(2709 S. K. m. 125) (2577 S. K. m. 2, 45, 53) (657 S. K. m. 3, 6, 7) (Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik m. 28, 29)
İSTEMİN ÖZETİ: Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi'nin 02/03/2017 tarihli ve E:2017/164, K:2017/217 Sayılı kararının, 2577 Sayılı Kanun'un 53. maddesi uyarınca, yargılamanın yenilenmesi yoluyla incelenerek kaldırılması davalı idarece istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: 2577 Sayılı Kanun'un 53/1-a maddesinde belirtilen koşulun gerçekleşmediği öne sürülerek, yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava, davacının, Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda 4. Sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta iken, Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca 05/06/2016 tarihinde yapılan rütbe terfi sözlü sınavında 45 puan verilmek suretiyle başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Elazığ 2. İdare Mahkemesi'nin 28/10/2016 günlü, E:2016/575, K:2016/1022 Sayılı kararıyla; Elazığ Emniyet Müdürlüğünde 4. Sınıf Emniyet Müdürü olarak görev yapan davacının ilk olarak 2015 yılı için 26.06.2015 tarihinde rütbe terfi sözlü sınavına girdiği, bu sınavda başarısız olması üzerine açtığı davada, Elazığ 2. İdare Mahkemesi'nin 31.03.2016 tarih ve 2015/729 Esas, 2016/296 Sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bunun üzerine davacının durumu yeniden değerlendirilmek üzere 2016 yılı rütbe terfi sınavlarına çağrıldığı, yazılı sınavda başarılı olmasının ardından yapılan sözlü sınavda yeniden başarısız sayılması üzerine bakılan davanın açıldığı, davacının girmiş olduğu 2016 yılı rütbe terfi sözlü sınavına ilişkin olarak sözlü sınav soru hazırlama komisyonu ile sözlü sınav komisyonunun yönetmeliğe uygun olarak teşekkül ettiği, yönetmelikte belirtilen kriterler ve usuller doğrultusunda davacıya soru yöneltilerek vermiş olduğu cevapların değerlendirildiği, komisyon üyelerince verilen puan ve değerlendirmeleri içeren karar formlarının her bir komisyon üyesi tarafından ayrı ayrı ve toplam puanların aritmetik ortalaması alınmak suretiyle nihai puanını gösterecek şekilde düzenlenerek imza altına alındığı, sözlü sınavın sesli veya görüntülü kayda alınmasına ilişkin olarak idareye mevzuatla bir yükümlülük getirilmediği, bu itibarla, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Anılan karar davacının istinaf başvurusu üzerine Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi'nin 02/03/2017 tarihli ve E:2017/164, K:2017/217 Sayılı kararıyla; Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik hükümleri incelendiğinde; sözlü sınav komisyonu tarafından sınavda sorulacak soruların önceden hazırlanması ve tutanağa bağlanması, her adaya sorulan soruların ve verilen cevapların kayda geçirilmesi ve adayın verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin gerekçeleriyle birlikte tutanakta ayrı ayrı gösterilmesine yönelik herhangi bir hüküm bulunmamakla birlikte, 25 ve 36. maddelerine dayanılarak hazırlanan ve İçişleri Bakanı'nın 15.5.2015 tarihli Onayı ile yürürlüğe konulan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfi Sınavları ve Yöneticilikle İlgili Hizmetiçi Eğitim Yönergesi'nin 6. maddesinde yer alan "Soru hazırlama komisyonu, Başkanlıkça belirlenen, öğretim üyesi veya emniyet müdürü rütbesini haiz bir başkan ve en az dört üye ile yeteri kadar yedek üyeden oluşur. Bu komisyon, sınavda sorulacak soruları hazırlayacak öğretim elemanlarını belirler. Öğretim elemanları tarafından hazırlanan soruları kontrol ederek, rütbelere göre soru kitapçığı haline getirir ve soruların basımını yapmak üzere soru basım komisyonuna teslim eder." düzenlemesi gereği davacının da katıldığı 2016 yılında yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarında sorulacak soruların hazırlatıldığı göz önünde