından bilinmemesi veya bildirilmemesi durumunda ise tedavinin uygulanmasının tıp kurallarına uygun olduğu, bu hususun yani ölen ......'nin penisilin ve ağrı kesicilere yönelik alerjisi olduğunun şüpheli doktor tarafından bilinip bilinmediği ya da şüpheli doktora bildirilip bildirilmediğinin adli tahkikat ile aydınlatılmasının uygun olacağı, yine hemşire olarak görev yapan şüpheli ......'un ilacı uygulaması için doktor tarafından order verildikten sonra ilacı uygulamadan önce hasta yakınları tarafından uyarılmış ise de ilacı kapatıp doktora danışması gerektiği, bunları yapmamış olmasının tıp kurallarına uygun olmadığı yönünde oybirliğiyle görüş ve kanaat bildirilmiş ve bu doğrultuda Bartın 1. Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda 24/02/2015 tarih ve E:2013/554, K:2015/197 sayılı kararla; adı geçen şahısların üzerlerine atılı taksirle ölüme neden olma suçunun sabit olduğu gerekçesiyle, mahkum edildiği ve bu kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, müteveffa ......'nin 21/08/2012 tarihinde 67 yaşındayken vefat ettiği, davacılardan eş ......'nin 21/09/2013 tarihinde 1969 doğumlu bir şahısla yeniden evlendiğinin görüldüğü, olayın oluşumu, gelişimi, olaydaki hizmet kusurunun ağırlığı ve davacıların olay anındaki yaşı ve ailevi durumu dikkate alındığında; davacılardan müteveffa ......'nin evlatları ...... için 30.000-TL ve ...... için 30.000-TL manevi tazminat istemlerinin ayrı ayrı kabulüne, davacılardan ...... için ise; 50.000-TL tutarındaki manevi tazminat talebinin takdiren 30.000-TL'lik kısmının kabulüne karar verilmesinin hakkaniyete uygun olacağı sonucuna varıldığı, manevi tazminata, davalı idareye başvuru tarihi olan 01.02.2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin gerektiği gerekçesiyle müteveffa ...... evlatları ...... ve ...... için manevi tazminat isteminin kabulü ile ...... için 30.000-TL, ...... için 30.000-TL, manevi tazminatın, eş ...... bakımından ise manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 30.000-TL, manevi tazminatın idareye başvuru (01/02/2016) tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine ilişkin olarak Zonguldak İdare Mahkemesi'nce verilen 23/05/2017 gün ve E: 2016/634, K: 2017/1074sayılı kararın, davacı vekili tarafından 50.000,00-TL manevi tazminat talebinin 20.000,00-TL nin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, davalı idare vekili tarafından olayda kurumun hizmet kusurundan özellikle de ağır hizmet kusurunun varlığından söz edilemeyeceğinden manevi tazmin talebinin tamamen haksız ve yersiz olduğu, müdahil vekili tarafından davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği, idarenin ağır hizmet kusuru bulunmadığı, müvekkilinin kusuru kabul edilmemekle birlikte mesleki sorumluluk sigortası kapsamında zararın sigorta şirketince karşılanması gerektiği, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
DAVALI TÜRKİYE KAMU HASTANELERİ KURUMUNUN SAVUNMASININ ÖZETİ: Olayda kurumun hizmet kusurundan, özellikle de ağır hizmet kusurunun varlığından söz edilemeyeceğinden manevi tazmin talebinin haksız ve yersiz olduğu ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
MÜDAHİL(DAVALI YANINDA) SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
DAVACILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Zonguldak İdare Mahkemesi'nce verilen 23/05/2017 gün ve E: 2016/634, K: 2017/1074 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, tarafların istinaf istemlerinin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, yargılama giderlerinin başvuruda bulunan taraflar üzerinde bırakılmasına, davalı yanında davaya katılan müdahil tarafından fazla yatırılan 31,40-TL harcın ve davacı tarafından fazla yatırılan 31,40 TL harcın müdahil ve davacıya, posta gideri avansından artan miktarın kararın kesinleşmesinden sonra istinaf istemlerinde bulunanlara iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak 22/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)