(2577 S. K. m. 46)
Davacı adına ... Turizm Tanıtım ve Mağazacılık A.Ş.'nin kanuni temsilcisi olarak görevinden dolayı oluşan 386.695.466,12 TL tutarındaki Fon alacağının tahsili amacıyla düzenlenen 10/11/2015 tarih ve 08415 Sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada, dayanağı olan ödemeye çağrı mektubuna karşı açılan davada, davanın esastan reddine karar verilmiş olması ve ödeme emirleri için Kanunda sınırlı bir biçimde öngörülen nedenlerin de olayda bulunmaması karşısında, kesinleşen Fon alacağının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddi yolunda İstanbul 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 13/02/2017 tarih ve E:2015/2211, K:2017/394 Sayılı kararın, davacı tarafından; sorumlu olarak gösterilen şirkette yönetim kurulu üyeliği yapmadığı, esas itibariyle bozma kararının gerekçesine de uyulmadığı, bozma kararı doğrultusunda gerekli inceleme yapılmadan karar verildiği iddialarıyla kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Kararın hukuka uygun olduğu, istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Onuncu İdare Dava Dairesi'nce gereği görüşüldü:
Dava, davacı adına ... Turizm Tanıtım ve Mağazacılık A.Ş.'nin kanuni temsilcisi olarak görevinden dolayı oluşan 386.695.466,12 TL tutarındaki Fon alacağının tahsili amacıyla düzenlenen 10/11/2015 tarih ve 08415 Sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın ve UYAP aracılığıyla Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 15/05/2017 tarihli, E:2016/1717, K:2017/1479 Sayılı kararının incelenmesinden davaya konu ödeme emrine konu kamu alacağının dayanağını oluşturan 24/06/2015 tarih ve 5248 Sayılı ödemeye çağrı mektubuna açılan dava sonunda İstanbul 13. İdare Mahkemesi'nin 07/03/2016 tarihli, E:2015/850, K:2016/534 Sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, ancak bu kararın temyiz incelemesi sonucunda, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 15/05/2017 tarihli, E:2016/1717, K:2017/1479 Sayılı kararıyla, alacağın 27/11/2001 tarihinde temlik alındığı, davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı şirkete 10/07/2000 tarihinde ihtarname gönderilmesine rağmen borcun ödenmediği, bunun üzerine ihtarname tarihinden anılan borcun 6183 Sayılı Kanun kapsamında takip edilmesine dair Fon Kurulu kararı tarihi olan 04/10/2007 tarihine kadar ihtarnamede belirlenen temerrüt faizi oranından (%187,5) faiz hesaplaması yapıldığı, belirtilen bu durum karşısında, anılan Yönerge'deki temerrüt faizi ve gecikme zammı düzenlemesinin kanuni dayanağı bulunmadığından ve uyuşmazlığa konu Fon alacağı mevzuata aykırı olarak hesaplandığından, davaya konu ödemeye çağrı mektubunda hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği görülmektedir.
Ortaya çıkan bu hukuki durum karşısında, yani davaya konu ödeme emrine konu alacağın dayanağını oluşturan işlemin hukuka aykırılığının yargı yerince ortaya konulduğu dikkate alındığında, borcun tahsili için ödeme emri düzenlenmesinde de hukuka ve ilgili düzenlemelere uyarlık bulunmamaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 13/02/2017 tarih ve E:2015/2211, K:2017/394 Sayılı kararın kaldırılmasına, davaya konu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 292,55 TL yargılama giderleri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 990,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, peşin olarak alınan ve kullanılmayan posta ücretinin ilgilisine iadesine, 2577 Sayılı Kanun'un 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren otuz (30) gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 22.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)