bulundurulduğunda, davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin hukuka uygunluk denetiminin Anayasanın 125. maddesinde ve 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinde belirlenen hukuki sınırlar içinde yapılabilmesi için davalı idarece, somut bilgi ve belgeye dayandırılması mümkün olan "Yazılı sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi", "Bir konuyu kavrama ve ifade edebilme yeteneği," ve "Analitik düşünme, problem çözme ve doğru karar verebilme yeteneği" konuları yönünden verilen puanların hukuki denetiminin yapılabilmesi için davacının verdiği/vermediği cevaplar tutanakla kayıt altına alınmadığı gibi, diğer haneler yönünden de soruların yanıtlarına komisyon üyelerince takdir edilen ve yönetmelikte belirlenen başarı düzeyinin altında olan puanların gerekçelerinin ortaya konulmadığı anlaşıldığından, söz konusu sınavın başarı düzeyini oluşturan puanın belirlenmesinde davacının bilgi ve yeterliliğinin objektif ve nesnel biçimde değerlendirildiğinden söz etmeye olanak bulunmadığı, bu durumda; kıdem ve liyakat ilkesi uyarınca bir amirin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliği bulunup bulunmadığını, dolayısıyla bir üst rütbeye terfi ettirilip ettirilemeyeceğini belirlemek için yapılan sözlü sınavda, ölçme ve değerlendirme esaslarına uygun ve objektif bir değerlendirme yapılmadığı anlaşıldığından, davacının rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle kaldırılmış ve dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir.
Davalı idare, Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin ilgili maddelerinin Danıştay Onaltıncı Dairesinin 25.1.2016 tarih ve E:2015/21285 Sayılı kararıyla yürütmelerinin durdurulması ve benzer konulara yönelik Danıştay Onaltıncı ve Beşinci Dairelerinin güncel içtihatları göz önünde bulundurularak davacının istinaf başvurusunun kabulüyle dava konusu işlemin iptaline hükmedildiğini, ancak, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliğinden tutuklu olduğu ve Emniyet Teşkilatından çıkarıldığı ve Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelikte 05 Mayıs 2016 Tarihli ve 29703 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmelikle değişiklik yapıldığı hususunun sehven göz ardı edildiğini ileri sürerek yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunmuştur.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun “Yargılamanın Yenilenmesi” başlıklı 53. maddesinde, “1. Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, aşağıda yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istenebilir.
a-) Zorlayıcı sebepler dolayısıyla veya lehine karar verilen tarafın eyleminden doğan bir sebeple elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması,
b-) Karara esas olarak alınan belgenin, sahteliğine hükmedilmiş veya sahte olduğu mahkeme veya resmi bir makam huzurunda ikrar olunmuş veya sahtelik hakkındaki hüküm karardan evvel verilmiş olup da, yargılamanın yenilenmesini isteyen kimsenin karar zamanında bundan haberi bulunmamış olması,
c-) Karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün, kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması,
d-) Bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun mahkeme kararıyla belirlenmesi,
e-) Lehine karar verilen tarafın, karara etkisi olan bir hile kullanmış olması,
f-) Vekil veya kanuni temsilci olmayan kimseler ile davanın görülüp karara bağlanmış bulunması,
g-) Çekinmeye mecbur olan başkan, üye veya hâkimin katılmasıyla karar verilmiş olması,
h-) Tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir kararın verilmesine neden olabilecek kanuni bir dayanak yokken, aynı mahkeme yahut başka bir mahkeme tarafından önceki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması.
ı) Hükmün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması.'' düzenlemesi yer almaktadır.
