(2577 S. K. m. 45, Geç. m. 8) (2576 S. K. m. 3)
İSTEMİN ÖZETİ: Ankara Bölge İdare Mahkemesi 11. İdari Dava Dairesi'nin 14.04.2017 tarih ve E:2017/3192; K:2017/24239 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun mülga 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 11. İdari Dava Dairesince, dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu kapsamında emekli aylığı bağlanan davacının 30 hizmet yılından fazla geçen süreler için emekli ikramiyesi ödenmesi istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali ile fazla hizmet süresine göre hesaplanacak emekli ikramiyesinin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince, Anayasa Mahkemesi'nin 07/01/2015 tarih ve 29229 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 25/12/2014 tarih ve E:2013/111, K:2014/195 sayılı kararı ile 5434 sayılı Kanuna tabi görev yapmış kişilerin emekli ikramiyesinin hesaplanmasında yer alan 30 yıllık süre sınırlamasının yasal dayanağının ortadan kalktığı, dolayısıyla mevcut yasal durum itibariyle davacıya 30 yılın üzerindeki hizmetleri için de emekli ikramiyesi ödemesi yapılması ve bunun için tahsis dosyasının incelenerek 30 yıldan fazla çalışma süresinin tespit edilip, bu sürenin karşılığı ikramiye tutarının emekli olduğu tarihteki katsayılar dikkate alınarak hesaplanması ve 30 yıldan fazla olan sürenin ne kadarının hangi gerekçe ile hesaba alınamayacağının açıkça ortaya konulup davacıya bildirilmesi gerekirken, Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümeyeceği gerekçesinin belirtilerek başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından bahisle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından, davacının emekli ikramiyesine esas alınan fiili hizmet süresi ve fiili hizmet zammı süresi olmak üzere toplam 27 yıl 1 ay 11 gün hizmetinin bulunduğu, davacının 30 hizmet yılından fazla geçen hizmet süresi bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu hususun ilk derece mahkemesince gözönünde bulundurulmadığı, Mahkemece dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinin davacının sebepsiz zenginleşmesine ve Kurumun zarara uğramasına sebebiyet vereceği ileri sürülerek Mahkeme kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusu üzerine Dairemizce verilen 14.04.2017 tarih ve E.N:2017/3192 K.N:2017/24239 sayılı İstinaf Başvurusundan Vazgeçilmiş Sayılmasına ilişkin kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesiyle değiştirilen "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin birinci fıkrasında; idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği, ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararların kesin olduğu, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamayacağı belirtilmiş, anılan Yasanın "Kararın düzeltilmesi" başlıklı 54. maddesi ise 6545 sayılı Kanunun 103. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
6545 sayılı Kanunun 27. maddesiyle 2577 sayılı Kanuna eklenen Geçici 8. maddenin birinci fıkrasında da, "İvedi yargılama usulü hariç olmak üzere bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanun'un, bu Kanun'la değişik 3. maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanacağı, bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümlerin uygulanacağı kurala bağlanmış, 07.11.2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Adalet Bakanlığının Bölge Adliye Mahkemeleri ve Bölge İdare Mahkemelerinin Tüm Yurtta Göreve Başlayacakları Tarihe İlişkin Kararı'nda, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la değişik 3. maddesi uyarınca kurulan bölge idare mahkemelerinin 20.07.2016 tarihinde tüm yurtta göreve başlayacağı belirtilmiştir.
Yukarıda yer verilen düzenlemelerin incelenmesinden, 2576 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la değişik 3. maddesi uyarınca kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başladıkları 20.07.2016 tarihinden sonra idare ve vergi mahkemelerinin konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen davalarda verilen kararları kesin olup, verilen bu nihai kararlara karşı istinaf yoluna başvurulamayacağı gibi, istinaf veya temyiz incelemesi sonucu verilen kararların düzeltilmesi istemiyle başvurulabilecek kanun yolunun 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle yürürlükten kalktığı görülmektedir.
Bu durumda, 2577 sayılı Kanun'da yapılan anılan değişiklikler ile Dairemizin 14.04.2017 tarih ve E:2017/3192; K:2017/24239 sayılı kararına karşı karar düzeltme başvurusu öngörülmediğinden davalı idarenin anılan kararın düzeltilmesi istemiyle yaptığı başvurunun incelenme olanağı bulunmamaktadır.
Öte yandan, Mahkeme kararı, 30 fiili hizmet yılından fazla ikramiye ödenmesine müstehak hizmeti bulunanlar açısından idareye ödeme yükümlülüğü getirmekte olup, 30 hizmet yılından fazla hizmeti bulunmayanlar açısından ise, idarece ikramiye ödemesinde bulunulamayacağı tabiidir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin karar düzeltme isteminin incelenmeksizin reddine, aşağıda dökümü yapılan 33,00-TL yargılama giderinin karar düzeltme isteminde bulunan davalı idare idare üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından varsa artan miktarın istenilmesi halinde karar düzeltme isteminde bulunan davalı idareye iadesine, 07.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)