(2577 S. K. m. 17, 45) (2981 S. K. m. 4, 10, 12) (4706 S. K. m. 5)
İSTEMİN ÖZETİ: İzmir 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 14/02/2017 gün ve E:2016/490, K:2017/227 sayılı kararın; davacı tarafından, mülkiyeti Hazineye ait olup, devri istenen taşınmazlarla ilgili olarak 2981 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması gerektiği, anılan Kanunun 31.05.2018 yılına kadar yürürlükte olduğu göz önüne alınarak, hak sahiplerine tapularının verilmesinin sağlanması amacıyla yaptıkları başvurunun reddine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, istinaf başvurusunun kabulü ile kaldırılması, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
DAVALI İZMİR VALİLİĞİ DEFTERDARLIK MİLLİ EMLAK DAİRE BAŞKANLIĞI'NIN SAVUNMASININ ÖZETİ: Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu ileri sürülerek, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
DAVALI ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI'NIN SAVUNMASININ ÖZETİ: Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu ileri sürülerek, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 4. İdare Dava Dairesi'nce, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca 20.09.2017 tarihinde yapılan duruşmaya davacı vekili Av. …ın geldiği, davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekili Av. …'ın geldiği, davalı İzmir Valiliği Defterdarlık Milli Emlak Dairesi Başkanlığı vekili Av. …'ın geldiği, davacı yanında müdahil …'in gelmediği görülüp, taraflara usulüne uygun olarak söz verilip açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilip; 20.09.2017 tarihli ara kararımıza cevaben gönderilen bilgi ve belgelerin de incelenmesi sonucu işin gereği yeniden görüşüldü:
Dava; İzmir İli, Karabağlar İlçesinde bulunan Hazine adına kayıtlı birtakım taşınmazların 2981 sayılı Yasa kapsamında davacı idareye devir işleminin yapılması amacıyla yapılan başvurunun reddine ilişkin İzmir Valiliği Defterdarlık Milli Emlak Daire Başkanlığının 06.01.2016 tarih ve 58379233-300-503 sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 23.10.2015 tarih ve 10546 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İzmir 1. İdare Mahkemesi'nce; Karabağlar Belediyesinin 23.02.2012 tarih ve 492 sayılı Encümen Kararı ile "2981/3290/3366 sayılı yasalar gereğince üzerinde imar ve gecekondu mevzuatına aykırı yapılar ve bunlara ait imar affı dosyaları bulunan arsaların hak sahiplerine verilebilmesi için 2981 sayılı Kanunun 10. maddesi ve 4706 sayılı Kanunun 5. maddesine istinaden Maliye Hazinesinden Belediyemize devrinin yapılmasının kabulüne" şeklinde karar alındığı, bu kararın ardından İzmir İli, Karabağlar İlçesi, ... Mahallesi, 11298 ada, 1 parsel sayılı, 6497 ada, 10 parsel sayılı, 38738 ada, 13 ve 22 parsel sayılı; İzmir İli, Karabağlar İlçesi, ... Mahallesi, 39551 ada, 11 parsel sayılı, 39544 ada, 6 parsel sayılı ve 39310 ada, 5 parsel sayılı Maliye Hazinesi adına kayıtlı bulunan taşınmazların, bu taşınmazlar üzerinde imar aflı yapıları bulunan vatandaşlar tarafından satın alınmak istenilmesi ve gerekli işlemlerin yapılması amacıyla davacı belediyeye başvurulması üzerine, davacı belediye tarafından İzmir Valiliği Defterdarlık Milli Emlak Dairesi Başkanlığına, bu taşınmazların 2981 sayılı Kanuna göre Belediyelerine devrinin istenildiği, davalı idarelerce de söz konusu taşınmazların bulunduğu alanının 6306 sayılı Kanun uyarınca riskli alan ilan edildiği ve bu nedenle devrinin yapılamayacağının belirtildiği; buna göre uyuşmazlığın çözümünün somut olaya hangi Kanunu uygulanacağının belirlenmesine bağlı olduğu; 2981 sayılı Kanun ile mevcut imar ve gecekondu mevzuatına aykırı inşa edilmiş ve inşa halindeki bütün yapılar hakkındaki uygulamaların düzenlendiği; dar gelirli vatandaşların yaptıkları gecekonduların mümkün olduğunca korunarak, konut sahibi olmalarının amaçlandığı; 6306 sayılı Kanun ile ise, afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerin, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirilmesinin amaçlandığı, riskli alan ilan edilen bir yerde, 6306 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı, riskli alan ilan edilen yerlerde 2981 sayılı Kanun uyarınca hak sahiplerinin bulunması halinde ise, bu durumun kentsel dönüşüm uygulamaları sonucu oluşan yeni yapılardaki hak sahiplerinin belirlenmesi aşamasında dikkate alınacak bir etken olup, kentsel dönüşüm hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği, 2012/24048 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile riskli alan ilan edilen bölgede bulunan uyuşmazlık konusu taşınmazların, 2981 sayılı Kanun uyarınca davacı belediyeye devrinin yapılmaması ve 6306 sayılı Kanun uygulamasına tabi tutulmasına yönelik dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık görülmediği; 21.03.2016 tarih ve 2016/8663 sayılı, 6306 Sayılı Kanun Kapsamında Riskli Yapıyı Malik, Kiracı veya Sınırlı Ayni Hak Sahibi Olmaksızın Kullananlara Yardım Yapılmasına Dair Bakanlar Kurulu Kararı ile de, 2981 sayılı Kanun uyarınca hak sahibi olarak tespit edilenler, 6306 sayılı Kanun uygulaması bakımından da "hak sahibi" olarak kabul edildiği ve bu kişilere 2981 sayılı Kanun'dan kaynaklanan hakları, sorumlulukları ve borçları gözetilerek uygulama alanı içinde veya dışında yapılmış ya da yapılacak olan konut veya işyerlerinden verilmek üzere sözleşme yapılacağı düzenlendiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı Belediye devri istenen taşınmazların hakkında 2981 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanarak, hak sahiplerine tapularının verilmesi amacıyla başvuru yaptıklarını, taşınmazların Belediyelerine devrinin gerektiğini öne sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılması işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrasında; “Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.” hükmü yer almaktadır.