Olayda, davacının rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılma işlemi incelendiğinde; dava konusu 2016 yılı rütbe terfi sözlü sınavına ilişkin olarak sözlü sınav soru hazırlama komisyonu ile sözlü sınav komisyonunun yönetmeliğe uygun olarak teşekkül ettiği, yönetmelikte belirtilen yazılı sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi, bir konuyu kavrama ve ifade edebilme yeteneği, temsil ve maiyetindeki personelini sevk ve idare kabiliyeti, özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, analitik düşünme, problem çözme ve doğru karar verebilme yeteneği ile planlama, eşgüdüm ve denetim becerileri konularında yöneltilen sorulara verdiği cevapların komisyon üyelerince ayrı ayrı değerlendirildiği, her üyenin vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak sözlü sınav puanının tespit edildiği, yüz üzerinden elli ve üzeri puan alamadığından başarısız sayıldığı anlaşılmaktadır.
Yargılamanın yenilenmesi dilekçesinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü soruşturmaları kapsamında tutuklandığı belirtilmesine ve Elazığ Sulh Ceza Hakimliği'nin 29.7.2016 tarihli ve 2016/446 Sayılı tutuklama müzekkeresi ibraz edilmesine karşılık, davacı tarafından, belirtilen hususun dava konusu işlemle herhangi bir ilgisinin bulunmadığının ileri sürüldüğü görülmektedir.
Dairemizce yapılan değerlendirme sonucunda, davacının milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü soruşturmaları kapsamında tutuklu olduğu ve Emniyet Teşkilatından çıkarıldığı savı karşısında; 2577 Sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53/1-a maddesinde belirlenen sebebin gerçekleştiği, bu nedenle yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulüyle belirtilen fiili ve hukuki duruma göre işlemin hukuka uygunluğunun yargılanmanın yenilenmesi suretiyle ortaya konulması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 3. maddesinde, “sınıflandırma”, “kariyer” ve “liyakat” ilkeleri bu Kanunun temel ilkeleri olarak belirlenmiş, “Sadakat” başlığını taşıyan 6. maddesinde; “Devlet memurları, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına sadakatla bağlı kalmak ve milletin hizmetinde Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını sadakatla uygulamak zorundadırlar. Devlet memurları bu hususu "Asli Devlet Memurluğuna" atandıktan sonra en geç bir ay içinde kurumlarınca düzenlenecek merasimle yetkili amirlerin huzurunda yapacakları yeminle belirtirler ve özlük dosyalarına konulacak aşağıdaki "Yemin Belgesi" ni imzalayarak göreve başlarlar.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına, Atatürk İnkılap ve İlkelerine, Anayasada ifadesi bulunan Türk Milliyetçiliğine sadakatla bağlı kalacağıma; Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını milletin hizmetinde olarak tarafsız ve eşitlik ilkelerine bağlı kalarak uygulayacağıma; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyip, koruyup bunları geliştirmek için çalışacağıma; insan haklarına ve Anayasanın temel ilkelerine dayanan milli, demokratik, laik, bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilerek, bunları davranış halinde göstereceğime namusum ve şerefim üzerine yemin ederim.” hükmüne; “Tarafsızlık ve Devlete Bağlılık” başlıklı 7. maddesinde ise; “Devlet memurları siyasi partiye üye olamazlar, herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını veya zararını hedef tutan bir davranışta bulunamazlar; görevlerini yerine getirirlerken dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi ayırım yapamazlar; hiçbir şekilde siyasi ve ideolojik amaçlı beyanda ve eylemde bulunamazlar ve bu eylemlere katılamazlar. Devlet memurları her durumda Devletin menfaatlerini korumak mecburiyetindedirler. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına aykırı olan, memleketin bağımsızlığını ve bütünlüğünü bozan Türkiye Cumhuriyetinin güvenliğini tehlikeye düşüren herhangi bir faaliyette bulunamazlar. Aynı nitelikte faaliyet gösteren herhangi bir harekete, gruplaşmaya, teşekküle veya derneğe katılamazlar, bunlara yardım edemezler.” hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, 10.5.2015 tarih ve 29351 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 28. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Yazılı sınava giren adaylar,. ..." ibaresi ve aynı maddenin 3. fıkrası ile 29. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan "Başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla, ..." ibaresinin Danıştay Onaltıncı Dairesi'nin 25.1.2016 tarih ve E:2015/21285 Sayılı kararıyla yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi üzerine 05 Mayıs 2016 Tarihli ve 29703 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 28. maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları;
