İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu asıl amme borçlusu ……….. Kuyumculuk Sondajcılık Temizlik Gıda Petrol İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden tahsil edilemeyen kamu alacağının tahsili amacıyla adına düzenlenen 18.05.2016 tarih ve 20160518665070000001 ana takip numaralı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davanın; "21/01/2015 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde asıl amme borçlusu ......... Kuyumculuk Sondajcılık Temizlik Gıda Petrol İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 15/01/2015 tarihinde Türk Ticaret Kanununun geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'sen kaydının silinmesi nedeniyle şirket tüzel kişiliğinin sona erdiği görüldüğünden bu şirket tarafından dava açılamayacağı açıktır. Ancak, tüzel kişiliği sona eren şirketin vergi borçlarının tahsili amacıyla ilgili dönemlerde ortak ve kanuni temsilci olan davacının sorumluluğunun devam ettiği ve öncesinde adına ihbarname düzenlenmesi imkanı da bulunmadığından adına düzenlenmiş olan ödeme emrine karşı açılan bu davanın ihbarnameye karşı açılmış bir dava gibi değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı, bu nedenle dava konusu ödeme emrinin dayanağını oluşturan asıl amme borçlusu şirket adına tanzim ve tebliğ edilen ihbarnamelerin dayanağı olan asıl amme borçlusu ......... Kuyumculuk Sondajcılık Temizlik Gıda Petrol İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 2010, 2011 ve 2012 yıllarına ait hesaplarının Pos Tefecilik faaliyeti yönünden incelenmesi neticesinde tanzim edilen 04/12/2015 tarih 2015-A-2433/66 sayılı Vergi Tekniği Raporunun irdelenmesi gerektiği her ne kadar asıl amme borçlusu şirket kuyumculuk faaliyeti yapmak üzere mükellefiyet tesis ettirmiş ise de; ifadesine başvurulan 15 kişinin çoğunluğunun aynı yönde birbiri ile uyumlu olarak davacıdan pos cihazı kullanarak komisyon karşılığı nakit para aldıklarını belirttikleri, ayrıca inceleme dönemi olan 04/2010-07/2012 tarihleri arasında pos cihazları vasıtasıyla toplam 15.223.314,13.-TL tutarlarda satış yaptığı, yaptığı satış tutarının perakende satış ölçeğine göre çok yüksek tutarda olduğu, bu kadar kısa sürede bu tutarda faaliyeti gerçekleştirecek sermaye ve ticari organizasyon yapısına kavuşmasının mümkün olmadığı açık olduğundan, banker sayılarak asıl amme borçlusu şirket adına vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile vergi ziyaı cezalı banka ve sigorta muameleleri vergisi tarhiyatı yapılmasında ve şirketin ticaret sicili kaydının res'en silinmesi nedeniyle söz konusu vergi borçlarının ortak sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık görülmediği" gerekçesiyle davanın reddine ilişkin Şanlıurfa Vergi Mahkemesi'nin 31/03/2017 gün ve E:2016/885, K:2017/126 sayılı kararının; borcun zamanaşımına uğradığı, ceza yargılanmasının sonucunun beklenmesi gerektiği, borcun şirketten tahsilinin mümkün olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Birinci Vergi Dava Dairesi'nce, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
Şanlıurfa Vergi Mahkemesi'nin 31/03/2017 gün ve E:2016/885, K:2017/126 sayılı kararı usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf isteminin reddine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderinin istinaf isteminde bulunan üzerinde bırakılmasına, 31,40 TL istinaf karar harcının davalı idarece davacıdan tahsiline, posta giderine karşılık yatırılmış olan avanstan artanın Mahkemesince ilgili tarafa resen iadesine, 2577 sayılı Yasa'nın 45.maddesi gereğince kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içerisinde Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 29/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)