Uyuşmazlık; 2012/24048 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile riskli alan ilan edilen bölgede bulunan 2981 sayılı yasa gereğince imar affına uğramış yapıların bulunduğu taşınmazların, hak sahiplerine verilebilmesi için 2981 sayılı Kanunun 10. maddesi ve 4706 sayılı Kanunun 5. maddesine istinaden Maliye Hazinesinden davacı Karabağlar Belediyesine devrinin yapılmasına ilişkin başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali isteminden kaynaklanmaktadır.
2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak İşlemler Hakkında Kanunun 4. maddesinde; imar mevzuatına aykırı inşa edilmiş ve edilmekte olan yapılarla gecekonduların, tabi tutulacakları işleme göre muhafaza edilecekler, ıslah edilerek muhafaza edilecekler, bu Kanunun hükümlerinden yararlanamayacak olanlar şeklinde tasnif edileceği, 10. maddesinde; bu Kanun hükümlerine göre hazine, belediye, il özel idaresine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa veya araziler üzerinde, gecekondu sahiplerince yapılmış yapıların 12 nci madde hükümlerine göre tespit ettirildikten sonra, kayıt maliki kamu kuruluşunca bu yer hak sahibine tahsis edileceği ve bu tahsisin yapıldığının tapu sicilinin beyanlar hanesinde gösterilerek ilgilisine "Tapu Tahsis Belgesi" verileceği, tapu tahsis belgesinin, ıslah imar planı veya kadastro planları yapıldıktan sonra hak sahiplerine verilecek tapuya esas teşkil edeceği belirtilmiş; 2981 sayılı Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 25. maddesinde ise; ıslah imar planı hazırlanıp onaylandıktan ve Kanunun 10. madde (c) bendi gereğince, kesin parselasyon durumu belirlenip tapuya tescil edildikten sonra, durumun belediye veya valilikçe gecekondu sahiplerine duyurulacağı, gecekondu sahiplerinin tapu tahsis belgesi ile birlikte, arsa tahsis eden kuruluşa müracaat ederek satınalma işlemini sonuçlandıracağı ve tapu idaresinden tapusunu alacağı, ıslah imar planına göre muhafazası mümkün olmayan veya Kanunun 14 üncü maddesinin a, b, c, d, e, g, h ve i bentleri kapsamında kalmaları nedeniyle, bulundukları yerde korunamayan gecekondu sahiplerinden hak sahibi sıfatı taşıyanlara, Kanunun 13 üncü madde (b) bendi uyarınca, aynı bölgede veya bir gecekondu önleme veya ıslah bölgesinde veya yakın bölgelerde yapılmış ıslah imar planları içinde meydana gelen boş imar parsellerinden müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esasına göre verileceği, bu hükümlere göre tasfiyeye tabi tutulan gecekonduların enkaz bedelinin, belediye veya valiliklerce tesbit edilerek, hak sahiplerine Kanun uyarınca kurulan fondan ödeneceği kurala bağlanmıştır.
Anılan yasa ve yönetmelik kurallarından, hazine, belediye, il özel idaresine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün idare ettiği arsa veya araziler üzerinde yapılmış gecekonduların sahiplerinin, öncelikle 2981 sayılı Yasa kuralından yararlanma şartlarına haiz olup olmadıkları incelenerek, yararlananlara tapu tahsis belgesi verileceği bu işlemlerin bizzat gecekondu sahibinin başvurusuyla başlayacağı anlaşılmaktadır.
Bakılan davada, gecekondu sahiplerinin 2981 sayılı Yasa'dan ne şekilde yararlandıkları ortaya konulmadığı gibi hazineye ait taşınmazın kendilerine tahsisini gerektiren tapu tahsis belgelerinin varlığı da belgelendirilmemektedir.
Bu düzenlemeler uyarınca, 2981 sayılı Yasa kapsamında bulunan hak sahiplerinin müracaatı üzerine yapının yerinde aynen ya da ıslah edilerek korunması olanağı varsa bulunduğu alanda korunması, korunması olanağı bulunmamakta ise enkaz bedeli ödenmek suretiyle başka bir alandan arsa tahsisi yoluna gidilmesi gerekmektedir.
Olayda, 2981 Sayılı Kanun'unun 10/1.maddesi uyarınca imar affından yararlanan kişilere ilgili kuruluş olan Hazine tarafından "tapu tahsis belgesi" verilmediği, 2981 Sayılı Kanun'un 10/c maddesi uyarınca da "ıslah imar planı" yapılmadığı anlaşıldığından; artık 2012/24048 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile riskli alan ilan edilen bölgede 2981 sayılı Yasa kapsamında tapu belgesi vermek üzere işlem yapılmasına imkan bulunmamaktadır.
İzmir 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 14/02/2017 gün ve E:2016/490, K:2017/227sayılı kararın dayandığı gerekçe, usul ve yasaya uygun olup, istinaf başvurusunun kabulünü gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin istinaf yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın, Mahkemesince, HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırana geri verilmesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu Mahkemeye gönderilmesine,2577 sayılı Yasa'nın 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, Danıştay'a temyiz yolu KAPALI ve KESİN OLMAK üzere, 24/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)