“(1) Yazılı sınava giren adaylardan yüz üzerinden en az elli puan almış olanlar, sözlü sınava tabi tutulur”
“(3) Sözlü sınav komisyonları üst rütbeye terfi edecek personeli;
a-) Yazılı sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi (25 puan)
b-) Bir konuyu kavrama ve ifade edebilme yeteneği (15 puan)
c-) Temsil ve maiyetindeki personelini sevk ve idare kabiliyeti (15 puan)
ç) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı (15 puan)
d-) Analitik düşünme, problem çözme ve doğru karar verebilme yeteneği (15 puan)
e-) Planlama, eşgüdüm ve denetim becerileri (15 puan)
konularında yüz tam puan üzerinden değerlendirir. Her üyenin vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayların sözlü sınav puanları tespit edilir.” şeklinde değiştirilmiş, aynı maddeye “(4) Sözlü sınavda yüz üzerinden elli ve üzeri puan alanlar başarılı sayılır” fıkrası eklenmiş, 29. maddenin birinci fıkrası ise yürürlükten kaldırılmıştır.
Davacının, komisyon üyeleri tarafından takdir edilen sözlü sınav notu ortalamasının 50 puanın altında kalması nedeniyle sözlü sınavda başarısız olduğu, puanlama cetvelinde, beş komisyon üyesi tarafından her bir kriter için davacıya 45 puan verildiği anlaşılmakta olup; notların gerekçelerinin kayıt altına alınmadığı, sınavda sorulan soruların ve adaylarca verilen cevapların tutanağa bağlanmadığı görülmekte ise de; sözlü sınavda verilen yanıtların teknolojik imkanlardan yararlanılarak sesli ve görüntülü kayıt altına alınmasını öngören bir düzenlemenin mevzuatta yer almadığı dikkate alındığında, sözlü sınavın sesli ve görüntülü kayıt yapılmak suretiyle gerçekleştirilmesi koşulunun aranamayacağı, kaldı ki değerlendirme kriterlerinin bir kısmının gözlem ve kanaate dayalı olduğu, davacının katıldığı sözlü sınavda, ölçme ve değerlendirme esaslarına uygun ve objektif bir değerlendirme yapılmadığı iddiasını kanıtlayacak herhangi bir bilgi ve belge dosyaya ibraz edilmediği gibi, adı geçenin, milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğunun tespit edilmesi nedeniyle 670 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinin 1/ç bendi ile Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatından çıkarıldığı ve halen tutuklu olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatından çıkarılmasına neden olan FETÖ/PDY'nin ise, müntesiplerini ilgili yapıya tümden sadakat ilkesi çerçevesinde doktirine etmiş, mensuplarının ahlak ve hukuk dışı her türlü eylemlerini mübah görmüş, mistik bir otoriteye inanmışlıkla, yandaşları için merkezi sınavlarda soru çalma, masumiyet karinesini çiğneyerek, haklarındaki suçlamayı dahi bildirmeden insanları yıllarca ceza infaz kurumunda tutarak hürriyetlerini kısıtlama şeklindeki eylemlerinde olduğu gibi kişi haklarını pervasız şekilde ihlal etme, kayırma, yalan söyleme, delil uydurma, iftirada bulunma gibi ahlak ve hukuk dışılıkları gerçekleştirmekte ve hedefleri uğruna suç işlemekte herhangi bir beis görmemiş, dini duyguları istismar etmek suretiyle güvenini kazandığı insanları yıllarca kendi kirli planları doğrultusunda kullanmış, liyakat, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerini istismar edip içini boşaltmış, devleti kendisine hasım ve karşı cephe olarak görmüş, gerçek yüzünün dershane tartışmaları (2013) ve 17/25 Aralık bürokratik darbe girişimiyle anlaşılmaya başlanması üzerine Devletin etkin bir mücadeleye başlaması sonrasında, geri dönüşü olmayan bir yola girdiğini anlayarak ihanette sınır olmadığını 15 Temmuz 2016 askeri darbe girişimiyle ortaya koymuş bir Silahlı Terör Örgütü olduğu, dava konusu rütbe terfi sözlü sınavının da 15 Temmuz 2016 askeri darbe girişiminden kısa bir süre önce yapıldığı hususu göz önünde bulundurulduğunda, davacının yürüttüğü kamu göreviyle doğrudan ilgili bulunan ve işlemin tesisinden kısa bir süre sonra somutlaşan öznel durumunun sözlü sınav komisyonu üyelerince dava konusu işlemin sebep unsuru olarak 657 Sayılı Kanun'un 6. maddesinde düzenlenen “Sadakat” ve 7. maddesinde düzenlenen “Tarafsızlık ve Devlete Bağlılık” ilkeleri yönünden değerlendirmeye tabi tutulmasında sözlü sınavın amacına aykırılık görülmemektedir.
