(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket tarafından, şirketleri adına tescilli olan "….", "…." ve "…" markalarının Türk Patent Enstitüsü'nün internet sitesinden yapılan araştırmada söz konusu markaların başka firma veya şahıslar tarafından da tescil edilmiş olduğu tespit edildiğinden bahisle anılan "..", …." ve "…." markalarının "4250 sayılı Kanun'un 6487 sayılı Kanun ile değişik 6.maddesinin 9.fıkrası uyarınca alkollü içkilerde kullanılmaması" yönünde alınan ve 03.11.2014 tarih ve 80 sayılı işlemle davacı şirkete bildirilen Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'nun 22.10.2014 tarih ve 845/8352 sayılı Kurul kararının iptali istemiyle açılmış olan davanın, 2577 sayılı Kanun'un 15/1-b maddesi uyarınca süre aşımı yönünden reddine ilişkin, Ankara 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 02.04.2015 tarih E:2014/2166, K:2015/669 sayılı kararının bozulmasına dair, Danıştay 13. Dairesi'nin 09.12.2015 tarihli E:2015/3992, K:2015/4441 sayılı kararına uyulmak ve işin esasına girilmek suretiyle, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptali yolunda Ankara 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 17.07.2017 tarih E:2016/3191, K:2017/1688 sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek taraflarca istinaf başvurularının kabulü istenilmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ :Karşı taraf istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun geçici 6. maddesinin 2. fıkrasında; bu Kanunun 45. maddesinin 1. fıkrasında yazılı uyuşmazlıklarla ilgili olarak ilk derece mahkemelerince verilen nihai kararlardan, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımı tarihinden önce (5/7/2012) verilen kararlar ile Danıştay'ın bozma kararı üzerine kararı bozulan mahkemece verilen kararların, Danıştay'da temyiz edilebileceği düzenlenmiştir.
2577 sayılı Yasanın Geçici 8. maddesinin 1. fıkrasında da, ivedi yargılama usulü hariç olmak üzere bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümlerin, bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten (20/07/2016) sonra verilen kararlar hakkında uygulanacağı, bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümlerin uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
Belirtilen Yasa hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, istinaf kanun yolunun yürürlüğe girdiği 20/07/2016 tarihinden önce Danıştay'ın bozma kararı üzerine kararı bozulan mahkemece verilen kararların, bozma nedeni yada bozmaya uyulması suretiyle sonradan verilen mahkeme kararının niteliği gözetilmeksizin, ancak Danıştay'da temyiz edilebileceği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; yukarıda istemin özetinde de belirtildiği üzere, istinaf başvurusuna konu edilen Mahkeme kararının, Danıştay 13. Dairesi'nin bozma kararına uyulmak suretiyle verilen bir karar olması yanında, yukarıda anılan 2577 sayılı Yasanın geçici 6. maddesinin 2. fıkrasının açık hükmü birlikte değerlendirildiğinde, Danıştay'ın bozma kararına uyulmak suretiyle verilen bu Mahkeme kararının, bozma nedeni ya da bozmaya uyulması suretiyle sonradan verilen mahkeme kararının niteliği gözetilmeksizin ancak, Danıştay'da temyizen incelenebileceği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Ankara 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 17.07.2017 tarih E:2016/3191, K:2017/1688 sayılı kararın Ankara Bölge İdare Mahkemesince istinaf yoluyla incelenmesine yasal olanak bulunmadığından, bu karara yönelik istinaf isteminin GÖREV yönünden REDDİNE; dosyanın, söz konusu mahkeme kararını temyizen incelemekle görevli olan Danıştay’a gönderilmesine, 29/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)