(2709 S. K. m. 128) (657 S. K. m. 76) (375 S. KHK. Ek m. 18) (652 S. KHK. Geç. m. 10)
İSTEMİN ÖZETİ: Muğla İli, Ortaca İlçesi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nde Milli Eğitim Müdürü olarak görev yapan davacının, 6639 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile 375 sayılı KHK'ya eklenen Ek Madde 18-ç/2 maddesi uyarınca Muğla İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne araştırmacı olarak atanmasına ilişkin 29/01/2016 tarih ve 13268 sayılı davalı idare işleminin iptali ile atama işlemi nedeniyle kendisinin ve aile efradının uğradığı manevi çöküntü nedeniyle 50.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; davalı idarece, 15/04/2015 tarih ve 23327 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6639 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Ek 18-ç/2. maddesi sonrasında oluşan hukuki durum gereğince işlem tesis edildiği, tesis edilen işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu iddia edilmiş ise de; söz konusu kanunla kamu görevlilerinin görevden alınması veya görev süresinin sona ermesi sonrası hangi kadrolara atanabileceklerinin düzenlendiği, kamu görevlilerinin görevden alınmalarına ilişkin bir hüküm içermediği dolayısıyla ilgililerin salt bu kanun maddesine dayanılarak görevlerinden alınmasının mümkün olmadığı, bu durumda, koşulları oluşmadığı halde bu yasa/KHK düzenlemesi dayanak alınarak tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar veren Muğla 1. İdare Mahkemesinin 24/05/2017 günlü, E:2016/877, K:2017/1053 sayılı kararının; davacının araştırmacı kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin dayanağı yasal düzenlemenin iptali istemiyle açılan davada, Anayasa Mahkemesi'nin 2.11.2016 tarihli, E:2015/61, K:2016/172 sayılı kararı ile iptal isteminin reddine karar verildiği, idarenin yönetici kadro ve pozisyonlarına atadığı kişileri meslek hayatları boyunca bu kadrolarda çalıştırma gibi bir zorunluluğunun bulunmadığı, bu nedenle bu kişiler yönünden, bulunduğu statülerden doğan tahakkuk etmiş ve kendileri yönünden kesinleşmiş ve kişisel alacak niteliğine dönüşmüş haklardan veya durumunun devam edeceği yönündeki haklı beklentiden söz edilemeyeceği, yönetici kadro ve pozisyonunda görev yapmakta iken görevden alınan kamu görevlilerinin kamu yararı ve hizmet gereği gözetilerek ihdas edilen araştırmacı kadro ve pozisyonlarına atanabilmelerinin kanun hükmünde kararname hükmü gereği olduğu, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Kamu görevlisi olan davacının, araştırmacı kadrosuna atanmasını gerektiren herhangi bir gerekçenin bulunmadığı, hakkında adli ya da idari herhangi bir soruşturma yapılmadığı, görevinde başarısızlığının veya olumsuzluğunun tespit edilmediği, kamu personeli olarak görev yapan kişilerin bulundukları görevlerden alınmalarını gerektiren haklı bir neden olmadıkça görevlerine son verilmemesinin hukuki güvenlik ilkesinin bir gereği olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava; Muğla İli, Ortaca İlçesi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nde Milli Eğitim Müdürü olarak görev yapan davacının, 6639 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile 375 sayılı KHK'ya eklenen Ek Madde 18-ç/2 maddesi uyarınca Muğla İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne araştırmacı olarak atanmasına ilişkin 29/01/2016 tarih ve 13268 sayılı davalı idare işleminin iptali ile atama işlemi nedeniyle kendisinin ve aile efradının uğradığı manevi çöküntü nedeniyle 50.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Anayasa’nın 128. maddesinde, Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerinin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği, memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlerinin mali ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklı kalmak kaydıyla kanunla düzenleneceği, üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esaslarının da kanunla özel olarak düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesinin 1. fıkrasında; “Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler “ hükmüne yer verilmiştir.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye 6639 sayılı Yasanın 23. Maddesi ile eklenen Ek Madde 18'in 1. fıkrasının (ç) bendinde "Ek göstergesi 3600’den daha düşük tespit edilen yönetici kadro veya pozisyonlarında bulunanlar görevden alındıklarında veya görev süreleri sona erdiğinde; 1) Daha önce 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin “Ortak Hükümler” bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendinde sayılan kadrolar ile mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri ve yeterlilikleri aynı veya benzer nitelik arz eden kadro veya pozisyonlarda bulunanlar daha önceki bu kadro veya pozisyonlarına, 2) Diğerleri, bu maddeye göre ihdas edilmiş sayılan merkez veya taşra teşkilatına ait araştırmacı kadro veya pozisyonlarına atanırlar. Bu şekilde atananlardan bir ay içinde talepte bulunanlar, atamaya yetkili amirler tarafından bu fıkra kapsamında yer alan yönetici kadro veya pozisyonları dışındaki daha önce bulundukları veya öğrenim durumları itibarıyla ihraz etmiş oldukları unvanlara ilişkin kadro veya pozisyonlara bir ay içinde atanırlar." 2. fıkrasında "Birinci fıkra kapsamında atananlar ile anılan fıkranın son cümlesi uyarınca talep üzerine yapılacak atamalar için uygun boş kadro veya pozisyon bulunmaması halinde, bunlar için başka bir işleme gerek kalmaksızın, söz konusu kadro veya pozisyonlar ihdas edilmiş ve kurumların kadro veya pozisyon cetvellerinin ilgili bölümlerine eklenmiş sayılır. Bu şekilde ihdas edilmiş sayılan kadro ve pozisyonlar boşalması halinde, herhangi bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır." 3. fıkrasında "Anılan kadro ve pozisyonlara atananlar, atamaya yetkili amirleri tarafından belirlenen birimlerde istihdam edilir. Birinci fıkra hükmü kapsamında atananlardan birinci fıkra kapsamında yer alan yönetici kadro veya pozisyonlarında kesintisiz olarak en az iki yıl fiilen görev yapmış olanların mali hakları, atandıkları söz konusu kadro veya pozisyonlarda bulunmaları kaydıyla, atandıkları tarihi takip eden ay başından itibaren ikinci yılın sonuna kadar fiili çalışmaya bağlı ödemeler hariç, önceki görevine ait ödeme unsurları esas alınarak verilmeye devam edilir." hükmü yer almaktadır.