Nitekim, sözlü sınava tabi tutulacak adayların bilgi yanında mesleki ehliyete yönelik diğer özel niteliklere de sahip olunup olunmadığı yönünden değerlendirmeye tabi tutulacağına ilişkin düzenlemeler uyarınca, yazılı sınavın tamamlayıcısı olan sözlü sınavın ölçme ve değerlendirme bakımından mülakatı da kapsadığı açık olup, rütbe terfiinin görüşülebilmesi için başarılı olunması gereken bu sınavda komisyonun adaylara yönelik öznel değerlendirme yapabileceği de kabul edilmelidir. Bu yorum ise, sözlü sınavın, adaylar arasında objektifliği sağlayabilecek nesnel bir değerlendirme ölçütü olan yazılı sınavdan farklı olarak mülakata yönelik değerlendirmeleri de içerdiği ve yazılı sınavın tamamlayıcısı niteliğinde olduğu gerçeğine uygun düşecektir. Dolayısıyla, davacının öznel durumuna yönelik değerlendirmenin, sözlü sınavın objektifliğine halel getirdiğinden söz edilemeyecektir.
Bu itibarla, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatının tespit edilmiş olması nedeniyle Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatından çıkarıldığı anlaşılan ve belirtilen durumundan örgütün hain ve kanlı askeri darbe girişimini gerçekleştirdiği 15 Temmuz 2016 tarihinden sadece 40 gün önce sınavı gerçekleştiren sözlü sınav kurulu üyelerince haberdar olunmadığını söylemenin mümkün olmadığı davacıya yönelik olarak, Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik hükümleri çerçevesinde bir üst rütbeye terfi ettirilip ettirilemeyeceğini belirlemek için yapılan sözlü sınavın, aksi yönde herhangi bir bilgi ve belgenin davacı tarafından ibraz edilemediği de göz önünde bulundurulduğunda, ölçme ve değerlendirme esaslarına uygun ve objektif bir değerlendirmeye dayalı olduğu sonuç ve kanaatine ulaşıldığından, davacının rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık, davanın reddi yolundaki mahkeme kararında ise hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulüyle Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi'nin 02/03/2017 tarihli ve E:2017/164, K:2017/217 Sayılı kararının kaldırılmasına, Elazığ 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 28/10/2016 günlü, E:2016/575, K:2016/1022 Sayılı karar hukuka uygun bulunduğundan, davacının istinaf başvurusunun yukarıda yer verilen gerekçeyle reddine, adli yardım kararından dolayı ertelenen ve aşağıda dökümü yapılan 137,00.-TL istinaf kanun yolu giderinin davacıdan tahsili için ilgili mercie müzekkere yazılmasına, yargılamanın yenilenmesi aşamasında davalı idarece yapılan posta giderinden ibaret 55,00.-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, yargılama gideri için tahsil edilen paranın kullanılmayan kısmının ilgilisine iade edilmesine, 09/06/2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)