(2577 S. K. m. 45, 46)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı ile eşi arasında sürekli olarak geçimsizlik yaşandığı, aile içi olayların sokağa taşması üzerine 21.09.2015 günü polis memuru …..'ın davacının ayaklarına doğru iki el ateş ettiği, sol ayak bileğinden yaralanan davacının oluşan maddi ve manevi zararlarının karşılığı olarak 400.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 500.000,00 TL tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; polis memuru ..... hakkında, Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2015/6394 sayılı dosyasında yapılan soruşturma kapsamında, başkasına ait hakka yönelik ağır ve muhakkak bir tehlikeden başkasını kurtarma zorunluluğu ile meşru savunma koşulları içinde eylemin gerçekleştirilmiş olması sebebiyle "kamu davası açılmasına yer olmadığına" karar verildiği, bu karara karşı yapılan itirazın, Turgutlu Sulh Ceza Hakimliği'nin 13.04.2016 tarihli ve 2016/377 Değişik İş sayılı kararıyla reddedilerek kesinleştiği, buna göre, davacının yaralanmasına sebep olan olayda, davalı idare emrinde görev yapan polis memurunun, 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyetleri Kanunu uyarınca, kendisine verilen silah kullanma yetkisi kapsamında silah kullandığı, mevzuatla kendisine verilen, kişilerin can ve mal güvenliğini koruma görevi uyarınca, hukuka uygun hareket ettiği, dolayısıyla davalı idareye atfedilecek bir hizmet kusuru bulunmadığından, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddi yolunda Manisa 2. İdare Mahkemesince verilen 16/02/2017 tarih, E: 2016/271, K: 2017/291 sayılı kararın; yaralanma olayı ile yanlış tutanak tutarak silahla mukavemetten hakkında açılan dava sonucu verilen mahkumiyet kararının istinaf mahkemesince adi ve silahsız mukavemet nedeniyle bozulduğu, silahsız mukavemet nedeniyle hakkında yargılamanın yeniden yapıldığı, bu karar sonucu polislerin düzmece deliller uydurdukları ve zabıt tuttuklarının ortaya çıkacağı, bu yeni delillere dayanılarak yeniden soruşturma açılması talebinde bulundukları, kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesince; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "... İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir.
Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir..." kuralına yer verilmiş; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde Bölge İdare Mahkemelerinin kararlarının tebliğini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay’da temyiz edilebileceği öngörüldükten sonra temyize tabi kararlarının hangileri olduğu sayma yoluyla sınırlanarak belirlenmiş, "temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında, "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" kaldırma nedenleri olarak sayılmıştır.
Dosyadaki belgeler ile başvuru dilekçesindeki iddiaların incelenmesinden, istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; Manisa 2. İdare Mahkemesince verilen 16/02/2017 tarih, E:2016/271, K:2017/291 sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine, davanın adli yardım talepli olması nedeniyle istinaf başvurusu sırasında alınmayan 85,70-TL başvuru harcı ile 66,60-TL posta giderinin davacıdan tahsilinin Mahkemesince tahsil Dairesinden istenilmesine, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın Mahkemesince kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, kararımızın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içinde Danıştay’da temyiz yolu açık olmak üzere 19/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)