(2577 S. K. m. 54) (657 S. K. m. 125)
İSTEMİN ÖZETİ: Batman Defterdarlığı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nde Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni olarak görev yapan davacının, göreve Kılık Kıyafet Yönetmeliğine aykırı olarak geldiğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/A-g maddesi uyarınca "uyarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 10.12.2015 tarih ve 12083 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; sendika üyesi olan ve Batman Defterdarlığı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nde Veri Hazırlama Kontrol İşletmeni olarak görev yapmakta olan davacının üyesi olduğu sendika tarafından özgür kıyafetle iş yerlerine gitme yönünde bir karar alındığı konusunda bir şüphe bulunmamakla birlikte, alınan kararın hangi tarihler arasında geçerli olduğu hususunun belirsiz olduğu ve davacının 6 gün boyunca kılık kıyafet yönetmeliğine aykırı bir şekilde iş yerine gittiği, davacının davranışının sendikal faaliyet kapsamında değerlendirilebilecek makul süreyi aştığının görüldüğü, sendika kararı ile mevzuatla getirilmiş kılık kıyafet düzeninin kaldırılmasının söz konusu olamayacağı göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddine dair Batman İdare Mahkemesi'nce verilen 03.06.2016 tarih ve E:2016/364, K:2016/804 sayılı kararın itirazen incelenerek onanmasına dair Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesi'nin12/01/2017 günlü ve E:2016/488, K:2017/28 sayılı kararının; üyesi olduğu sendikanın 17/10/2014 tarihinde aldığı karar gereği özgür giyimle işyerine gittiği, sendika kararına uygun hareket ettiğinden dolayı disiplin soruşturması başlatılmasının uluslararası sözleşmelere ve düzenlemelere aykırı olduğu, kararın emsal Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve yargı içtihatlarına ve hukuka aykırı olarak tesis edildiğinden bahisle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 103. maddesinin b) bendi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de; anılan Yasanın 27. maddesiyle 2577 sayılı Yasaya eklenen Geçici 8. maddenin 1. fıkrasındaki "Bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3 üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır." kuralı uyarınca kararın düzeltilmesi yolundaki istemin incelemesine geçildi.
Bölge İdare Mahkemelerinin itiraz üzerine verdikleri kararlar hakkında kararın düzeltilmesi yoluna başvurulabilmesi, ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesinde yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. İstemde bulunan tarafından öne sürülen düzeltme nedenleri ise sözü edilen maddede belirtilen nedenlerden hiçbirine uymadığından, yasal dayanağı olmayan düzeltme isteminin reddine, posta giderinden ibaret 64,80-TL karar düzeltme yargılama giderinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, karar düzeltme gideri için tahsil edilen paranın kullanılmayan kısmının ilgilisine iade edilmesine, 28/12/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Davacının üyesi olduğu sendikanın aldığı karara uyarak kılık-kıyafete ilişkin mevzuata aykırı bir şekilde işe gelmesinin, Anayasa hükümleri ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi içtihatları çerçevesinde sendikal bir eylem olduğu, kılık-kıyafete ilişkin mevzuatın ve hükümet politikasının değiştirilmesini hedefleyen, kamuoyu önünde alenen icra edilen, şiddete dayanmayan ve şiddeti teşvik etmeyen söz konusu eylemin, şekli itibariyle kamu hizmetinin aksaması ve bu şekilde kamu düzeninin bozulması sonucunu doğurmayacağı da gözetildiğinde, belirli bir süre ile sınırlandırılmamasının eylemin sendikal eylem niteliğini değiştirmeyeceği, kılık-kıyafete yönelik olarak ülkede yaşanan tartışmalar, bu tartışmalar üzerine bir sendikanın aldığı karar ve bu kararın hükümet üzerindeki etkisi sonucu yapılan mevzuat değişikliklerini kamuda ayrımcılık ve ötekileştirme olarak nitelendiren davacı sendikanın, yaşanan sürecin kendi üyeleri üzerindeki olumsuz etkilerini hafifletmek ve neticede ortadan kaldırmak amacıyla aldığı sendikal eylem kararına uyan davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasının, demokratik toplum düzeninde gereklilik ve ölçülülük ilkelerine uymaması nedeniyle örgütlenme özgürlüğünün ihlali sonucu doğuracağı, bu nedenle, davacı karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz kararının kaldırılması ve taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi içtihatları ile hukuka aykırı olan davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararının bozularak dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)