Memur ile idare arasındaki ilişki, yasama organı tarafından hizmetin gereklerine göre kanunla düzenlenmektedir. Memur, belirli bir statüde, kanunla çerçevesi belirlenmiş nesnel kurallara göre hizmet yürütmekte, o statünün sağladığı aylık, ücret, atanma, yükselme, nakil gibi kimi öznel haklara sahip olmaktadır. Anılan mevzuat hükümleri ile memurların kurum içi atanmaları konusunda idareye, görevin ve ülkenin gereklerine göre takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Öte yandan, kamu görevlilerinin kazanılmış hakları, istihdam türüne bağlı olarak tahakkuk etmiş ve kendisi yönünden kesinleşmiş ve kişisel alacak niteliğine dönüşmüş haklardır. Objektif ve genel hukuksal durumun, şart işlemle özel hukuksal duruma dönüşmesi kazanılmış hak yönünden yeterli değildir. Bir statüye bağlı olarak ileriye dönük, beklenen haklar kazanılmış hak kapsamında değerlendirilemez.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının 12.02.2010 tarihinden itibaren Muğla Ortaca İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak görev yapmakta iken, 14.3.2014 tarihinde, 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 10/3. maddesi gereğince eğitim uzmanı kadrosuna atandığı, bu atama işleminin iptali istemiyle açılan davada verilen mahkeme kararı gereğince 03.12.2015 tarihinde Orta İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü kadrosuna döndüğü, 29/01/2016 tarih ve 13268 sayılı davalı idare işlemi ile de 6639 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile 375 sayılı KHK'ya eklenen Ek Madde 18-ç/2 maddesi uyarınca Muğla İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne araştırmacı olarak atanması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İdarenin, yönetici kadro veya pozisyonlarına atadığı kişileri meslek hayatları boyunca bu kadrolarda çalıştırma gibi bir zorunluluğu bulunmadığından, yönetici kadro veya pozisyonlarına atanan kişiler yönünden bulunduğu statülerden doğan, tahakkuk etmiş ve kendileri yönünden kesinleşmiş ve kişisel alacak niteliğine dönüşmüş haklardan yahut bu durumunun devam edeceği yönündeki haklı beklentiden söz edilemez. Dolayısıyla, yönetici kadro veya pozisyonunda görev yapmakta iken, görev süresi dolan veya görevden alınan kamu görevlilerinin, kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla kamu yararı ve hizmetin gereği gözetilerek ihdas edilen araştırmacı kadro veya pozisyonlarına atanabilmeleri, anılan Kanun Hükmünde Kararname hükmü gereğidir.
Nitekim; 375 sayılı KHK'ye 6639 sayılı Yasanın 23. Maddesi ile eklenen Ek 18. Maddesinin 1.2. ve 3. fıkralarının Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne yapılan başvuru neticesinde, Anayasa Mahkemesi'nin 2.11.2016 tarihli, E:2015/61, K:2016/172 sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verilmiştir.
Bu durumda; Muğla İli, Ortaca İlçesi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nde Milli Eğitim Müdürü olarak görev yapan davacının, 6639 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile 375 sayılı KHK'ya eklenen Ek Madde 18-ç/2 maddesi uyarınca Muğla İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne araştırmacı olarak atanmasına ilişkin dava konusu işlemde kamu yararına, hizmetin gereklerine, mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Öte yandan; dava konusu atama işleminde hukuka ve yasal mevzuat hükümlerine aykırılık bulunmaması nedeniyle, davacının bu işlem nedeniyle uğradığını iddia ettiği manevi zararlarına karşılık manevi tazminat talebinin de reddi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulüne, Muğla 1.İdare Mahkemesinin 24/05/2017 gün ve E:2016/877, K: 2017/1053 sayılı istinaf başvurusuna konu kararının kaldırılmasına, davanın reddine, davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü gösterilen dava yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf başvuru aşamasında davalı idarece yapılan 82,25-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.510,00-TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye verilmesine, istinaf başvuru aşamasında Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca davalıdan alınmayan 85,70-TL istinaf başvuru harcının ve 51,70 TL yürütmeyi durdurma harcının davacıdan tahsiline, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın mahkemesince yatırana iadesine, 28.11.2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)